SDG, kontrolü altındaki bölgelere yönelik olası Türk operasyonuna karşı genel seferberlik ilan etti

ABD kuvvetleri Haseke’nin kuzeybatı kırsalındaki ilçede dolaşıyor ve halkla buluşuyor (Suriye Gözlemevi)
ABD kuvvetleri Haseke’nin kuzeybatı kırsalındaki ilçede dolaşıyor ve halkla buluşuyor (Suriye Gözlemevi)
TT

SDG, kontrolü altındaki bölgelere yönelik olası Türk operasyonuna karşı genel seferberlik ilan etti

ABD kuvvetleri Haseke’nin kuzeybatı kırsalındaki ilçede dolaşıyor ve halkla buluşuyor (Suriye Gözlemevi)
ABD kuvvetleri Haseke’nin kuzeybatı kırsalındaki ilçede dolaşıyor ve halkla buluşuyor (Suriye Gözlemevi)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Askeri Konseyi, Pazartesi günü Suriye’nin kuzeydoğusunda kontrolü altındaki bölgelerde genel seferberlik ilan etti ve Türkiye sınırındaki birliklerine askeri takviye gönderdi.
Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre, Askeri Konsey, Suriye’nin kuzeydoğusunda kontrolü altındaki bölgelerde genel seferberlik ilan etti ve Türkiye sınırındaki birliklerine askeri takviye gönderdi.
Haseke’nin güneyindeki Şaddadi ilçesinde konuşlanan ABD ordusu ve Uluslararası Koalisyon güçleri, SDG güçleri ile gerçek mühimmat ve silahla tatbikat yaptı. Bu gelişmeler, Türkiye’nin SDG kontrolündeki bölgelere askeri operasyon başlatma yönündeki açıklamalarıyla aynı zamana denk geldi.  
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Halep’in doğusundaki Menbiç kırsalındaki savaş alanlarına rejim güçlerine yönelik yeni takviyelerin geldiğini, Menbiç’te, askerlerle dolu çok sayıda otobüsün Rus kuvvetleri eşliğinde Türk destekli gruplara karşı savaş alanlarına ulaştığını ve bölgedeki noktalara konuşlandığını belirtti.
Suriye rejim güçleri son günlerde 250 asker, 5 tank, araçlar ve ağır silahların ulaşmasıyla Ayn İsa ve M4 uluslararası karayolundaki mevzilerini güçlendirdi. Destekler, cephe hatları boyunca konuşlandı ve Barış Pınarı Harekatı bölgesiyle temas noktalarına konuşlandı. Suriye’nin kuzeyi, Türk ordusu ve kendisine sadık gruplar tarafından atılan füzelerin ve havanların düşmesiyle günlük askeri çatışmalara tanık oluyor. Bu füzelerden bazılarının Ayn İsa’ya düştüğü ifade edildi.
Öte yandan çok sayıda ABD askeri, Haseke’nin kuzeybatısındaki Tel Tamer ilçesinin merkezinde SDG devriyeleri ile birlikte sahada görüldü. Şehir merkezinde dolaşan, sokaklarda, pazarlarda ve dükkanlarda insanlarla buluşan devriyeyi korumak için sokaklar kapatıldı ve araçların geçişi engellendi. Haseke’nin güneyindeki Şaddadi’de konuşlanan ABD ordusu ve Uluslararası Koalisyon güçleri, SDG güçleriyle gerçek mühimmatla tatbikat gerçekleştirdi. Görgü tanıkları, tatbikatlar sırasında üssün çevresinde silah sesleri ve büyük patlamalar duyduklarını aktardı. Bölgeye, silah, lojistik malzeme, Bradley askeri zırhlı araçları, su ve yakıt tankları taşıyan 50 kamyonu içeren bir askeri yardım konvoyu ulaştı. Bundan 24 saat önce, Haseke ve Deyrizor’da konuşlanan Uluslararası Koalisyon üslerine benzer takviyeler taşıyan 80 kamyon ulaşmıştı.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.