BAE Devlet Başkanı Bin Zayed Fransa’da istisnai bir şekilde karşılandı

Macron, Bin Zayed’e Fransa’nın en yüksek nişan olan Légion d'Honneur’u takdim etti

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve eşi Brigitte, Elysee Sarayı'nda Şeyh Muhammed bin Zayed'i karşıladı. (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve eşi Brigitte, Elysee Sarayı'nda Şeyh Muhammed bin Zayed'i karşıladı. (AFP)
TT

BAE Devlet Başkanı Bin Zayed Fransa’da istisnai bir şekilde karşılandı

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve eşi Brigitte, Elysee Sarayı'nda Şeyh Muhammed bin Zayed'i karşıladı. (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve eşi Brigitte, Elysee Sarayı'nda Şeyh Muhammed bin Zayed'i karşıladı. (AFP)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, ülkenin yönetimini devraldıktan sonra ilk resmi yurt dışı ziyaretini Fransa’ya gerçekleştirdi. Paris, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un daveti üzerine ülkeye gelen Muhammed bin Zayed’in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade etmek için olası tüm jestleri sundu. Şeyh Muhammed bin Zayed günün erken saatlerinde Fransa’nın en seçkin konuklarının ağırlandığı Invadiles Sarayı’na geçti. 
Macron ile görüşme yapmak amacıyla Elysee Sarayı’na gitmeden önce BAE Devlet Başkanı için Invalides Sarayı’nın avlusunda Savunma Bakanı Sebastien Lecornu’nun başkanlığında resmî tören düzenlendi. BAE ve Fransa milli marşları çalınırken, Fransız Muhafız süvari birliği Al Nahyanı selamladı ve kalabalık bir merasim heyeti kendisine Elysee Sarayı’na kadar eşlik etti. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Al Nahyan’ı merdivenlerden inip karşılayarak kucakladı. Bu görüntü iki lider arasındaki samimiyetin ve Muhammed bin Zayed’e gösterilen önemin bir göstergesi olarak yorumlandı. Fransa First Lady'si Brigitte Macron da Al Nahyan’ı karşılayanlar arasındaydı. Daha sonra Emmanuel Macron ve Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, heyetlerin katılımı olmaksızın bir süre baş başa görüştü. 
Fransa, BAE Başkanı Bin Zayed’in, geçen mayıs ayında görevi devralmasından bu yana Arap bölgesi dışındaki ziyaretlerinin ilk durağı olarak Paris'i seçmesinden büyük memnuniyet duyuyor. Fransız kaynakları, Paris ve Abu Dabi arasındaki ikili ilişkilerde dikkat çekici olanın, "sadece BAE'nin kuruluşu ve 1971'de birliğin ilanına kadar uzanan tarihsel boyuttan’’ ibaret olmadığını, Macron’un seçildiği 2017 tarihinden bu yana ilki lider arasında oldukça güçlü bir ilişki bağı olduğunu, dolayısıyla meselenin ‘şahsi bir boyutu da’ bulunuğunu ifade ediyor. BAE kurucu Devlet Başkanı Zayed bin Sultan ilk defa 1976 yılında Paris’i ziyaret etmişti. Zayed bin Sultan 1991 yılında da bir kez daha Fransa’ya resmi ziyarette bulundu.  
Fransız kaynakları, Fransız-Emirlik ilişkilerinin, Fransa cumhurbaşkanlarının siyasi kimliklerinden bağımsız olarak istikrarlı bir şekilde geliştiğini belirtiyor. Önceki Fransız cumhurbaşkanları arasında en çok Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın BAE ile ilişkilerin gelişmesine katkı sunduğu değerlendiriliyor. Jac Chirac’ın yakınlarının aktardığına göre merhum Şeyh Zayed bin Sultan ile tanıştığında, derin ilgisinin bir göstergesi olarak, kendisine oğullarının kimler olduğunu ve neler yaptıklarını tek tek sordu. Chirac ayrıca BAE’nin kalkınma modeliyle ilgili de ayrıntılı olarak bilgi edinmek istedi. Burada şunu anmakta fayda var; Abu Dabi, bağımsızlık ilanından sonra, ‘İngiliz-Anglo-Sakson çevresini’ terk etmeye istekli olduğu için Fransa ile yakınlaşma yoluna gitti. Bu süreçte Fransa’nın tercih edilmesi, Georges Pompidou ve Valery Giscard d'Estaing’in cumhurbaşkanlıkları döneminde, Paris’in Ortadoğu ve Arap ülkeleriyle ilgili olumlu politikalar gütmesinden kaynaklanmaktaydı. Bu aşamada Fransa ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında ‘savunma anlaşması’ yapıldı. Böylece Fransa tekrar bölgedeki aktif oyunculardan biri oldu. Fransa ile BAE arasındaki bir diğer ‘savunma ittifakı’ çerçevesinde, Fransa daimî olarak BAE’de askeri üs inşa etti. Irak’ta terör örgütü DEAŞ’la mücadele sırasında, Fransız savaş uçakları BAE’deki Cufra üssünden kalkarak Irak’ta operasyon düzenledi.  
Fransız diplomatik bir kaynak, BAE Cumhurbaşkanı ile Fransa Cumhurbaşkanı arasındaki heyetlere ve danışmanlara kapalı yüz yüze görüşmenin anlamının, iki tarafın gündeme getirilen tüm meseleler hakkında tamamen açık yüreklilikle konuşmak ve hassas konuların derinliklerine inmek istemesi olduğunu söylüyor. Elysee Sarayı kaynakları, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed'e, ülkenin en yüksek dereceli sivil nişanı olan ‘Légion d'honneur’ nişanını takdim ettiğini bildirdi. Cumhurbaşkanlığı kaynakları ayrıca Macron'un, Alman seyyah Lorenz Fries tarafından 1535'te çizilen ve Körfez bölgesinin en eski haritalarından birinin kopyasını Şeyh Muhammed bin Zayed'e hediye ettiğini bildirdi. Muhammed bin Zayed Elysee Sarayı’ndaki temaslarının ardından, Fransa Senato Başkanı Gerard Larcher ile bir araya geldi. Bin Zayed ülkeden ayrılmadanönce bugün, Parlamento Başkanı Yael Braun-Pivet ve Başbakan Elisabeth Borne ile de görüşecek. Böylece Şeyh Muhammed bin Zayed, Fransa'daki en yüksek yürütme ve yasama makamlarıyla bir araya gelmiş olacak. Bu arada BAE’li bakanlar Fransız mevkidaşlarıyla bir dizi çalışma toplantısı düzenledi ve birçok ikili anlaşmaya imza atıldı.
Resmi ziyaretin ilk gününün akşamında Muhammed bin Zayed onuruna resmi yemek organizasyonu yapıldı. Akşam yemeği organizasyonuna, Fransız yürütme ve yasama makamlarının en yüksek temsilcileri de dahil olmak üzere 100 kişi iştirak etti. Konuklar arasında, Fransa dışişleri, savunma, ekonomi, çevre ve kültür bakanlarının yanı sıra Fransız Parlamentosu savunma ve dışişleri komisyonlarının başkanları ve Fransız-Körfez Dostluk Grubu Başkanı da yer aldı. Resmi yemeğe ayrıca, eski bakanlar, kültür, sanat, akademi çevrelerinden şahsiyetler ve Körfez’de yatırımları bulunan şirket başkanları da katıldı. Fransa Dışişleri Bakanı Fransız Catherine Colonna’nın bugün Paris'in güneyindeki Orly Havalimanı'nda Şeyh Muhammed bin Zayed'i uğurlaması bekleniyor.  
Birleşik Arap Emirlikleri resmi haber ajansı WAM, Şeyh Mohamed bin Zayed'in Cumhurbaşkanı Macron ile yaptığı görüşmede, "BAE ile Fransa arasındaki dostluğun, kurucu Şeyh Zayed bin Sultan döneminden bu yana güçlü ve köklü olduğunu" vurguladığını aktardı. WAM’ın haberine göre görüşmede, "iki ülke arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde özellikle iklim değişikliği, yatırım alanları, kültür, teknoloji, yenilenebilir enerji alanlarında çeşitli işbirliği yolları gözden geçirildi.’’ Liderler ayrıca, hayati ortak ilgi alanlarıyla ilgili istişare ve koordinenin sürdürülmesi konusunda hemfikir olduklarını beyan etti.  
Ziyaretten önce Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamada, BAE liderinin yapacağı resmi ziyarette, "kapsamlı stratejik ortaklığın" derinleştirilmesi ve güçlendirilmesi yönünde çaba sarf edileceği kaydedildi. Paris'e göre bu ortaklık üç ana eksen etrafında dönüyor, birincisi: güvenlik, istikrar, terörle mücadele ve Körfez bölgesinin, özellikle İran tehdidi nedeniyle maruz kaldığı sorunların da ele alınmasını gerektiren, siyasi - güvenlik ve savunma ekseni. Bu bağlamda ABD Başkanı Joe Biden’ın katılımıyla gerçekleşen Cidde Zirvesi’nin yansımalarının da değerlendirilmesi bekleniyor. Güvenlik ekseninde, İsrail-Filistin sorunu ve Lübnan dosyası da öne çıkıyor. Fransa ve BAE’nin genel eğilimi, her iki dosyayla da ilgili ‘gerilimin azaltılması’ yönünde. Ayrıca Fransa ve BAE, ABD Başkanı Biden’ın da ana gündemi olan ‘İran’ın nükleer faaliyetleri’ konusunda diyalog ve müzakerelerin sürdürülmesini savunuyor.  
İkinci eksen ise; enerji, karşılıklı yatırımlar ve ticaret borsaları dosyalarını içeren ikili ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi olarak öne çıkıyor. Paris, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşından kaynaklanan zorluklar ışığında petrol ithalatını çeşitlendirmek ve BAE'ye yönelmekle ilgileniyor. WAM'a göre, Şeyh Muhammed bin Zayed, enerjinin her biçiminde iki ülke arasındaki en önemli iş birliği alanlarından birini temsil ettiğini ve BAE'nin genel olarak dünyada ve özellikle dost Fransa'da enerji güvenliğini desteklemeye istekli olduğunu vurguladı. Fransa Ekonomi Bakanlığından yapılan açıklamada, enerji alanındaki stratejik ortaklık anlaşmasının BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın Paris’e yaptığı resmi ziyareti kapsamında imzalandığı belirtildi. Anlaşmanın iki ülkenin hidrojen, yenilenebilir ve nükleer enerji alanlarında ortak yatırım projelerini belirlemeyi amaçladığı aktarılan açıklamada, anlaşmada yeşil projelerin finanse edilmesi için ortak bir fon oluşturulması olasılığına da değinildiği ifade edildi. Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire, ‘’Bu anlaşma kısa vadede enerji alanındaki zorlukların üstesinden gelmemize olanak tanıyacak, ayrıca karbonsuz bir geleceğe hazırlanmamızı sağlayacak’’ dedi. Abu Dabi’nin önümüzdeki süreçte Fransa’ya ‘dizel’ ihraç edeceği kaydedildi.  
Paris'in ‘kapsamlı zorluklar’ dosyası olarak adlandırdığı üçüncü eksen ise, özellikle Ukrayna tahılının küresel pazarlara ulaştırılması önündeki engeller nedeniyle ortaya çıkan gıda krizi ile iklim ve çevresel sorunların ele alınmasını içeriyor. Şeyh Muhammed bin Zayed Macron’la toplantısında, BAE’nin çevre sorunlarına ve Paris İklim Anlaşması çerçevesinde iklim değişikliğiyle mücadeleye büyük ilgi duyduğunu vurguladı. BAE’nin bu bağlamda 2023 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na ev sahipliği yapacağını hatırlattı ve Fransa ile bu konuda birlikte hareket etme arzusunu dile getirdi. Fransa ve BAE’nin kültürel iş birliği, bilimsel çalışmalar, sağlık ve uzay çalışmalarında da birlikte çalışma isteğinde olduğu belirtildi.  Bahsedilenlere ek olarak, iki taraf arasında, kapsamlı stratejik ortaklığı her iki taraf için faydalı ortak projelere dönüştürme isteğini yansıtan bir dizi anlaşmanın daha imzalanması bekleniyor.  



İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
TT

İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

Üst düzey bir İranlı yetkili, Suudi Arabistan ile ilişkilerin ‘sağlam ve korunmuş’ olduğunu, bu ilişkilerin zedelenemeyeceğini söyledi. Tahran ile Riyad’ın bölgenin güvenliği ve istikrarına önem verdiğini vurgulayan yetkili, gerilimin tırmandırılmasından ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınıldığını ifade etti.

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, iki ülke arasındaki temas ve koordinasyonun farklı düzeylerde sürdüğünü belirtti. İnayeti, bu kapsamda bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştiğini, bazılarının ise gözlerden uzak yürütüldüğünü kaydetti.

 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

İnayeti, “Bölgenin karşı karşıya olduğu tehditler ve benzeri görülmemiş bir gerilim riskinin bulunduğu mevcut koşullarda durumun hassasiyetinin farkında olmamız gerekiyor. İran İslam Cumhuriyeti olarak bölgesel istikrarın tüm bölge ülkelerinin çıkarına olduğuna inanıyoruz. Suudi yetkililerle yaptığımız toplantı ve görüşmelerde bu yaklaşımın defalarca teyit edildiğini gördük” dedi.

Üst düzey bir Suudi yetkili ise cumartesi günü Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bazı medya organlarında yer alan ve Krallığın bölgedeki gerilime yaklaşımında bir değişiklik olduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Yetkili, Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki tüm ihtilaflı konuların diyalog ve diplomatik yollarla barışçıl şekilde çözülmesine yönelik çabaları desteklediğini vurgularken, Krallığın hava sahasının ya da topraklarının İran’a karşı herhangi bir askeri faaliyette kullanılmasını reddettiğinin altını çizdi.

İnayeti de iki ülke arasında farklı düzeylerde ‘süregelen temas ve karşılıklı görüş alışverişinin’ bulunduğunu, bunlar kapsamında bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştirildiğini, bazılarının ise medya dışında yürütüldüğünü ifade etti.

Suudi Arabistan çok önemli bir ülke

İnayeti, Tahran’ın Suudi Arabistan’ı ‘bölgede kilit ve etkili bir ülke olarak gördüğünü’ vurgulayarak, iki ülke arasındaki iş birliğinin ortak ilgi alanlarındaki konularda ‘bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığını’ bildirdi.

İnayeti, “İran ve Suudi Arabistan, bölgenin güvenliği ve istikrarına önem veriyor; gerilimin tırmandırılmaması ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguluyor” dedi. İki taraf arasında süregelen istişarelerin, ‘her iki ülkede de oluşan stratejik bir kanaatten kaynaklandığını ve bunun yalnızca ikili çıkarlara değil, bölgenin tamamının menfaatine hizmet ettiğini’ belirtti. İnayeti ayrıca, “Suudi Arabistan İran’ı güvenilir bir ortak olarak görürken, İran da Suudi Arabistan’ı bölgede önemli ve etkili bir aktör olarak değerlendiriyor. Ortak ilgi alanlarındaki iş birliği, bölgesel güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

‘Güçlendirilmiş’ ilişkiler

İnayeti, iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘korunaklı olduğunu ve zedelenemeyeceğini’ belirterek, bunun her iki ülkenin liderliğinin bu ilişkilerin kaçınılmazlığını kavramasından kaynaklandığını söyledi. İnayeti, bu anlayışın ilişkilerin sürmesini ve gelişmesini sağladığını, olumlu etkilerinin de tüm taraflara yansıdığını ifade etti.

İnayeti, İsrail’in son saldırıları sırasında Suudi Arabistan’ın Tahran’a verdiği desteği hatırlatarak, “İran, kendisine dayatılan savaş sırasında Suudi Arabistan’ın destekleyici tutumunu memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını güçlü biçimde kınadı. O sabah Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’ndan bir telefon aldık. Bu tutum, o dönemde yanımızda duran Suudi kardeşlerimizden beklenen bir tavırdı” dedi.

İnayeti sözlerini şöyle sürdürdü: “İkinci olarak, İran’a yönelik herhangi bir saldırı tüm bölgenin güvenliğini etkiler. Bu durum, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere sergilenen yapıcı tutumlarda açık biçimde görülmüştür. Üçüncü olarak ise İran’a yönelik saldırı, İsrail’in bölge ülkelerine karşı gerçekleştirdiği saldırılar zincirinin bir parçasıdır ve hiçbir ülke bu saldırılardan muaf değildir.”

ABD ile müzakere çerçevesi

İran ile ABD arasında şekillenmekte olduğu belirtilen müzakere çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnayeti, “İran İslam Cumhuriyeti 2015 ve 2025 yıllarında yürütülen müzakerelere son derece ciddi bir yaklaşımla girdi; ancak bu süreçlerden çekilen ve çelişkili bir tutum sergileyen taraf ABD oldu” dedi.

İnayeti, “Eğer ABD, ön koşulsuz ve eşit bir diyalog konusunda samimiyse, İran bunu memnuniyetle karşılar. İranlı yetkililer bu tutumu defalarca dile getirdi. Son dönemde iki tarafın müzakereler için bir çerçeve oluşturmaya çalıştığına işaret eden açıklamalar duyduk; ancak müzakereler önceden belirlenmiş sonuçlarla başlayamaz. Sonuçlar, müzakere sürecinin kendisinden doğmalı, önceden dayatılmamalı” ifadelerini kullandı.

 Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz hafta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki güvenlik ve istikrarı güçlendirecek diyalog yoluyla anlaşmazlıkların çözülmesine yönelik her türlü çabayı desteklediklerini vurguladı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmede Riyad’ın Tahran’ın egemenliğine saygı konusundaki tutumunu yineleyerek, Suudi Arabistan’ın hava sahasının veya topraklarının herhangi bir askeri operasyon veya saldırı için kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Bu uyarının, saldırının kaynağı veya hedefi ne olursa olsun geçerli olduğu ifade edildi.

Pezeşkiyan da İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı konusundaki tutumundan dolayı Suudi Arabistan’a teşekkür ederek, Veliaht Prens’in bölge güvenliği ve istikrarını sağlama çabalarını takdir etti.


Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan "denetim" otoritesi: Yolsuzluk davalarına karışan çalışanlar görevden uzaklaştırıldı

Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)
Riyad'daki "Denetim ve Yolsuzlukla Mücadele Kurumu"nun genel merkezi (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Yolsuzlukla Mücadele ve Denetim Kurumu dün, son zamanlarda soruşturduğu suç davalarına karışan hem kamu hem de özel sektör çalışanlarını içeren kişilerin gözaltına alındığını duyurdu. Kurum, gerekli yasal işlemlerin tamamlanması için yasal süreçlerin devam ettiğini belirtti.

Kurum, yaptığı açıklamada, Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile iş birliği içinde, PIF'in bir yan kuruluşunda proje yöneticisi olarak çalışan bir Suudi vatandaşının gözaltına alındığını açıkladı. Bu kişi, ticari bir işletmenin sahibi olan iki Suudi vatandaşından (onlar da tutuklandı) ve farklı bir ticari işletmede yönetici olarak çalışan başka bir Suudi vatandaşından (o da tutuklandı) 2.175.000 riyal rüşvet aldığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Rüşvetler, ticari işletmeye bir şirket alanının yenilenmesi projesinin verilmesi ve her iki işletmenin de projede taşeronluk işi almasının sağlanması karşılığında ödenmişti.

Açıklamada, Sağlık İşleri Bakanlığı'nda çalışan bir kişinin, toplam 384 milyon 295 bin 150 riyal tutarındaki iki projenin ticari bir kuruluşa verilmesi ve ihale süreçlerinin kolaylaştırılması karşılığında 500 bin riyal aldığı sırada gözaltına alındığı belirtildi. Soruşturmalar sonucunda, kararlaştırılan toplam tutarın 10 milyon riyal olduğu, bu tutarın 4 milyon 500 bin riyalinin daha önce ticari kuruluşun genel müdüründen (görevden uzaklaştırılmış) alındığı, ilk olarak bu tutarın mühendislik işleri müdürüne, yardımcısına ve ihale inceleme komitesi başkanına (görevden uzaklaştırılmış) teslim edildiğinin kanıtlandığı ifade edildi.

İçişleri Bakanlığı ile iş birliği içinde, emekli bir astsubay, polis karakolunda görev yaptığı dönemde suç davalarında ele geçirilen 2,16 milyon riyali zimmetine geçirmekten; Sivil Savunma'da görevli bir astsubay, ticari kuruluşlardan güvenlik yönetmeliklerine uymama nedeniyle ceza kesmemek karşılığında para talep etmekten; ve bir polis karakolunda görevli bir asker ile iki vatandaş, bir vatandaştan 1,4 milyon riyali zimmetine geçirmek ve bu olaya katılmaktan tutuklandı.

Açıklamada, Nüfus Müdürlüğü'nde çalışan 3 kişinin, gözaltına alınan bir vatandaştan, usulsüz bir şekilde doğum kaydı yaptırmak ve ulusal kimlik kartı çıkarmak karşılığında taksitler halinde 850 bin riyal aldıkları gerekçesiyle tutuklandığı belirtildi. Ayrıca, belediyelerde çalışan 3 kişiden ilkinin, arsa ruhsatı ve imar planı işlemlerinin kolaylaştırılması ve tamamlanması karşılığında kararlaştırılan 800 bin riyalden 300 bin riyal aldığı, ikincisinin, ihale değerlendirme komitesi üyesi olması nedeniyle belediye binası inşaatı ve geliştirme projesi ihalesinin kolaylaştırılması karşılığında gözaltına alınan bir vatandaştan 20 bin riyal aldığı, üçüncüsünün ise bir müteahhit firmada çalışan ve gözaltına alınan bir vatandaşla iş birliği içinde usulsüz bir şekilde inşaat ruhsatı ve inşaat tamamlama belgesi düzenlemek karşılığında para aldığı belirtildi.

Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı çalışanı ve bir bölge sakini, vatandaşlardan para alarak, var olmayan hayvanlar için hayali kayıt numaraları oluşturarak tarımsal hayvancılık desteği konusunda dosya açma ve uygunluk güncellemesi yapma suçundan tutuklandı. Bölgesel kalkınma otoritesinin bir başka çalışanı ise eşini işvereninin sözleşme yaptığı şirketlerde çalışıyor gibi gösterip, çalışmadığı halde aylık maaşını ödemesi nedeniyle tutuklandı. Otorite, kamu fonlarını zimmete geçiren veya konumunu kişisel kazanç veya kamu yararına zarar vermek için kullanan herkesi izleme ve yakalama konusundaki kararlılığını teyit etti ve bu kişilerin işlerine son verildikten sonra bile hesap vereceklerini belirtti. Mali ve idari yolsuzluk suçlarının zaman aşımı olmadığını vurgulayan otorite, ihlal edenlere karşı kanunun tüm gücünü hoşgörü göstermeden uygulama kararlılığını dile getirdi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nden Fas Kralı'na geçmiş olsun telefonu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla dün Fas Kralı VI. Muhammed ile telefon görüşmesi yaptı.

Görüşme sırasında Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Fas Kralı'nın sağlık durumunu sordu ve kendisine geçmiş olsun dileklerini iletti.

Kral VI. Muhammed ise Prens Muhammed bin Salman'a asil kardeşlik duygularından dolayı minnettarlığını ifade etti.