Fas, İsrail’den SİHA satın alacak

Fas Silahlı Kuvvetleri Genel Müfettişi ve Güney Bölgesi Komutanı Korgeneral Faruk Belheir, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'yi Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı karargahında ağırladı. (Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetler Forumu)
Fas Silahlı Kuvvetleri Genel Müfettişi ve Güney Bölgesi Komutanı Korgeneral Faruk Belheir, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'yi Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı karargahında ağırladı. (Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetler Forumu)
TT

Fas, İsrail’den SİHA satın alacak

Fas Silahlı Kuvvetleri Genel Müfettişi ve Güney Bölgesi Komutanı Korgeneral Faruk Belheir, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'yi Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı karargahında ağırladı. (Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetler Forumu)
Fas Silahlı Kuvvetleri Genel Müfettişi ve Güney Bölgesi Komutanı Korgeneral Faruk Belheir, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'yi Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı karargahında ağırladı. (Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetler Forumu)

Fas yönetimi, İsrail ile "Kamikaze" olarak da bilinen "Harop" adlı bir grup İsrail silahlı insansız hava aracını satın almak için anlaşma yaptı.
Şarku’l Avsat’ın İsrail gazetesi Haaretz'den aktardığı habere göre İsrail’e ait SİHA’lar hedefi yakalayabiliyor, dalış yapabiliyor ve patlayabiliyor. Bu SİHA’lar bin kilometre menzile sahip, yaklaşık 20 kilogram patlayıcı taşıyor ve 7 saate kadar havada kalabiliyor.
Haaretz'e göre İsrail Ordu Sözcüsü General Ran Kochav, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kohavi'nin Fas ziyaretinin "iki ülke arasındaki askeri girişimleri ilerletmeyi ve eğitim ve deneyim alışverişi alanlarında askeri işbirliğini güçlendirmeyi" amaçladığını bildirdi. 
Savunma sanayi sektörüne dair yayınlar yapan "Defence News" gazetesi, “Fas, İsrail ile uzaktan kumandalı (kamikaze) SİHA üretimi için anlaşma imzalayacak. Fas, askeri cephaneliğini güçlendirme yararına bir dizi savunma anlaşması da imzalayacak” ifadelerini kullandı.
Kohavi'nin 3 günlük resmi ziyareti kapsamında dün Faslı güvenlik yetkilileriyle Rabat'ta bir araya gelmesi bekleniyordu. Ziyaretinin sonunda Fas'taki Yahudi cemaati üyeleriyle de bir araya gelen Kohavi, Perşembe günü (bugün) ise İsrail'e dönecek.
İsrail Genelkurmay Başkanı, Kral 6. Muhammed'in önderliğinde Fas'ın Afrika kıtası ve Orta Doğu'nun yararına istikrar ve barışı sağlamada aktif bir oyuncu olarak oynadığı önemli rolü övdü.
Fas Savunma Bakanlığından sorumlu Bakan Abdullatif Ludeyi, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi’yi kabulünde, iki ülke arasında askeri iş birliğinin geliştirilmesini görüştü.
Fas Kraliyet Silahlı Kuvvetleri Yüksek Komutanlığı tarafından dün akşam yayınlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Savunma alanında ve savunma sanayiinin temellerini atma ufkunda Ludeyi, Fas ve İsrail'in Fas'ta savunma sanayii alanında ortak projeler oluşturma konusundaki ilgisini dile getirdi.”
Ludeyi ve Kohavi, “iki ülke arasındaki ikili askeri işbirliğini karakterize eden kalite ve dinamizmi” övdü. İki yetkili, bölgede barış ve istikrar hedeflerine hizmet etmek için bu ilişkileri güçlendirme konusundaki ortak hırslarını ve arzularını yinelediler.
İlgili bir düzeyde, Fas Silahlı Kuvvetleri Genel Müfettişi ve Güney Bölgesi Komutanı Korgeneral Faruk Belheir, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'yi önceki gün Kraliyet Silahlı Kuvvetler Yüksek Komutanlığı karargahında kabul etti, İki askeri yetkili, görüşmelerinde Fas-İsrail ilişkilerinin ulaştığı seviyeden duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
İsrail’in Fas’ta düzenlenen askeri tatbikat "Afrika Aslanı 2022"ye gözlemci olarak katılmasının iki ülke arasındaki tecrübe ve uzmanlık alışverişi gelişimlerini gösteren somut bir örnek olduğu ifade edildi.
Fas Silahlı Kuvvetleri ile İsrail Silahlı Kuvvetleri arasında deneyim ve uzmanlık paylaşımının yanı sıra, iki ülke arasındaki seçkin askeri iş birliği ilişkilerini yansıtan bu ziyaretin, iş birliği eksenlerinin daha iyi geliştirilmesine yönelik fırsatların tartışılmasına olanak sağladığı sonucuna varıldı.



Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
TT

Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)

İsrail, 10 Ekim'de yürürlüğe giren Gazze Şeridi'ndeki ateşkeste ihlallerini artırırken, müzakere sürecine katılan ve halen katılmakta olan Hamas ve Filistinli grupların kaynakları, liderlerinin arabulucuların İsrail'i anlaşmanın şartlarına uymaya ve anlaşmayı uygulamaya zorlama konusunda yetersiz ve aciz olduğunu düşündüğünü söylüyor.

Arabulucular ve diğer taraflarla devam eden iletişimin birçok ayrıntısına ve perde arkasına aşina olan kaynaklar, Şarku'l Avsat'a, Filistinli grupların bu ihlaller konusunda sabırlarının tükenmekte olduğu konusunda hemfikir olduklarını, ancak aynı zamanda bu ihlallere askeri olarak yanıt verme kapasitelerinin olmadığını da kabul ettiklerini söyledi.

Kaynaklar, savaşa geri dönme ihtimalinin ortadan kaldırılması gerektiği konusunda görüş birliği olduğunu belirtiyor.


Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
TT

İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)

Lübnanlılar, hayatlarını kritik bir dönemeçte kısıtlayan bir belirsizlik dönemi yaşıyor. Genel ruh halleri iki tarihte birleşiyor. Bunlardan birincisi dün başlayan ve 2 Aralık 2025'te sona erecek olan Papa XIV. Leo'nun Beyrut ziyareti, ikincisi yıl sonuna kadar Hizbullah'ın silahlarını teslim etmesi sorununu çözmek için ABD tarafından verilen sürenin dolduğu son tarih.

Bu iki uç nokta arasında, bölgeler, mezhepler ve sınıflar arasında ortak bir endişe hali hakim. Bu durum, yurtdışında yaşayanlar ve yerel halkın ifadeleriyle de açıkça görülüyor. Artık siyasi takvimler, seyahatten işe ve kutlamalara, günlük planlara kadar kişisel kararların ritmini belirliyor.

Psikolog Dr. Davud Ferec, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Lübnan halkı, belirleyici anlar olarak gördükleri iki takvimle meşgulken şu anda savaş kaygısının doruk noktasını yaşıyor” diyerek durumu kendi yorumuyla açıklıyor.

Dr. Ferec, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genel olarak, kararın halkın elinde olmadığı, halkın kararı etkileme gücünün olmadığı, halkı koruyacak önleyici planların olmadığı ve halkın güvenlik hissi verecek psikolojik alternatiflerin olmadığı kanısı var. Bu yüzden beklemek bir yaşam biçimi haline geliyor.”