Hindistan’ın kabile kökenli ilk cumhurbaşkanı yemin etti

Yeni Cumhurbaşkanı Murmu, anayasal yemin ettikten sonra şeref kıtasını geçerken (Reuters)
Yeni Cumhurbaşkanı Murmu, anayasal yemin ettikten sonra şeref kıtasını geçerken (Reuters)
TT

Hindistan’ın kabile kökenli ilk cumhurbaşkanı yemin etti

Yeni Cumhurbaşkanı Murmu, anayasal yemin ettikten sonra şeref kıtasını geçerken (Reuters)
Yeni Cumhurbaşkanı Murmu, anayasal yemin ettikten sonra şeref kıtasını geçerken (Reuters)

Draupadi Murmu dün Hindistan'ın yeni Cumhurbaşkanı olarak göreve başlayarak Hindistan'ın bir kabileye mensup ilk cumhurbaşkanı oldu.
Geçtiğimiz hafta Hindistan Parlamentosu, yüzde 64 destek alarak Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Bharatiya Janata Partisi (BJP) adayı Murmu’yu ülkenin cumhurbaşkanı olarak seçti.
Şarku’l Avsat’ın yerel ve uluslararası haber ajanslarından derlediği habere göre Hint Santal kabilesine mensup 64 yaşındaki Murmu, tören öncesinde Yeni Delhi'de, çağdaş Hindistan’ın kurucu babası Mahatma Gandhi'nin anıtını ziyaret etti. Odisha'nın batısındaki Mayurbhanj semtinde doğan Murmu, siyasete girmeden önce kariyerine öğretmen olarak başladı. Draupadi Murmu yemin ettikten sonraki açıklamasında, “Kariyerim küçük bir kabile kasabasında başladı. Büyüdüğüm ortamda basit bir temel eğitim almak bir hayaldi. Ancak birçok engele rağmen sebat ettim ve şehrimde üniversiteye giren ilk genç kadın oldum” ifadelerini kullandı.
Murmu, 2007'den başlayarak beş yıl süreyle görevde bulunan Pratibha Patil'den sonra ülkenin ikinci kadın cumhurbaşkanı. Murmu, Hindistan kast sisteminde en düşük seviye olan Dalit topluluğundan olan Ram Nath Kovind’in yerini aldı.
İktidar partisi ve müttefiklerinin parlamentoda ve ülkenin cumhurbaşkanını seçen eyalet meclislerinde sahip oldukları ağırlık göz önüne alındığında Murmu’nun zaferi beklenen bir şeydi. Analistler, bu zaferin Başbakan Modi'nin 2024'te yeniden seçilmesine hazırlık olarak aşiret çevrelerindeki tabanını genişletmesine yardımcı olacağını öne sürdü. Modi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Murmu’nun cumhurbaşkanlığını üstlenmesi, Hindistan'da, özellikle de yoksullar, marjinalleştirilmiş ve ezilmişler için belirleyici bir an” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Cumhurbaşkanı olmasının Hindistan'ın ekonomik büyümesi tarafından ihmal edilen herkes için bir umut kaynağı olması gerektiğine dikkati çeken Murmu, “Yüzyıllardır yoksunluk çeken, büyüme ve refahtan yararlanamayanların kendilerini içinde bulmaları benim için büyük bir memnuniyet kaynağı” şeklinde konuştu.
Hindistan’da Cumhurbaşkanı'nın rolü genellikle sembolik. Yürütme yetkilerini ise Hükümet kullanıyor. Ancak cumhurbaşkanı, meclis yasa tasarılarını gözden geçirilmek üzere iade edebiliyor ve ayrıca hükümet kurma sürecine katkıda bulunabiliyor.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.