Moskova, "kurtarılmış bölgelerin" komuta yapılarında Rus varlığını güçlendiriyor

Rus güçleri tarafından kontrol edilen Ukrayna'nın Berdyansk kentine 1 Temmuz'da insanlar gelirken (Reuters)
Rus güçleri tarafından kontrol edilen Ukrayna'nın Berdyansk kentine 1 Temmuz'da insanlar gelirken (Reuters)
TT

Moskova, "kurtarılmış bölgelerin" komuta yapılarında Rus varlığını güçlendiriyor

Rus güçleri tarafından kontrol edilen Ukrayna'nın Berdyansk kentine 1 Temmuz'da insanlar gelirken (Reuters)
Rus güçleri tarafından kontrol edilen Ukrayna'nın Berdyansk kentine 1 Temmuz'da insanlar gelirken (Reuters)

Rusya geçtiğimiz günlerde Luhansk kentinin tamamen ele geçirildiğini duyurdu. Ardından Rusya’nın askeri baskısı Donetsk bölgesinde yoğunlaştı. Böyle bir iklimde Moskova'nın Rus kontrolüne geçen Ukrayna bölgelerinde komuta yapıları oluşturma adımlarını sürdürmesiyle, "kurtarılmış toprakların" geleceği sorunu yeniden gündeme geldi.
Kremlin'in, Rus yetkililerin doğrudan ana pozisyonlarda görevlendirildiği bu yapılarda yeni atamalara başvurması dikkat çekici. Üçte ikisi Moskova'nın kontrolünde olan Zaporijya bölgesi, Doğu Ukrayna'da Rus vatandaşlarının resmi görevlere atandığı dört bölgenin sonuncusu oldu.
Bu gelişmeler, Ukrayna'nın kontrolü dışındaki ayrılıkçı bölgelerde ağırlıklı olarak yerel çalışanlara dayalı askeri-sivil yönetimler kurma politikasının Kremlin için yeterince etkili olmadığını ortaya koydu. Luhansk ve Donetsk bölgelerindeki liderlik pozisyonlarına Rus yetkililer yerleştirildi. Geçen Mart ayında tamamen Rus kontrolüne giren Herson bölgesinde ise, iktidar yapısının başı tamamen Rus kişiliklerinden oluşuyordu. Gelişmeler gösteriyor ki bu bölgelerin Rusya Federasyonu'na ilhak edilmesi süreci hızlanıyor, ancak bu yolun nasıl organize edileceği henüz netlik kazanmadı. Kırım senaryosunun Ukrayna'nın doğusundaki bölgelerde tekrarlanıp tekrarlanamayacağı, yani bu bölgelerde sahte referandumlar düzenlenerek Rusya'ya ilhak edilmesi konusu henüz net değil.
Uzmanlara göre, özel operasyonun temas hatlarına yakın atamalar, Kremlin'in Rus liderliğinin isteklerine daha duyarlı askeri figürlerin mevcudiyeti konusundaki arzusunu yansıtıyor. Buna göre, Moskova tarafından Zaporijya'daki “Sivil Askeri Yönetim” üyesi Vladimir Rogov, bu yönetimin başkanı Yevgeny Palitsky'nin kente iki yeni temsilci atama kararını açıkladı. Söz konusu temsilciler, Kırım'dan Rusya Federasyonu Devlet Duması'nın vekillerinin eski bir yardımcısı olan Andrei Kozhenko ve 2014 yılına kadar Zaporijya bölgesinin ilk başkan yardımcısı olan Viktor Emelianenko. Rogov, "Emelianenko'nun (Rusya ile) siyasi entegrasyon meseleleriyle ilgileneceğini ve Kozenko'nun ekonomik entegrasyon dosyasını ele alacağını" belirtti. Böylece iki yetkili, bölgenin Rusya'ya katılmasının seyrini belirlemeye yönelik müzakereleri yürütecek. Diğer yandan Kırım'ın bölge ile yarımada arasında ticari ve ekonomik temaslar kurması gerekecek.
Luhansk ve Donetsk de dahil olmak üzere “Ukrayna'nın diğer kurtarılmış topraklarından” gelen raporlar, "yakında Zaporijya'da, çoğunluğu Rus teknokratlarından oluşan başka atamalar olacağına" işaret ediyor.
Aynı bağlamda, salı günü komşu Herson'a yeni atamalar yapıldı. Herson bölgesindeki yeni hükümet tamamen Rus bileşeni tarafından kontrol edildi ve tam kapasite çalışmaya başladı.
Kaliningrad bölgesinde ise Sergey Eliseev, bölge "yönetiminin" başkanlığına atandı. Eliseev, 1993'ten 2005'e kadar Rusya Federal Güvenlik Servisi'nde önemli görevlerde bulunmuştu. Bölgeye Tarım Politikası Daire Başkanlığı'nda önemli görevlerde bulunan bir başka yetkili de atandı.
Bu şekilde bölgesel hükümetlerin kurulmasıyla birlikte, Moskova'nın bölgede kontrolü eline almasının hemen ardından atadığı "sivil askeri yönetimin" yetkileri henüz açıklanmadı. Uzmanlara göre, Moskova, pratik uygulama mekanizmaları aracılığıyla, Rusya Federasyonu'nun kurucu kuruluşlarının yönetim modelini, kontrollerini pekiştirmek için çalıştıkları Ukrayna bölgelerinde tekrarlama olasılığını inceliyor. Bu anlamda bölge valilerinin atanması, onlara valinin (bölge başkanının) üstlenebileceği veya en yakın yardımcılarına devredebileceği geniş yürütme yetkileri vermektedir. Bu metod, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Yardımcısı Sergey Kiriyenko'nun "kurtarılmış bölgelere" yaptığı birkaç ziyaretten sonra pekiştirildi. Görünen o ki Kremlin, Moskova'nın Rusya'nın kontrolü altındaki Ukrayna bölgelerindeki politikalarını yönetmekle görevlendiriliyor.
Uzmanlar, Kiriyenko'nun son haftalardaki aktif hareketlerinin ve Rus unsurunun hakim olduğu özgürleştirilmiş bölgelerdeki yeni atamaların, pratikte, Rus egemenliğini yönlendirmek için bazı bölgeleri ilhak etme sürecinin çoktan başladığını gösteriyor. Bu, bazı yerel liderler tarafından 11 Eylül'de Rusya Federasyonu'na katılmak için referandum yapılması yönünde verilen kararların aslında Rusya cumhurbaşkanı tarafından belirlenen hedefleri yansıttığı anlamına geliyor. Moskova'daki devlet medyasının iddia ettiği gibi yerel liderlerin aldığı referandum kararları, "Ukrayna propagandası kapsamında ortaya atılan basit palavralar" değil.
Ancak, Herson'daki yetkililerin açıklamaları, Kremlin'in bu hedefe ulaşmak için hala olası senaryolar üzerinde çalıştığını gösterdi. Bu bağlamda, Herson'daki sivil-asker idaresinin mevcut başkanı şunları söyledi:
“Örneğin, Ukrayna dışındaki Herson Özerk Bölgesi'nin ilk hükümetinin kurulması hedefiyle referandum yapmak için soruların formülasyonunu tartışmak hala mümkün.”
Bu açıklama Kırım senaryosunun masadaki tek senaryo olmadığını gösteriyor. Kremlin, 2008 yılında Moskova'nın desteğiyle Gürcistan'dan ayrılan Abhazya ve Güney Osetya senaryosuna başvurabilir. Bu, her bir Ukrayna bölgesinin geçici olarak tam bağımsızlığını ilan etmek ve bağımsız cumhuriyetlerin Rusya ile bir federasyona veya ayrılmaz bir varlığa katılımı için hazırlıkları başlatmak anlamına gelebilir. Bazıları bu senaryonun en uygun senaryo olabileceğine inanıyor, çünkü Moskova'nın Rusya Federasyonu'na katılım konusunda doğrudan referandumlar düzenleyebileceğini duyurma kabiliyeti konusunda şüpheler olabilir. Söz konusu senaryonun en azından öngörülebilir gelecek için Ukrayna bölgelerinde yasal ağırlığı var.



İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde "sınırlı" kara operasyonlarına başladığını duyurdu

İsrail'e ait kendinden tahrikli bir obüs, sınır yakınlarında bulunan kuzey İsrail'deki Yukarı Celile bölgesinden güney Lübnan'a doğru top atışları yapıyor (AFP)
İsrail'e ait kendinden tahrikli bir obüs, sınır yakınlarında bulunan kuzey İsrail'deki Yukarı Celile bölgesinden güney Lübnan'a doğru top atışları yapıyor (AFP)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde "sınırlı" kara operasyonlarına başladığını duyurdu

İsrail'e ait kendinden tahrikli bir obüs, sınır yakınlarında bulunan kuzey İsrail'deki Yukarı Celile bölgesinden güney Lübnan'a doğru top atışları yapıyor (AFP)
İsrail'e ait kendinden tahrikli bir obüs, sınır yakınlarında bulunan kuzey İsrail'deki Yukarı Celile bölgesinden güney Lübnan'a doğru top atışları yapıyor (AFP)

İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, ileri savunmayı güçlendirmek amacıyla son birkaç gündür Güney Lübnan'daki Hizbullah mevzilerine karşı sınırlı kara operasyonlarına başladığını duyurdu.

İsrail askeri sözcüsü Avichay Adraee X'te yaptığı açıklamada, "Son günlerde 91. Tümen, ileri savunma bölgesini genişletmek amacıyla Güney Lübnan'daki kilit noktalara yönelik hedefli bir kara harekatına başladı" ifadelerini kullandı.

Adraee ayrıca, "Bu operasyon, ileri savunma bölgesini güçlendirme çabalarının bir parçası olup, terörist altyapısını yok etmeyi ve bölgede faaliyet gösteren terörist unsurları ortadan kaldırmayı ve kuzey sakinleri için ilave bir güvenlik katmanı oluşturmayı amaçlamaktadır" diye belirtti.

Adraee sözlerine şöyle sürdürdü: “Güçlerin bölgeye girmesinden önce, İsrail Ordusu, topçu ve hava kuvvetleri aracılığıyla bölgedeki çeşitli terörist hedeflerine saldırarak tehditleri ortadan kaldırdı.” “Tümen güçleri, taarruz çabalarıyla birlikte, 146. Tümen güçleriyle birlikte Celile kasabalarını savunma görevini sürdürmeye devam ediyor.”


Trump, gümrük vergilerini yeniden uygulama konusunda "mutlak hakkı" olduğunu iddia ediyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump, gümrük vergilerini yeniden uygulama konusunda "mutlak hakkı" olduğunu iddia ediyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, Yüksek Mahkeme'nin yürürlüğe koyduğu gümrük vergilerini iptal etmesinin ardından, bu vergileri yeniden uygulama konusunda "mutlak hakkı" olduğunu iddia etti.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Gümrük vergilerini başka bir şekilde uygulama konusunda mutlak hakkım var ve bunu yapmaya başladım" diye yazdı. Yüksek Mahkeme kararının hemen ardından Trump, farklı bir yasa kapsamında yüzde 10 oranında yeni gümrük vergileri uygulamaya koymuştu.t

Trump, dün akşam Truth Social’de yaptığı bir başka paylaşımda, Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell'a, Fed'in genel merkezindeki tadilatlarla ilgili maliyetlere ilişkin soruşturmanın devamı olarak çıkarılan celpleri durdurduğu için Federal Yargıç James Boasberg'i eleştirdi.

Trump, "Boasberg'in 'çok geç' Powell davasında ve diğer birçok davada yaptığı şeyin hukukla hiçbir ilgisi yok ve siyasi amaçlıdır" dedi.

Trump, merkez bankasının gösterge faiz oranının belirlenmesiyle ilgili politikaları nedeniyle Powell'ı defalarca eleştirdi ve hakaret etti.

Düşük faiz oranlarını açıkça tercih ettiğini ifade etti, Powell'ı eleştirdi ve ipotek dolandırıcılığı iddiaları nedeniyle Federal Rezerv Başkanı Lisa Cook'u görevden almaya çalıştı.

Ocak ayında, Yüksek Mahkeme, Trump'ın Cook'u görevden alma girişimleri konusunda tereddütlü göründü ve yargıçların çoğunluğu, yönetimin onu görevden almak için yeterli gerekçe gösterdiğinden şüphe duyduğunu ifade etti.

Trump paylaşımında, "Bu güçsüz ve utanç verici mahkeme, büyük kurucularımızın amaçladığı şey değil," diye yazdı. "Ülkemize zarar veriyorlar ve vermeye devam edecekler."

"Başkan olarak yapabileceğim tek şey, onların kötü davranışlarını ifşa etmek! Yüksek Mahkeme hakkındaki bu açıklamam gelecekte bana sadece sorun çıkaracak, ancak gerçeği söylemenin görevim olduğunu düşünüyorum."


Saldırıların şiddetlenmesiyle diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ediyor

Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
TT

Saldırıların şiddetlenmesiyle diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ediyor

Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)
Acil durum hizmetinden iki personel, dün Tel Aviv'de İran'ın balistik füzesinin düşürülmesi sonucu yanan araçları inceliyor (EPA)

Dün ABD ve İsrail’in saldırılarının şiddetlenmesi ve İran’ın ağır füze saldırısıyla birlikte diplomasi kapısı kapalı kalmaya devam ederken ABD Başkanı Donald Trump askeri operasyonları sürdürme tehditlerini artırarak İran’ın Hark Adası’nı bir kez daha bombalamakla tehdit etti.

Şu an İran'la bir anlaşma yapmaya hazır olmadığını vurgulayan Trump, Tahran'ın ‘bir anlaşmaya varmayı istediğini’ ancak ‘koşullar henüz yeterince iyi olmadığı’ için bunu kabul etmeyeceğini söyledi. Yapılacak herhangi bir anlaşmanın ‘çok güçlü’ olması gerektiğinin altını çizen Trump, ayrıca, İran'ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası'nı yeniden hedef alacağı tehdidini yineledi. Hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Trump, birçok ülkeyi deniz trafiğini korumak ve petrol akışının devamını sağlamak için savaş gemileri göndermeye çağırdı.

Öte yandan ABD Enerji Bakanı Chris Wright, savaşın birkaç hafta içinde sona ereceğini öngörürken, ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Trump’ın İran’ın enerji altyapısını hedef almak da dahil olmak üzere ‘hiçbir seçeneği göz ardı etmeyeceğini’ vurguladı.

Diğer taraftan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran'ın ‘hiçbir zaman ateşkes talep etmediğini, hatta müzakere bile talep etmediğini’ ve İran'ın ‘ne kadar sürerse sürsün kendini savunmaya hazır olduğunu’ söyledi. Arakçi, ülkesinin enerji tesislerini hedef alan herhangi bir saldırıya karşılık vereceğini de sözlerine ekledi.

Sahada ise İsrail ordusu İran'ın askeri altyapısını vurmaya devam ettiğini açıkladı. Buna karşın İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), aralarında ‘Secil’in de bulunduğu ağır füzelerle İsrail'deki hedefleri vurduğunu duyurdu. DMO'nun önceki günlere kıyasla daha fazla füze ile saldırması dikkati çekti. İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Komutanı Ali Abdullah, “Düşmanın teslim olmaktan başka seçeneği yok” açıklamasında bulundu. Abdullah, İran güçlerinin ‘inisiatifi elinde tuttuğunu’ kaydetti.

DMO, Netanyahu'yu takip edip ortadan kaldıracağına söz verirken, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ‘11 Eylül saldırılarına benzer’ bir olayın düzenlenip sorumluluğunun İran'ın üzerine atılması ihtimaline karşı uyardı.