ABD, Libya’daki çatışmanın tarafları arasında arabuluculuk yapıyor

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve İtalya’nın Trablus Büyükelçisi Giuseppe Buccino Grimaldi
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve İtalya’nın Trablus Büyükelçisi Giuseppe Buccino Grimaldi
TT

ABD, Libya’daki çatışmanın tarafları arasında arabuluculuk yapıyor

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve İtalya’nın Trablus Büyükelçisi Giuseppe Buccino Grimaldi
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve İtalya’nın Trablus Büyükelçisi Giuseppe Buccino Grimaldi

ABD'nin Trablus Büyükelçisi ve Libya Özel Temsilcisi Richard Norland, Libya’da iktidar için çekişen iki hükümetin iki başkanı arasındaki arabuluculuk hattına tekrar girdi.
Norland dün yaptığı açıklamada, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ve Tobruk’taki Temsilciler Meclisi tarafından Başbakan atanan Fethi Başağa ile telefon görüşmeleri yaptığını bildirdi.
Büyükelçi, Dibeybe ve Başağa’nın şiddetten kaçınmak ve ‘trajik ölümlerin’ ardından ülkede sükunet yollarının bulunması konusunda kararlı olduklarını belirtti.
Norland bu ifadeler ile başkent Trablus ve Misrata’da 3’ü sivil 16 kişinin ölümüne ve 52 kişinin yaralanmasına yol açan son çatışmalara atıfta bulundu.
Norland, Başağa’nın silahlı gruplar tarafından siyasi ifade haklarının tehdit edilmesinin yanı sıra Dibeybe’nin kamu düzenini bozacağını düşündüğü adımlarıyla ilgili endişelerini karşı tarafa aktardığını vurguladı.
Meşruiyet konusunun sadece seçimlerle çözülebileceğinin altını çizen Norland, söz konusu telefon görüşmelerinde seçimlere bir an önce ivme kazandırmak için atılabilecek olası adımları da ele aldı.
Başağa ise, siyasi kargaşayı durdurmak için birlikte çalışma gereği konusunda Norland ile hemfikir olduğunu söyleyerek, yolsuzluk yapanlar ve bozguncuların asla reformcu olamayacağını belirtti.
Başağa, Libya devletini boğan ve kalkınmasını engelleyen yolsuzluk çetesinden kurtulmalarını sağlayacak özgür ve adil seçimlerin yapılması ve sivillerin güvenliğinin korunması konusunda istekli olduğunu söyledi.

Başağa hükümetinin Sağlık Bakanı: Saldırıya uğramadım
Başağa hükümetinin Sağlık Bakanı ve resmi sözcüsü Osman Abdulcelil, saldırıya uğradığı veya arabasının çalındığına dair haberleri yalanladı.
Abdulcelil, “Bu haber önceki gün Zaviye’de düzenlenen Batı Bölgesi Faaliyetleri Forumu’nu bozmayı amaçlayan taraflarca yayılıyor” dedi.
Ancak Zaviye şehrinin İleri Gelenler Meclisi bu toplantıyı reddetti ve şehirdeki tüm devrimcilerin liderlerini çekişme ve çatışmadan kaçınmaya çağırdı.

Dibeybe, İtalya’nın Trablus Büyükelçisi ile görüştü
Dibeybe, İtalya’nın Trablus Büyükelçisi Giuseppe Buccino Grimaldi ile ülkenin siyasi durumu ve devreye alınan bir dizi ortak ekonomik konu hakkında görüştüğünü söyledi.
Milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir an önce yapılmasının gerekli olduğunu ifade eden Dibeybe, İtalyan Büyükelçi’nin ülkede petrol üretiminin yeniden başlamasından memnun olduğunu söyledi.
Ancak, Petrol Hilali Bölgesi’nin ileri gelenleri, Ulusal Petrol Kurumu’nun (NOC) görevden alınan başkanı Mustafa Sanallah’ın görevine iade edilmeye çalışılması durumunda petrol sahaları ve limanları yeniden kapatmakla tehdit etti.

Trablus’ta gerilim sürüyor
Trablus’ta görevden alınan Askeri İstihbarat Dairesi eski Başkanı Usame el-Cuveyli’ye bağlı silahlı konvoyların hareketinin gözlemlenmesinin ardından şehirde askeri ve güvenlik gerilimi devam etti.
Dibeybe hükümetine bağlı Sosyal İşler Bakanlığı’ndan bir ekip, Trablus’un doğusunda çatışmalara sahne olan bölgelerdeki hasarı tespit etmeye ve halkın acil ihtiyaçlarını belirlemeye başladı.
Bakanlık, bu bölgelerdeki çocuk ve yaşlılar başta olmak üzere ailelere psikososyal destek sağlamak için bir ekip oluşturulduğunu bildirdi.

Nazuri ve Haddad’ın görüşmesi bekleniyor
Halife Hafter liderliğindeki Ulusal Ordu Genelkurmay Başkanı Abdurrezzak en-Nazuri’nin Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad ile 5+5 Ortak Askeri Komite’nin huzurunda Çarşamba günü görüşmesi bekleniyor.
Bu toplantıya hazırlık olarak, Nazuri dün Racma’daki Ulusal Ordu karargahında Askeri Komite üyeleri ve askeri yetkililer ile bir araya geldi.
Haddad, askeri kurumun birleştirilmesi ve ateşkes sağlanmasını görüşmek üzere 5+5 Ortak Askeri Komite’nin toplantıları çerçevesinde geçen Pazartesi günü Trablus’ta Nazuri ile görüştü.



Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının önündeki engel, İsrail’in son cesedin kalıntılarını bulmasının ardından aşıldı. Ancak kapının çalışma mekanizmasına ilişkin Mısır ile İsrail arasında istişareler sürüyor. Kapının yarın (cuma) ya da en geç pazar günü yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor.

Mısırlı ve Filistinli iki bilgi sahibi kaynak, dün Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sınır kapısının yakın zamanda açılmasına yönelik dikkat çekici bir beklenti olduğunu, nihai çalışma usullerinin ise önümüzdeki saatlerde Mısır-İsrail arasındaki mutabakatlarla belirleneceğini ifade etti.

Mısırlı kaynak, sınır kapısının işleyiş mekanizmasına dair Mısır, ABD ve İsrail arasında istişareler yürütüldüğünü belirterek, İsrail’in özellikle Gazze Şeridi’ne giriş mekanizması konusunda engeller koymasının beklendiğini, zira Tel Aviv’in yalnızca tehcir seçeneğini istediğini, buna karşılık Mısır’ın yaralıları ve ailelerini acil ve geçici olarak kabul etmeye hazır olduğunu söyledi.

Aynı kaynak, İsrail’in güvenlik gerekçeleriyle sınır kapısında karmaşık ve sıkı prosedürler uygulamasının da beklendiğini, kapının yalnızca bireylerin geçişine tahsis edileceğini kaydetti. Kahire’nin tutumunun ise sahadaki fiili duruma ve İsrail tarafından engellerle karşılaşılıp karşılaşılmayacağına göre şekilleneceğini belirtti.

Filistinli kaynak da sınır kapısının açılma tarihinin artık yakın olduğunu ifade ederek, bu konuda bir görüş ayrılığı bulunmadığını, özellikle Mısır ile İsrail arasında süren düzenleme ve mutabakatların beklendiğini söyledi. Kaynak, çalışma mekanizmasının ise henüz netlik kazanmadığını, ancak kapının 2005 Anlaşması uyarınca Avrupa denetiminde ve Filistin Yönetimi’nin katılımıyla işletileceğinin bilindiğini kaydetti.

Kaynak, belirsizliğin nedenini, geçmişte sınır kapısından Hamas’a bağlı İçişleri biriminin sorumlu olmasına bağlayarak, İsrail’in şu aşamada isim listelerini önceden teslim alıp incelemede ısrar ettiğini, Gazze Şeridi’nden çıkışlarda görece esneklik, bölgeye girişlerde ise sıkı denetimler uygulanmasını istediğini aktardı. Kahire’nin Washington ve Tel Aviv ile mutabakata varması halinde dahi, asıl belirleyici unsurun sahadaki uygulama olacağını vurgulayan kaynak, İsrail’in olası sıkılaştırmaları ve engellerine yönelik endişelere dikkat çekti.

Öte yandan, Refah Sınır Kapısı’nın açılma tarihi ve çalışma usulleri İsrail medyasında da kesinlik kazanmış görünmüyor. İsrail’in Haaretz gazetesi, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için hazırlıklarını tamamladığını bildirdi. Gazete, Avrupalı bir diplomata atıfla, Refah’tan geçişine izin verilecek Filistinlilerin sayısının hâlâ İsrail ile Mısır arasında müzakere edildiğini aktardı. İsrail merkezli Walla haber sitesi ise sınır kapısının pazar günü açılmasının mümkün olabileceğini yazdı.

defrgty6
Han Yunus'ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

İsrail Ordu Radyosu, Refah Sınır Kapısı’nda uygulanması planlanan yeni çalışma mekanizmasına ilişkin olarak, Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışların öncelikle Mısır’ın onayını gerektireceğini, ardından isim listelerinin İsrail’e iletilerek onay alınacağını bildirdi.

Haberde, sınır kapısı içinde bir İsrailli güvenlik görevlisinin, Gazze Şeridi’nden Mısır topraklarına geçiş yapanları gözetlemekle görevli olacağı, bölgeden çıkan kişilerin doğrudan fiziki aramaya tabi tutulmayacağı ancak güvenlik denetimi altında geçiş yapacakları ifade edildi.

Geçiş mekanizmasına ilişkin rakamlar ise çelişkili. Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre, Gazze Şeridi’ne günlük yaklaşık 150 kişinin girişine izin verilmesi, daha fazla sayıda kişinin ise bölgeden çıkış yapabilmesi öngörülüyor. Diğer sızıntılarda ise İsrail’in, sınır kapısının açılmasının ilk aşamasında Gazze Şeridi’ne döneceklerin sayısını günlük 50 kişiyle sınırlamayı planladığı belirtiliyor. Bu konunun, bugün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üst düzey güvenlik yetkilileriyle yapacağı ve Gazze’deki yeni düzenlemelerin ele alınacağı güvenlik toplantısında netleşmesi bekleniyor.

Netanyahu’nun ofisi, geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde kalan son İsrailli rehinenin cesedinin yerinin tespit edilmesine yönelik operasyonun tamamlanmasının ardından, Refah Sınır Kapısı’nın yalnızca bireylerin geçişi için yeniden açılacağını duyurmuştu. İsrail ordusu, açıklamadan saatler sonra söz konusu cesede ulaşıldığını bildirmişti.

Netanyahu dün, pazartesi günü cesedi İsrail’e getirilen Ran Gvili’nin cenaze törenine katılanlara hitaben yaptığı konuşmada, “Görevlerimizi tamamlamaya kararlıyız: Hamas’ı silahsızlandırmak ve Gazze Şeridi’ni silahsız bir bölge haline getirmek. Bunu başaracağız. Düşmanlarımız bilsin ki İsrail’e el kaldıran herkes çok ağır bir bedel ödeyecektir” dedi.

Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise Netanyahu’nun meydan okuyan söylemlerinin ötesinde, Mayıs 2024’ten bu yana kontrolü altında tuttuğu Refah Sınır Kapısı’nı açmaktan başka bir seçeneği bulunmadığını savundu. Rakab, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin son açıklamaların ve benzeri çıkışların, sınır kapısının açılmasının uygulanmasını bekleyen tabloyu karmaşıklaştırmaya yönelik olduğunu belirtti. Rakab, söz konusu açılışın, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
TT

Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında dün Moskova'da gerçekleşen, üç ay içinde ikinci kez yapılan görüşme, iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden kurma arzusunu yansıtıyor.

Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin "Başkan Şara'nın kişisel çabaları sayesinde somut ilerleme kaydettiğini" söyledi. Putin Şara'ya hitaben, "Yeniden yapılanma ve rehabilitasyon konusunda yapılacak çok iş olduğunu biliyorum... ve inşaat sektörü de dahil olmak üzere ekonomik kurumlarımız bu ortak çabaya tamamen hazır" dedi.

El-Şara ise Suriye'nin "geçtiğimiz yıl birçok aşama ve engeli aştığını, bunların en sonuncusunun da Suriye topraklarının birleştirilmesi sorunu olduğunu" söyledi. "Şam, bölgedeki yıkım halinden istikrar ve barışa geçişe bel bağlıyor" ifadesini kullandı.

İki cumhurbaşkanı yeniden yapılanma ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu görüşürken, görüşmenin açık bölümünde potansiyel olarak tartışmalı olabilecek noktalara değinmekten kaçındılar. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu noktalar arasında Suriye'deki Rus askeri üslerinin akıbeti veya Suriye kıyılarındaki durum yer alıyor; zira Rus topraklarında bulunan eski rejimin bazı kalıntılarının bölgedeki durumu alevlendirmeye çalıştığı yönünde suçlamalar da mevcut.


Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.