Litvanya, Rus ürünlerinin Kaliningrad'a geçişini engellemeyi sürdürecek mi?

Avrupa Birliği, transit geçişlerle ilgili tavsiyelerini yeniden değerlendiriyor

Litvanya, yaptırım uygulanan ürünlerin Kaliningrad'a transit geçişini engelleyerek yeni ‘bir kriz alanına’ dönüştü. (EPA)
Litvanya, yaptırım uygulanan ürünlerin Kaliningrad'a transit geçişini engelleyerek yeni ‘bir kriz alanına’ dönüştü. (EPA)
TT

Litvanya, Rus ürünlerinin Kaliningrad'a geçişini engellemeyi sürdürecek mi?

Litvanya, yaptırım uygulanan ürünlerin Kaliningrad'a transit geçişini engelleyerek yeni ‘bir kriz alanına’ dönüştü. (EPA)
Litvanya, yaptırım uygulanan ürünlerin Kaliningrad'a transit geçişini engelleyerek yeni ‘bir kriz alanına’ dönüştü. (EPA)

Rusya'nın derinliklerinden gelen trenler, Kaliningrad'a birkaç metre mesafede, Litvanya'nın Kybartai kasabasında durmak zorunda kalıyor. Litvanya sınır muhafızları, yolcu veya ticari mal yüklü trenleri dikkatle teftiş ediyor. Muhafızlar, bu trenlerin, Ukrayna savaşı dolayısıyla Avrupa Birliği’nin yaptırım listesinde yer alan yasaklı ürünleri Kaliningrad’a taşıyıp taşımadığını kontrol ediyor. Eğer yasaklı bir ürüne rastlarlarsa trenin geçişine izin vermiyorlar.  
Ukrayna savaşı nedeniyle, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımlarının 18 Haziran'da yürürlüğe girmesinden bu yana Litvanya, yaptırım uygulanan ürünlerin Kaliningrad'a transit geçişini engelleyerek yeni ‘bir kriz alanına’ dönüştü. Kalilingrad Rusya’nın diğer bölgeleriyle sınırlarının olmaması açısından benzersizdir, sadece Polonya ve Litvanya’ya komşu olan kentin Baltık Denizi’ne sınırı bulunuyor. Vilnius, Rusya’dan Kalilingrad’a gelen ürünlerin sadece yüzde 1’inin ‘yaptırım listesinde’ yer aldığını söylüyor, öte yandan Rusya Litvanya’yı Kalilingrad’ı 'abluka altına almakla’ itham ediyor. Litvanya'nın Avrupa Birliği'nin (AB) yaptırım listesinde olan bazı malların toprakları üzerinden Kaliningrad'a transit geçişini engelleme kararı alması, Rusya ile Litvanya’yı karşı karşıya getirdi. Rusya, kendi toprak parçası Kaliningrad'a ancak Litvanya üzerindeki demir yolundan ulaşabiliyor. Rusya'yla kara bağlantısı olmayan Kaliningrad, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda savaşı kaybeden Almanya'dan alınarak Rusya toprağı haline getirilmişti. Rusya ve Litvanya arasında, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından ‘serbest geçiş anlaşması’ imzalandı. Baltık Denizi'ne açılan bölgenin Moskova için stratejik önemi oldukça büyük. Şu anda hala nüfusunun ciddi bir bölümü Alman olsa da ikinci dünya savaşının ardından nüfus mübadeleleri ile bölgeye çok sayıda Rus yerleştirilmişti. Kaliningrad'ın coğrafi konumu hem stratejik hem de askeri anlamda Moskova’ya avantajlar sağlarken, bölge aynı zamanda Rusya'nın Baltık Denizi'ndeki yıl boyu donmayan tek limanını da içeriyor. Litvanya şu anda ‘yaptırımlar kapsamında’ kömür, metal, inşaat ve teknoloji malzemelerinin geçişine izin vermiyor, ancak bu liste aşamalı olarak genişleyebilir, altın ve enerji kaynaklarına uzanabilir. Avrupa Birliği’nin yaptırımları, bazı ürünlerin Rusya’dan Birlik topraklarına girmesini engellemeyi hedefliyor, fakat Litvanya bu kuralı Kalilingrad’a da uygulama yoluna gitti. Söz konusu uygulamaları ‘abluka girişimi’ olarak değerlendiren Rusya, ikili anlaşmaları ihlal ettiğini öne sürdüğü Litvanya'yı "ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabileceği" yönünde uyardı. Avrupa Birliği, transit malların yaptırımlardan muaf tutulup tutulmayacağına karar vermek için bu yaptırımların uygulanmasına ilişkin direktiflerini gözden geçiriyor olsa da Litvanya engelleme kararını savunuyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda birkaç gün önce yaptığı açıklamada, ‘’Topraklarımızdan geçen yasaklı ürünleri alıkoyacağız, yasaklı ürünlerin transit geçiş serbestisinden söz edilemez’’ dedi. 
Litvanya, Ukrayna’ya ateşli bir biçimde destek veren ülkelerin başında geliyor. Resmi dayanışmanın yanı sıra sosyal bir dayanışma da söz konusu, sokaklarda ve binaların üstünde sıklıkla Ukrayna bayraklarına rastlayabiliyorsunuz. Litvanya Meclisi’nin önünde de ulusal bayrağın yanı sıra Ukrayna bayrağının asılı olması dikkati çekiyor. Savunma Bakanlığı’nın ana binasında da dev bir Ukrayna bayrağı asılı.  
Vilnius'taki Doğu Avrupa Araştırmaları Enstitüsü araştırmacılarından Andrius Proçoranko, Şarku'l Avsat'a yaptığı değerlendirmede, Litvanya'nın Avrupa Birliği'nden Rusya'ya karşı yaptırımlar konusunda aldığı tavsiyelerin ‘yoruma açık olduğunu’ ve transit mallar için geçerli olmadıkları yönünde değerlendirilebileceğini, ancak Litvanya’nın, ‘katı bir yorumlamayı’ tercih ettiğini söyledi. Brüksel'in bazı transit malları yaptırımlardan muaf tutmayı düşünmesine rağmen Litvanya hükümetinin ‘engelleme kararında ısrar ettiğini’ söyleyen Prochoranko, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Litvanya Rusya'ya taviz vermek istemiyor çünkü herhangi bir taviziz daha fazla taviz gerektireceğine inanıyor. Almanya, transit ürünler için istisna çıkarılmasını istiyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Vilnius'un kararından duyduğu memnuniyetsizliği dile getirerek, ‘Rusya'ya ait iki bölgeden bahsediyoruz’ demişti. Litvanya istisna taraftarı olmasa da Almanya’ya karşı gelmeyi göze alamayacaktır.”  
Rusya, ürünlerinin Kaliningrad'a geçişini engelleme kararından vazgeçmezse, Litvanya’yı ‘açıkça ilan etmediği’ sonuçlarla yüzleşebileceği yönünde tehdit etti. Ancak Vilnius'un bu tehditleri ciddiye almadığı ve Rusya’nın yanıt seçeneklerinin sınırlı olduğuna inandığı açık. Litvanya Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Este Lilikaiti, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Silahlı kuvvetlerin tatbikatları olağan seyrinde devam ediyor, mevcut jeopolitik durum nedeniyle ek savunma önlemlerine başvurmadık’’ dedi. Kalilingrad sınırındaki birliklerin güçlendirilip güçlendirilmediği sorusunu ise; “Teyakkuz halindeyiz, müttefik ülkelerle koordineli olarak bölgenin güvenliğini yakından takip ediyoruz ve zorlukları gerçekçi bir şekilde değerlendiriyoruz. Sınırdaki durum stabil, bu nedenle Kaliningrad bölgesine ek bir kuvvet gönderilmedi’’ diye yanıtladı. Sözcü Lilikaiti, NATO’nun Litvanya’ya ‘güvenlik önlemleri kapsamında’ ek birlikler gönderdiğini ve bu birliklerin ulusal orduyla birlikte askeri tatbikatlar düzenlediğini ifade etti. Ayrıca NATO’nun Ukrayna savaşının ardından Litvanya’ya ek hava savunma sistemleri gönderdiğini doğruladı.  
Litvanya’daki uzmanlar Rusya’nın ülkelerine yönelik herhangi bir askeri operasyon başlatma ihtimali olmadığını düşünüyor. Andrius Proçoranko; "Rusya şimdilerde Litvanya da dahil olmak üzere tüm komşularını tehdit ediyor. Bu nedenle, tehditlerden çok da korkmamalıyız, uzmanlara göre Rusya şu anda herhangi bir askeri operasyon yapmaktan aciz. Kalilingrad’da Ukrayna savaşından önce 40 bin Rus askeri vardı, şimdi bu sayının yaruya indiği tahmin ediliyor’’ diye konuştu. 
Rusya'nın Litvanya'ya deniz ablukası uygulama tehditlerini de gerçekçi bulmadığını söyleyen Proçoranko, Rusya’nın, Litvanya mallarının Belarus ya da doğudaki diğer geçişini engelleyebileceğini ve bir ihtimal iç siyasete müdahil olabileceğini değerlendirdi. Rusların son iki haftada olduğu gibi ‘siber saldırılarını’ yoğunlaştırabileceği tahmininde bulunan Proçoranko, ‘’Rus korsanların yaptığı siber saldırıları Rusya resmi olarak üstlenmedi, şimdiye kadar çok ciddi saldırılar olmadı ancak zzaf noktaları ortaya çıktı. Ruslar sistematik olarak bir saldırıda bulunursa ülke altyapısında ciddi zarar verebilir’’ dedi.  
Litvanya hükümetinden geçen hata yapılan açıklamada, Rus hükümetinin Vilnius'un belirli malların Kaliningrad'a demiryolu taşımacılığına getirdiği kısıtlamaları protesto etmesinden günler sonra, muhtemelen Moskova'dan başlatılan yoğun bir siber saldırıdan etkilendiğini duyurmuştu. Şarku’l Avsat’a bilgi veren Litvanya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Osra Fatkevikeot, siber saldırıların yaklaşık iki hafta sürdüğünü ve bir dizi web sitesini kısa süreliğine kesintiye uğrattığını, ancak kalıcı hasara yol açmadığını söyledi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü, yakın zamanda daha ‘yıkıcı’ saldırılar beklediklerini ve bu nedenle özel sektörü, acil önlemler almaları yönünde uyardıklarını belirtti.  
Litvanya Savunma Bakanlığı Siber Savunma Birimi Başkanı Jonas Skardinskas,  bu tür saldırıların “yeni olmadığını ve bir süredir benzer saldırılara maruz kaldıkları için hazırlıklı olduklarını belirtti ve savunmalarının güçlü olduğunu vurguladı. Skardinskas, ‘’Bu son saldırıların farkı, birkaç hedefe yönelmiş olmaları ve uzun sürmeleriydi. Birimlerimiz muhtemel saldırıları engellemek için teyakkuz halindedir.’’ dedi.  



İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor... ABD alarma geçti

Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
TT

İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit ediyor... ABD alarma geçti

Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)
Brüksel'de Avrupa dışişleri bakanları arasında İran konusunda yapılan görüşmelerden, (EPA)

İran ile Batı arasında hem askeri hem de diplomatik cephelerde gerilim tırmanırken, Tahran dün ABD'nin askeri hazırlığının artmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nı kapatmakla tehdit etti. Avrupa Birliği ise İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nu terör örgütü olarak ilan etti.

İran ordusu dün, Hürmüz Boğazı'nda canlı atış tatbikatları yapılacağı yönündeki NOTAM’la eş zamanlı olarak, savaş cephaneliğine 1000 stratejik insansız hava aracı (İHA) eklediğini duyurdu. Keyhan gazetesi, boğazın kapatılması olasılığını gündeme getirerek, böyle bir adımın "yasal bir hak" olduğunu savundu.

Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran konusundaki kararını beklerken, muhrip gemileri ve bir uçak gemisi de dahil olmak üzere ek takviye birlikleri konuşlandırdı.

Brüksel'de, AB dışişleri bakanları İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun terör örgütleri listesine alınmasını onayladı.

Tahran, Arakçi'nin Ankara ziyaretinin arifesinde, bölgedeki gerilimleri azaltmak amacıyla bölgedeki ülkelerle temaslarını yoğunlaştırdı.


Uygur kamplarını ifşa eden Çinli, ABD’de sığınma hakkı kazandı

Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
TT

Uygur kamplarını ifşa eden Çinli, ABD’de sığınma hakkı kazandı

Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)
Uluslararası kamuoyu, Uygurların tutulduğu gözaltı kamplarının kapatılması çağrısında bulunmuştu (AP)

Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde gizlice görüntü çeken Guan Heng'e ABD'de sığınma hakkı tanındı. 

New York şehrinde 28 Ocak'ta düzenlenen duruşmada yargıç Charles Ouslander, Guan'ın Çin'e geri gönderilmesi halinde zulüm göreceğine dair "haklı bir korkusu" olduğunu söyleyerek kendisine sığınma hakkı tanınmasına karar verdi. 

38 yaşındaki Çinli, Sincan'da Uygurların tutulduğu gözaltı merkezleriyle bölgedeki yoğun güvenlik uygulamalarının görüntülerini 2020'de çekmişti. 

Yaklaşık 20 dakikalık videoları yayımladıktan sonra tutuklanma korkusuyla ülkeyi 2021'de terk etmiş, Hong Kong'dan Ekvador'a oradan da Bahamalar'a geçip küçük bir şişme botla ABD'ye ulaşarak iltica başvurusunda bulunmuştu. 

Guan, geçen yıl ağustosta Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekipleri tarafından New York'ta yakalanıp gözaltına alınmıştı. 

Donald Trump yönetimi, Guan'ın Uganda'ya sınır dışı edileceğini duyurmuş, insan hakları örgütleri de karara tepki göstermişti. 

New York Times'ın aktardığına göre Guan henüz serbest bırakılmadı. İç Güvenlik Bakanlığı'nın mahkeme kararına itiraz etmeyi planladığı, bu süre zarfında Çin vatandaşının gözaltında tutulacağı belirtiliyor. 

Guan, videokonferans yöntemiyle katıldığı duruşmada Bahamalar'dan Florida'ya geçerken yaşamını yitirebileceği için videoyu YouTube'dan yayımlama kararı aldığını söyledi. Görüntüleri paylaşmasının ardından, Çin'de yaşayan babasının polis tarafından üç kez sorgulandığını ifade etti. 

Guan'ın avukatı Chen Chuangchuang, ABD'nin müvekkiline sığınma hakkı sağlamakta "ahlaki ve hukuki bir sorumluluğu" olduğunu vurguladı. 

Göçmenlere karşı sert uygulamalarıyla gündemden düşmeyen Trump yönetiminde iltica başvuruları da iyice zorlaştı. 

ABD merkezli kâr amacı gütmeyen Mobile Pathways'in derlediği federal verilere göre, sığınma başvurularının onaylanma oranı 2010-2024'te yüzde 28 iken, bu oran geçen yıl yüzde 10'a kadar geriledi. 

Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde zorla çalıştırma, işkence ve "yeniden eğitim kampı" adı altında alıkoyma suçlamalarıyla karşı karşıya.

İnsan hakları örgütleri, bölgedeki yaklaşık 1 milyon kişinin zorla toplama kamplarına ve hapishanelere yerleştirildiğini öne sürüyor. ABD de Uygurlara yönelik muameleyi "soykırım" diye niteliyor.

Pekin yönetimiyse iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunuyor.

Independent Türkçe, Guardian, New York Times


Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine dair üç senaryo

Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
TT

Rusya-Ukrayna savaşının geleceğine dair üç senaryo

Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)
Analize göre Ukrayna, piyade açığını insansız hava araçlarıyla (İHA) kapatmaya çalışıyor (Reuters)

ABD arabuluculuğundaki ateşkes müzakerelerinden henüz sonuç çıkmazken, Rusya ve Ukrayna karşılıklı saldırıları sürdürüyor. 

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade ediliyor. Ukrayna içinse bu rakam 600 bin civarında. 

Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılıyor.

Wall Street Journal, bu yıl savaşın gidişatını değiştirebilecek üç senaryoyu inceledi.

Savaş sürecek, müzakereler devam edecek

Analize göre en muhtemel senaryo, görüşmelerin sonuçsuz kalırken savaşın 5. yılında da devam etmesi. 

Trump yönetimi, müzakereler kapsamında Donbas’ın geri kalanının Rusya’ya verilmesi halinde ateşkes sağlanabileceğini savunuyor ancak Kiev yönetimi toprak tavizine yanaşmıyor. 

Eski Ukrayna Savunma Bakanı Andriy Zahorodniyuk, “Ukrayna halkı, ABD öncülüğündeki görüşmelere büyük şüpheyle yaklaşıyor” diyor. 

Rusya'daki her askeri, endüstriyel ve siyasi gelişmenin savaşın süreceğini işaret ettiğini, Donbas’ın Moskova tarafından işgali tekrar başlatmak için kullanılabileceğini savunuyor. 

Ukrayna geri adım atacak

Yıllardır savaşan Ukrayna ordusunun gücünün nihayetinde tükenmesi de savaşın gidişatını belirleyecek olasılıklar arasında yer alıyor. 

Ukrayna ordusu, piyade açığını drone geliştirerek kapatmaya çalışsa da bu, Rusya’nın yıpratma taktikleri ve yoğun cephe saldırılarına karşı yeterli olmayabilir. 

Berlin merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Rusya Avrasya Merkezi'nin direktörü Alexander Gabuev, şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Yıpratma savaşları önce yavaş yavaş, sonra da aniden kaybedilebilir.

Askeri tarihçiler de I. Dünya Savaşı'nın sonunda Alman ordusunun, çatışmanın büyük bir bölümünde taktiksel üstünlüğüne rağmen yorgun düştüğünü hatırlatıyor.

Rusya saldırıları durduracak 

Analize göre Rus ekonomisi hem Batı yaptırımlarının hem de savaşın etkisiyle güçlük çekiyor.

Ukrayna’nın petrol rafinerilerine yönelik uzun menzilli saldırıları ve ABD’yle Avrupa’nın “gölge filoya” karşı aldığı önlemler de Kremlin’in enerji sektöründen elde ettiği gelirlere darbe vurdu. 

Rus iş insanları da savaşın ekonomiyi kötü etkilediğini, Moskova’yı parça tedariki ve petrol alımında Çin’e bağımlı hale getirdiğini söylüyor. 

Analizde, daha sıkı yaptırımlarla ekonomiye yük bindirilmesi halinde Rusya’nın savaşı uzatma kapasitesinin de zayıflayabileceği yorumu yapılıyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times