Kraliçe 2. Elizabeth Kraliyet etkinlikleri için İskoçya’da

Kraliçe Elizabeth, Edinburgh’un anahtarlarını teslim aldı

Kraliçe 2. Elizabeth, İskoçya’da bulunan Edinburgh’u ziyaret etti (DPA)
Kraliçe 2. Elizabeth, İskoçya’da bulunan Edinburgh’u ziyaret etti (DPA)
TT

Kraliçe 2. Elizabeth Kraliyet etkinlikleri için İskoçya’da

Kraliçe 2. Elizabeth, İskoçya’da bulunan Edinburgh’u ziyaret etti (DPA)
Kraliçe 2. Elizabeth, İskoçya’da bulunan Edinburgh’u ziyaret etti (DPA)

Birleşik Krallık (İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda)  Kraliçesi 2. Elizabeth, Kraliyet etkinliklerini başlatmak için hanedan üyeleriyle Edinburgh’a gitti. Kraliçe 2. Elizabeth, oğlu Prens Edward ve eşi Sophie Helen Rhys-Jones, Holyrood haftasında yapılacak geleneksel etkinlikler için İskoçya’yı ziyaret etti.
BBC, 96 yaşındaki kraliçenin hareket ederken zorlandığını belirtti. Edinburgh’a yapılacak seyahat, dün (Pazartesi) onaylandı.
Kraliçe, son zamanlarda kamu önüne çıkmıyordu. 2. Elizabeth, en son tahttaki 70. yılı dolayısıyla düzenlenen Platin Jübile kutlamalarına katılmıştı.
Kraliçe 2. Elizabeth, Edinburgh’taki Holyroodhouse Sarayı’nın ön bahçesinde Anahtar Seremonisi’ne katıldı.
Foto: Birleşik Krallık Kraliçesi 2. Elizabeth, Anahtar Seremonisi’ne katıldı (DPA)
İskoçya’daki Kraliyet Haftası’nın başladığını belirten Anahtar Seremonisinde, Lord Robert Aldridge Kraliçe 2. Elizabeth’e şehrin sembolik anahtarlarını teslim etti. Geleneğe göre 2. Elizabeth, anahtarları bir gün sonra yetkililere teslim edecek.
Kraliçe’nin 1 Temmuz’a kadar İskoçya’da kalması bekleniyor.
Kraliyet Haftası’nda yapılan etkinliklerde Kraliçe 2. Elizabeth’in Edinburgh'daki resmi konutu olan Holyroodhouse'un bahçesinde bir parti yapılacak.
Geçtiğimiz Mayıs ayında Kraliçe’nin bu yılki kutlamalarda yer almayacağı belirtildi.
Prens Edward ve eşi Sophie Helen Rhys- Jones, Kraliçe 2. Elizabeth yerine ev sahipliği yapacak.
Diğer etkinlikte Prens Edward’ın Holyroodhouse’da yapılacak Edinburgh Dükü Altın Ödülleri’nde resepsiyon verecek.  



Deontay Wilder'ın organizatöründen şifreli Usyk mesajı

Wilder'ın organizatörü Shelly Finkel, Amerikalı boksörün Usyk'le yakın zamanda maç yapabileceğini öne sürdü (Reuters)
Wilder'ın organizatörü Shelly Finkel, Amerikalı boksörün Usyk'le yakın zamanda maç yapabileceğini öne sürdü (Reuters)
TT

Deontay Wilder'ın organizatöründen şifreli Usyk mesajı

Wilder'ın organizatörü Shelly Finkel, Amerikalı boksörün Usyk'le yakın zamanda maç yapabileceğini öne sürdü (Reuters)
Wilder'ın organizatörü Shelly Finkel, Amerikalı boksörün Usyk'le yakın zamanda maç yapabileceğini öne sürdü (Reuters)

Deontay Wilder'ın organizatörü Shelly Finkel, Amerikalı boksörün nisanda Derek Chisora'yı yenmesi halinde bir sonraki maçının birleşik ağırsıklet şampiyonu Oleksandr Usyk'le olacağını öne sürdü.

Geçen yıl Wilder'ın Usyk'le karşılaşacağı yönünde birçok spekülasyon vardı ancak "Bronz Bombacı"nın bunun yerine Chisora'yla dövüşeceği ocak ayında ortaya çıktı. Amerikalı boksör daha sonra yavaş ilerleyen müzakerelerin şampiyonla karşılaşmasını geciktirdiğini belirtti.

Wilder, 4 Nisan'da Londra'daki O2 Arena'da Chisora'yla karşılaşacak ve organizatör Shelly Finkel, maç öncesi basın toplantısında Usyk'in ekibinin daha önce bir maç için teklifte bulunduğunu açıkladı.

Finkel, "Bakın, Usyk yakın zamanda bizimle dövüşmek için geldi. Bunun olup olmayacağını bilmiyorduk ve Chisora'yla dövüşme yolunda ilerliyorduk" diyerek Chisora'yla yapılacak maçı "harika bir test" diye niteledi.

10 yılı aşkın süredir Wilder'ın menajerliğini yapan Finkel, "Adamımın kazanacağına inanıyorum ama bunun hiçbir şekilde kolay olacağını düşünmüyorum" diye açıkladı.

Belki de Wilder'ın Chisora'ya yenilmesi durumunda Usyk'le karşılaşmasının mümkün görünmediğini kastederek, "Çok tehlikeli bir dövüş ve bunun bir parçası olduğum için mutluyum" diye ekledi.

Usyk'in menajeri Egis Klimas, aralık ayında Wilder'la bir dövüşün "epey muhtemel" olduğunu ve başlangıçta "nisan sonu, mayıs başı" için düşünüldüğünü doğrulamıştı. Ancak artık her şey Amerikalı'nın Chisora'yı geçip geçemeyeceğine ve bunu şık bir şekilde yapıp yapamayacağına bağlı olacak.

Bununla birlikte Klimas, Usyk'in "en az iki yıl daha dövüşebileceğini" iddia etmiş ve 2015'le 2020 arasında WBC kemerini elinde bulundurduğunu belirterek Wilder'la dövüşme olasılığından bahsetmişti.

Klimas o dönemde, "Wilder, Oleksandr'ın henüz karşılaşmadığı en iyi isimlerden biri. Hâlâ iyi durumda ve hâlâ bir dövüşçü, bu yüzden ilgi çekici. Ayrıca, Birleşik Devletler'de dövüşüyor" demişti.

Usyk'e gönüllü bir unvan savunması hakkı verildi ancak Wilder'la dövüşmek için beklemeyi sürdürüp sürdürmeyeceği bilinmiyor; Amerikalı boksörün Chisora'ya yenilmesi durumunda emekli olabileceği de tahmin ediliyor.

Öte yandan Britanyalı Chisora, 50. ve son maçında Wilder'la karşı karşıya geliyor. 42 yaşındaki boksör, son maçında Otto Wallin'e karşı aldığı sürpriz zaferin ardından kariyerini kendi ülkesinde bitirmeyi hedefliyor.

Independent Türkçe


Bridgerton'daki hatayı dikkatli izleyiciler yakaladı

Bridgerton izleyicileri, 4. sezonda Katie Leung'un kostümlerinden birinde anakronik bir detay fark etti (Netflix)
Bridgerton izleyicileri, 4. sezonda Katie Leung'un kostümlerinden birinde anakronik bir detay fark etti (Netflix)
TT

Bridgerton'daki hatayı dikkatli izleyiciler yakaladı

Bridgerton izleyicileri, 4. sezonda Katie Leung'un kostümlerinden birinde anakronik bir detay fark etti (Netflix)
Bridgerton izleyicileri, 4. sezonda Katie Leung'un kostümlerinden birinde anakronik bir detay fark etti (Netflix)

Dikkatli Bridgerton izleyicileri, Netflix dizisinin editörlerini yeni bölümlerdeki döneme ait olmayan bir aksesuarı fark edememekle suçluyor.

Hayranlar, 4. sezondaki bir sahnede Lady Araminta karakterini canlandıran Katie Leung'un kulağında küçük, ten rengi bir yara bandı fark etti. Kıkırdak piercingini kapatmak için kullanılan bandın orada unutulduğu tahmin ediliyor.

19. yüzyılın başlarında geçen Bridgerton, tarihsel doğruluğa her zaman bağlı kalmasa da bazı sosyal medya kullanıcıları, 1920'ye kadar icat edilmeyen yara bandının görülmesine şaşırdı.

Bir kişi TikTok'ta hatayı işaret ederek, "Kulak piercingini kapatmak için bir bant" diye tahmin yürüttü. Bir diğeriyse, "Evet, keşke daha iyi kapatsalardı, mesela oraya şık bir kulak manşeti falan taksalardı" diye yazdı.

İlk paylaşımı yapan kişi şu yanıtı verdi:

Çok doğru. Diğer sahnelerde takmıyor, belki de çekimler sırasında unutmuşlardır. Kıyafetlere takıntılıyım, bu yüzden elbette her detayı inceliyorum.

Görsel kaldırıldı.
Katie Leung'un sahnelerinden birinde kulağında ten rengi bir yara bandı taktığı anlaşılıyor (Netflix)

Netflix, The Independent'ın yorum talebine yanıt vermedi.

Gönderiye yorum yapanlardan bazılarının belirttiği gibi, dizi geçmişte takma kirpik ve tırnak da kullanmıştı. Bir kişi, "Arkadaşlar, bu Bridgerton. Tarihsel bakımdan doğru olması gerekmiyor" diye belirtti.

Diğerleriyse izleyicileri hataya işaret ettikleri için eleştirdi. Bir kişi şöyle yazdı:

Açıkçası insanların neden böyle şeylerle ilgilendiklerini anlamıyorum. Çok ince bir detay ve Bridgerton'ın tarihsel doğruluğa önem vermediği açıkça ortada. İnsanların yorumlarda oyuncuların piercing deliklerini görmekten şikayet etmesi çok tuhaf. Rollerinin dışında da bir hayatları var, neden kulaklarında veya yanaklarında minicik bir deliğe bu kadar takılıyorsunuz ki?

Başka bir izleyiciyse şöyle ekledi:

Sadece izleyip geçmeyi öğrenmelisiniz. Bu kadar ciddi bir şey değil. Ben bu kadar küçük bir şeyi fark etmedim bile.

Netflix son kurguda tarihsel bakımdan yanlış bir ayrıntıyı bırakması nedeniyle daha önce de eleştirilmişti.

Stranger Things'in 5. ve son sezonu aralık ayında platformda yayımlandığında, izleyiciler Holly Wheeler karakterinin bir sahnede giydiği tişörtte Under Armour logosunu görmekten şikayet etmişti. Under Armour 1996'da, bölümün geçtiği 1987'den 9 yıl sonra kurulmuştu.

Sezon yayımlandıktan bir hafta sonra Netflix, spor giyim logosunu sahneden sessiz sedasız kaldırmıştı.

Independent Türkçe


Çığır açıcı burun spreyi tüm grip türlerine karşı koruma sağlıyor

Bağışıklık güçlendirici burun spreyi prototipi (Hunter Tıp Araştırma Enstitüsü)
Bağışıklık güçlendirici burun spreyi prototipi (Hunter Tıp Araştırma Enstitüsü)
TT

Çığır açıcı burun spreyi tüm grip türlerine karşı koruma sağlıyor

Bağışıklık güçlendirici burun spreyi prototipi (Hunter Tıp Araştırma Enstitüsü)
Bağışıklık güçlendirici burun spreyi prototipi (Hunter Tıp Araştırma Enstitüsü)

Bilim insanları, çeşitli grip türlerine karşı koruma sağlayan güvenli ve etkili bir burun spreyi geliştirdi. Bu buluş, mevsimsel grip salgınlarına karşı yeni stratejiler geliştirilmesini sağlayabilir.

Aşılar geliştirilmesine rağmen mevsimsel grip her yıl 646 bin kişinin ölümüne neden olmaya devam ediyor.

Virüsün sürekli yeni türlerinin ortaya çıkması da önceki nesil aşıların etkinliğini azaltıyor ve yeni varyantlar potansiyel pandemi tehditleri yaratıyor.

Araştırmacılar antikor tedavileri gibi, insanları gripten koruyacak farklı önleyici stratejiler arıyor.

Ancak enjeksiyon şeklinde uygulanan bu tür tedavilerin çoğu, burun gibi mukoza bölgelerinde büyük miktarlarda antikor üretilmesini sağlayamıyor.

Harvard TH Chan Halk Sağlığı Okulu'ndan bilim insanları, burundan alınabilen anti-grip antikoru CR9114'ü geliştirdi.

Erken aşama klinik deneyde sağlıklı gönüllülerin burnuna püskürtülen bu antikorların virüsü bağlayıp etkisiz hale getirdiği saptandı.

Araştırmacılar ayrıca 143 katılımcının yer aldığı iki denemede, antikor burun spreyinin insanlarda güvenli olduğunu ve iyi tolere edildiğini buldu.

Bilim insanları hakemli dergi Science Translational Medicine'da yayımlanan araştırmada, "Burun içine uygulanan CR9114, tüm dozlarda ve uygulama programlarında güvenliydi ve iyi tolere edildi" diye yazıyor.

Çalışmada şu ifadelere yer veriliyor: 

Bu veriler, spreyin insanlardaki etkinliğini araştırmak için bir temel sunuyor ve burun içine uygulanan CR9114'ün grip virüsüne karşı etkili, bağışıklık temelli bir koruma yöntemi olabileceğini gösteriyor.

Deneysel burun spreyi, çeşitli dozlar ve doz programlarıyla makak maymunlarında da test edildi.

Sprey, virüsün ilk saldırdığı burunda antikor birikimine yol açsa da antikorlar yaklaşık üç saat içinde parçalandı.

Araştırmacılar, günde iki kez uygulandığında spreyin hem influenza A hem de B'ye karşı en iyi korumayı sağladığını tespit etti.

Bilim insanları, "İnsanlarda kullanılan aynı burun içi formülasyon ve cihazla CR9114'ün günde iki kez uygulanması, insan dışı primatları influenza virüsüne karşı korudu" diye yazıyor.

Tedavi gören gönüllülerin burunlarından çıkarılan antikorların laboratuvar kültüründe influenza A ve B'ye bağlanması, etkisiz hale getirme potansiyeli taşıdığını kanıtlıyor.

Bilim insanları, kişinin burun spreyleri yoluyla bu antikorları kendi kendine uygulayabileceğini ve bu sayede grip salgınlarının erken aşamalarında daha hızlı bir şekilde kullanıma sunulabileceğini söylüyor.

Uzmanlar antikorların burun içinden verilmesinin, grip salgınları sırasında aşıları tamamlayıcı bir rol oynayabileceğini belirtiyor.

Yeni Zelanda'daki Malaghan Tıbbi Araştırma Enstitüsü'nden immünolog Isabelle Montgomerie şöyle diyor:

Burundan uygulamanın en büyük avantajı, virüsün girdiği yerde yüksek seviyede antikor üretmesi ve damar içi antikor tedavilerine göre çok daha düşük dozlar kullanılması. Öte yandan antikorlar burun yüzeyinden hızla temizleniyor.

Çalışmada yer almayan Dr. Montgomerie "Yani aşının yerini alamaz ancak bir pandemi sırasında, özellikle sağlık çalışanları gibi yüksek riskli gruplara kısa süreli koruma sağlayabilir" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe