Irak'ta yerinden edilmiş 600 bin aile ‘asıl ikamet yerlerine geri döndü’

Eski Musul'da DEAŞ'ın yerleştirdiği mayınları temizlemek için çalışma yürütülüyor (Reuters)
Eski Musul'da DEAŞ'ın yerleştirdiği mayınları temizlemek için çalışma yürütülüyor (Reuters)
TT

Irak'ta yerinden edilmiş 600 bin aile ‘asıl ikamet yerlerine geri döndü’

Eski Musul'da DEAŞ'ın yerleştirdiği mayınları temizlemek için çalışma yürütülüyor (Reuters)
Eski Musul'da DEAŞ'ın yerleştirdiği mayınları temizlemek için çalışma yürütülüyor (Reuters)

Irak’ta DEAŞ'ın askeri yenilgisi ve ülke topraklarından sürülmesinin üzerinden yaklaşık 5 yıl geçmesine rağmen yerinden edilme sorunu hala devam ediyor. Bu sorun Bağdat ve Kürdistan bölgesindeki hükümet yetkililerine ve göç ve yerinden edilme sorunuyla ilgilenen bazı uluslararası kuruluşlara meydan okuyor.
Irak Göç ve Göçmenler Bakanlığı Sözcüsü Ali Abbas Cahakir, evlerinden edilen ailelerin toplam sayısının 900 bine ulaştığını belirtirken, bunların yaklaşık 600 bini asıl ikamet yerlerine geri döndü. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, 5 milyon kişinin ülkelerine geri gönderilmesine katkıda bulunulduğunu açıkladı.
Cahakir, Şarku'l Avsat'a şunları söyledi:
 "Bugün, Kürdistan bölgesinin valiliklerinde 26 göçmen kampımız var; Duhok'ta 16, Erbil'de 6, Süleymaniye'de 4 kamp ve Musul'da bir kamp ve rehabilitasyon merkezimiz var. Halen bu kamplarda yaşayan toplam aile sayısı 37 bin; her yaştan kişi sayısı ise 170 binden fazla.”
Haziran 2014'te DEAŞ'ın yükselişinin ardından ülkenin batı ve kuzey illerinde çatışma bölgelerinden yerinden edilen ailelerin toplam sayısına ilişkin olarak Cahakir, “Göç Bakanlığı tarafından teyit edilen resmi veriler 900 bin ailenin yerinden edildiğini gösteriyor. Resmi verilerimize göre 600 bin aile asıl ikamet yerlerine döndü. Ancak geri dönmeyen ailelerin sayısı 300 bin; bu ailelerin çoğu özellikle de Ezidi, Türkmen, Şabak ve Hıristiyan azınlıklar diaspora nedeniyle Irak’tan ayrıldı. Çeşitli nedenlerle resmi dönüşlerini kaydetmeyen çok sayıda geri dönen göçmen de var” ifadelerini kullandı.
Daha önceki zamanlarda, Göç Bakanlığı yerinden edilenleri evlerine dönmeye zorlamayı reddetmiş ve onlara kamplarda kalma ya da geri dönme arasında seçim yapma hakkı tanımıştı. Kamplarda kalan yerinden edilmiş kişiler yaşadıkları acılara rağmen, çoğu misilleme korkusu ya da asıl ikamet ettikleri yerde bir ev ya da iş fırsatı bulamamak gibi farklı nedenlerle kalmayı tercih ediyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) dün, "yerinden edilmiş 5 milyon Iraklının bölgelerine geri dönüşüne" katkıda bulunulduğunu açıkladı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın Irak Temsilcisi Zeyna Ali Ahmed dün Irak Haber Ajansı'na şunları söyledi:
“Irak birçok kriz ve savaş yaşadı. Bu durum, birçok savaş kalıntısının oluşmasına yol açtı. 5 ilde yerel yönetimin desteğiyle ve İngiltere ve Kanada dahil 30 bağışçı ülkenin katılımıyla UNDP projesi start aldı. Projenin bir bölümü mayın temizleme ile ilgili askeri güçle koordinasyonu sağlamayı amaçlıyor. Birleşmiş Milletler bünyesinde mayın temizleme ile ilgili bir örgüt bulunuyor. Mayınları temizlemeden altyapıyı iyileştirme süreci gerçekleşemez.”



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.