Bulgaristan’ın sınır dışı ettiği 70 Rus diplomat ülkeden ayrıldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Bulgaristan’ın sınır dışı ettiği 70 Rus diplomat ülkeden ayrıldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Bulgaristan’da istifa eden Başbakan Kiril Petkov hükümetince "istenmeyen kişi" ilan edilen Rusya Federasyonu’nun Sofya Büyükelçiliğinde görevli 70 diplomat, aile üyeleriyle birlikte 2 uçakla Moskova’ya gitti.
Rusya’dan özel olarak gönderilen iki uçağa, 70 diplomatın ve ailelerinin bindiği öğrenildi.
İstifa eden Başbakan Kiril Petkov, sınır dışı edilen Rus diplomatların ülkede casuslukla uğraştıklarını öne sürerken, Dışişleri Bakanlığı istenmeyen kişilerin ilanını, iki ülkenin karşılıklı diplomatik temsilciliklerindeki personel sayısındaki orantısızlıkla ifade etti.
Bulgaristan’a eleştirel tavır sergileyen Rusya’nın Sofya Büyükelçisi Eleonora Mitrofanova da ikili ilişkilerinin kopma noktasına geldiğini belirterek, "Rusya hükümeti, bu eyleme karşılıklı, mümkünse asimetrik yanıt verecek. Maalesef Bulgaristan hükümeti, Bulgar halkı kavgaya sürüklemeye çalışıyor ancak bu emelinde başarılı olmayacak" ifadesini kullandı.

"Mitrofanova derhal değiştirilmeli"
Bulgaristan Savunma Bakanı Dragomir Zakov, yapığı açıklamada, "Bulgaristan’a saygısız davranan Mitrofanova derhal değiştirilmeli" dedi.
Büyükelçi Mitrofanova’nın tavırlarını "kabul edilemez" olarak tanımlayan Zakov, "Diplomasi yürütme tarzı böyle olamaz. Eminim ki Rusya’nın diplomatik servisinde ülkesini daha başarılı temsil edebilecek profesyoneller vardır. Devletinin politikası ne olursa olsun her bir diplomat, kabul eden ülkeye saygılı davranmalı. Daha önce, Mitrofanova’nın istenmeyen kişi ilan edilmesine vesile olabilecek birçok olay yaşanmıştı" diye konuştu.

Avrupa Birliği ve NATO’dan destek
Kiril Petkov hükümetinin kalabalık Rus diplomatlar grubunun sınır dışı edilmesine ilişkin kararına, Avrupa Birliği ve NATO’dan destek gelmişti.
Bulgaristan’da Rusya yanlısı Cumhurbaşkanı Rumen Radev, komünist kökenli hükümet ortağı olan Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP), parlamentoda temsili olan muhalefet popülist Rusya yanlısı Yeniden Doğuş partisi ve ülkede kalabalık olan Rus diaspora karara sert tepki gösteriyor.



İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, Tahran’da Besic güçlerine ait kontrol noktalarını hedef aldığını duyurdu. Açıklamada saldırıların, İran’daki rejimi zayıflatma çabalarının bir parçası olduğu belirtildi.

Besic, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kontrolü altında bulunan yarı askerî bir güç olarak biliniyor. Gerektiğinde devreye sokulan bu yapı, genellikle ülke içindeki protestoların bastırılmasında kullanılıyor.

İsrail ordusu yazılı açıklamasında, son dönemde Tahran’da Besic güçlerine ait yeni kontrol noktalarının tespit edildiğini bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, “Bu noktaların tespit edilmesinin ardından İsrail Hava Kuvvetleri, ordunun istihbarat bilgilerine dayanarak son 24 saat içinde Besic kontrol noktalarını ve unsurlarını hedef aldı” denildi.

Açıklamada ayrıca, söz konusu güçlerin, özellikle son aylarda rejimin iç protestoları bastırma çabalarında başlıca rol oynadığı; göstericilere karşı aşırı şiddet, toplu gözaltılar ve güç kullanıldığı öne sürüldü.

İsrail ve ABD 28 Şubat’ta İran’a yönelik bir bombardıman dalgası başlattı; saldırıların ilk gününde İran Dini Lideri Ali Hamaney hayatını kaybetti. ABD ve İsrail, İran halkına ayaklanma ve yöneticilerini devirmeleri çağrısında bulundu.

İran’da aylar önce yetkililere karşı eşi görülmemiş protestolar düzenlenmiş, gösteriler geçtiğimiz ocak ayında zirveye ulaşmıştı. Yetkililer protestoculara karşı güvenlik operasyonu başlatmış ve gösterileri ‘isyan eylemleri’ olarak nitelendirmişti. İnsan hakları örgütleri ise söz konusu operasyonlarda binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, on binlerce kişinin de gözaltına alındığını bildirdi. Buna karşın, ülkenin maruz kaldığı saldırılar sırasında örgütlü bir muhalefetin ortaya çıktığına dair herhangi bir işaret görülmediği ve İran yönetiminin iktidarı bırakmaya hazır olduğuna dair bir belirti bulunmadığı ifade edildi.

Tahran’da yaşayan bazı kişiler AFP’ye yaptıkları açıklamada, DMO’nun ABD-İsrail saldırıları karşısında kontrolü sağlamak amacıyla başkentin farklı noktalarında kontrol noktaları kurduğunu söyledi. Tahran’da yaşayan ve güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen 30’lu yaşlardaki bir kadın, “En küçük polis merkezleri bile kapalı, bu yüzden görevlilerin gidebileceği bir yer yok… Var olduklarını ve durumun kontrol altında olduğunu gösterebilecekleri tek yol kontrol noktaları kurmak” ifadelerini kullandı.


İsrail, Lübnan'daki güvenli bölgelerin alanını daraltıyor

Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların enkazının yakınında yürüyen bir Lübnanlı (Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların enkazının yakınında yürüyen bir Lübnanlı (Reuters)
TT

İsrail, Lübnan'daki güvenli bölgelerin alanını daraltıyor

Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların enkazının yakınında yürüyen bir Lübnanlı (Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail hava saldırılarıyla yıkılan binaların enkazının yakınında yürüyen bir Lübnanlı (Reuters)

İsrail, başkent Beyrut'un merkezini, kıyı şeridini, güneyden ve güney banliyölerinden gelen on binlerce yerinden edilmiş insanın yaşadığı banliyölerini hedef almasının ardından, Lübnan'daki "güvenli bölgelerin" alanını daraltıyor. Bu durum, Zahrani bölgesi, İklim el-Tuffah bölgesi ve Litani'nin kuzeyinde yer alan batı Bekaa'daki köylere yönelik tam tahliye uyarılarının kapsamının genişletilmesiyle aynı eş zamanlı olarak gelen en geniş çaplı tırmanış oldu.

Bu durum, Hizbullah'ın kuzey ve orta İsrail'e doğru 200 roket ve insansız hava aracı fırlatarak duyurduğu askeri tırmanışla aynı zamana denk geldi; grup, iki gün önce kuzey İsrail sakinlerine verilen tahliye emirlerini uyguladığını iddia etti. Eş zamanlı olarak, grup İran füzeleriyle birlikte fırlatılan roketlerle İsrail hava savunma mevzilerini hedef aldı; bu taktik, geniş çapta dikkat dağıtma taktiği olarak yorumlandı.

Diğer yandan Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, "Savaş ve barış kararını yeniden tesis etme ve daha fazla kayıp, yıkım ve yerinden edilmeden başka bir şey kazanmadığımız yeni destek macerasına son verme konusundaki duruşumuzdan geri dönüş yok" ifadelerini kullandı.


ABD'nin verdiği "geçici" lisans, ülkelerin denizde sıkışıp kalan Rus petrolünü satın almasına olanak tanıyor

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Beyaz Saray'da (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Beyaz Saray'da (AP)
TT

ABD'nin verdiği "geçici" lisans, ülkelerin denizde sıkışıp kalan Rus petrolünü satın almasına olanak tanıyor

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Beyaz Saray'da (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Beyaz Saray'da (AP)

ABD Hazine Bakanlığı, küresel petrol arzını artırmak amacıyla, denizde sıkışmış durumdaki Rus petrolünü ülkelerin satın almasına izin veren geçici bir lisans verdi.

ABD Hazine Bakanlığı internet sitesine göre ABD lisansı, gemilere yüklenen ham petrol ve petrol ürünlerinin 12 Mart'tan 11 Nisan Doğu Saatiyle 00:01'e kadar satışına izin veriyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, bu kısa vadeli önlemin yalnızca halihazırda taşınmakta olan petrolü kapsadığını ve Rus hükümetine önemli bir mali fayda sağlamayacağını belirterek, petrol fiyatlarındaki geçici artışın kısa vadeli ve geçici bir aksaklık olduğunu, ancak uzun vadede ABD ekonomisine "muazzam bir fayda" sağlayacağını kaydetti.