NATO ülkelerinin liderlerinden İsveç ve Finlandiya'ya ittifak daveti

NATO ülkelerinin liderleri, İsveç ve Finlandiya'yı ittifaka katılmaya davet etme kararı aldı ve katılım protokollerini imzalama konusunda uzlaştı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg (EPA)
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg (EPA)
TT

NATO ülkelerinin liderlerinden İsveç ve Finlandiya'ya ittifak daveti

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg (EPA)
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg (EPA)

İspanya'nın başkenti Madrid'de düzenlenen NATO Zirvesinin bildirisi yayımlandı.
Bildiride, NATO'nun açık kapı politikasına bağlılık teyit edilerek, "Bugün Finlandiya ve İsveç'i NATO üyeleri olmaya davet etme kararı aldık ve katılım protokollerini imzalama konusunda anlaştık. İttifaka her katılımda müttefiklerin meşru güvenlik endişelerinin karşılanması hayati önem taşımaktadır. Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasındaki üçlü muhtırayı memnuniyetle karşılıyoruz. Finlandiya ve İsveç'in katılımı bu ülkeleri daha güvenli, NATO'yu daha güçlü ve Avro-Atlantik bölgesini daha emniyetli yapacak. Katılım süreci dahil olmak üzere Finlandiya ve İsveç’in güvenliği ittifak için doğrudan önem taşımaktadır." ifadesi yer aldı.
Bildiride liderler, birlik ve dayanışma mesajı vererek Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını en kuvvetli şekilde kınadı.
Ukrayna’daki insani durumdan Rusya’nın sorumlu olduğu, savaş suçlarını işleyenlerden hesap sorulacağı belirtilen bildiride, Rusya’nın bilerek gıda ve enerji krizini azdırdığı, Ukrayna’nın tahılının dünya piyasalarına çıkarılmasına yönelik uluslararası çabaların desteklendiği ifade edildi.
Bildiride, Ukrayna ile dayanışmaya, ülkenin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığına bir kez daha vurgu yapıldı ve bu ülkeye yönelik güçlendirilmiş destek paketi üzerinde anlaşmaya varıldığı bildirildi.

Liderler, böylece ölümcül olmayan ekipmanın teslimatının hızlanacağını, Ukrayna’nın siber savunmasının iyileşeceğini, uzun vadeli savunma sektörü dönüşümünü destekleyeceğini kaydetti.
Bildiride, NATO’ya yönelik tehditler hakkında, "Rusya Federasyonu, müttefiklerin güvenliğine, Avro-Atlantik bölgesindeki istikrar ve barışa en ciddi ve doğrudan tehdittir. Her türü ve şekliyle terörizm halklarımızın güvenliğine, uluslararası istikrar ve refaha doğrudan tehdit olmaya devam etmektedir." ifadesi kullanıldı ve bu tehditlerle mücadelede kararlılık vurgusu yapıldı.
Stratejik Konsept belgesinin de kabul edildiği belirtilen bildiride, caydırıcılık ve savunmanın güçlendirileceği vurgulandı.
Liderlerin muharebeye hazır ilave kuvvetlerin doğu kanadına konuşlandırılmasına olan taahhütlerinin ifade edildiği bildiride, bu kuvvetlerin gerektiğinde büyütülebileceğine işaret edildi.
Enerji güvenliğinin güçlendirileceği kaydedilen bildiride, ordulara güvenilir enerji tedarikçileri sağlanacağı, ayrıca iklim değişikliğinin etkilerinin NATO’nun ana görev tanımları arasında değerlendirileceği belirtildi.
NATO liderleri, AB ile stratejik ortaklığı ilerletmeye devam edeceklerini, Asya Pasifik bölgesi ortaklarının zirveye katılımının ortak güvenlik sınamalarında iş birliğinin önemine işaret ettiğini vurguladı.
Bildiride, Bosna Hersek, Gürcistan ve Moldova’ya yeni siyasi ve pratik destek verilmesinin kararlaştırıldığı, savunma harcamalarındaki artıştan memnuniyet duyulduğu ifadeleri de yer aldı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.