Libyalılara göre hükümet petrol ve insan kaçakçılarıyla mücadelede yetersiz

Libya’nın batısında, Akdeniz’e açılmadan önce yakalanan yasa dışı göçmenler. (İstikrarı Destekleme Güçleri)
Libya’nın batısında, Akdeniz’e açılmadan önce yakalanan yasa dışı göçmenler. (İstikrarı Destekleme Güçleri)
TT

Libyalılara göre hükümet petrol ve insan kaçakçılarıyla mücadelede yetersiz

Libya’nın batısında, Akdeniz’e açılmadan önce yakalanan yasa dışı göçmenler. (İstikrarı Destekleme Güçleri)
Libya’nın batısında, Akdeniz’e açılmadan önce yakalanan yasa dışı göçmenler. (İstikrarı Destekleme Güçleri)

Libya’da Geçici Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı İstikrarı Destekleme Güçleri, petrol ve uyuşturucu ticareti ile insan kaçakçılığını önlemek için ülkenin batı sahillerini kapatarak büyük çaplı bir operasyon başlattı. Ancak Libyalı siyasetçiler, Ulusal Birlik Hükümeti’nin operasyonunun başarılı olma ihtimaline şüpheyle yaklaşıyorlar. Büyük bir bölgeyi kapsayan operasyonun yüksek askeri yetenekler ve lojistik destek gerektirdiğine işaret eden siyasiler, İstikrarı Destekleme Güçleri’nin bu konuda çalışmalar yapan birimlerle koordinasyon halinde olmadığını iddia ettiler.
Daha önceki hükümetler de akaryakıt, uyuşturucu ve insan kaçakçılığına karşı mücadele vermiş ancak kayda değer bir başarı elde edememişti.  
Libya Temsilciler Meclisi üyesi Hasan Zarka, Şarku’l Avsat’a şu değerlendirmede bulundu:
“Bu tek yönlü alınmış bireysel bir karardır. Operasyonun uzun süreli olmayacağını ve yasa dışı göçü engellemede başarısız olacağını düşünüyorum. Batıdaki deniz sınırlarının kapatılması pratikte kolay bir şey değildir. Üstelik böylesi bir karar alınmadan önce koordine halinde ciddi planlamalar yapılması ve yürütme erki ile meclise sunulması gerekirdi. Ancak mevcut siyasi çekişmelerin gölgesinde bunun mümkün olmadığı da açık.”  
Ulusal Birlik Hükümetine bağlı İstikrarı Destekleme Güçleri, yasa dışı göçle mücadele etmek, akaryakıt ve uyuşturucu kaçakçılarını tutuklamak için geniş çaplı bir operasyon başlattığını duyurmuştu. Milletvekili Zarka, yolların kapatılmasının yasa dışı faaliyetleri engellemek için yeterli olmayacağını vurguladığı açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Yolların kapatılması bir çözüm değildir. Bu gibi konularda uluslararası iş birliği önemlidir. Libya dosyasıyla ilgili ülkelerle koordinasyon sağlanmalıydı. Özellikle de Avrupa tarafıyla. Avrupalılar yasa dışı göçü engellemek noktasında bizden daha fazla imkana sahipler. Uydu aracılığıyla gözlem yapabiliyorlar, gemileri ve gerekli ekipmanları var. İstikrarı Destekleme Güçleri’nin ne gibi ekipmanı var? Ayrıca konuyla ilgili Libya güvenlik kurumlarıyla da koordinasyon olduğunu işitmedik. Sonuçta kaçakçılık ve yasa dışı göçle mücadele birimi var. onlarla bir iletişimleri var mı bilemiyoruz.” 
Libya Devlet Yüksek Konseyi üyesi Ahmed Linki ise söz konusu operasyonun ‘şu ya da bu şekilde milis güçleri arasında bir bölgesel nüfuz mücadelesine yol açabileceği’ uyarısında bulundu. Ahmed Linki, akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“Ülke dışına akaryakıt kaçakçılığının en fazla Zaviye petrol rafinerisinden yapıldığı herkes tarafından biliniyor. İstikrarı Destekleme Güçleri Başkanı Hasan ebu Zureybe de o bölgeden. Kaçakçıları herkes tanıyor. Öyleyse bu kişiler niçin tutuklanmıyor? En azından kaçakçılık faaliyetleri neden engellenmiyor? Sorunların kaynağına inmek, yolları kapatmaktan daha iyi bir çözüm olabilir. Bununla birlikte Dibeybe’nin akaryakıttaki sübvansenin kaldırılması teklifi de çözüme katkı sağlar. Akaryakıt ülke içinde çok ucuz olduğu için kaçakçılar daha fazla kâr elde etmek amacıyla bunları yurt dışına gönderiyorlar.”  
Libya Ulusal Eylem Grubu Başkanı Halid et-Tercuman da insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretinin engellenmesi için, organizatörlerin tutuklanması gerektiğini savundu. Şarku’l Avsat’a açıklamada bulunan Tercuman’ın değerlendirmesi şöyle oldu:
“Sahil yollarının barikatlarla kapatılması ve trafiğin engellenmesi bölgeyi karış karış ezbere bilen kaçakçıları engelleyemeyecektir. Yani denize ulaşmak için alternatif güzergahlar bulacaklardır. Önemli olan bu suç eylemlerini organize edenlerin tutuklanmasıdır. Bunların çoğunun kim olduğu biliniyor.  Deniz sınırlarının güvenliğinin sağlanması, kalkınma ve imar gibi öncelikli meselelerde mevcut siyasi tıkanıklık nedeniyle etkili çözümler bulunamayacağı açıktır.”
Libya İnsan Hakları Kuruluşu Başkanı Abdulmunim el-Hur de söz konusu operasyonun, insan hakları ihlalleri ile suçlanan İstikrarı Destekleme Güçleri’nin imajını düzeltmek ya da Avrupa’dan mali destek almak için duyurulmuş olabileceğini söyledi. Abdulmunim el-Hur konuya dair şunları söyledi:
“Avrupa Birliği daha önce yasa dışı göçle mücadele etmeleri için Libyalı milis güçlerin liderlerine mali ödemeler yaptı. Bu ödemeler, yasa dışı göç yolları üzerinde olan diğer oluşumların da iştahını kabartmış olabilir. Kimse olumlu çabaları engellemek istemez. Ancak burada olumlu bir amaç uğruna kişisel çıkarlar gözetiliyor olabilir. Önceki hükümetler yasa dışı göçe karşı mücadeleyi ciddiyetle denedi ancak başarılı olamadı.”  



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.