Fas ve İsrail arasında fikri mülkiyet alanında mutabakat

Fas ve İsrail, Pazartesi günü Cenevre’de fikri mülkiyet alanında yapılan mutabakat zaptının imza töreninden bir kare (Şarku’l Avsat)
Fas ve İsrail, Pazartesi günü Cenevre’de fikri mülkiyet alanında yapılan mutabakat zaptının imza töreninden bir kare (Şarku’l Avsat)
TT

Fas ve İsrail arasında fikri mülkiyet alanında mutabakat

Fas ve İsrail, Pazartesi günü Cenevre’de fikri mülkiyet alanında yapılan mutabakat zaptının imza töreninden bir kare (Şarku’l Avsat)
Fas ve İsrail, Pazartesi günü Cenevre’de fikri mülkiyet alanında yapılan mutabakat zaptının imza töreninden bir kare (Şarku’l Avsat)

Fas ve İsrail, Pazartesi günü İsviçre’nin Cenevre kentinde Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) üye ülkelerinin katıldığı 63. Genel Kurul Toplantısı’nın oturum aralarında fikri mülkiyet alanında bir mutabakat zaptı imzalandı.
Mutabakat zaptı, Fas Sınai ve Ticari Mülkiyet Ofisi Genel Müdürü Abdulaziz Bubekiki ve İsrail Adalet Bakanlığı’na bağlı Patent Ofisi Genel Müdürü Ofir Alon tarafından WIPO merkez binasında WIPO Genel Direktörü Daren Tang'ın katıldığı bir törenle imzalandı.
Fas'ın Cenevre'deki Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Örgütler Daimi Temsilcisi Ömer Zuneyber ile İsrail'in Cenevre'deki BM ve Uluslararası Örgütler Daimi Temsilcisi Meirav Eilon Shahar'ın başkanlığında düzenlenen ortak imza törenine, Cenevre'deki diplomatik misyon başkanlarından ve uluslararası örgütlerin temsilcilerinden çok sayıda isim katıldı.
Mutabakat zaptı, sınai mülkiyetin korunması alanında iş birliğini geliştirecek mekanizmalar oluşturmayı ve böylece her iki ülkede yenilikçiliği teşvik etmeyi ve girişimcilik alanındaki ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Beş yıllığına imzalanan ve daha sonra istenirse süresi uzatılabilecek olan mutabakat zaptı, iki ülkenin fikri mülkiyet ofisleri arasındaki bilgi alışverişini ve bilgi paylaşımını geliştirmenin yanı sıra sınai mülkiyetin korunması alanında küçük ve orta ölçekli işletmelere yardımcı olmayı hedefliyor.
Fas Sınai ve Ticari Mülkiyet Ofisi Genel Müdürü Bubekiki, Fas'ın fikri mülkiyetin ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmede, özellikle de içinde bulunulan zorlu koşullarda çok önemli bir rol oynadığına inandığını ve bu yüzden güçlü bir fikri mülkiyet sistemi kurmaya kararlı olduğunu söyledi. Faslı yetkili, ülkesinin kısa bir süre önce yenilikçiliği desteklemek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine daha iyi bir katılım sağlamak amacıyla fikri mülkiyet sistemini güçlendirmek için 2022-2026 yılları arasında geçerli olacak yeni bir strateji belirlediğini açıkladı.
Öte yandan İsrail'in Cenevre'deki BM ve Uluslararası Örgütler Daimi Temsilcisi Shahar, mutabakat zaptının, girişimcilerin ve yenilikçilerin hem İsrail’in hem de Fas'ın yeni nesillerine daha müreffeh ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmelerini sağlayacağını vurguladı. Shahar, gelişmeyle ilgili değerlendirmesinde, “İki ülke arasındaki bu iş birliğine değer veriyoruz ve bunu, Cenevre'den başlayarak çok taraflı tüm platformlara yaymak için çaba göstereceğiz” ifadelerini kullandı.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.