Türkiye, nüfus büyüklüğüne göre 195 ülke arasında 18. sırada

Türkiye, 84 milyon 680 bin 273 kişilik nüfusuyla nüfus büyüklüğüne göre 195 ülke arasında 18. sırada yer alırken, dünya toplam nüfusunun yüzde 1,1'ini oluşturdu.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Türkiye, nüfus büyüklüğüne göre 195 ülke arasında 18. sırada

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından 2022 yılı için Dünya Nüfus Günü'nün teması olarak belirlenen "fırsatlardan yararlanmak, herkes için haklar ve seçenekler sağlamak" mesajı çerçevesinde Türkiye'deki nüfus gruplarının mevcut durumlarına ilişkin verileri açıkladı.
TÜİK'in Dünya Nüfus Günü bültenine göre, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından 1989 yılında dünya nüfusunun 5 milyar insana ulaştığı "11 Temmuz 1987" tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edildi. Bu özel günde UNFPA tarafından her yıl nüfusa ilişkin önemli konuları ele alan bir tema belirlenerek buna ilişkin farkındalık oluşturmaya yönelik çalışmalar yapılıyor.
Dünya nüfusu 1999'da 6 milyara ve 2011 yılında 7 milyara ulaştı. Kasım 2022 itibarıyla dünya nüfusunun 8 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. UNFPA, ideal bir dünyada haklar ve seçeneklerle güçlendirilmiş daha sağlıklı toplumlar için 8 milyar insanın, 8 milyar fırsat anlamına geleceğine işaret ediyor.
Nüfusa değil insanlara odaklı çalışmalar yapılmasının önemi vurgulanırken, çözümün az ya da çok insan değil tüm insanlar için (kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar, engelliler, mülteciler, göçmenler dahil) fırsatlara daha fazla ve eşit erişimden geçtiği belirtiliyor.
Demografik dayanıklılığı sağlamanın en iyi yolunun, bireylerin üreme hakları ve seçimleri de dahil olmak üzere insan haklarını desteklemekten geçtiği ve giderek birbirine bağlanan bir dünyada demografik olarak çeşitlilik gösteren ülkeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.

Türkiye, nüfus büyüklüğüne göre 18'inci sırada
Birleşmiş Milletlerin değerlendirmelerine göre, 2021 yılı için dünya nüfusunun 7 milyar 874 milyon 965 bin 732 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminler çerçevesinde en fazla nüfusa sahip ülke, 1 milyar 444 milyon 216 bin 102 kişiyle Çin olurken, bu ülkeyi 1 milyar 393 milyon 409 bin 33 kişiyle Hindistan, 332 milyon 915 bin 74 kişiyle ABD izledi. Bu 3 ülke dünya toplam nüfusunun yüzde 40,3'ünü oluşturuyor.
Türkiye, 84 milyon 680 bin 273 kişiyle nüfus büyüklüğüne göre 195 ülke arasında 18. sırada yer alırken, Türkiye nüfusu toplam dünya nüfusunun yüzde 1,1'ini oluşturuyor.

Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülke Nijer
Ülkelerin toplam nüfusları içindeki 0-17 yaş grubu çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip ülke yüzde 56,4 ile Nijer oldu. Bu ülkeyi yüzde 53,8 ile Mali ve yüzde 53,2 ile Çad izledi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülke yüzde 14,9 ile Singapur olarak kayıtlara geçti. Bu ülkeyi yüzde 15 ile Japonya ve Kore Cumhuriyeti, yüzde 15,7 ile İtalya takip etti.
Çocuk nüfus oranı dünya ortalaması, 2021 yılında yüzde 30 oldu. Türkiye'deki çocuk nüfus oranının yüzde 26,9 ile dünya çocuk nüfus ortalamasının altında kaldığı görüldü.

Türkiye'nin çocuk nüfus oranı AB ülkelerinden yüksek
Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip ülkelerin yüzde 24,5 ile İrlanda, yüzde 21,1 ile Fransa ve yüzde 21 ile İsveç olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 15,7 ile İtalya, yüzde 15,9 ile Portekiz ve yüzde 16,5 ile Yunanistan oldu.
Türkiye'nin çocuk nüfus oranının yüzde 26,9 ile AB üyesi ülkelerin çocuk nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.

Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke Orta Afrika Cumhuriyeti
Ülkelerin toplam nüfusları içindeki 15-24 yaş grubu genç nüfus oranları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek genç nüfus oranına sahip ülke yüzde 22,6 ile Orta Afrika Cumhuriyeti oldu. Bu ülkeyi yüzde 22,1 ile Afganistan ve yüzde 21,5 ile Nepal izledi.
Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülke yüzde 8,3 ile Letonya olarak kayıtlara geçerken, bu ülkeyi yüzde 9 ile Bulgaristan, Litvanya ve Çekya, yüzde 9,1 ile Slovenya ve Estonya takip etti.
Genç nüfus oranı dünya ortalaması ise 2021 yılında yüzde 15,4 oldu. Türkiye, yüzde 15,3 olan genç nüfus oranıyla dünya genç nüfus ortalamasının hemen altında bulunuyor.
AB üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin yüzde 13,5 ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, yüzde 12,4 ile İrlanda ve yüzde 12,2 ile Danimarka olduğu görüldü.

Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke Japonya
Ülkelerin toplam nüfusları içindeki 65 ve daha yukarı yaştaki yaşlı nüfus oranları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip olan ülke yüzde 28,7 ile Japonya oldu. Bu ülkeyi yüzde 23,6 ile İtalya ve yüzde 23,1 ile Portekiz izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu ülke yüzde 1,4 ile Birleşik Arap Emirlikleri iken bu ülkeyi yüzde 1,9 ile Katar ve yüzde 2 ile Uganda takip etti.
Yaşlı nüfus oranı dünya ortalaması 2021 yılında yüzde 9,6 oldu. Türkiye'nin yaşlı nüfus oranının yüzde 9,7 ile dünya yaşlı nüfus ortalamasının hemen üzerinde olduğu görüldü.
AB üyesi 27 ülkenin yaşlı nüfus oranları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ülkeler yüzde 23,6 ile İtalya, yüzde 23,1 ile Portekiz ve yüzde 23 ile Finlandiya olarak kayıtlara geçti. En düşük yaşlı nüfus oranına sahip ülkeler ise yüzde 14,6 ile Lüksemburg, yüzde 14,7 ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, yüzde 14,9 ile İrlanda olarak sıralandı.
Türkiye'nin yaşlı nüfus oranının yüzde 9,7 ile AB üyesi 27 ülkenin yaşlı nüfus oranlarından daha düşük olduğu kayıtlara geçti.
Buna göre, ülkelerin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip ülke, 6,51 çocuk ile Nijer oldu. Bu ülkeyi 5,66 çocuk ile Somali ve 5,46 çocuk ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Mali izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu ülke, 1,08 çocuk ile Kore Cumhuriyeti olarak belirlendi. Bu ülkeyi 1,22 çocuk ile Bosna Hersek ve 1,24 çocuk ile Singapur takip etti.
Toplam doğurganlık hızı dünya ortalaması, 2021 yılında 2,42 çocuk oldu. Türkiye'nin toplam doğurganlık hızının 1,70 çocuk ile dünya ortalamasının altında kaldığı görüldü.
AB üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip ülke, 1,85 çocuk ile Fransa oldu. Bu ülkeyi 1,84 çocuk ile İsveç ve 1,79 çocuk ile İrlanda izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu ülke, 1,26 çocuk ile Yunanistan olarak kayıtlara geçti. Bu ülkeyi 1,30 çocuk ile İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 1,35 çocuk ile Portekiz izledi. Toplam doğurganlık hızı 2021 yılında 1,70 olan Türkiye, AB üyesi ülkeler arasında 7. sırada yer aldı.

Erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke İsviçre oldu
Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2020-2025 dönemi için doğuşta beklenen yaşam süresinin dünya genelinde 73,2, erkekler için 70,8 ve kadınlar için 75,6 yıl olduğu görüldü.
Ülkelerin aynı dönemde doğuşta beklenen yaşam süreleri incelendiğinde, erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke, 82,4 yıl ile İsviçre oldu. Bu ülkeyi 82,2 yıl ile İzlanda ve 82,1 yıl ile Avustralya ve Singapur izledi. Erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülke, 52,2 yıl ile Orta Afrika Cumhuriyeti olarak kayıtlara geçti. Bu ülkeyi 52,5 yıl ile Lesotho ve 53,7 yıl ile Çad takip etti.
Türkiye'nin erkekler için 75,6 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin dünya ortalamasından yüksek olduğu görüldü.
AB üyesi 27 ülkenin erkekler için doğuşta beklenen yaşam süreleri incelendiğinde, 2020-2025 dönemi erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke, 81,9 yıl ile İtalya oldu. Bu ülkeyi 81,7 yıl ile İsveç ve 81,4 yıl ile Malta izledi.
Erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülke, 70,8 yıl ile Letonya oldu. Bu ülkeyi 71 yıl ile Litvanya ve 72,1 yıl ile Bulgaristan takip etti. Türkiye'nin erkekler için doğuşta beklenen yaşam süresinin AB üye ülkeleri ortalamasından düşük olduğu görüldü.

Türkiye'de kadınlar için beklenen yaşam süresi dünya ortalamasından yüksek
Kadınlar için doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke, 88,1 yıl ile Japonya oldu. Bu ülkeyi 86,7 yıl ile İspanya ve 86,4 yıl ile Kore Cumhuriyeti izledi.
Doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülke, 56,6 yıl ile Orta Afrika Cumhuriyeti olarak kayıtlara geçti. Bu ülkeyi 56,7 yıl ile Çad ve 56,8 yıl ile Nijerya ve Sierra Leone takip etti. Türkiye'nin kadınlar için 81,2 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin dünya ortalamasından yüksek olduğu gözlendi.
AB üyesi 27 ülkenin kadınlar için doğuşta beklenen yaşam süreleri incelendiğinde, 2020-2025 dönemi kadınlar için doğuşta beklenen yaşam süresinin en yüksek olduğu ülke, 86,7 yıl ile İspanya oldu. Bu ülkeyi 86 yıl ile İtalya ve 85,8 yıl ile Fransa izledi. Doğuşta beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülke, 79,1 yıl ile Bulgaristan olarak belirlendi. Bu ülkenin ardından 79,9 yıl ile Romanya ve 80,4 yıl ile Letonya geldi.
Türkiye'nin kadınlar için 81,2 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresinin AB üye ülkeleri ortalamasından düşük olduğu görüldü.



Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
TT

Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)

ABD ve Çin arasındaki Panama Kanalı tartışması, Hong Kong merkezli CK Hutchison şirketiyle ilgili verilen kararın ardından tekrar alevleniyor. 

Panama Yüksek Mahkemesi'nin sitesinde dün gece açıklanan kararda, CK Hutchison'ın liman sözleşmesinin "Anayasa'ya aykırı olduğu" hükme bağlandı.  

Çinli iş insanı Li Ka-shing'in sahibi olduğu şirket, kanalın her iki yakasında da tesise sahip. Balboa ve Cristobal adlı limanları işleten firma, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'in Panama Kanalı'nın kontrolünü ele geçirdiğini iddia etmesiyle başlayan diplomatik krizin ortasında kalmıştı. 

Buna çözüm olarak firma Panama Kanalı'nın iki yakasındaki stratejik limanlara ait hisselerini, Amerikan varlık yönetim şirketi BlackRock liderliğindeki konsorsiyuma 22,8 milyar dolar karşılığında satmayı 4 Mart'ta kabul etmişti.

Ancak Pekin, sert tepki gösterdiği satış işlemleri hakkında inceleme başlatmıştı. Ayrıca CK Hutchison Holdings'in limanlarla ilgili Panama yönetimine 300 milyon dolara yakın borcu olduğu da bildirilmişti.

New York Times (NYT) ve Wall Street Journal (WSJ), henüz tamamlanmayan anlaşmanın mahkeme kararından nasıl etkileneceğinin belirsiz olduğunu yazıyor. 

WSJ'nin analizinde, firmanın limanlardaki faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabileceğine dikkat çekiliyor. Şirketin, Yüksek Mahkeme kararına itiraz hakkı yok ancak kararla ilgili çeşitli açıklamalar isteyerek lisans iptal sürecini uzatabilir. 

Panama yönetiminin, lisans iptalinin ardından yeni ihale süreci başlatılana kadar limanları yönetmesi için bir şirketi görevlendirebileceği belirtiliyor.

Panama Yüksek Mahkemesi'nin kararında "siyasi baskının önemli rol oynadığı" savunuluyor. Kararın "Başkan Trump için Batı Yarımküre'deki güvenlik hedeflerinde bir zafer kazandırdığı, Çin'in ise bölgedeki etkisini zayıflattığı" ifade ediliyor. 

ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği baskında lider Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasıyla Çin'in halihazırda Latin Amerika'daki önemli bir müttefikini yitirdiği hatırlatılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times


İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
TT

İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a kara harekatı seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, İran'a saldırı seçenekleri arasında Amerikan komandolarının ülkeye gönderilmesinin yer aldığını söylüyor. 

Bu plana göre özel harekatçılar, ABD'nin haziranda düzenlediği saldırıda hasar görmeyen nükleer tesislere saldırı düzenleyecek. 

NYT, Amerikan komandolarının İran ve benzeri hedef ülkelere girerek nükleer tesisleri veya diğer stratejik değere sahip hedefleri vurmak için uzun süredir özel eğitim aldığını yazıyor. 

Analizde "en riskli seçenek" diye nitelenen alternatifle ilgili Beyaz Saray'ın net bir karara varmadığı aktarılıyor. 

Trump, önceden İran'a kara saldırısı hakkında çekincelerini dile getirmiş, 1979 İslam Devrimi'nin ardından patlak veren rehine krizini hatırlatmıştı. 

ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ni basan İranlılar, 52 Amerika vatandaşını 444 gün boyunca rehin tutmuştu. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, 1980'de Kartal Pençesi Operasyonu'nu başlatarak Delta Force birliklerini İran'a göndermiş, başarısız harekatta bir İranlı sivil ve 8 Amerikan askeri ölmüştü.

Trump, 11 Ocak'ta NYT'de yayımlanan söyleşisinde, Venezuela'ya düzenledikleri kara operasyonunun Carter'ın harekatı gibi başarısızlığa uğramadığını vurgulayarak övünmüştü. 

Amerikan gazetesinin analizine göre Pentagon'un Trump'a sunduğu seçenekler arasında, ülkedeki askeri ve güvenlik tesislerine saldırı düzenleyerek dini lider Ali Hamaney'in devrileceği koşulları oluşturmak da yer alıyor. 

İsrail ise hazirandaki saldırıların ardından İran'ın balistik füze programını büyük ölçüde yeniden inşa ettiğini savunuyor. Tel Aviv yönetimi, ABD'nin İran'a saldırması halinde Tahran'dan kuvvetli bir misilleme geleceğini düşünüyor. 

Bu nedenle İsrail'in, ABD'yle ortak operasyon düzenleyerek İran'ın balistik füze tesislerini vurmak istediği aktarılıyor.

Wall Street Journal'ın 28 Ocak'taki analizinde, Devrim Muhafızları'nın elinde İsrail'e ulaşabilecek yaklaşık 2 bin adet orta menzilli balistik füze ve önemli miktarda kısa menzilli füze stoku bulunduğu belirtilmişti.

Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.

İran devleti eylemlerdeki can kaybına dair ilk açıklamayı 21 Ocak'ta yapmıştı. Güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu. 

Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 6 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 bin 486 kişinin gözaltına alındığını savunmuştu.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal


Ukrayna ordusunda insan gücü eriyor: “2 milyon kişi asker kaçağı”

ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
TT

Ukrayna ordusunda insan gücü eriyor: “2 milyon kişi asker kaçağı”

ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)

Ukrayna ordusu, Rusya’ya karşı savaşacak asker bulmakta zorlanıyor. 

Wall Street Journal’ın analizinde, Ukrayna açısından bu yıl savaşın gidişatını belirleyecek en önemli unsurlar arasında insan gücünün yer aldığı belirtiliyor. 

Genç askerleri hızlı şekilde yetiştirip cepheye göndermek için tasarlanan "Sözleşme 18-24" programının, deneyimsiz kişileri tehlikeli savaş bölgelerine göndererek önemli kayıplara yol açtığına dikkat çekiliyor. 

18 yaşına girdiği gibi yoğun çatışmaların yaşandığı Pokrovsk cephesine gönderilen Kirilo Horbenko’nun ekimde ölmesi de buna örnek gösteriliyor. Genç asker sadece 6 ay görev yapabilmiş.

Program, genç askerlere yüksek maaş ve üniversite kontenjanı dahil çeşitli avantajlar sunarken, karşılığında 6 aylık askeri eğitim veriyor.

18 yaşındaki Vıyaçeslav Malets de ailesinin isteğine karşı gelerek geçen yıl Almanya'dan memleketi Ukrayna'ya dönüp savaşa girdi. Programa katılan ilk asker olan Malets, cephedeki hizmetlerinden dolayı Devlet Başkanı Volodimir Zelenski tarafından eylülde madalyayla ödüllendirildi.

Ancak genç savaşçı, bir ay sonra Pokrovsk cephesinde mayına basarak yaşamını yitirdi. 

Bu gelişmelerin ardından program, 18-24 yaşındaki gençleri cepheden uzaktaki drone operasyonu görevlerine yönlendirmeye başladı.

14 Ocak’ta göreve başlayan Savunma Bakanı Mihaylo Federov, bu pozisyondaki ilk açıklamasında insan gücü sıkıntısına dikkat çekmiş, 2 milyon Ukraynalının askerlikten kaçtığını söylemişti.

Ayrıca 200 binden fazla askerin firar ettiğini, bunun Ukrayna ordusunun beşte birine tekabül ettiğini vurgulamıştı. 

Ukrayna'nın cephe hatlarını düzenli olarak ziyaret eden ABD merkezli düşünce kuruluşu Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nden Rob Lee, şunları söylüyor: 

İnsan gücü, 2026’da Ukrayna'nın savaş alanında nasıl bir performans göstereceğini belirleyecek en önemli unsur. Bu, aynı zamanda Rusya'nın ne kadar ilerleyebileceğini de belirleyecek.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade ediliyor. Ukrayna içinse bu rakam 600 bin civarında. 

Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times