Srebrenitsa kurbanlarının tabutları defnedilecekleri Potoçari Anıt Mezarlığı'na taşındı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Srebrenitsa kurbanlarının tabutları defnedilecekleri Potoçari Anıt Mezarlığı'na taşındı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da, Temmuz 1995'teki soykırımda öldürülen 50 kurbanın yeşil çuhaya sarılı tabutları, yarın defnedilecekleri Potoçari Anıt Mezarlığı'na taşındı.
Sırp güçler tarafından en az 8 bin 372 Boşnak sivilin acımasızca öldürüldüğü soykırımının 27'nci yıl dönümünde toprağa verilecek kurbanların cenazeleri, savaşta Birleşmiş Milletler (BM) askerlerinin üs olarak kullandığı eski akümülatör fabrikasından çıkarılarak omuzlar üzerinde mezarlığa getirildi.
8 Temmuz’da yola çıkarak Potoçari'ye getirilen ve gece eski fabrika binasında kalan tabutların omuzlar üzerinde mezarlığa taşınması duygu dolu anlara sahne oldu.

Yarın toprağa verileceklerin en genci öldürüldüğünde 16 yaşındaydı
Srebrenitsa'daki soykırımda öldürülen ve kimlik tespiti yapılan 50 kurban daha yarın öğleden sonra kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.
Bu yıl defnedilecek soykırım kurbanlarının en genci öldürüldüğünde 16 yaşında olan Salim Mustafic, en yaşlısı ise 59 yaşındaki Husejin Krdzic olacak.
Srebrenitsa'daki soykırımda öldürüldüklerinde 20 yaşında olan ikiz kardeşler Semir ve Samir Hasanovic de bu yıl yan yana toprağa verilecek. İki kardeşin cenazelerine Liplje ve Kamenica'daki farklı toplu mezarlardan ulaşıldı.
Bu yıl baba Hajdin ile oğlu Sead Hukic de toprağa verilecek soykırım kurbanları arasında bulunuyor.

Toprağa verilenlerin sayısı 6 bin 721'e yükselecek
Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladic komutasındaki Sırp birliklerince işgal edilmesinin ardından Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar, daha sonra Sırplara teslim edildi.
Kadın ve çocukların Boşnak askerlerin kontrolündeki bölgeye ulaşmasına izin veren Sırplar, en az 8 bin 372 Boşnak erkeği ormanlık alanlar, fabrikalar ve depolarda katletti. Katledilen Boşnaklar, toplu mezarlara gömüldü.
Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenle toprağa veriliyor.
Bu yılki törenin ardından anıt mezarlıkta toprağa verilen kurbanların sayısı 6 bin 721'e yükselecek.​​​​​​​



Zelenskiy ABD elçilerini Ukrayna'ya saygısızlık etmekle suçladı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
TT

Zelenskiy ABD elçilerini Ukrayna'ya saygısızlık etmekle suçladı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AFP)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ABD elçileri Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı Ukrayna'ya saygı göstermemekle suçladı.

Zelenskiy dün devlet haber programında yaptığı açıklamada, "Moskova'ya gidip Kiev'e gelmemek saygısızlıktır" dedi. Savaşın harap ettiği bir ülkeye seyahat etmenin zorluklarını anladığını belirten Zelenskiy, başkalarının Kiev'e ulaşmayı başardığını ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Wittkoff ve Kushner'in Kiev'e olası bir ziyareti hakkında konuşan Zelenskiy, "Bizim buna ihtiyacımız yok, onların ihtiyacı var" diyerek, kendisi için önemli olanın görüşmelerin nerede yapıldığı değil, sonucunun olduğunu vurguladı.

Zelenskiy ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'nın doğudaki Luhansk ve Donetsk bölgelerinden çekilmesi yönündeki talebini reddettiğini yineleyerek, "Bu şüphesiz bizim için stratejik bir yenilgi olurdu" dedi.

Ukrayna'nın tahkimatları ve ileri savunma hatları olmadan zayıflayacağını açıklayan Zelenskiy, düzenli bir geri çekilmenin Ukrayna ordusunun moralini de olumsuz etkileyeceğini ifade etti.

Savaşın sona ermesinin en hızlı yolunun mevcut cephe hatlarında ateşkes sağlanması olduğunu söyledi.

Ukrayna, Batı'nın desteğiyle dört yıldan fazla süredir Rus saldırısını püskürtmeye çalışırken, Washington aylardır çatışmanın her iki tarafına da barış anlaşmasına varmaları için baskı yapıyor. Ancak, İran'la olan savaş nedeniyle müzakereler şubat ayından bu yana durmuş durumda.

Bundan önce Witkoff ve Kushner, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere birkaç kez Moskova'yı ziyaret ettiler. Kiev'e ilk ziyaretlerinin 12 Nisan'a denk gelen Ortodoks Paskalyası'ndan sonra gerçekleşmesi bekleniyordu, ancak bu ziyaret henüz gerçekleşmedi.


Japonya, ölümcül silahların ihracatına getirilen yasağın kaldırılmasını onayladı

Japonya ordusu füze fırlatma tatbikatı gerçekleştirdi (AFP)
Japonya ordusu füze fırlatma tatbikatı gerçekleştirdi (AFP)
TT

Japonya, ölümcül silahların ihracatına getirilen yasağın kaldırılmasını onayladı

Japonya ordusu füze fırlatma tatbikatı gerçekleştirdi (AFP)
Japonya ordusu füze fırlatma tatbikatı gerçekleştirdi (AFP)

Japonya, ölümcül silahların ihracatına getirilen yasağın kaldırılmasını onayladı. Bu gelişme, Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana benimsediği barışçıl politikasında büyük bir dönüşüm anlamına geliyor.

Japonya hükümeti sözcüsü Minoru Kihara, düzenlediği basın toplantısında, “Savunma teçhizatı ve teknolojisi transferine ilişkin üç ilke ve ilgili kurallarda yapılan bu kısmi değişiklik sayesinde, artık prensip olarak tüm nihai ürünler dahil olmak üzere savunma teçhizatının transferine izin verilmesi mümkün hale geldi” dedi.

Associated Press'in (AP) bildirdiğine göre bu adım Tokyo'nun askeri sanayisini güçlendirme ve savunma ortaklarıyla işbirliğini genişletme çabaları çerçevesinde atıldı.

Başbakan Sanae Takaiçi hükümetinin yeni yönergeyi onaylaması, savaş sonrası dönemde Japonya'nın silah ihracatının önündeki son engelleri de ortadan kaldırdı.

Başbakan Takaiçi, Japonya'nın ulusal savunmayı güçlendirmek ve aynı zamanda ekonomik büyümenin itici gücü olarak yerli silah sanayisini canlandırmak amacıyla silah ihracatı kısıtlamalarını hafifletmesi gerektiğini söyledi.

Bu karar, Japonya'nın bölgedeki artan güvenlik tehditleri karşısında askeri kapasitesini güçlendirme sürecini hızlandırması çerçevesinde alındı.

AP'ye göre Çin bu politika değişikliğini eleştirmesine rağmen, karar Avustralya gibi Japonya'nın savunma ortakları tarafından geniş çapta memnuniyetle karşılanırken Güneydoğu Asya ile Avrupa ülkelerinin dikkatini çekti.

Ancak karara karşı çıkanlar, bu değişikliğin Japonya'nın barış anayasasını ihlal ettiğini, küresel gerilimleri artıracağını ve Japon halkının güvenliğini tehdit edeceğini savunuyor.


Trump yönetiminin Çalışma Bakanı, skandalların ardından hükümetten ayrıldı

ABD Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer (AFP)
ABD Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer (AFP)
TT

Trump yönetiminin Çalışma Bakanı, skandalların ardından hükümetten ayrıldı

ABD Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer (AFP)
ABD Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer (AFP)

Fransız Haber Ajansı AFP, Beyaz Saray’dan dün yapılan açıklamada, ABD Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer’in, 13 ay süren görev süresi boyunca yaşanan skandalların ardından Donald Trump yönetiminden ayrılacağını duyurduğunu bildirdi.

ABD Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRimer, özel sektörde başka bir pozisyon için görevden ayrılacak” dedi.

Böylece, 2025 yılının mart ayında göreve başlayan Chavez-DeRimer, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem ve Adalet Bakanı Pamela Jo Bondi'nin zorla görevden alınmasının ardından, altı hafta içinde Trump yönetiminden ayrılan üçüncü kadın oldu.

Chavez-DeRimer’in ayrılığı, son dönemdeki diğer bakanlıklardaki ayrılıkların aksine Başkan Trump’ın sosyal medya hesabı üzerinden değil, Beyaz Saray'dan bir yardımcısı tarafından duyuruldu.

Beyaz Saray İletişim Direktörü Cheung, X'teki paylaşımında şunları ekledi:

“Amerikalı işçileri korumak, adil çalışma uygulamalarını hayata geçirmek ve Amerikalıların hayatlarını iyileştirmek için yeni beceriler edinmelerine yardımcı olmak konusunda harika bir iş çıkardı.”

Cheung, Çalışma Bakanlığı'nın iki numaralı ismi Keith Sunderland’ın geçici olarak Chavez-DeRimer’in görevini üstleneceğini belirtti.

Oregon eyaletinden olan 58 yaşındaki eski temsilci, bakanlığa aday gösterildiği dönemde, milyarder Cumhuriyetçi Başkan’ın yönetimini oluşturan birçok iş dünyası liderinin tutumunun aksine, sendikalara yakın bir isim olarak görülüyordu.

Görev süresi boyunca, Trump'ın geçtiğimiz yıl ocak ayında Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana diğer birçok bakanlıkta olduğu gibi, bakanlığından binlerce çalışan ya işten çıkarıldı ya da ayrılmaya zorlandı. Ancak bazı skandallar, onun hükümetten ayrılmasını hızlandırdı.

ABD gazetesi New York Post’a göre Lori Chavez-DeRemer hakkında, bir astıyla ‘uygunsuz’ bir ilişki yaşadığı gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Ayrıca, mesai saatlerinde ofisinde alkol tükettiği ve resmi seyahatler yaptığını iddia ederken, bunların aslında ailesi ve arkadaşlarıyla yaptığı eğlence amaçlı geziler olduğu ortaya çıktığı için dolandırıcılıkla suçlanıyor.

Beyaz Saray, geçtiğimiz ocak ayında bir sözcüsü aracılığıyla bu suçlamaları ‘asılsız’ olarak nitelendirdi.

New York Times gazetesine göre Lori Chavez-DeRemer, bakanlık çalışanları tarafından zehirli bir çalışma ortamı yarattığı iddiasıyla üç kez şikayet edilmişti.

Gazete geçtiğimiz şubat ayında davaya yakın kaynaklara ve polis belgelerine dayandırdığı haberde, bakanın eşi Sean DeRemer’in en az iki kadın çalışan tarafından kendilerine yönelik cinsel tacizle suçlanmasının ardından bakanlığa girişinin yasaklandığını bildirdimişti.