Mısır’da bir hakim, gazeteci eşini öldürmekten yargılanıyor

Öldürülen gazeteci Şeyma Cemal (Arşiv)
Öldürülen gazeteci Şeyma Cemal (Arşiv)
TT

Mısır’da bir hakim, gazeteci eşini öldürmekten yargılanıyor

Öldürülen gazeteci Şeyma Cemal (Arşiv)
Öldürülen gazeteci Şeyma Cemal (Arşiv)

Bir hakimin gazeteci eşini öldürmesine ilişkin cinayet davası, özellikle de eşini katletmekle suçlanan Mısırlı hakimin ‘mali usulsüzlüklere karıştığının’ ortaya çıkmasının ardından Mısır medyasını ciddi bir şekilde meşgul etti. Ağustos ayında mahkeme huzurunda yeniden ele alınması planlanan dava ile ilgili soruşturmaların ayrıntılarını yerel basında yayınlandı.
Çarşamba günü yapılan ilk duruşmada, Yargıtay Müsteşarı Hakim Eymen Haccac’ın gazeteci eşi Şeyma Cemal’i geçen ay ‘aile içi anlaşmazlıklar’ nedeniyle öldürdüğünü itiraf etti. Haccac “Suçunu meşru müdafaa olarak işlediğini” belirtti. Diğer yandan yerel basında, davanın ikinci sanığı olan Hüseyin İbrahim el-Garabili’nin “kurbanın hakimin işiyle ilgili önemli belgelerle tehdit ettiğini” söylediği ifadeler de dahil olmak üzere soruşturmaların ayrıntıları yayıldı. Garabili ifadesinde “Hakim, davacılardan bir miktar para almasını kesinleştirmek için karısını kullandığı, öldürülen gazetecinin, kocasını sırlarını ifşa etmekle tehdit ettiğini ve sessiz kalmak için 3 milyon Mısır lirası istediğini belirtti.
Gazeteci Amr Edib, MBC Mısır’daki günlük programında, sanık hakkında ‘yolsuzluk ve rüşvet şüpheleri’ olduğunu söyledi. Kendi ifadesiyle hakimin “yolsuzluk gölgesi düşen” davalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ve Mısır yargısına olan güvenini dile getirdi.
Geçtiğimiz haftalarda gazetecinin hakim kocası tarafından öldürüldüğü ve onu Bedreşin çiftliklerinden birine gömdüğü ortaya çıktıktan sonra, Mısır kamuoyu davayla çalkalandı. Cinayetin nedenlerine ilişkin pek çok açıklama vardı ve bazıları cinayet nedeninin “kurbanın, kocasını gizlice kıydıkları nikahı açıklamakla tehdidi etmesi” olduğunu iddia etti. Bazıları ise, “Şeyman Cemal’in kocasına gizli ilişki videosu ile tehdit” ettiği hakkında konuşarak daha ileri gitti. Daha sonra ise, mali usulsüzlükler, yolsuzluk şüpheleri ve yargı yetkisinin kötüye kullanılmasına yönelik son söylentiler ortaya çıktı.
Savcılığın soruşturmasına göre, kurbanın kocası olan ilk sanık, karısı Şeyma Cemal’in sık sık gizlice kıydıkları nikahı duyurmak istediğini, bu konuda onu taciz ettiğini, evlilik videolarını ve fotoğraflarını yayınlamakla tehdit ettiğini bunun yanı sıra, itibarını zedelemeden veya kariyerini tehdit etmeden boşanmayı kabul etmek için kendisinden 3 milyon lira istediğini belirtti.
Soruşturmalara göre, sanık, karısını öldürmek istedi. İkinci sanık ile bu konuda anlaştı ve bir çiftlik kiralayıp karısını öldürdükten sonra cesedi gömmeyi planladılar ve 20 Haziran pazartesi günü de planı uygulama tarihi olarak belirlediler. İlk sanık, sırlarını ifşa etme tehdidinde bulunan karısından kurtulmak istedi ve ikinci sanık suçun işlenmesinde ona yardım etti.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.