Ukrayna’da bombardıman korkusu buğday hasadını etkiliyor

Çiftçiler yakıt ve işçi eksikliği sebebiyle sıkıntı yaşıyor

23 Haziran’da Odessa bölgesindeki bir çiftlikte mahsulünü toplayan çiftçiler (EPA)
23 Haziran’da Odessa bölgesindeki bir çiftlikte mahsulünü toplayan çiftçiler (EPA)
TT

Ukrayna’da bombardıman korkusu buğday hasadını etkiliyor

23 Haziran’da Odessa bölgesindeki bir çiftlikte mahsulünü toplayan çiftçiler (EPA)
23 Haziran’da Odessa bölgesindeki bir çiftlikte mahsulünü toplayan çiftçiler (EPA)

Ukraynalı çiftçi Sergiy Lyubarsky, ülkenin güneydoğusundaki devasa buğday tarlalarından birinde durup, yakıt eksikliği ve Rusya’nın bombardıman tehlikesi varken mahsulünü nasıl hasat edebileceğini düşünüyor.
Şarku’l Avsat’ın Fransız haber ajansı AFP’den aktardığı habere göre Lyubarsky “Hasat normalde 15 Temmuz civarında başlar ancak yakıt bulunsa bile çok pahalı. Lyubarsky’nin eski biçerdöveri, Luhansk şehrinin yaklaşık 30 kilometre batısında, Rus kuvvetleri mevzilerden çok uzak olmayan Rai-Oleksandrivka köyündeki çiftliğin bahçesinde boşta duruyor. Lyubarsky 170 hektarlık bir alanda çalışıyor. Bu tarlanın çoğunda buğday, arpa ve ayçiçeği yetiştiriyor. Bu ürünlerin hepsi, dünyanın önemli bir buğday üreticisi olan Ukrayna’da savaşın başlamasından bu yana uluslararası piyasalarda fiyatları yükselen tahılları oluşturuyor.
Lyubarsky “Şubat sonunda savaş başladığı için Mısır tohumu alamamıştık. İthal tohumların gelmesi iki ay kadar sürdü.” dedi. Çiftçi şu anda ekilmeyen arazinin “ordu tarafından kısmen askeri teçhizatı depolamak için kullanıldığını” açıklarken, yakındaki bir tepeyi göstererek, “Bak, Rus askerleri orada, sekiz kilometre ötesinde” ifadelerini kullandı.
Buğdayına gelince ise, çiftçinin zamanı daralıyor. Lyubarsky “En geç 10 Ağustos’a kadar bekleyebiliriz, o tarihten sonra tahıllar sertleşip yere düşecektir” dedi.
Aynı köyden başka bir çiftçi olan Anatoliy Moiseyenko da durumun belirsizliğine karşı şikayetini dile getiriyor. Buğdayını hasat etmek için yeterli mazotu olmasına rağmen, savaşın gidişatı konusunda endişe ediyor. Moiseyenko Ukraynalı askerlerin tarlasına düşen bir füze başlığını kaldırmasını izlerken, “Sorun savaş. Hasat mümkün olacak mı yoksa yine füzeler mi düşecek?” diye düşüncesini dile getirdi. Çifti sonra gülümseyerek, hasatın ‘biraz poker oynamaya benzediğini’ söyledi.
Komşu köy Riznykivka’da çiftçilik yapan Yaroslav Kokhan, 40 hektarlık buğdayının şimdiden heba olduğunu biliyor. 61 yaşındaki emekli adam, artık aktör veya biçerdöver kullanmadığı için normalde oğlunun hasadı yaptığını söylüyor.
Ancak 2014 yılında oğlu, Rusya’nın güneyindeki Krasnodar’da yaşamaya başladı. Aynı yıl, Moskova, Kiev’deki bir halk ayaklanmasının ardından Ukrayna’dan Kırım yarımadasını ilhak etmişti. Kokhan, oğlunun yılda birkaç kez arabayla gelip, buğdayı ekip, yabani otları ayıkladığını sonra da hasat için geldiğini söylüyor. Yaşlı adam bu yılki durumla ilgili olarak “Doğum gününde yani 25 Şubat’ta Ukrayna’ya dönecekti, ancak bir gün önce savaş çıktı” dedi.
Bu yüzden gelmediğini, eğer gelirse, 18 ila 60 yaş arası Ukraynalı erkeklere askerliğin zorunlu tutulması nedeniyle ülkeyi terk edemeyeceği için Rusya’daki ailesinin yanına geri dönemeyeceğini söyledi.
Yaşlı adam buğdayına ne olacağı konusunda, üzgün bir ifade ile evinin arkasındaki tarlaya bakarak, “Bence bir kibrit çöpü işi görür” dedi.
Biraz daha iyimser olan Lyubarsky ise, hala buğdayını hasat edebileceğini umuyor ve Eylül’de hasat edilecek ayçiçeklerini düşünerek “O zamana kadar, umarım barış içinde yaşıyor oluruz!” ifadelerini kullandı.



İki petrol tankeri, takip cihazlarını kapattıktan sonra Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldı

Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
TT

İki petrol tankeri, takip cihazlarını kapattıktan sonra Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldı

Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)

Küresel gemi takip ve enerji analiz şirketi Kpler'in verileri, ham petrol yüklü iki petrol tankerinin bu hafta Hürmüz Boğazı'ndan ayrılmadan önce İran saldırılarından kaçınmak amacıyla takip cihazlarını kapattığını ortaya koydu. Bu durum, Ortadoğu'dan petrol ihracatını sürdürmeye yönelik eğilimdeki artışı teyit etti.

Pazartesi günü açıklanan veriler, dev petrol tankeri Basra Energy'nin 1 Mayıs'ta Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) ait Zirku Limanı'ndan 2 milyon varil Üst Zakum ham petrolü yükleyerek 6 Mayıs'ta Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldığını gösterdi. Verilere göre Panama bayraklı gemi, yükünü 8 Mayıs'ta Fuceyra'daki tanker terminallerinde boşalttı.

Sinocor şirketinin sahip olduğu ve işlettiği tankeri kimin kiraladığı henüz netlik kazanmadı. Sinocor, mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine şimdiye kadar yanıt vermedi. ADNOC ve alıcıları, Ortadoğu'daki gerilim nedeniyle Körfez'de mahsur kalan petrolü taşımak amacıyla son dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden birkaç ham petrol tankeri sevk etti. Bir diğer gelişme olarak veriler, bir diğer dev petrol tankeri Chiara M’nin de dün pazar günü transponderini (gemilerin seyir güvenliği, konumu, hızı ve diğer temel bilgilerini ileten) kapatarak Körfez'den ayrıldığını gösterdi.

San Marino bandıralı tankerin, 2 milyon varillik Irak ham petrol yükünü nerede boşaltacağı henüz bilinmiyor.


3 petrol tankeri, izleme cihazlarının devre dışı bırakılmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldı

Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
TT

3 petrol tankeri, izleme cihazlarının devre dışı bırakılmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldı

Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri menşeli ham petrol yüklü Odessa tankeri, 8 Mayıs 2026 tarihinde izleme cihazını kapatarak Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra Susan limanına ulaştı. (Reuters)

Kpler ve Londra Borsası Grubu verileri, üç petrol tankerinin geçen hafta İran saldırılarından kaçınmak amacıyla takip sistemlerini kapatarak Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini ortaya koydu. Veriler, Ortadoğu’dan petrol ihracatını sürdürme eğiliminin güç kazandığına işaret etti.

Buna göre, her biri iki milyon varil Irak petrolü taşıyan Agios Fanourios I ve Kiara M adlı iki süper tanker dün boğazı geçti.

Veriler, Agios Fanourios I tankerinin yükünü 26 Mayıs’ta Vietnam’daki Nghi Son Rafinerisi ve Petrokimya Kompleksi’nde boşaltmak üzere yola çıktığını gösterdi. Tankerin, 17 Nisan’da Basra Medium ham petrolünü yüklemesinin ardından daha önce en az iki kez boğazdan geçme girişiminde başarısız olduğu belirtildi.

Kpler verilerine göre Kiara M tankeri ise dün Körfez’den ayrılırken takip sistemini devre dışı bıraktı. San Marino bayrağı taşıyan ve iki milyon varil Irak ham petrolü yüklenen tankerin nihai varış noktası henüz netlik kazanmadı. Tankerin Şanghay merkezli bir şirket tarafından işletildiği ve Marshall Adaları’nda kayıtlı bir kuruluşa ait olduğu ifade edildi.

Kpler ayrıca, Basra Energy adlı süper tankerin 1 Mayıs’ta Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’ne (ADNOC) ait Zirku Limanı’ndan iki milyon varil Upper Zakum ham petrolü yüklediğini ve 6 Mayıs’ta Hürmüz Boğazı’ndan ayrıldığını bildirdi. Panama bayraklı tankerin yükünü 8 Mayıs’ta el-Füceyre’deki petrol terminalinde boşalttığı kaydedildi.

Söz konusu tankeri kiralayan şirketin kimliği henüz açıklanmazken, geminin Sinokor denizcilik şirketine ait olduğu ve aynı şirket tarafından işletildiği belirtildi.

ADNOC’tan petrol satın alan müşterilerin, Ortadoğu’daki kriz nedeniyle Körfez’de bekleyen petrol sevkiyatlarını hızlandırmak amacıyla son dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden çok sayıda petrol tankeri sevk ettiği ifade edildi.


Artan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarını yükseltiyor... Brent petrolü 105 doları aştı

Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
TT

Artan jeopolitik gerilimler petrol fiyatlarını yükseltiyor... Brent petrolü 105 doları aştı

Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)
Birleşik Arap Emirlikleri ham petrolü yüklü bir tanker, Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Güney Kore'nin Sosan kentindeki Daesan limanı sularını geçiyor (Reuters)

ABD ile İran arasında on haftadır devam eden çatışmanın sona ereceğine dair umutların azalmasıyla, bugün erken işlemlerde petrol fiyatları varil başına yaklaşık 4 dolar yükseldi. Bu artış, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın barış önerisine verdiği yanıtı "kabul edilemez" olarak nitelendirip reddetmesinin ardından geldi. Bu gelişme, küresel enerji arzı güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 4,3 değer kazanarak 105,47 dolara yükselirken, ABD ham petrolü (WTI) yüzde 4,7 artışla 99,92 dolar seviyesine ulaştı. Fiyatlardaki bu artış, deniz trafiğinde büyük aksamaların yaşandığı kritik geçiş noktası Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesinden duyulan derin endişeyi yansıtıyor.

Aramco yavaş iyileşme konusunda uyardı

Konuyla ilgili bir uyarı da Suudi Arabistan Aramco CEO'su Emin Nasır’dan geldi. Nasır, çatışmalar nedeniyle petrol piyasasının son iki ayda yaklaşık 1 milyar varil kaybettiğini belirtti. Arz akışı yeniden başlasa bile, tedarik zincirlerinde meydana gelen hasar ve aksaklıkların boyutu nedeniyle enerji piyasalarında istikrarın sağlanmasının uzun zaman alacağını vurguladı.

Gözler Pekin zirvesinde

Küresel piyasalar, Başkan Trump’ın çarşamba günü Pekin’e yapacağı ziyarete kilitlenmiş durumda. İran krizinin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapılacak görüşmelerin ana gündem maddesi olması bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre analistler, Çin'in taraflara kapsamlı bir ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması yönünde baskı yapabileceğini öngörüyor. Bu durumun, yükselen enerji maliyetlerinin tetiklediği enflasyonist baskıları hafifletebileceği değerlendiriliyor.

Tehditlere karşı "hayalet" navigasyon taktikleri

Saha operasyonlarında ise sevkiyat verileri, geçtiğimiz hafta iki petrol tankerinin olası saldırılardan kaçınmak amacıyla takip cihazlarını kapatarak Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldığını gösterdi. Bu adım, nakliye şirketlerinin güvenlik belirsizliği ortamında Ortadoğu ham petrol ihracatını sürdürebilmek için giderek daha fazla ihtiyati taktiklere başvurduğunu kanıtlıyor.