Putin: Yeni bir dünya düzeninin eşiğindeyiz

Rusya Ukrayna’daki işgal girişiminin kapsamını genişletti, ABD yapımı füze rampalarını hedef aldı

Rusya Devlet Başkanı Putin, dünya düzeniyle ilgili iki farklı modelin çatıştığını söyledi. (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Putin, dünya düzeniyle ilgili iki farklı modelin çatıştığını söyledi. (AFP)
TT

Putin: Yeni bir dünya düzeninin eşiğindeyiz

Rusya Devlet Başkanı Putin, dünya düzeniyle ilgili iki farklı modelin çatıştığını söyledi. (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Putin, dünya düzeniyle ilgili iki farklı modelin çatıştığını söyledi. (AFP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “tek kutuplu dünyaya alternatif olarak daha adil ve sosyal odaklı yeni bir dünya düzeninin oluşmaya başladığını” ifade etti.
Küresel düzende Batı modelini sert bir şekilde eleştiren Putin, mevcut küresel düzenin ‘halkların zenginliğini yağmalamaya’ dayandığını ve Batı’nın dünyaya kendi gelecek modelini sunamayacağı yönünde bir izlenim edindiğini iddia etti.  
Rusya Stratejik Girişimler Ajansı tarafından düzenlenen ‘Yeni Dönem için Güçlü Fikirler’ başlıklı forumun genel oturumunda konuşan Putin, “Sözde yeni düzenin tüm dünyaya hakim olma modelinin adaletsiz olduğu anlaşılınca, dünyada geri dönüşü olmayan büyük değişimler meydana geldi. Tek kutupluluğa alternatif sosyal odaklı düzenin temelleri atılıyor. Hem ulusal hem de küresel düzeyde uyumlu, daha adil ve güvenli bir dünya düzeninin temelleri ve ilkeleri belirleniyor” ifadelerini kullandı.
Batı ile mevcut çatışmanın sadece Ukrayna’daki durumla ilgili olmadığını, dünya düzeniyle ilgili iki farklı modelin çatıştığını iddia eden Putin, “Batının ve kendilerini ulusların üstünde konumlandıran elitlerin mevcut küresel düzeni koruma çabalarına rağmen, yeni bir dönem geliyor. Dünya tarihinde yeni bir aşama ve yalnızca gerçekten egemen devletlerin yüksek büyüme dinamikleri sağlayabileceği, yaşam standartları ve yaşam kalitesiyle başkalarına örnek olabileceği bir dönem geliyor. Bu dönemde geleneksel değerlerin korunması ve yüksek hümanist idealler daha önemli hale gelirken, sosyal odaklı yönetim biçimleri ve kalkınma modellerine sahip ülkelerle tek kutuplu dünyaya alternatif oluşturuluyor. Bu dönemde, insan bir araç değil amaç oluyor” diye konuştu.
Ülkesinin dünyadaki değişimde önemli bir rol üstlendiğine işaret eden Rus lider, “Bu değişimden geri dönüş yok hem ulusal hem de küresel düzeyde, gelişimin önünde bir engel haline gelen mevcut düzene ya da tek kutuplu dünyaya alternatif olarak daha uyumlu daha adil bir küresel düzen şekilleniyor” dedi.
Batılı ülkelerin yalnızca kendi başarılarından dolayı değil, diğer halkları soymaları sayesinde dünyada lider konumlara geldiklerini söyleyen Putin; “Elbette bu ‘altın milyar’ (Avrupalılar) tesadüf eseri altın olmadı. Birçok şeyi başardılar doğru, ancak bu sadece hayata geçirdikleri fikirlerden kaynaklanmadı. Bu konumlarını, büyük ölçüde hem Asya’da, hem de Afrika’da diğer halkları soyarak ulaştılar. Batı basitçe dünyaya kendi gelecek modelini sunamıyor. Şimdilerde bu ‘altın milyar’ elitleri, dünyadaki diğer merkezlerin, kendi gelişim seçeneklerini sunmasından endişe ediyor’’ değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan Rusya’nın Ukrayna’daki ‘özel operasyonları’ yeni bir aşamaya girdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov 'özel operasyon' olarak tanımladığı savaşta Rusya'nın tek hedefinin Ukrayna'nın doğusu olmayacağını ve başka bölgeleri de kapsayacağını duyurdu. Lavrov, ‘’Ukrayna’daki özel operasyonda coğrafi hedefler artık farklı, sadece Luhansk ve Donetsk cumhuriyetleri bölgesiyle sınırlı değil, eğer Batı Kiev’e gelişmiş silahlar ve uzun menzilli füzeler vermeyi sürdürürse, coğrafi hedeflerin kapsamı genişletilecektir. Şu anda Herson ve Zaporijya ve bazı diğer bölgeler de hedefimizde, operasyon kararlı bir şekilde sürdürülüyor’’ diye konuştu.
Devlet medyasına değerlendirmelerde bulunan Rus bakan, nükleer bir çatışma ihtimaliyle ilgili soruyu; "Şüphesiz nükleer bir savaşın kazananı olmayacaktır, dolayısıyla asla bir nükleer savaş çıkmamalıdır. Bununla birlikte, nükleer güçlerin kullanımına başvurulması gereken durumları doktrinimiz açıkça ortaya koymaktadır” diye yanıtladı. Rus nükleer doktrini, Moskova’nın, ulusal güvenliğini tehdit halinde hissetmesi durumunda caydırıcı bir güç olarak nükleer silah kullanmasını öngörüyor.
Birleşmiş Milletler'in (BM) sorunun çözümünde oynaması gereken rolü hatırlatan Lavrov, “ABD ve İngiltere, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e kendi çıkarları için büyük bir baskı kuruyor. Avrupalı ülkeleri uyarıyoruz, ABD ve İngiltere güvenli bir mesafedeler ancak Avrupa’nın ekonomisi savaştan ötürü zarar görüyor, Washington sorumlu davranmıyor ve savaşın diyalogla çözülmesini istemiyor. Bazı Batılı ülkeler Kiev’i kışkırtarak savaşın sürmesini istiyor, savaşı meydanda kazanması gerektiği yönünde açıklamalar yapıyorlar, böylesi bir ortamda Kiev tarafıyla müzakerelerin bir anlamı olamaz” ifadelerini kullandı.
Batılı ülkelerdeki mevcut siyasi elitlerin sınırlı yetenekleri olduğunu ileri süren Rus Bakan, Batılı bazı değerleri eleştirerek “Şahsen eşcinsel ve transgender değerlerin teşvik edilmesine anlam veremiyorum, belki de bunun nedeni ‘altın milyarın’ gezegendeki insan sayısını azaltmak istemesiyle ilgilidir, çünkü onlara göre mevcut kaynaklar tüm insanlar için yeterli değildir” ifadesini kullandı.
Dolaylı olarak, Rus nakliye gemilerine yönelik uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasını talep eden Lavrov, “Gıda maddeleri ve gübreye yaptırım uygulanmıyor, ancak Rus gemilerinin hareketine getirilen kısıtlamalar gıda malzemelerinin taşınmasını engelliyor. Batı Rusya’ya tüm yaptırımları uyguladı, şimdi yaptırım için yeni alanlar düşünmek zorundalar” dedi.
Bu arada Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Ukrayna’da savaşan birliklerini teftiş etti ve Batılı ülkelerin Ukrayna ordusuna sağladığı uzun menzilli füze rampalarının hedef alınması yönündeki talimatlarını yineledi. Öte yandan Ukrayna ordusu karşı saldırıları kapsamında bu hafta ikinci kez Rus topraklarını hedef aldı. Ukrayna topçu birliklerinin Rusya sınırındaki Kursk bölgesine saldırı düzenlediği bildirildi. Ayrılıkçı Donetsk yönetimi, Ukrayna birliklerinin son 24 saat içinde, Donetsk’e 67 kez saldırı düzenlediğini ve çeşitli kalibrelerde 437 top ve havan topu fırlattığını açıkladı. Aynı kapsamda Moskova tarafından Zaporijya bölgesine atanan Askeri-Sivil Yönetim Başkanlığı üyesi Vladimir Rogov, Ukrayna’ya ait 3 adet kamikaze tipi insansız hava aracının (İHA) bölgedeki nükleer elektrik santraline saldırı girişiminde bulunduğunu, santralin çevresinde maddi zarar oluşurken santralin işleyişinde bir aksama olmadığını belirtti. Bu arada ayrılıkçı Luhansk yönetimi askeri sözcüsü Andrei Maruchko, Ukrayna ordusunun bölgedeki güçlerine takviye birlikler gönderdiğini, yerel istihbarat servislerinin bu birlikler arasında yabancı savaşçıların ve askeri uzmanlarının da bulunduğunu tespit ettiklerini söyledi.
Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, hava kuvvetlerinin yüksek hassasiyetli silahlarla Ukrayna ordusunun 14. Mekanize Birliğinin Donetsk bölgesinde Soledar yerleşim biriminde bulunan füze ve topçu deposunu vurduğunu, saldırı sonucunda 19 askeri zırhlı araç ve 40’a yakın milliyetçi gücün etkisiz hale getirildiğini söyledi. Rus hava kuvvetlerinin yüksek hassasiyetli silahlarla Odessa bölgesinde Usatovo yerleşim birimi yakınlarında, ABD üretimi Harpoon füze sistemi fırlatıcısını yok ettiğini belirten Konaşenkov, denizden fırlatılan yüksek hassasiyetli füzelerle Odessa bölgesinde Daçnoye yerleşim birimi yakınlarında Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin 35. Deniz Tugayına ait yedek askerlerin eğitildiği geçici konuşlanma noktasının da vurulduğunu ve 200 askerin imha edildiğini kaydetti. Rus sözcü ayrıca, Rus savaş uçaklarının, hava mücadelesinde Mikolayiv bölgesinde Snigirevka yakınlarında Ukrayna hava kuvvetlerine ait bir Mig-29 savaş uçağı ve Donetsk bölgesinde bir Su-25 savaş uçağını düşürdüğünü, Rus hava savunma sistemlerinin bir günde 4 Ukrayna insansız hava aracını imha ettiğini açıkladı.



Squid Game'in yaratıcısından Netflix'e yeni dizi

2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
TT

Squid Game'in yaratıcısından Netflix'e yeni dizi

2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)
2021'de başlayan Squid Game, nakit sıkıntısı çeken bir grup insanın dudak uçuklatan bir para ödülü ve hayatta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu (Netflix)

Squid Game'in yaratıcısı Hwang Dong-hyuk, fenomen dizinin final yapmasının ardından yeni projesini duyurdu.

Netflix, yapımcılığını Hwang'ın üstlendiği kumarhane temalı suç draması The Dealer'a yeşil ışık yaktı ve ana kadroyu duyurdu.

Dizinin odağında, yetenekli krupiye Geonhwa var. Evlilik hazırlıkları yapan Geonhwa'nın hayatı, bir konut dolandırıcılığı planının kurbanı olmasıyla altüst oluyor. Geonhwa, geride bıraktığını sandığı dünyaya geri çekilerek kumarın tehlikeli yeraltına sürükleniyor; kontrolü yeniden ele almak için uzun süredir sakladığı yeteneklerini kullanmak zorunda kalıyor. 

Senaryo Ohnooy ve Lee Tae-young imzası taşıyor.

Alchemy of Souls'la (Hwan Hon) tanınan Jung So-min, oyun masalarında kendisine olağanüstü bir avantaj sağlayan yeteneklerini yıllardır bastıran krupiye Geonhwa'yı canlandırıyor.

Ryoo Seung-bum ise geçimini riskli bahislerle sağlamaya çalışan ve Geonhwa'nın tehlikeli planına sürüklenen maddi sıkıntıdaki kumarbaz Hwang Chisu rolünde.

Lee Soo-hyuk, içgüdüleri ve esrarengiz tavrıyla öngörülemez bir figüre dönüşen güçlü rakip krupiye Jo Jun'u oynuyor.

Telefon'la (Kol) tanınan Ryu Kyung-soo, Geonhwa'nın nişanlısı Choi Wooseung rolünde izleyici karşısına çıkacak. Karakter, "sakin" görünen hayatının yanında dedektif kimliğiyle de dikkat çekiyor.

Dizi, görüntü yönetmeni Choi Young-hwan'ın yönetmenlikteki ilk işi olacak.

Squid Game'in arkasındaki Firstman Studio, The Dealer'ın da yapımını üstleniyor.    

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Gazze savaşı: BAE, İsrail’e tam destek taahhüdü vermiş

BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
TT

Gazze savaşı: BAE, İsrail’e tam destek taahhüdü vermiş

BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)
BAE ve İsrail, ilişkileri normalleştirdikten sonra 2022'de serbest ticaret anlaşması imzalamıştı (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Gazze savaşında İsrail'i Hamas'a karşı destekleme taahhüdü verdiği bir belge sızdırıldı.

Emirates Leaks'in incelediği Ekim 2023 tarihli belgede, "kardeş devlet İsrail'e karşı düzenlenen terör saldırılarına karşı" işbirliği vurgulanıyor.

BAE Kızılayı Başkanı ve Ez-Zafra Bölgesi Temsilcisi Hamdan bin Zayed Al Nahyan'ın, BAE ordusunun Ortak Operasyonlar Komutanlığı'na hitaben yazdığı belgede, Yemen'in batı kıyısındaki Muha, Eritre'deki Massava ve Assab, Somali'deki Berbera ve Bassa'da yer alan askeri üsler aracılığıyla İsrail'e askeri ve lojistik destek sağlanacağı belirtiliyor.

Kızıldeniz kıyısındaki bu üsler aracılığıyla "İsrail Devleti'ni desteklemek için gerekli olan her şeyin" yapılacağı ifade ediliyor.

BAE'nin "Filistin'deki teröristlere karşı savaşında İsrail'i güçlendirmesi" ve bu desteğin "teröristler yenilgiye uğratılana kadar" devam etmesi gerektiği yazılıyor.

"Yemen üzerinden İsrail'e destek"

Belgeye göre Yemen'de BAE destekli Ulusal Direniş Güçleri (NRF) üzerinden de İsrail'e destek verileceği belirtiliyor. NRF, Husiler'in 2017'de öldürdüğü eski Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in yeğeni Tarık Muhammed Abdullah Salih tarafından idare ediliyor.

Yemen'deki BAE kuvvetlerinin birinci komutanının yardımcısı Tuğgeneral Said el-Merzuki, Muha'daki üste NRF lideri Salih'le 19 Ekim 2023'te bir araya gelmiş.

Görüşmede NRF'yle İsrail arasında iletişim kanalı açılmasının kararlaştırıldığı, "tüm hafif ve orta makineli silahların" İsrail'e transferi için hazırlık yapılmasının istendiği belirtiliyor.

Ayrıca üsten 27 tankın yanı sıra füze mühimmatının Tel Aviv'e nakledileceği yazılıyor.

"Hamas-Katar ilişkileriyle ilgili inceleme"

Belgeye göre BAE, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısıyla patlak veren Gazze savaşında, Katar'ın Hamas'a sağladığı destekle ilgili detaylı inceleme başlatmış.

Katar'ın örgüte mali ve lojistik desteğinin "ciddi boyutta" olduğu yazılıyor. Buna ek olarak Kuveyt'in de BAE'nin Kızıldeniz'in güneyindeki manevralarını engellemeye yetecek kadar Hamas'a destek sağladığı ileri sürülüyor.

BAE ve İsrail, ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğuyla 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları kapsamında ilişkilerini normalleştirmişti. Anlaşmanın ardından BAE, Tel Aviv'de elçilik açmış, ülkede diplomatik temsilcilik oluşturan ilk Körfez ülkesi olmuştu.

Trump'ın ilk döneminde gerçekleştirilen bu anlaşmalara BAE'nin yanı sıra Bahreyn, Fas ve Sudan da katıldı. Kazakistan da anlaşmalara katılacağını geçen yıl kasımda duyurmuştu.

BAE yönetimi, belgeye ilişkin iddialar hakkında henüz açıklama yapmadı. 

Independent Türkçe, Emirati Leaks, The Cradle, Jerusalem Post, Siasat


Türkiye, İran'daki gerilimi azaltmak ve dış müdahale tehdidini önlemek için çabalarını yoğunlaştırdı

İran'daki protestolardan (AP)
İran'daki protestolardan (AP)
TT

Türkiye, İran'daki gerilimi azaltmak ve dış müdahale tehdidini önlemek için çabalarını yoğunlaştırdı

İran'daki protestolardan (AP)
İran'daki protestolardan (AP)

Türkiye, İran'daki durumdan endişe duyduğunu ifade etti ve yabancı müdahale korkusu nedeniyle bölgedeki gerilimi azaltmak için diyalogun gerekliliğini vurguladı.

Doğu komşusundaki gelişmeleri yakından takip eden Türkiye, gerilimi azaltmak ve İran'daki protestoları daha fazla can kaybı yaşanmadan ve bölgesel istikrarı tehdit etmeden barışçıl bir şekilde çözmek için yoğun çabalar başlattı.

Yoğun iletişim

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 24 saat içinde İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi'yi iki kez telefonla aradı. Bu görüşmelerin arasında, Ankara'daki Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile bir görüşme gerçekleştirdi.

 Fidan, bu akşam Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD Büyükelçisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmede (Türk Dışişleri Bakanlığı)Fidan, Dışişleri Bakanlığı merkezinde ABD Büyükelçisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmede (Türk Dışişleri Bakanlığı)

Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Fidan'ın bugün Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'daki son gelişmeleri ele aldığını ve görüşmenin ardından Barrack ile İran'daki gergin durum ve bölgesel meseleleri ele alan görüşmeler yaptığını bildirdi.

Kaynaklar, Fidan'ın Arakçi'yi ikinci kez aradığını ve görüşmede mevcut bölgesel gerginliklerin çözümü için müzakerelerin gerekliliğini vurguladığını belirtti.

Türkiye'nin gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Başkan Donald Trump'ın "yardım geliyor" açıklamasının ardından olası bir ABD askeri müdahalesi konusunda diplomatik kanallar aracılığıyla ABD ile temas halinde olduğunu ifade etti.

İsrail'in manipülasyonu

Cuma günü yaptığı açıklamalarda Fidan, İran'ın bölgedeki ülkelerle “gerçek bir uzlaşma ve iş birliği” içinde olması gerektiğini vurguladı ve bölgede yaşanan protestoların çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti.

Arakçi, Fidan'ın 30 Kasım'da Tahran ziyaretinde kendisini karşılarken (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Arakçi, Fidan'ın 30 Kasım'da Tahran ziyaretinde kendisini karşılarken (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

30 Kasım'da iki ülke arasındaki ilişkiler ve bölgedeki gelişmeleri görüşmek üzere Tahran'ı ziyaret eden Fidan, “Gerçek nedenlerden ve yapısal sorunlardan kaynaklanan bu protestolar, İran'ın dış düşmanları tarafından manipüle ediliyor. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, bölgenin istikrarı buna bağlı olduğu için her iki tarafa, öncelikle Amerikalılara fayda sağlayacak bir anlaşmayı desteklemek.”

Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen bir güvenlik görevlisinin cenaze törenine binlerce kişi katıldı (AFP)Tahran'daki protestolar sırasında öldürülen bir güvenlik görevlisinin cenaze törenine binlerce kişi katıldı (AFP)

Fidan, İsrail'in Mossad'ının protestoları manipüle etme girişimlerini gizlemediğini ve sosyal medya hesapları üzerinden İran halkını açıkça isyana çağırdığını belirterek, geçmişte de benzer çağrılar yapıldığını, ancak o dönemde İran halkının farklılıklarını bir kenara bırakarak düşmanın saldırısı karşısında birleştiğini kaydetti.

Protestoların bu seferki niteliğinin farklı olduğunu, savaşın yokluğunda ve tepkilere yol açan diğer gerçek sorunların varlığında gerçekleştiğini açıklayan yetkili şunları ifade etti: "İsrail'in bu durumu istismar etmeye çalıştığını görüyoruz ve bu elbette rejime çok güçlü bir mesaj gönderiyor ve eminim ki rejim bunu dikkate alacaktır."

Fidan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da bu konuda açıklamalarda bulunduğunu belirterek, “Ancak İran halkı sorunun ne olduğunu, kime yaradığını ve nasıl tepki vereceğini çok iyi bildiği için İsrail'in umduğu sonucun gerçekleşmeyeceğine kesin olarak inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Yabancı müdahaleye karşı uyarı

Türkiye, İran'a yönelik herhangi bir dış müdahalenin ülkede ve bölgedeki krizleri daha da kötüleştireceği uyarısında bulunarak, mevcut sorunların çözümü için ABD ile İran arasında müzakereler yapılması çağrısında bulundu.

Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik (X hesabından)Adalet ve Kalkınma Partisi sözcüsü Ömer Çelik (X hesabından)

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkan yardımcısı ve parti sözcüsü Ömer Çelik, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi olan Türkiye'nin, “İran toplumu ve hükümeti içindeki bazı sorunlara” rağmen, İran'da kaos görmek istemediğini söyledi.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, pazartesi gecesi yapılan partinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında Çelik, “İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın da söylediği gibi, bu sorunlar İran toplumu içindeki iç etkileşimler ve İran ulusal iradesi yoluyla çözülmelidir” dedi.

Çelik, “Yabancı müdahalenin daha kötü sonuçlara yol açacağına ve özellikle İsrail'in kışkırttığı müdahalenin daha büyük krizlere yol açacağına inanıyoruz” diye devam etti.

 Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin meclis grubu önünde konuşurken (Parti hesabı VX)Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin meclis grubu önünde konuşurken (Parti hesabı VX)

Milliyetçi Hareket Partisi lideri ve Cumhur İttifakı'nda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ortağı olan Devlet Bahçeli, İran'ın siyasi ve bölgesel güvenliği ve istikrarının "Türkiye için ölüm kalım meselesi" olduğuna inanıyor.

Bahçeli dün partisinin parlamento grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a karşı “saldırgan tutumunu” “konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmak” olarak nitelendirerek, İran'daki protestolar ile 2013 yılında İstanbul'da başlayan ve daha sonra Türkiye geneline yayılan, Erdoğan hükümeti devirmeyi amaçlayan “Gezi Parkı” olayları arasındaki benzerliklerin dikkatle değerlendirilmesi çağrısında bulundu. İran'daki “Azerbaycanlı Türklere” bu olaylardan uzak durmaları ve İran'a yabancı müdahaleye yol açabilecek meselelere karışmamaları yönünde dolaylı bir mesaj gönderdi.

Bahçeli, uluslararası hukuku hiçe sayan mevcut politikalarıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni "hasta bir adama" benzeterek şunları söyledi: "19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu 'hasta adam' olarak tanımlanmıştı ve günümüz dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri'dir. İnsanlığını büyük ölçüde yitirmiş, içten içe yozlaşmış toplumuyla, kristal bir vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler çok uzak değil."