İran’da casuslukla suçlanan Fransız turiste 8 yıl hapis cezası

Mayıs 2020’den beri İran’da tutuklu bulunan Benjamin Briere’nin avukatı tarafından paylaşılan fotoğrafı
Mayıs 2020’den beri İran’da tutuklu bulunan Benjamin Briere’nin avukatı tarafından paylaşılan fotoğrafı
TT

İran’da casuslukla suçlanan Fransız turiste 8 yıl hapis cezası

Mayıs 2020’den beri İran’da tutuklu bulunan Benjamin Briere’nin avukatı tarafından paylaşılan fotoğrafı
Mayıs 2020’den beri İran’da tutuklu bulunan Benjamin Briere’nin avukatı tarafından paylaşılan fotoğrafı

İran’da Mayıs 2020’den bu yana casusluk suçlaması nedeniyle tutuklu bulunan Fransız turist Benjamin Briere’nin avukatı, mahkemenin müvekkiline 8 yıl 8 ay hapis cezası verdiğini açıkladı.
Briere, Mayıs 2020’de Türkmenistan- İran sınırına yakın fotoğraf çekilmesi yasak olan bir bölgede drone ile fotoğraf çektiği için göz altına alınmıştı. Briere hakkında Ocak 2022’de casusluk suçlamasıyla dava açılmıştı.  
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre Briere’nin İranlı avukatı Said Dehghan, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Briere’nin casusluk yaptığı iddiası ile 8 yıl 8 ay hapis cezası aldığını belirtti.
Briere, iddiaları reddediyor. Fransa, Briere’nin serbest bırakılması için çağrıda bulundu.
Briere’nin Fransız avukatı Philippe Valent, AFP’ye verdiği demeçte şu ifadeyi kullandı: “Bu üzücü ve trajik bir haber. Benjamin’in kaderiyle oynuyorlar.” Valent, Briere’nin cezasının 2015’te imzalanan nükleer anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesi için görüşmelerine yeniden başlatıldığı bir dönemde verildiğini açıkladı.
Fransız Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, Briere’nin cezasının ‘kabul edilemez’ olduğunu belirtti.
Avukat Valent, Fransız, ABD’li ve İngiliz yetkililerin müzakerelerin yeniden başlamasının bir ön koşulu olarak İran’da tutuklu bulunan yabancı uyruklu kişilerin serbest bırakılmasını talep etmesi için çağrıda bulundu.
İranlı yetkililerin Mayıs ayında gözaltına aldıkları Fransa vatandaşı Cecille Kohler ve Jacques Paris’in çevirmeni olarak çalışan Anisha Asadollahi’nin annesinin, kızının derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Cecille Kohler ve Jacques Paris, Fransa’da eğitim alanında faaliyet gösteren sendikada görevliydi. İkili, 7 Mayıs’ta İran’a düzenlenen bir turdayken göz altına alındı. Yetkililer, Kohler ve Paris’i ülkede huzursuzluk yaratmakla suçluyor.
Anisha Asadollahi ve eşi Keyvan Mohtadi, bir buçuk aydan fazla bir süredir Kohler ve Paris’in çevirmenliğini yapıyordu.
Hollanda merkezli Radio Zamaneh’de yayınlanan habere göre Asadollahi’nin annesi, 9 Mayıs’ta kızının Tahran’daki evine polisin baskın düzenlediği sırada göz altına alındığını açıkladı.
New York merkezli İran İnsan Hakları Merkezi’nin aktardığına göre Asadollahi’nin annesi, yazdığı mektupta kızının 48 gün boyunca göz altında tutulduğunu belirtti. İsmi açıklanmayan kadın, “Kızım, 48 günün 33’ünü hücrede geçirdi. Kocası Keyvan da aynı kaderi paylaşıyor. Niye? Fransa vatandaşlarına çevirmen olarak çalıştıkları için mi? Hapishane yazarlar ve çevirmenler için uygun bir yer değildir” dedi. Mektupta, Asadollahi ve Mohtadi’nin bir an önce serbest bırakılması için çağrıda bulunuldu.
Fransa Dışişleri Bakanlığı, Asadollahi ve Mohtadi’nin derhal serbest bırakılmasını talep etti.
İran, çoğu çifte vatandaş olan birçok yabancıyı gözaltına alıyor. İnsan hakları grupları, İran'ı bu tür tutuklamalar yoluyla diğer ülkelerden tavizler almaya çalışmakla suçluyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.