İngiltere Savunma Bakanı Wallace savunma yatırımlarının artırılmasını istedi

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace (AA)
İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace (AA)
TT

İngiltere Savunma Bakanı Wallace savunma yatırımlarının artırılmasını istedi

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace (AA)
İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace (AA)

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, ülkesinin yalnızca Rusya'dan değil, Çin ve diğer ülkelerden gelen tehditlerle de mücadele etmek için savunma yatırımlarını artırmaya devam etmesi gerektiğini bildirdi.
Wallace ile İngiltere'nin yeni Genelkurmay Başkanı General Patrick Sanders, merkezi Londra'da bulunan Royal United Services Institute (RUSI) adlı savunma ve güvenlik çalışmaları yürüten İngiliz düşünce kuruluşunun yıllık konferansında konuştu.
Rusya’nın halihazırda Avrupa'ya, İngiltere’nin müttefiklerine ve kıyılarına yönelik “en doğrudan ve acil tehdit” olduğunun altını çizen Wallace, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tek sorunumuz Rusya değil. Kurallara dayalı sistem ve demokrasiye meydan okumaya hazır, iddialı bir Çin, Afrika'nın dört bir yanında yürüyen terör, İran'ın nükleer emelleri ki bugüne kadar hala çözülmedi. Tehdit büyüyor, küresel ve çok alanlı. Artık barış temettüsünün sona erdiğini ve savunmaya yönelik yatırımın artırılmaya devam etmesi gerektiğinin sinyalini vermenin zamanı geldi."
Wallace, tehdit değiştikçe savunmaya yönelik finansmanın da değişmesi gerektiğini her zaman söylediğini anımsattı.

"İngiliz Silahlı Kuvvetleri hazırlıklı olmalı"
İngiltere Genelkurmay Başkanı Sanders da savaşın Avrupa'da yayılmasını önlemek için İngiliz Silahlı Kuvvetlerinin hazırlıklı olması gerektiğine işaret etti.
Sanders, "Rusya'nın konvansiyonel kapasitesi en azından bir süre için çok azalacak olsa da Putin'in son zamanlarda Rusya topraklarını restore etmeye yönelik tarihi niyetini açıklaması, her türlü beklemeyi geçici kılıyor ve tehdit daha da keskinleşecek." değerlendirmesinde bulundu.
Patrick Sanders, Rusya-Ukrayna savaşının ölçeğinin "benzeri görülmemiş" büyüklükte olduğunu belirterek, "Ukrayna'daki savaşın nasıl sona ereceğini bilmiyoruz. Ancak, çoğu senaryoda Rusya, Ukrayna'dan sonra Avrupa güvenliği için eskisinden daha büyük bir tehdit olacak" dedi.

"Savaşta değiliz ancak savaşa girmemek için hızlı hareket etmeliyiz"
Mevcut durumu, Adolf Hitler’in İkinci Dünya Savaşı öncesi Avusturya’yı ilhak ettiği yıldakine benzeten Sanders şunları kaydetti:
"Bu bizim 1937 anımız. Savaşta değiliz, ancak bölgesel genişlemeyi kontrol altına alamama nedeniyle savaşa girmemek için hızlı hareket etmeliyiz. Artık ordu, bugünün tehdidini karşılamak ve böylece Avrupa'da savaşı önlemede seferber olmak için tek bir odak noktasına sahip olacak."

 



Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü
TT

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

ABD Başkanı Donald Trump, Şam'ın Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik operasyonunun ardından sahadaki gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile görüştüğünü açıkladı.

İki lider arasındaki telefon görüşmesi, el-Şara'nın devrik Devlet Başkanı Beşşar el-Esed'in ana destekçisi olan Moskova'ya yapacağı ziyaretin arifesinde gerçekleşti. Esed, 2014 yılının sonunda el-Şara liderliğindeki koalisyon tarafından devrilmişti.

Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, "Çok saygın Suriye Devlet Başkanı ile harika bir görüşme yaptım" dedi ve görüşmenin "Suriye ve bölgeyle ilgili her şeyi" kapsadığını belirtti. Trump, "İşler çok iyi gidiyor, bu yüzden bundan çok memnunuz" diye devam etti.

Trump'ın desteği, Kongre'deki önemli müttefiklerinden biri olan Senatör Lindsey Graham'ın son saldırıya yanıt olarak Suriye'ye yeniden yaptırım uygulanması çağrısında bulunmasıyla keskin bir tezat oluşturuyor. Graham dün Trump'ın performansını övdü ve istikrarın yeniden sağlanmasına yardımcı olduğunu savundu ve Suudi Arabistan'ı Suriye üzerindeki etkisini kullanarak "bölgenin daha fazla kaosa sürüklenmesini önlemeye" çağırdı.

Suriye ordusu, ateşkes sağlanmadan önce Kürt güçlerinin savaş sırasında özerk bir bölge kurduğu kuzey ve doğu Suriye'nin kontrolünü yeniden ele geçirmek için operasyon başlattı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre el-Şara, Trump ile yaptığı görüşmede, Suriye'nin "toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine tam bağlılığını ve devletin kurumlarını koruma ve sivil barışı güçlendirme konusundaki kararlılığını" vurguladı.

 Washington, yıllarca DEAŞ'a karşı mücadelelerinde Kürt liderliğindeki SDG’nin önemli bir destekçisiydi ve bu, grubun 2019'da son kalesinde yenilgiye uğramasıyla sonuçlandı. Ancak, Esed rejiminin devrilmesinin ardından ABD, yeni yetkililerin ülkeyi birleştirme çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.

Geçtiğimiz hafta, ABD'nin Şam Büyükelçisi Tom Barrack, SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak rolünün "sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık DEAŞ üyelerinin ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği devralmaya yetkin olduğunu savundu.


Erdoğan, Trump ile Suriye'deki durum ve Barış Konseyi hakkında görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
TT

Erdoğan, Trump ile Suriye'deki durum ve Barış Konseyi hakkında görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkiler, Suriye'deki durum, Gazze'deki Barış Konseyi'nin çabaları ve bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Erdoğan Trump'a, Türkiye'nin ateşkes anlaşmasını ve Kürtlerin Suriye devletine entegrasyonunu ABD ve Suriye yetkilileriyle iş birliği içinde yakından takip ettiğini bildirdi.

Erdoğan, telefon görüşmesinde, Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam hükümeti arasında Suriye'de varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının tam olarak uygulanmasının gerekliliğini vurguladı.


Trump: Bir başka ABD donanma filosu daha İran'a doğru ilerliyor

ABD Ordusuna ait "Nimitz" sınıfı "Abraham Lincoln" uçak gemisini takip eden bir savaş uçağı filosu
ABD Ordusuna ait "Nimitz" sınıfı "Abraham Lincoln" uçak gemisini takip eden bir savaş uçağı filosu
TT

Trump: Bir başka ABD donanma filosu daha İran'a doğru ilerliyor

ABD Ordusuna ait "Nimitz" sınıfı "Abraham Lincoln" uçak gemisini takip eden bir savaş uçağı filosu
ABD Ordusuna ait "Nimitz" sınıfı "Abraham Lincoln" uçak gemisini takip eden bir savaş uçağı filosu

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, bir başka Amerikan “savaş filosunun” İran'a doğru yola çıktığını ve Tahran'ın Washington ile bir anlaşmaya varmasını umduğunu söyledi.

Trump konuşmasında, “Şu anda İran'a doğru güzelce seyreden bir başka muhteşem deniz filosu var” dedi. “Umarım bir anlaşmaya varırlar” ifadelerini kullandı.

Konuyla ilgili bilgi sahibi birkaç kaynağa göre Trump, İran hükümetinin konumunun zayıfladığını gösteren çeşitli ABD istihbarat raporları aldı. Raporlar, İran hükümetinin iktidar üzerindeki kontrolünün, 1979 devriminde Şah'ın devrilmesinden bu yana en zayıf noktasına ulaştığını öne sürüyor. Raporlara göre, geçen yılın sonlarında patlak veren protestolar, özellikle yetkililerin Yüksek Lider Ali Hamaney'e destek kaleleri olarak gördüğü bölgelere yayılmasının ardından, İran hükümetinin bazı unsurlarını sarstı.

Protestolar yatışmış olsa da hükümet zor durumda kalmaya devam ediyor. İstihbarat raporları, protestoların yanı sıra İran ekonomisinin tarihi düzeyde bir zayıflık yaşadığını defalarca vurguladı. Ekonomik zorluklar, aralık ayı sonlarında sponten protestolara yol açtı. Ocak ayında gösteriler yaygınlaşırken, İran hükümeti ailelerin karşı karşıya olduğu mali zorlukları hafifletmek için çok az seçeneği olduğunu fark etti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre yetkililer sert baskıya başvurdu ve bu bu sert baskı halkın büyük bir bölümünü yönetime daha da yabancılaştırdı.

ABD ordusu bölgedeki güçlerini takviye ediyor, ancak Trump yönetiminin hangi adımları atacağı hala belirsizliğini koruyor.

ABD ordusu bölgedeki güçlerini artırıyor, ancak Trump yönetiminin hangi adımları atabileceği belirsiz.