Filistin’den Mescid-i Aksa için seferberlik çağrıları

Yahudilerin Babu’r-Rahme’de ibadet etme planlarına karşı mücadele amacıyla Filistin’den Mescid-i Aksa için seferberlik çağrıları yapıldı

İsrail güvenlik görevlilerinin Mescid-i Aksa yakınlarında 5 Mayıs’ta çekilen bir fotoğrafı (Reuters)
İsrail güvenlik görevlilerinin Mescid-i Aksa yakınlarında 5 Mayıs’ta çekilen bir fotoğrafı (Reuters)
TT

Filistin’den Mescid-i Aksa için seferberlik çağrıları

İsrail güvenlik görevlilerinin Mescid-i Aksa yakınlarında 5 Mayıs’ta çekilen bir fotoğrafı (Reuters)
İsrail güvenlik görevlilerinin Mescid-i Aksa yakınlarında 5 Mayıs’ta çekilen bir fotoğrafı (Reuters)

Radikal Siyonist Yahudilerin bugün (Pazar) Mescid-i Aksa’daki Babu’r-Rahme’ye baskın yaparak içerisinde ibadet etme çağrıları, Kudüs’te ve diğer bölgelerde, nispeten hakim olan sakin durum için tehdit oluşturuyor.
Söz konusu sakinlik durumu, İsrail’in Batı Şeria’ya saldırıları, toplu katliamları ve tutuklamalarının, Filistinliler tarafından operasyonlarla karşılık verilmesi ile noktalanmasının ardından sağlanmıştı.
Radikal Siyonist Tapınak grupları, Yahudilere pazar günü Babu’r-Rahme’de ibadet etmeleri çağrısında bulunurken, Kudüs’teki din adamları, partiler, aktivistler ve yetkililer de Filistinlilere Mescid-i Aksa Külliyesi’ni koruma çağrısında bulundular.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Din İşleri ve İslami İlişkilerden Sorumlu Danışmanı Mahmud el-Hebbaş, Siyonist yerleşimci grupların Mescid-i Aksa’daki Babu’r-Rahme’nin kutsallığını ihlal etme ve pazar günleri bölgede Talmud ayini yapma planlarına ve niyetlerine karşı uyarıda bulundu.
Hebbaş yaptığı açıklamada, bunun bir savaş ilanı, Mescid-i Aksa’ya yönelik aleni bir saldırı ve dünyadaki milyonlarca Müslümanın değerlerine hakaret olarak değerlendirdi. Mescid-i Aksa’ya ulaşabilen herkesi önümüzdeki günlerde oradaki varlıklarını artırma, yerleşimcilerin canice girişimlerini püskürtme ve Mescid-i Aksa’nın içine ve avlularına saygısızlık edilmesine engel olma çağrısında bulundu.
Hebbaş açıklamasında “Bu tür girişimler, bölgeyi ve dünyayı bitmeyecek bir din savaşına sürükleyecektir. Bedeli ve gerektirdiği fedakarlıklar ne olursa olsun, mübarek Mescid-i Aksa’dan küçücük bir taş bile alma girişimi, Filistin halkı ve liderliği tarafından kabul edilmeyecektir” dedi.
Kudüs’teki dini mercilerden İslami Vakıflar, Din İşleri ve Kutsal Mekanlar Meclisi dün yayınladığı bir bildiride, Mescid-i Aksa’nın ibadet alanlarından Babu’r-Rahme’de ibadet etmek ve pazar gününden itibaren Talmud ayinlerini gerçekleştirmek üzere radikal Yahudi gruplar tarafından yapılan son kışkırtıcı çağrılara karşı uyarda bulunuldu. Bildiride “Yerin altında ve üstünde 144 dönümlük alanı, tüm ibadet yerleri, avluları, duvarları ve yolları ile mübarek Mescid-i Aksa, bölünemez ve paylaşılamaz. Yalnızca Müslümanların hakkıdır” ifadelerine yer verildi.
Konsey, işgal hükümeti ve polisinin amacı çatışma çıkarmak ve bölgeyi ateşe vermek olan bu kışkırtıcı çağrıların arkasında sürüklenmesine karşı uyarıda bulundu. Bu çağrıların durdurulması ve frenlenmesi gerektiğine yönelik çağrıda bulundu. Bununla ilgili olarak “Bu aşırılıkçı kışkırtıcı çağrıların arkasında sürüklenmek, bölgeyi akıl almaz sonuçları olan bir din savaşına götürecektir. Bunun sonuçlarına İsrail katlanacaktır. Kudüs, Filistin ve tüm Müslümanlar camilerini savunmaktan çekinmeyeceklerdir” ifadelerini kullandı.
Filistinliler Babu’r-Rahme’yi 22 Şubat 2019’da yeniden açmayı başardılar. Ardından 16 yıl önce kapatılan Bab er-Rahme ibadet alanını da açabildiler.
Yahudilerin Mescid-i Aksa konusunda gerilimi artırması, Filistinlilerin İsrail’i cami ile ilgili olarak statükoyu değiştirmeye çalışmakla suçladığı bir zamanda geldi.
“Statüko Anlaşması” olarak adlandırılan, kutsallar hakkındaki İsrail-Ürdün anlaşması, Yahudilik, Hıristiyanlık ve diğer dinlerden sınırlı sayıda ziyaretçinin, herhangi bir dini tezahür olmadan, dini ayin gerçekleştirilmeden Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmelerini şart koşuyor.
İsrail bu anlaşmayı sürdürdüğünü söylüyor ancak Filistinliler ve Ürdünlüler, Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırıların artmasının ve yayılmasının sistematik hale geldiğini ve çok ileri gittiğini söylüyor. Bu saldırılar, yaklaşık 30 yıl önce el-Halil’deki İbrahimi Camii’nde yaşananlara benzer şekilde, camiyi zaman ve mekanda bölecek bir emrivakiyi empoze etmeyi amaçlıyor.



Suriye halkı "Tedamun Katliamı" şüphelisinin yakalanmasıyla sevinç yaşadı

Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
TT

Suriye halkı "Tedamun Katliamı" şüphelisinin yakalanmasıyla sevinç yaşadı

Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)
Suriye halkı, dün Şam'ın Tedamun mahallesinde "Tedamun katliamı" şüphelisinin yakalanmasını kutladı (EPA)

Şam'ın "El-Tedamun" mahallesinin sokaklarında bayram tekbirlerinin sesleri yankılanırken, kadınlar tatlı dağıttılar. Bu sırada yetkililer, devrimin ilk yıllarındaki "El-Tedamun katliamı"nın baş şüphelisi, Beşşar Esed döneminde askeri istihbaratın eski bir üyesi olan "suçlu Emced Yusuf’un (40 yaşında) yakalandığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre katılımcılar, ellerinde "Allah büyüktür" yazılı pankartlar ve Suriye milli bayraklarıyla birlikte camiden mahallenin en doğu kesimindeki katliam alanına doğru yürüdüler. Kutlamalar diğer illere de yayıldı.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Yusuf’un yakalanmasının "hesap verebilirliğe doğru ve cezasızlığın ortadan kaldırılması yönünde güçlü bir adım olduğunu ve Esed sonrası Suriye'de ortaya çıkan yeni adalet modelini somutlaştırdığını" söyledi.


Irak'ta yeni başbakanın seçimi konusunda çıkmaz devam ediyor

Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
TT

Irak'ta yeni başbakanın seçimi konusunda çıkmaz devam ediyor

Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)
Nuri el-Maliki (Arşiv- DPA)

Irak’ta ana Şii ittifakı, dün yeni başbakan adayı üzerinde uzlaşmaya varamadı. ABD baskısının, daha önce en güçlü aday olarak öne çıkan Nuri el-Maliki’nin şansını zayıflattığı belirtildi.

İran’la farklı derecelerde ilişkileri bulunan Şii grupları bünyesinde barındıran ve başlangıçta Maliki’yi aday gösteren “Koordinasyon Çerçevesi” adlı iktidar koalisyonunun liderleri, başbakanlık dosyasını sonuçlandırmak amacıyla hafta boyunca yoğun görüşmeler gerçekleştirdi ancak bir sonuca ulaşamadı.

Şarku’l Avsat’ın Irak resmi haber ajansından aktardığına göre, dün gerçekleşen toplantının ardından liderler, başbakan adayını “netleştirmek” üzere bugün yeniden bir araya gelecekler.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ocak ayında, iki dönem başbakanlık yapmış ve İran’la yakın ilişkileri bulunan Maliki’nin yeniden göreve gelmesi halinde Irak’a desteği durdurmakla tehdit ettiği hatırlatıldı.

Irak’ta en büyük Şii bloğun aday göstermesi, cumhurbaşkanının görevlendirmesiyle fiilen adayın başbakanlığa gelmesi anlamına geliyor. Ancak Trump’ın tehditleri Irak’ta siyasi dengeleri değiştirdi.

“Koordinasyon Çerçevesi” Maliki’ye verdiği desteği resmen geri çekmedi, buna rağmen liderlerin alternatif isimleri değerlendirdiği ifade edildi.

Bu isimler arasında mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hamid eş-Şatri ve eski Baas Partisi üyelerinin kamu görevlerine gelmesini engellemekle görevli komitenin başkanı (Yüksek Hesap Verebilirlik ve Adalet Komisyonu) Basim el-Bedri isimleri yer alıyor.

Irak’ın uzun süredir komşusu İran ile Tahran’ın başlıca rakibi olan ABD arasında denge politikası izlemeye çalıştığı vurgulandı.


Lübnan: İsrail saldırılarında 6 kişi öldü

 İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
TT

Lübnan: İsrail saldırılarında 6 kişi öldü

 İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)
İsrail'in bombalamalarının ardından Lübnan'ın güneyindeki bir kasabadan duman yükseliyor (Reuters)

Lübnan Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail ile Hizbullah arasında altı haftadan fazla süren savaşta ilan edilen ateşkese rağmen, dün güney Lübnan'daki İsrail hava saldırılarında 6 kişinin öldüğünü duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, "İsrail düşmanının Güney Lübnan'a düzenlediği baskınlar sonucunda 6 vatandaşımız şehit oldu ve iki kişi de yaralandı" ifadeleri yer aldı.