Nükleer müzakereler bugün Doha'da başlıyor

Washington, Tahran'ın ek taleplerden vazgeçmesi gerektiğini vurgularken Paris yönetimi İran'ın petrol piyasasına dönmesini istiyor.

Borrell geçtiğimiz cumartesi günü Tahran’da AB’nin İran'la müzakerelerden sorumlu koordinatörü Enrique Mora ile görüştü. (AFP)
Borrell geçtiğimiz cumartesi günü Tahran’da AB’nin İran'la müzakerelerden sorumlu koordinatörü Enrique Mora ile görüştü. (AFP)
TT

Nükleer müzakereler bugün Doha'da başlıyor

Borrell geçtiğimiz cumartesi günü Tahran’da AB’nin İran'la müzakerelerden sorumlu koordinatörü Enrique Mora ile görüştü. (AFP)
Borrell geçtiğimiz cumartesi günü Tahran’da AB’nin İran'la müzakerelerden sorumlu koordinatörü Enrique Mora ile görüştü. (AFP)

ABD ve İran bugün Katar’ın başkenti Doha’da, Avrupa Birliği'nin (AB) arabuluculuğuyla 2015 tarihli nükleer anlaşmayı canlandırmaya yönelik diplomatik çabaların yeniden başlatılmasını amaçlayan yeni girişim çerçevesinde bir kez daha müzakerelere başlıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, bu hafta Doha’da müzakerelerin yeniden başlayacağını duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İran, 2015 tarihli nükleer anlaşmanın kapsamı dışında kalan ek taleplerden vazgeçmeli” denildi. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, daha önce düzenlediği bir basın toplantısında ABD’nin tutumunun açık olduğunu vurgulayarak “İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemeye kararlıyız. Masada bir anlaşma var ve bunu kabul etmek isteyip istemediğine İran karar verecek” dedi.
Diğer yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani dün İran’ın resmi haber ajansı IRNA’ya yaptığı açıklamada, “Müzakereler yarın (bugün) Katar’ın başkentinde başlayacak” ifadelerini kullandı. Kenani, İran’ın baş müzakerecisi Ali Bakıri Kani’nin söz konusu müzakereler için Doha'ya gideceğini açıkladı. Müzakereleri koordine eden AB’nin, geçtiğimiz mart ayında Tahran ile ABD Başkanı Joe Biden yönetimi arasında 11 ay süren dolaylı müzakerelerin ardından anlaşmayı tamamlamak üzere nükleer anlaşmaya taraf olan ülkelerin dışişleri bakanlarını Avusturya'nın başkenti Viyana'ya davet etmesiyle bir anlaşmaya varılması ihtimali de güçlenmişti.
Ancak müzakereler söz konusu tarihten bu yana Tahran'ın Washington'dan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) yabancı terör örgütleri listesinden (FTO) çıkarmasını istemesi ve bu konuda ısrar etmesi nedeniyle askıya alınmış durumda. Tahran, Viyana’daki müzakereler sırasında ayrıca nükleer anlaşmadan çekilme senaryosunun tekrarlanmaması için ABD'den yazılı garantiler verilmesini istedi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Tahran'da yaptığı açıklamada ABD ve İran'ın Viyana'daki kapsamlı müzakerelerden ayrı müzakereler gerçekleştirme konusunda anlaştıklarını bildirdi. Borrell, ekibiyle birlikte mevcut çıkmazı aşmak için bu müzakerelerin yapılmasını kolaylaştıracağını belirtti.
Reuters, Borrell'in Tahran ziyareti öncesinde biri İranlı diğeri Avrupalı iki yetkilinin, İran'ın DMO'nun adının FTO’dan çıkarılması talebinden vazgeçtiği, ancak biri yaptırımlarla ilgili olmak üzere halen çözülmeyi bekleyen iki konu olduğu yönündeki açıklamalarını aktardı.

Top ABD’nin sahasında
Dün sabah saatlerinden bu yana sürece ilişkin yoğun bir bilgi akışı söz konusu. Borrell’in Tahran ziyaretini yakından takip eden bir kaynak Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley'in pazartesi günü Doha'ya gitmesinin ve Katar Dışişleri Bakanı ile görüşmesinin beklendiğini ifade etti. Yine Reuters'a konuşan İranlı bir yetkili ise başmüzakereci Bakıri Kani'nin görüşmeler için 28-29 Haziran tarihlerinde Doha'da olacağını söyledi.
Eski İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, görev süresinin son açıklamasında, “Müzakerelerin tarihi ve yapılacak yer, devam eden istişareler çerçevesinde birkaç saat içinde sonuçlanacak” dedi. Ülkesinin ABD tarafından uygulanan yaptırımların kaldırılmasına odaklanacağına dikkat çeken Hatibzade, müzakerelerin bu hafta içinde başlayacağını da sözlerine ekledi. “Viyana'da tartışılan nükleer meseleleri müzakere etmeyeceğiz, ambargo ve yaptırımların kaldırılması meselesindeki tıkanıklıklara odaklanacağız” ifadesini kullandı.
Topun şu an ABD’nin sahasında olduğunu söyleyen Hatibzade, “Washington gerekli iradeye sahipse bir sonuca varılabilir” değerlendirmesinde bulundu.  Önceki müzakere turlarında yaptığı açıklamaları tekrarlayan Hatibzade “Tüm meseleler üzerinde anlaşmaya varılana kadar hiçbir konuda anlaşma olmayacak” ifadelerini kullandı. Reuters’ın aktardığına göre Hatibzade, “Bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını önümüzdeki haftalarda göreceğiz... Washington taahhütlerini yerine getirirse İran'ın nükleer adımlarını tersine çevirebilir” dedi. İran basını ise Hatibzade'nin Viyana’da varılan anlaşmalara ne bir şeyin ekleneceğini ne de bir şeyin çıkarılacağını söylediğini aktardı.
Hatibzade, Borrell’in Tahran’a ABD’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2231 sayılı kararında belirtilen yükümlülüklerini yerine getireceğine ve İran’ın nükleer anlaşmadan ekonomik olarak fayda sağlayacağına dair taahhütlerde bulunduğunu belirtirken daha fazla ayrıntı vermekten kaçındı.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, geçtiğimiz cumartesi günü yaptığı bir açıklamada,  “Önümüzdeki günlerde müzakerelere yeniden başlamaya hazırız. İran için önemli olan, 2015 tarihli anlaşmanın ekonomik faydalarından tam olarak yararlanmaktır” ifadelerini kullandı.
Hatibzade, müzakerelerin nerede yapılacağına dair herhangi bir bildiride bulunmazken İran müzakere heyetinin Basın Danışmanı Prof. Dr. Muhammed Marandi dün İran'ın yarı resmi ajansı ISNA’ya yaptığı açıklamada, Katar'ın dolaylı müzakerelere ev sahipliği yapacağını söyledi. ISNA’ya göre Marandi, “İran, dost bir ülke olduğu için Katar'ı seçti” dedi.
Bu arada İran'ın Doha Büyükelçisi Hamid Rıza Dehgani, Katar Bölgesel İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhammed bin Abdulaziz bin Salih el-Huleyfi ile istişarelerde bulunduğunu yazdı.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin Sözcüsü kabul edilen Nour News, geçtiğimiz mart ayından bu yana bocalayan süreci devam ettirmedeki rolü çerçevesinde müzakerelere ev sahipliği yapması için Katar'ın tercih edildiğini bildirdi.
İran’ın baş müzakerecisi Ali Bakıri Kani pazar akşamı, katı muhafazakar çizgideki Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin müttefikleri olan İran Şura Meclisi’ndeki Muhafazakâr blok üyeleriyle bir araya geldi. ISNA haber ajansı, muhafazakâr blok üyelerinin Bakıri Kani'yi bazı arabuluculuklar konusunda uyardığını bildirdi.
İran Dini Lideri Ali Hamaney tarafından atanan Keyhan gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni, Doha’da müzakereler için ön çalışmanın yeterince yapılıp yapılmadığını sorguladı. Gazetede özellikle Borrell'in Tahran ziyaretine atıfta bulunularak “Katar'da müzakere, ABD’nin bunu yapmasına izin vermemeniz gereken bir tuzaktır" başlığı altında, “Asıl mesele müzakere değil. Batılılar İran'ın ABD ve Avrupa tarafından kurulan diplomatik tuzağa düşmesini bekliyorlar” ifadelerine yer verildi. Müzakerelerin devam etmesini ‘coşku ve sevinçle’ karşılamamaları gerektiğini belirten gazete, müzakerelerin devam etmesini ‘temel tutum ve şartlardan geri atılan bir adım’ olarak değerlendirdi.
Gazete, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu'nun İran'ı kınayan bir kararı kabul etmesinin, Siyonist istihbarat servislerinin harekete geçmesinin, Kudüs Gücü komutanlarından Albay Hasan Seyyid Hüdayi’ye suikast düzenlenmesinin, nükleer tesislere sabotaj saldırıları yapılmasının, petrokimya sektörünü hedef alan yaptırımlar uygulanmasının, Yunanistan açıklarında İran’a ait bir petrol tankerinin taşıdığı petrole el konulmasının ve DMO hakkında sağlanacak istihbarata ödül verileceğinin ilan edilmesinin ABD ve Avrupalı ​​müttefiklerinin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı attığı adımların sadece küçük bir kısmı olduğunu vurguladı.
Ukrayna savaşının ardından Avrupa Kıtası’nda ve ABD'de yaşanan enerji krizine dikkati çeken gazete, “Avrupa ülkeleri Rusya'ya yaptırım uygulayarak intihar etti” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca İran'ın Çin, Rusya ve Venezuela ile stratejik ilişkiler kurduktan ve komşuluk diplomasisini ve ekonomiyi harekete geçirdikten sonra bölgede bir eksen haline geldiğini’ belirten gazete, İran’ın Pakistan, Irak ve Katar'ın yanı sıra kuzeydeki komşuları Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan ile bu iki bölgede ilişkilerinin geliştiğine işaret etti.
Rob Malley ve Bakıri Kani arasında yapılması planlanan dolaylı müzakerelerin başlamasıyla İran’ın nükleer dosyası bugün ayrıntılı bir tartışmanın odak noktası olacak.
Diğer yandan ABD Başkanı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Almanya'daki G7 Zirvesi’nin oturum aralarında bir araya geldiler. İran dosyası, liderlerin pzar akşamı bir araya geldikleri çalışma yemeğinin gündeminde yer aldı.
Fransız bir yetkili pazar günü yaptığı açıklamada, çalışma grupları arasındaki görüşmelerin yoğunlaştığını söyledi. Yetkili, nükleer silahların yayılmasını önlemek, bölgesel güvenliği sağlamak ve bunların petrol fiyatlarındaki artışla ne kadar ilişkili olduğunu bulmak için İran ile nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmanın gerekli olduğunu da sözlerine ekledi.
Reuters dün Fransa Cumhurbaşkanlığı’ndan bir yetkilinin açıklamasına göre Fransa'nın, petrol fiyatlarının yükselmesine neden olan Rusya'dan tedarik edilen petrol arzındaki sıkıntıyı hafifletmek için İran ve Venezuela'nın petrol piyasalarına dönmesini istediğini aktardı.
Fransa ayrıca petrol fiyatlarının yükselişini engellemek için ortaya koyulacak herhangi bir mekanizmanın mümkün olduğunca kapsamlı olmasını ve Rusya’nın tedarikiyle sınırlı olmamasını istiyor. Fransız yetkili, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin dün sabah G7 liderlerine mevcut koşulların Rusya ile müzakereye elverişli olmadığını ve herhangi bir müzakereye başlamadan önce güçlü bir konumda olmak istediğini söylediğini de aktardı.



Şarku'l Avsat'a konuşan bir  kaynak Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan bir  kaynak Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli bir kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.


Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
TT

Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)

Fransız Haber Ajansı AFP salı akşamı Iraklı yetkililerin, İran'ın emriyle Avrupa’da İsrail'in çıkarlarına yönelik saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli suç eylemlerinde bulunmakla suçlanan İsveç merkezli Foxrot Ağı’nın ‘liderlerinin’ tutuklandığını duyurduğunu aktardı.

Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS) tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“INIS, doğru istihbarat ve iç ve dış takip operasyonlarına dayanarak, Ulusal Uluslararası Adli İşbirliği Merkezi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye kentinde güvenlik yetkilileriyle koordineli olarak, yerel ve uluslararası tutuklama emirleri bulunan ve Foxrot Ağı’nın suç liderlerini tutuklamayı başardı.”

INIS, “Foxrot Ağı, Irak topraklarını suç faaliyetleri için üs olarak kullanmaya çalıştığından, tutuklamalar birçok ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi” diye ekledi.

Öte yandan Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) pazartesi günü yaptığı açıklamada ‘ana şüphelilerden biri Irak'ta tutuklandı. İsveç polisi ile Irak kolluk kuvvetleri arasında uzun süreli iş birliği sonucunda’ tutuklandığını duyurdu.

Europol, tutuklanan kişinin ‘Avrupa Birliği'nin (AB) arananlar listesinde yer alan ve yurt dışından İsveç'i hedef alan ciddi şiddet eylemlerinin başlıca organizatörlerinden biri olduğundan şüphelenilen 21 yaşındaki bir İsveç vatandaşı’ olduğunu açıkladı.

Açıklamada, Foxrot Ağı ile bağlantılı olduğu ve küçüklerin örgüte katılmasının sağlanması ve kullanılması da dahil olmak üzere, hizmet olarak şiddet eylemlerinin koordinasyonunda merkezi bir rol oynadığına inanıldığı belirtildi.

Bu operasyon sırasında, aynı ağla bağlantılı ve İsveç adli makamları tarafından çeşitli ağır suçlardan aranan başka bir kişinin de tutuklandığını ekledi.

Washington, geçtiğimiz mart ayında İran rejiminin bu ağı kullanarak 2024 yılının ocak ayında Stockholm'deki İsrail büyükelçiliği de dahil olmak üzere Avrupa'daki İsrail ve Yahudi hedeflerine saldırılar düzenlediğini belirterek Foxrot Ağı’na yaptırımlar uyguladı. Ağın lideri Rawa Majid'e de yaptırımlar uygulandı.

Majid'in ‘özellikle İran İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı ile iş birliği yaptığı’ belirtildi. Ertesi ay, İngiltere de Foxrot Ağı ve liderlerine yaptırım uyguladı.

Foxrot Ağı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla ve özellikle silahlı saldırılar düzenleyerek ve para karşılığı cinayetler işleyerek Kuzey Avrupa'da şiddetin tırmanmasına neden olmakla suçlanıyor.


Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.