BM'nin Yemen'deki Hudeyde Anlaşması'nı Destekleme Misyonu'nun görev süresi uzatıldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BM'nin Yemen'deki Hudeyde Anlaşması'nı Destekleme Misyonu'nun görev süresi uzatıldı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu (BMGK), BM'nin Yemen'deki Hudeyde Anlaşması'nı Destekleme Misyonu'nun görev süresini bir yıl uzattı.
BM'nin New York'taki Genel Merkezinde toplanan BMGK, Yemen'deki Hudeyde Anlaşması'nı Destekleme Misyonu'nun görev süresini 14 Temmuz 2023'e kadar tam bir yıl uzatan kararı kabul ettiğini açıkladı.
İngiltere tarafından sunulan ve 15 Konsey üyesince oy birliğiyle kabul edilen karar metninde, "geçen nisanda ilan edilen ateşkesi ve müteakip uzatılmasının, güçlendirilmesinin, sürdürülebilir bir ateşkese ve kapsamlı bir siyasi çözüme dönüştürülmesinin" memnuniyetle karşılandığını ifade edildi.
Kararda, BM misyonunun kıyı kenti Mocha'da kalıcı olarak konuşlandırılmasına atıfta bulunularak, "Yemen hükümetinin kontrolü altındaki bölgelerde Hudeyde Anlaşması'nı desteklemek için BM Misyonunun varlığının kurulmasının memnuniyet verici" olduğu belirtildi.
Konsey kararında, "Güvenlik Konseyi'nin Yemen genelinde sürdürülebilir bir ateşkes de dahil olmak üzere, sahadaki gelişmelerin gerektirebileceği her türlü gerekli düzenlemeyi yapma niyeti" teyit edilirken, Husi grubu müzakerelerde esnek hareket etmeye, Taiz çevresindeki ana yolları bir an önce açmaya ve BM Hudeyde Anlaşması'nı Destekleme Misyonu personelinin hareketini engelleyen kısıtlamalara son vermeye çağrıldı.
Güvenlik Konseyi, geçen yıl 14 Temmuz'da BM Misyonu'nun görev süresini 13 Temmuz'a kadar uzatan kararı kabul etmişti.

BM Misyonu'nun kurulması
BM Yemen'deki Hudeyde Anlaşması'nı Destekleme Misyonu, Yemen hükümeti ile Husi grubu arasında Aralık 2018'de Stockholm Anlaşması'nın imzalanmasından kısa süre sonra 2452 sayılı Konsey Kararı uyarınca kuruldu.
Stockholm Anlaşması, önemli bir liman kenti olan Hudeyde'nin silahsızlandırılmasına yönelik anlaşmanın yanı sıra mahkum değişim mekanizması ve Taiz'deki çatışmayı sakinleştirmeye yönelik bir anlayış beyanı içeriyordu.
Yemen, hükümet yanlısı güçler ile İran'dan destek almakla suçlanan ve Eylül 2014'ten bu yana Sana da dahil olmak üzere vilayetleri kontrol eden Husi milisleri arasında bir savaşa tanık oluyor.



Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
TT

Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)

İsrail, Lübnan ile ateşkes sağlamaya yönelik arabuluculuk çabalarına karşı, dört eksende eş zamanlı kara saldırıları düzenleyerek saldırı alanını genişletiyor ve işgale karşı direnen savunma güçlerini dağıtmaya ve herhangi bir görüşme öncesinde Lübnan'a ateş gücüyle baskı uygulamaya çalışıyor.

İsrail'in Lübnan sınırına takviye birlikleri göndermesi üzerine, İsrail ordusu Hıyam ve Taybe eksenlerine yönelik saldırılarını yeniledi ve Bint Cibeyl şehri civarındaki Marun er-Ras ve Aytarun eksenindeki hareketlerine devam ederken, batı kesiminde Naqura kasabasına doğru yeni bir eksen açtı.

Bu saldırı, Lübnan'ın iç kesimlerindeki onlarca kasabayı hedef alan yoğun hava ve topçu bombardımanıyla birlikte gerçekleşti ve saldırılardan biri sivil savunma merkezini vurdu.

 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un Tel Aviv ziyareti, İsrail’in Fransız arabuluculuğuna karşı herhangi bir taviz vermesiyle sonuçlanmasa da Şarku’l Avsat, üç aşamadan bahseden ve Lübnan’ın İsrail’i tanıdığını açıkça belirtmeyen Fransız belgesinin içeriğini elde etti. İlk madde, “Lübnan Devleti'nin İsrail'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme taahhüdünü” teyit ederken, ikinci madde ise “Lübnan'ın İsrail ile kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşması imzalamaya hazır olduğunu” belirtmektedir. Ancak en önemli paragraf, “kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşmasının imzalanmasını, böylece Lübnan ve İsrail’in aralarındaki savaş durumunun sona erdiğini ilan etmelerini ve birbirlerine karşı herhangi bir güç kullanmaktan kaçınmayı taahhüt etmelerini” öngörüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)

Lübnan resmi medyasına göre İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki bir kasabada bir evi hedef alan hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi de yaralandı.

Ulusal Haber Ajansının haberine göre “İsrail savaş uçakları, Bint Cubey bölgesindeki Ganduziye kasabasında bir eve şafak vakti şiddetli bir saldırı düzenledi; bir kişi öldü, iki kişi yaralandı.Yaralılar enkaz altından çıkarıldı» dedi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerindeki birkaç mahalle sakinlerine tahliye uyarısı verdikten sonra, bu sabah “Hizbullah”ın Beyrut'taki hedeflerine bir dizi hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Ordu kısa açıklamasında, güçlerinin "şu anda Beyrut'ta Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırdığını" belirtti. İsrail askeri sözcüsü daha önce, Hizbullah'ın kalesi olan güney banliyölerinde yaşayanları hava saldırıları başlamadan önce evlerini boşaltmaları konusunda uyarmıştı.


NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
TT

NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)

NATO, bölgesel gerilimlerin artmasıyla birlikte bazı güçlerini geçici olarak geri çekme kararına paralel olarak, Irak'taki misyon duruşunu "belirlemek" için çalıştığını duyurdu.

NATO sözcüsü Alison Hart dün yaptığı açıklamada, ittifakın "Irak'taki duruşunu ayarladığını... ve müttefiklerle yakın koordinasyon içinde çalıştığını" teyit ederek, "NATO personelinin güvenliği ve emniyetinin son derece önemli olduğunu" vurguladı.

Aynı bağlamda, Polonya Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, "operasyonel koşulları ve potansiyel tehditleri analiz ettikten sonra" ülkesinin güçlerinin Irak'tan çekileceğini duyurdu.

Bu gelişmeler, Bağdat'ta hükümet mesajları, yargı uyarıları ve "kesin" Amerikan tehditleri yoluyla grupların saldırılarını durdurmaya yönelik yoğun siyasi baskıyla eş zamanlı olarak geldi.

Kaynaklar, sahada nispeten sakin bir ortamda, «Hizbullah Tugayları»nın beş günlük ateşkes ilan etmesiyle birlikte gerilimi azaltmaya yönelik ilk mutabakatlardan bahsetti. Ancak Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar, Amerikan tarafının şu ana kadar buna net bir yanıt vermediğini ifade etti. Bu da “Haşdi Şabi”ye ait karargahları hedef alan hava saldırılarının devam etmesiyle birlikte, ateşkesi kırılgan ve çökmeye açık bir durumda bırakıyor.