Lübnan'daki Arap Birliği toplantısında "gıda güvenliği" görüşüldü

Fotoğraf: AFP_Arşiv
Fotoğraf: AFP_Arşiv
TT

Lübnan'daki Arap Birliği toplantısında "gıda güvenliği" görüşüldü

Fotoğraf: AFP_Arşiv
Fotoğraf: AFP_Arşiv

 Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta gerçekleştirilen Arap Birliği İstişare Toplantısı'nda bölgedeki gıda güvenliği, artan kuraklık, Suriyeli mülteciler meselesi ve Lübnan'daki son gelişmeler değerlendirildi.
Arap Birliğine üye ülkelerin dışişleri bakanları, her ay farklı ülkede düzenlenen istişare toplantısı kapsamında Lübnan'da bir araya geldi.
Toplantıdan sonra Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt ve Lübnan Dışişleri Bakanı Abdallah Buhabib, ortak basın toplantısı düzenledi.
Ebu Gayt, istişare toplantılarında herhangi bir sonuç veya kararın alınmadığını belirterek, toplantıda bölgenin maruz kaldığı bazı esas sorunlarla ilgili görüş alışverişinde bulunulduğunu söyledi.
Ukrayna ve Rusya krizi nedeniyle dünya gündemine gelen "gıda güvenliği" hususunun toplantıda öncelikli olarak ele alındığını aktaran Ebu Gayt, Somali'nin kuraklık nedeniyle kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Ebu Gayt, yağışların olmaması nedeniyle meydana gelen kuraklığın Somali'yi korkunç bir kıtlığa doğru sürüklediği uyarısında bulunarak, milyonlarca Somalilinin risk altında olduğunu, kabilelilerin ekmek bulmak için istenmeyen yöntemlere başvurabileceğini, bu durumun yaşanması halinde Kızıldeniz, Afrika Boynuzu ve tüm Doğu Afrika'yı istikrarsızlaştırabileceğine dikkati çekti.
Suriye'deki Esed rejiminin yeniden Arap Birliğine dahil edilmesi meselesine de değinen Ebu Gayt, konunun görüşüldüğünü ancak herhangi bir karar alınmadığını dile getirdi.

Suriyeli mültecilerin sınıra yerleştirilmesi meselesi
Lübnan Dışişleri Bakanı Buhabib de Arap Birliği İstişare Toplantısı'nın, Lübnan'ın halihazırdaki durumunu yerinde anlatmaya vesile oluğunu belirtti.
Gazetecilerin "Lübnan'da ikamet eden 1 milyon 500 bin Suriyeli mültecinin zorla Lübnan-Suriye sınırında oluşturulacak güvenli bölgeye yerleştirilecekleri" yönündeki iddiaları sorduğu Buhabib, "Bu yönde herhangi bir öneri söz konusu değil. Böyle bir öneriyi de kabul etmeyeceğiz. Sınırlarımız üzerinde kamplar inşa etmek istemiyoruz." dedi.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, 20 Haziran'da yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun destek vermemesi halinde Suriyeli mültecilerin yasal yollardan ülkeden çıkarılması için adım atacaklarını söylemişti.
Birleşmiş Milletler verilerine göre Lübnan'da kayıtlı 850 bin Suriyeli mülteci bulunuyor. Lübnan hükümeti ise bu sayının 1,5 milyon civarında olduğunu belirtiyor.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.