Hmeymim saldırısını ‘Rus oyunu’ olarak yorumlayan Suriye muhalefeti: ‘Tahran zirvesi’ herhangi bir saha başarısı elde edemedi

Suriye'nin kuzeyinde Halep ve Lazkiye valiliklerini birbirine bağlayan M4 karayolunda hareket eden bir Türk askeri konvoyunun arşiv fotoğrafı, Mart 2020. (AFP)
Suriye'nin kuzeyinde Halep ve Lazkiye valiliklerini birbirine bağlayan M4 karayolunda hareket eden bir Türk askeri konvoyunun arşiv fotoğrafı, Mart 2020. (AFP)
TT

Hmeymim saldırısını ‘Rus oyunu’ olarak yorumlayan Suriye muhalefeti: ‘Tahran zirvesi’ herhangi bir saha başarısı elde edemedi

Suriye'nin kuzeyinde Halep ve Lazkiye valiliklerini birbirine bağlayan M4 karayolunda hareket eden bir Türk askeri konvoyunun arşiv fotoğrafı, Mart 2020. (AFP)
Suriye'nin kuzeyinde Halep ve Lazkiye valiliklerini birbirine bağlayan M4 karayolunda hareket eden bir Türk askeri konvoyunun arşiv fotoğrafı, Mart 2020. (AFP)

Rusya Savunma Bakanlığı tarafından Çarşamba günü yapılan açıklamada, Suriye'nin kuzeyindeki Lazkiye kırsalındaki Rus Hmeymim üssünü iki insansız hava aracının hedef aldığı ve bu İHA’ların üssün yakınındaki hava savunmaları tarafından vurulduğu duyuruldu. Bakanlık saldırıdan Suriyeli muhalifleri sorumlu tutarken muhalifler ise iddiaları yalanladı ve söz konusu saldırıdan İran'ı sorumlu tuttu.
Suriye'deki önemli muhalif gruplardan Ceyşu'l İzze liderlerinden Albay Mustafa Bakur, “Rusya, zaman zaman (Suriye muhalefeti) hiziplerin rejim güçlerine ve destekleyici milislere karşı kimyasal silah kullanmaya hazırlandığını iddia ediyor ve propaganda yapıyor. Moskova bazen de Lazkiye kırsalındaki Hmeymim bölgesindeki askeri üssünü hedef alan insansız hava araçları saldırılarını duyuruyor. Bu iddialar, siyasi olaylarla ya da rejim güçleriyle birlikte muhalif bölgelere kara saldırısı başlatmaya hazırlık olarak önleyici tedbirler şeklinde geliyor. Rusya Savunma Bakanlığı'nın Çarşamba günkü açıklamasında gerginliği azaltma bölgesinde muhalifler tarafından Rus Hmeymim hava üssünü hedef alan bir insansız hava aracı saldırısının yapıldığını duyurması Türk tarafını zor durumda bırakmak ve Suriye'nin kuzeybatısındaki sivillere ve hiziplerin yayıldığı bölgelere saldırmak için bir gerekçe olarak geldi” açıklamasında bulundu.
Bakur ayrıca, “Lazkiye kırsalındaki Rus Hmeymim üssünün Rusya'nın iddia ettiği gibi insansız hava araçları tarafından hedef alındığı kanıtlanırsa bu saldırının arkasındaki taraf İran ve Devrim Muhafızları’dır. Rus Hmeymim üssüne yakın bazı bölgelerin İran Devrim Muhafızları tarafından geçtiğimiz yıllarda bazı güçleri için askeri alanlar olarak benimsendiği muhalif gruplar tarafından kanıtlandı. Devrim Muhafızları daha önce sahada kartları karıştırmak ve muhalif grupları bu saldırıların arkasında olmakla suçlamak için insansız hava araçlarıyla üsse bir dizi saldırı gerçekleştirmişti” dedi.
20 Temmuz Salı günü Tahran'da Rusya, Türkiye ve İran liderlerini bir araya getiren üçlü zirvenin, saha düzeyinde gerçek bir başarıya ulaşmadığını söyleyen Bakur, “Türkiye, Suriye sınırları içinde Türk ulusal güvenliğini tehdit eden bir terör örgütü olarak Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) karşı savaş kartına hâlâ sarılıyor. Terörizmi Suriye muhalefeti olarak yorumlayan Rusya ve İran ise buna karşı çıkıyor” dedi.
Muhalefet aktivisti Bakar Hamidi ise yaptığı açıklamada, “Tahran zirvesi Ukrayna-Rus savaşının gölgesinde geldi. Rusya bu savaşla Avrupa'nın kendisine yönelik yaptırımları sonucunda uluslararası izolasyonunu kırma girişiminde bulundu. İran da bu zirveden Türkiye'yi ikna etmeyi ve Suriye'nin kuzeyinde (Tel Rıfat - Menbiç ve belki de Fırat'ın doğusu) beklenen savaştan caydırmayı hedefliyor. Tahran’ın amacı İran'ın Suriye rejim güçleri ve SDG ile ortaklaşa geniş bir alanı kontrol ettiği Kuzey Suriye ve Halep kırsalının istikrarını sağlamak. Zirvenin nihai sonucuna gelince, acı bir şekilde başarısız oldu ve amacına ulaşamadı. Türkiye, Suriye Demokratik Güçlerine karşı askeri harekatı gerçekleştirmeye devam ediyor ve kararlı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın açıklamaları zirvenin başarısızlığını ortaya koyuyor. Akar, Türkiye ve Ankara destekli (Suriye Ulusal Ordusu) güçlerin kuzey ve kuzeydoğu Suriye'deki SDG cephelerinde seferber edilmeye devam ettiğini kaydetmişti” ifadelerini kullandı.
Türkiye yanlısı Suriye Ulusal Ordusu'nda danışman olan Tuğgeneral Ahmed Hamidi de şunları söyledi:
“Rusya, Türkiye ve İran arasında Suriye meselesiyle ilgili bir dizi dosya üzerinde fiili bir anlaşma olduğunu düşünmüyorum. Rusya ve İran, Suriye rejimine düşman olan herkesi terörist olarak görüyor ve onların gözünde tek çözüm, Esed rejiminin nüfuzunu tüm Suriye topraklarına yayması. Türkiye ise SDG'ye yönelik askeri harekatı hesabından çıkarmıyor.”



Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
TT

Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)

Suriye hükümetinin, uzun süredir Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hızla ele geçirmesi mercek altına alındı.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Ahmed Şara yönetiminin hamlelerinin bu ayın başlarında Şam, Paris ve Irak'ta düzenlenen gizli toplantılarda şekillendiğini söylüyor.

Suriye hükümetinden yetkililerle SDG arasında entegrasyon süreci için 4 Ocak'ta Şam'da görüşme düzenlenmiş. Ancak toplantının Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldığı belirtiliyor.

Ertesi gün Suriye heyetinin, ABD arabuluculuğunda İsrail'le güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gittiği ifade ediliyor. Toplantıda Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçlamış ve Tel Aviv'den entegrasyonu geciktirme çabalarını sonlandırmasını istemiş.

Bu görüşmede Suriyeli yetkililerin, SDG'nin kontrolündeki bazı bölgelere sınırlı bir operasyon düzenlemeyi teklif ettiği ve bu öneriye İsrail ya da ABD'den herhangi bir itiraz gelmediği savunuluyor.

Şam yönetimi iddialar hakkında yorum yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Reuters'a gönderdiği açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin "IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" belirttiği salı günkü mesajı hatırlatıldı.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise "Paris'teki üçlü toplantının tamamına bizzat katılmış biri olarak, İsrail'in hiçbir zaman Suriye ordusunun ülkedeki Kürtlere yönelik saldırısına müsaade etmediğini söyleyebilirim. Bu yönde herhangi bir iddiada bulunmak yanlıştır" dedi.

Ayrıca haberde, Türkiye'nin Kürt sivillerin korunması halinde Washington'ın SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağına dair Şam'a mesaj gönderdiği iddia ediliyor.

SDG, Türkiye'nin terör örgütü saydığı YPG'nin ağırlıkta olduğu, ABD destekli milislerden meydana geliyor.

Paris'teki toplantıdan yaklaşık iki hafta sonra operasyonlara başlanırken, ABD'nin desteğini geri çekeceğine yönelik SDG'yi uyardığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, SDG komutanı Mazlum Abdi'yle 17 Ocak'ta Irak'ta görüştüğü, Washington'ın SDG'yi değil Şara'yı destekleyeceğini söylediği öne sürülüyor. SDG'li bir kaynaksa iddiaları yalanlıyor.

Diğer yandan Şam güçleri hızla ilerleyerek, çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeleri SDG'den almıştı. 18 Ocak'ta ateşkes ilan edilmesine rağmen Suriye ordusunun saldırıları sürdürmesinin ABD'li yetkilileri kızdırdığı da aktarılıyor. Şara'nın operasyonların durdurulduğunu duyurmasından kısa süre sonra Barrack'ın SDG'yle ilgili mesajını yayımladığına dikkat çekiliyor.

Washington'ın Suriye'deki tutumunu değerlendiren ABD'li bir kaynak Şara'yı "usta bir stratejist" diye niteliyor.

"Türkiye için büyük zafer"

New York Times'ın analizinde de yıllarca SDG'yle IŞİD'e karşı Suriye'de mücadele eden ABD'nin Kürt müttefiklerini zor durumda bıraktığı yazılıyor.

Trump yönetiminin Suriye'deki tutumunu değiştirmesinin "ülkeyi yeniden bir araya getirmek için mücadele eden Şara kadar, SDG'ye Amerikan desteğine şiddetle karşı çıkan ve Şara'yı destekleyen Türkiye için de büyük bir zafer" olduğu belirtiliyor.

SDG ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, IŞİD militanlarının tutulduğu cezaevlerinin olduğu bölgelere de sıçramıştı. SDG, Şam güçlerinin saldırıları nedeniyle militanların kaçtığını öne sürmüş, Suriye yönetimiyse IŞİD'lilerin SDG tarafından serbest bırakıldığını iddia etmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin Haseke kentinde tutulan 150 IŞİD'linin Irak'a transfer edildiğini dün duyurmuştu. CENTCOM, firar riskini gerekçe göstererek, gerekli görülmesi halinde 7 bin IŞİD savaşçısının daha Irak'a gönderilebileceğini bildirmişti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden bugün yapılan açıklamada da SDG kontrolündeki hapishanelerden nakledilen IŞİD'liler hakkında derhal hukuki işlem başlatılacağı duyuruldu.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times


Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X
TT

Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi başkanlığındaki SDG heyeti, Erbil’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileriyle bir araya geldi. Kritik görüşmede, sahadaki son gelişmeler, ateşkesin durumu ve Suriye’nin geleceğine ilişkin siyasi süreç ele alındı.

Mazlum Abdi başkanlığındaki heyet Barrack görüşmesi öncesi Erbil’de temaslar gerçekleştirdi. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de yer aldığı heyet Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.

Toplantı öncesinde Tom Barrack, Mazlum Abdi ve SDG Yürütme Konseyi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Barrack, SDG heyetiyle yapılan temaslara büyük önem verdiklerini vurguladı.

“Bugün General Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya gelmekten onur duyduk” diyen Barrack, bölgede istikrarın sağlanması açısından ateşkesin korunmasının kritik olduğunun altını çizdi.  Barrack, açıklamasında tüm tarafların ortak bir noktada buluştuğunu da dile getirdi. Buna göre, karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için her kesimi kapsayan güven artırıcı adımların birlikte belirlenmesi ve hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Bu sürecin en temel ve vazgeçilmez adımının ise mevcut ateşkesin eksiksiz biçimde korunması olduğu vurgulandı.

Barrack şunları söyledi:

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında 18 Ocak’ta varılan anlaşmada öngörülen entegrasyon sürecinin ilerletilmesine yönelik güçlü desteğini ve bu konudaki kararlılığını yeniden teyit etti.

Tüm taraflar, karşılıklı güveni tesis etmek ve kalıcı istikrarı sağlamak amacıyla her kesimi kapsayan güven artırıcı adımları birlikte belirleyip hayata geçirirken, en temel ilk adımın mevcut ateşkesin eksiksiz şekilde korunması olduğu konusunda mutabık kaldı.

Suriye hükümetiyle görüşme iddiası

Öte yandan Arap basınında yer alan haberlere göre, SDG heyetinin bugün Erbil’de Suriye hükümetiyle de bir araya gelmesi bekleniyor. İddiaya göre görüşme, Mesud Barzani’nin arabuluculuğunda gerçekleşecek ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da toplantıda yer alacak.

Haberlere göre, görüşmelere Suriye tarafı adına Dışişleri Bakanı Şeybani katılırken, SDG cephesinden Mazlum Abdi ve Rohilat Afrin masada olacak. Görüşmenin ana gündemini, Şam yönetimi ile SDG arasında sürdürülen müzakereler ve bu kapsamda ele alınan 14 maddelik anlaşma oluşturacak. Görüşmenin, taraflar arasındaki siyasi temaslar açısından yeni bir aşamaya işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Independent Türkçe


Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
TT

Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Arap ve Müslüman liderlerden gelen artan destekle birlikte, uğun Davos Forumu'nun oturum aralarında "Barış Konseyi"ni açıklamaya hazırlanıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (sekiz ülke) dışişleri bakanlarının, "ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerine Barış Konseyi'ne katılmaları için yaptığı daveti memnuniyetle karşıladıklarını" belirtti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da daha sonra Gazze Barış Konseyi'ne katıldığını duyurdu.

Konsey, “Gazze'de kalıcı bir ateşkes sağlamayı, Şeridin yeniden inşasını desteklemeyi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve uluslararası hukuka uygun olarak kendi devletini kurma hakkına dayalı adil ve kalıcı bir barışı ilerletmeyi, böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı” amaçlamaktadır.

Bu arada, ABD Başkanı Grönland konusunda acil müzakereler çağrısında bulunarak, güç kullanmadan "kontrol altına alma" konusundaki kararlılığını yineledi ve "ABD'den başka hiçbir ülke onu koruyamaz" dedi.

Davos Forumu'nun üçüncü gününde geniş yankı uyandıran konuşmasında Trump, "İnsanlar güç kullanacağımı düşündüler ama buna gerek yok... Güç kullanmak istemiyorum ve kullanmayacağım" ifadelerini kullandı.