Almanya'da göç düzenlemesi kabul edildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Almanya'da göç düzenlemesi kabul edildi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Almanya'da hükümet, göç paketi adlı düzenlemeyi kabul etti.
İçişleri Bakanlığı tarafından Bakanlar Kuruluna sunulan göç paketinde oturma izni fırsatının getirilmesi, vasıflı işçilerin göçünün kolaylaştırılması, entegrasyon kurslarına doğrudan erişim ve suçluların daha tutarlı bir şekilde sınır dışı edilmesi gibi konular yer alıyor.
Federal İçişleri Bakanı Nancy Faeser, düzenlediği basın toplantısında, ikamet hakkı ile bir bakış açısı değişikliği yaptıklarını belirterek, "İyi entegre olmuş insanların ülkemizde iyi fırsatlara sahip olmasını istiyoruz. Bunu ikamet hakkı ile hallediyoruz. Önceki uzun süreli tolerans uygulamasını sona erdirmek istiyoruz. Bununla, zaten toplumumuzun bir parçası haline gelen insanlar için bürokrasi ve güvensizliğe de son veriyoruz. Suç işleyen veya kimliğine ilişkin bilgi vermeyi inatla reddeden herkes, kalma hakkından yoksundur" dedi.
Birçok sektörde acilen ihtiyaç duyulan vasıflı işçileri kazanarak daha hızlı Almanya'ya getirmeleri gerektiğini ifade eden Faeser, "Bu nedenle vasıflıların ailelerini Almanya'ya getirmelerini kolaylaştırıyoruz. Artık Almanca bilginizi kanıtlamanız gerekmeyecek. Kalifiye işçilerin çok hızlı bir şekilde Almanya'ya gelmesini ve bizimle bir yer edinmesini istiyoruz" diye konuştu.
Göç paketiyle tüm sığınmacılar için uyum sürecini güçlendirdiklerinin altını çizen Faeser, gelecek dönemde entegrasyon kurslarına erişimin artık kalma olasılığına bağlı olmayacağını kaydetti.
İçişleri Bakanı, düzensiz göçü azaltmak ve düzenli göçü mümkün kılmak istediklerini de vurgulayarak, şunları söyledi:
"Her şeyden önce, suçluları daha hızlı ve tutarlı bir şekilde sınır dışı etmeliyiz. Suçluların oturma haklarının gelecekte geri alınması daha kolay olacak. İdari prosedürleri önemli ölçüde basitleştiriyoruz. Suçlular için de sınır dışı edilmek üzere tutuklama emri verilmesini kolaylaştırılıyor ve böylece ülkeyi terk etmek zorunda kalan suçluların sınır dışı edilmeden önce ortadan kaybolmalarını önlüyoruz."

Göç paketi neleri kapsıyor
Göç paketi fırsat ikamet hakkı, ikamet hakları, kalifiye işçilerin göçünü kolaylaştırmak, ilk andan uyum ve geri dönüş ana başlıklarında 5 maddeden oluşuyor.
Fırsat ikamet hakkına göre Almanya'ya sığınmacı ya da başka yollarla gelen ve resmi oturumu olmayanlar 5 yıl bu şekilde ülkede kaldıktan sonra bir yıllık oturum izni için gerekli şartları yerine getirme imkanına erişecek. Burada geçim sağlama ve kimlik tespitinin yapılması şartı istenecek. 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren beş yıldır Almanya'da bulunan, herhangi bir suç işlememiş ve özgür demokratik düzene bağlı olan kişiler bundan yararlanabilecek. 31 Aralık 2021'de müsamahası bulunan 242 bin yabancıdan 136 bini beş yıldan fazla bir süredir ülkede yaşıyor.
Almanya'ya üçüncü ülkelerden gelen vasıflı işçiler için aile birleşimi, göç eden aile üyeleri için dil sertifikası ihtiyacı ortadan kaldırılarak kolaylaştırılıyor. Buna göre Almanya'ya gelen vasıflı işçinin ailesinden dil sertifikası istenmeyecek.
Sığınmacılara ilk andan itibaren dil kurslarına erişim imkanı getirilecek. Hükümet, erken bir aşamada dil desteği sunarak katılıma ve sosyal kaynaşmaya katkıda bulunacak.
Geri dönüş maddesine göre ise Almanya'da kalamayacak kişilerin ülkelerine geri gönderilmeleri, eskisinden daha tutarlı bir şekilde uygulanacak. Bu, özellikle suçlular ve tehlikeli kişiler için geçerli olacak. Bu grup için sınır dışı edilme ve sınır dışı edilmek üzere tutuklama kararı verilmesi kolaylaştırılacak.



Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
TT

Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'yı Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak, Avrupalı ​​elitlerin Ukrayna rejimini Rusya'ya karşı savaş açmak için kullandığını belirtti.

RT televizyonunun haberine göre Lavrov, "Avrupa, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın politikalarını Avrupa çıkarlarına zararlı gördüğü için Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık yaratmaya çalıştı ve hâlâ çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: "Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki çıkar ayrışmasının sıcak bir çatışmaya dönüşmesine izin vermek suç olur."

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanlığı sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, Polonya ve Baltık ülkelerinin, "Rusya'ya düşman olanlar" listesinde en üst sıralarda yer aldığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik'ten aktardığına göre Peskov, Rossiya 1 televizyon kanalından Pavel Zarubin'e, "Rus karşıtı saflarda Baltık ülkeleri ve Polonyalılar muhtemelen en ön sıralarda yer alıyor" dedi. Peskov ayrıca, "Rusya'ya ait her şeye duyulan nefret, Polonya liderliğinin tutumlarına da nüfuz etmiş durumda" ifadesini kullandı.

Peskov daha önce, Polonya ve Baltık yetkililerinin Rusya'ya karşı beslediği yoğun nefreti "ciddi bir hata" olarak nitelendirmiş ve Polonya ile Baltık devletlerinin, nedense Rusya'dan korktuğunu ve onu "şeytanlaştırdığını" belirtmişti. 

Peskov sözlerine şöyle sürdürdü: "Bu bir hata mı? Kesinlikle ciddi bir hata, çünkü bu ülkeler Rus kültüründen çok şey öğrenebilir ve Rusya ile etkileşim kurabilirlerdi."


İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
TT

İran’dan misilleme: Avrupa ordularını "terör örgütü" olarak tanımladı

İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)
İran Devrim Muhafızları askeri geçit töreninde, (AFP)

İran, Avrupa ordularını “terör örgütü” olarak sınıflandırdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bugün yaptığı açıklamada, söz konusu kararın Avrupa Birliği’nin (AB) İran Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesine alma kararına misilleme olarak alındığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kalibaf, diğer milletvekilleri gibi Devrim Muhafızları üniforması giyerek dayanışma mesajı verdiği meclis binasında yaptığı açıklamada, “İslami Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesine karşı alınacak tedbirler yasasının yedinci maddesi uyarınca, Avrupa ülkelerinin orduları terörist gruplar olarak kabul edilmektedir” dedi.

Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Devrim Muhafızları’nı bütünüyle terör örgütleri listesine dahil etmişti. Bu adımı, İran’daki üst düzey yetkililer sert tepkilerle karşıladı.

İran düzenli ordusu tarafından yayımlanan resmi bildiride, “Avrupa bugün bölünmüşlük ve felç hali içindedir ve uluslararası sistemde etkili bir rol oynamamaktadır” ifadelerine yer verildi. Bildiride, Avrupa’nın bu kararının “ABD Başkanını memnun etmeye yönelik bir girişim” olduğu savunularak, Ukrayna savaşı, Grönland ve NATO krizi gibi dosyalarda Washington’un desteğini kazanma çabasına işaret edildi.

Açıklamada, Avrupa’nın aldığı karar, “Avrupa sömürgeciliğinin kara sayfalarına eklenen yeni bir utanç lekesi” olarak nitelendirildi. Kararın İran halkının direncini zayıflatmayacağı belirtilirken, silahlı kuvvetlerin “Batı destekli terörizme karşı durmayı sürdüreceği” ifade edildi.

İran ordusu, yayımladığı bildiride Devrim Muhafızları ile aynı safta kalma taahhüdünü vurguladı.

Devrim Muhafızları, İran’da düzenli orduya paralel bir yapı olarak faaliyet gösteriyor ve iki kurum Silahlı Kuvvetler Genelkurmayı tarafından koordine ediliyor. Doğrudan İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olan dini lider Ali Hamaney’e bağlı olan yapı, ekonomi ve medya alanlarında da geniş bir etkiye sahip. 1979 İslam Devrimi’nin ardından, dönemin lideri Ayetullah Humeyni’nin talimatıyla, devrimi korumak ve olası darbe girişimlerini önlemek amacıyla kurulan Devrim Muhafızları, İran-Irak Savaşı’nda faaliyet alanını genişletti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Besic gücü, özellikle protesto dönemlerinde polis teşkilatına paralel bir görev yapıyor. Yapı ayrıca, kendi istihbarat ağına da sahip bulunuyor. Kudüs Gücü, sınır ötesi istihbarat ve askeri operasyonlar yürüten dış koldur. Kriz zamanlarında, Devrim Muhafızları'nın özel bir birimi başkent Tahran'ı korumakla görevlidir.


Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
TT

Hamaney, Amerika'nın İran'a saldırması halinde "bölgesel çatışma" çıkacağı konusunda uyardı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney (Reuters)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkesine saldırması durumunda bunun bölgesel bir çatışmaya dönüşeceğini söyledi.

İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Tesnim haber ajansına göre Hamaney sözlerine şöyle devam etti: "Biz hiçbir savaşın başlatıcısı değiliz, hiçbir ülkeye saldırmak da istemiyoruz, ancak İran halkı kendilerine saldıran herkese güçlü bir darbe indirecektir."

“Amerikalılar, savaş da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin masada olduğunu iddia ediyorlar,” diye vurgulayan Hameney, “Bize karşı savaş ve askeri seferberlik söylemleri yeni bir şey değil ve İran tarihsel olarak bu tür olaylarla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.

Son haftalarda İran'da yaşanan protestolara da değinen Hameney, “Son ayaklanma askeri darbeye benziyordu, ancak kesinlikle bastırıldı” dedi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in "düşmanlığı ve gerilimi artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini" iddia etti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın savaştan ziyade diplomatik çözümlere öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" vurguladı.

Ancak İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "sorunları diplomasi yoluyla çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, Amerika Birleşik Devletleri ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, “Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç yoluyla müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya girişimin kararlı ve güçlü bir şekilde karşılanacağını anlar” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump ise dün, Tahran'ı askeri bir saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yürütülen yoğun diplomatik çabalar arasında İran'ın ABD ile “görüşmelerde” bulunduğunu söyledi.

 ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapabilir miyiz bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.