Ürdün, İsrail-Filistin barışı için devrede

Ürdün Kralı, barışı yeniden canlandırmak için İsrailli liderlerle görüşmelerini yoğunlaştırdı

Ürdün Kralı 2. Abdullah ve İsrail Başbakanı Yair Lapid dün görüştü (Ürdün Kraliyet Mahkemesi)
Ürdün Kralı 2. Abdullah ve İsrail Başbakanı Yair Lapid dün görüştü (Ürdün Kraliyet Mahkemesi)
TT

Ürdün, İsrail-Filistin barışı için devrede

Ürdün Kralı 2. Abdullah ve İsrail Başbakanı Yair Lapid dün görüştü (Ürdün Kraliyet Mahkemesi)
Ürdün Kralı 2. Abdullah ve İsrail Başbakanı Yair Lapid dün görüştü (Ürdün Kraliyet Mahkemesi)

Ürdün Kralı 2. Abdullah dün (Çarşamba) Amman'da İsrail Başbakanı Yair Lapid'i kabul etti. Ürdün Kralı geçen Pazar günü de Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmüştü.
Toplantıda Kral Abdullah, iki devletli çözüme dayalı adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşmak için siyasi bir ufuk bulma ve Filistinlilerin de bir parçası olduğu güvenlik, istikrar ve bölgesel kalkınmayı geliştirme gereğini vurguladı.
Ürdün Kralı, Lapid ile yaptığı görüşmede, Kudüs’te bulunan Müslümanlar ve Hristiyanlar için kutsal olan mekanlara saygı gösterilmesi ve önümüzdeki dönemde barışın korunması gerektiğini ifade etti.
İki lider görüşmede, ulaşım, ticaret, su ve enerji alanlarında karşılaşılan zorluklara da değindi.
Ürdün Kraliyet Mahkemesi tarafından yayınlanan bildiride, Ürdün Kralı liderliğindeki hareket, bu ziyareti "ABD Başkanı Joe Biden'ın bu ayın ortasında bölgeye yaptığı ziyaretin üzerine inşa edilen bir adım" olarak nitelendirdi.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı görüşmede Ürdün hükümdarı, Biden'in ziyaretinden ve Cidde Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi'nden sonra bölgedeki diplomatik faaliyetleri geliştirmek için çeşitli düzeylerde ortak bir Ürdün-Filistin hamlesine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Ürdün hükümdarı, özellikle önümüzdeki Eylül ayında yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarından önce Ürdün-Filistin koordinasyonunun devam etmesi çağrısında bulundu.
Kral Abdullah, Ürdün'ün uluslararası toplum nezdinde Filistin davasının merkeziliğini yeniden teyit etme konusundaki istekliliğine dikkat çekti.
İyi bilgilendirilmiş Ürdünlü kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: “Kral 2. Abdullah, İsrail tarafıyla yaptığı resmi görüşmeler aracılığıyla, bu yıl bitmeden yapılacak seçimlerinden sonra oluşacak tablo ve seçimlerin barış sürecini ilerletmede müzakerelere dönme fırsatına etkisi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayı hedefliyor.”
Aynı kaynaklara göre Ürdün, İsrail seçimlerinin geleceğini ve ABD yönetiminin barış sürecini desteklemek için verdiği talimatlara yanıt verme üzerindeki etkisini tahmin etmeye çalışıyor.
Kaynaklar, Kral 2. Abdullah'ın görüşmelerinin yaklaşan seçimlerden sonra Filistinlilerin ve İsraillilerin müzakere masasına dönmesi konusunda olası fırsatları desteklediğini teyit etti. Bu konu, Başkan Biden tarafından Tel Aviv ve Beytullahim ziyaretlerinde ve İsrail ve Filistin liderleriyle yaptığı görüşmelerde dile getirildi.
Kaynaklar, Ürdün hükümdarının önümüzdeki birkaç hafta içinde bir sonraki aşamada barış sürecinin çabalarını canlandırmak için uygun iklimi yaratmak amacıyla İsrail seçim sahnesinde etkili İsrailli siyasi liderler ile bir araya geleceğini belirtti.
İsrail'de, Başbakanlık Ofisi, toplantının "barış anlaşmasına ek içerik katacak, iki halk arasındaki uzun yıllara dayanan ilişkiyi iyileştirecek ve her iki ülkenin ortak çıkarlarını geliştirecek birçok fırsatı" ele aldığını bildirdi.
İki lider görüşmeleri sırasında, bölgesel istikrarın korunması ve hem halkların hem de bir bütün olarak bölgenin yararına olacak somut kazanımların elde edilmesi için bir mihenk taşı olarak aralarındaki yakın kişisel ilişkinin ve karşılıklı takdirin önemini vurguladılar.
Lapid'in ofisinden yapılan açıklamada, toplantının "Ürdün Kapısı projesinin tanıtımı da dahil olmak üzere çeşitli ikili projelerin tamamlanmasını hızlandırmak" konusunu ele aldığının altını çizdi.
Ürdün'de güneş enerjisi tesislerinin ve İsrail'de su arıtma tesislerinin kurulmasının yanı sıra Eilat Körfezi’nde karşılıklı turizmi geliştirme konusunun ele alındığı toplantıda liderler, gıda güvenliği, tarım ve ulaşım ile ilgili her iki tarafın da büyük projeleri tamamlamak ve bu projelerde hızla ilerlemek için çaba göstermeleri talimatını verdiler.



ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.


Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.


Halep, savaşın tozunu üzerinden atarak iddialı projelerle eski canlılığına kavuşuyor

Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
TT

Halep, savaşın tozunu üzerinden atarak iddialı projelerle eski canlılığına kavuşuyor

Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)

Suriye'nin Halep şehri, savaş ve depremin tozunu üzerinden atıyor ve özellikle iddialı projelerle tarihi çarşısında yavaş yavaş eski canlılığını ve ruhunu yeniden kazanıyor.

UNESCO tarafından koruma altına alınan bu tarihi çarşı, Bab Antakya'dan Halep Kalesi civarına kadar uzanan onlarca çarşıyı içerir. Memlük, Zengi ve Osmanlı dönemlerine ait hamamlar ve kervansaraylara ev sahipliği yapar; her bir çarşının belirli bir zanaat veya emtia konusunda uzmanlaşmış olmasıyla öne çıkar.

Kültür Bakanlığı ve uluslararası ortaklar, 2018'den bu yana restorasyon projeleri başlattı; bu projeler arasında 40 çarşıdan 13'ünün yeniden açılması ve yüzlerce dükkanın sahiplerine iade edilmesi yer alıyor. Bu çalışmalarda orijinal taşlar ve yetenekli el işçiliği kullanılıyor.

Mimar Fatima Hulendi Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Halep'in tarihi çarşısının estetiği ve benzersizliği hakkında coşku ve gururla konuşuyor ve "El-Sakatiyye 1" çarşısrının, Bab Antakya'dan Suk el-Zerb'e uzanan düz bir hat üzerinde yer alması nedeniyle Halep'teki eski çarşılar için hayati bir damar olduğunu belirtiyor.