Başağa: Libya, Avrupa için sürdürülebilir depolitize bir enerji kaynağı olabilir

Libya İstikrar Hükümeti Başkanı Fethi Başağa. (AFP)
Libya İstikrar Hükümeti Başkanı Fethi Başağa. (AFP)
TT

Başağa: Libya, Avrupa için sürdürülebilir depolitize bir enerji kaynağı olabilir

Libya İstikrar Hükümeti Başkanı Fethi Başağa. (AFP)
Libya İstikrar Hükümeti Başkanı Fethi Başağa. (AFP)

Libya’da parlamento tarafından atanan İstikrar Hükümeti Başkanı Fethi Başağa dün İtalyan ve Fransız taraflarıyla yaptığı görüşmelerde, Avrupa'nın büyük ölçüde maruz kaldığı enerji krizi ışığında, Libya’nın Avrupa için ‘sürdürülebilir depolitize bir enerji kaynağı olabileceğini’ bildirdi.
Başağa, Twitter hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İtalya ve Fransa ile yaptığımız olumlu görüşmelerden sonra, ilişkilerimizi pekiştirmek ve ortak çıkarlarımıza ulaşmak için birlikte çalışma taahhüdümüzü teyit ettik.”
Akdeniz'de güvenliğin anahtarı olarak nitelendirdiği Libya'nın Avrupa için sürdürülebilir depolitize bir enerji kaynağı olabileceğini kaydeden İstikrar Hükümeti Başkanı, ayrıca terörizm ve yasa dışı göçle mücadelede Libya’nın oynayabileceği önemli role işaret etti.
Libya'da Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı Ulusal Petrol Kurumu’na (NOC) göre, Libya'daki petrol üretim hacmi şu an günde yaklaşık 860 bin varil.
Petrol üretim hacminde nispi bir artış elde edildiğini duyuran şirket, önceki gün yaptığı açıklamada, mevcut üretimin günlük 860 bin varile ulaştığını, tarlalar açılmadan önce ise günlük üretimin 560 bin varilde kaldığını bildirdi.
NOC, üretimi artırmak ve iki hafta içinde günlük bir milyon iki yüz bin varil olan normal oranlara geri dönmek için oldukça çaba sarf edildiğini vurguladı.
Ancak Başağa'nın muhalifleri, Libya'nın önümüzdeki günlerde destek elde etmek amacıyla Avrupa'ya Libya petrolü sağladığını öne sürdü.
Diğer yandan Başağa, işlerini yürütmek için henüz başkente girememiş olan hükümetini şu sözlerle savundu:
“Liderliğimde en büyük önceliğin barış ve istikrarın sağlanması, cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin bir an önce yapılması olduğunu belirttim. Benim önerdiğim iyileşmeye yönelik yol haritasında da bu şart koşuluyor.”
Başağa, 20 Haziran'da Libya'ya daha iyi bir gelecek sağlamak amacıyla, mümkün olan en kısa sürede özgür ve adil cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasını içeren bir toparlanma yol haritası sundu.
Bu yol haritası Libya'nın güvenliğini ve ekonomik refahını sağlamanın yanı sıra seçimler için gerekli teknik gereksinimler, takvimler ve adımlar üzerinde tam olarak çalışmak amacıyla “Seçimler ve Seçmen İşleri Yüksek Koordinatörü” pozisyonunun oluşturulmasını öngörüyor.
Diğer yandan Başağa Çarşamba günü Fransa'nın Libya Özel Temsilcisi Paul Soler ile görüştü. İstikrar Hükümeti Başkanı, Fransız Temsilci ile ‘seçimlerin halkın isteğine göre düzenlenmesi için ülkenin birlik ve istikrarının gerekliliği konusunda anlaşma’ dosyasını görüştü.
Başağa ayrıca Bingazi'de (doğu) İtalya'nın Libya Özel Temsilcisi Nicola Orlando ve İtalya Büyükelçisi Giuseppe Picchino ile bir araya geldi ve onlarla da aynı konuları görüştü. Hükümetinin ülkenin birliği için çalışacağını ve yol haritasında belirlenen tarihlere göre seçim sürecini destekleyeceğini söyleyen Başağa, iki toplantı hakkında şunları söyledi:
“Ülkemizin istikrarını ve güvenliğini destekleyen iki ülkenin kamuoyu duruşunu takdir ettim ve cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapılması çağrısında bulundum. Ayrıca birleşik bir Libya hükümetinin seçimlerin başarısı için bir ön koşul olduğunu kabul edeceklerini tahmin ediyorum.”
Başağa ABD de dahil olmak üzere uluslararası kuruluşları seçimlerin yapılması için bir rota üzerinde anlaşmaya çağırdı. Bu, ABD'nin Libya Büyükelçisi Richard Norland'ın defalarca işaret ettiği gibi meşru bir birleşik hükümetin kurulmasını sağlayacaktır.



Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün yaptığı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde devam eden şiddetli çatışmalara rağmen üç milyondan fazla yerinden edilmiş Sudanlının evlerine döndüğünü bildirdi.

Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yıkıcı bir savaşın içine sürüklenmiş durumda; bu savaş on binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Çatışmalar, yaklaşık 14 milyon insanı ülke içindeki veya dışındaki bölgelere kaçmaya zorladı.

Örgüt, bir raporda, Kasım 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3,3 milyon Sudanlının evlerine döndüğünü tahmininde bulundu.

Geri dönenlerin sayısı, 2024 yılının sonlarında ülkenin merkezinde HDK’ne karşı düzenlenen büyük çaplı ordu saldırısının ardından arttı. Bu saldırı, Hartum'un Mart 2025'te geri alınmasını sağladı ve birçok ailenin geri dönmesine neden oldu.

dfrgt
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den Sudanlı mülteci çocuklar, 22 Kasım 2025'te yerinden edilmiş kişiler için kurulan geçici bir kampta yemek yiyorlar (Reuters)

IOM, geri dönenlerin dörtte üçünden fazlasının ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ı IOM’dan aktardığına göre Hartum, yaklaşık 1,4 milyon kişi ile en yüksek geri dönüş sayısını kaydetti, onu yaklaşık 1,1 milyon kişinin geri döndüğü el Cezire eyaleti izledi.

Bu ayın başlarında, ordu destekli hükümet, yaklaşık üç yıl boyunca doğudaki Port Sudan kentinden faaliyet gösterdikten sonra başkente dönme niyetini açıkladı.4

Hartum ve ülkenin orta ve doğusunda ordunun kontrolündeki diğer şehirlerde nispeten sakin bir ortam hakim olsa da HDK özellikle altyapıyı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ara sıra devam ederken, diğer bölgelerde çatışmalar sürüyor.


ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
TT

ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)

Teksas Valisi dün yaptığı açıklamada, eyaletin çalışanlarının Shein, Alibaba ve TP-Link gibi şirketlerin ürünlerini kullanmasını yasaklayacağını ve bu kararın Teksas sakinlerinin mahremiyetini Çin hükümetinden korumak için alındığını belirtti.

Reuters'a göre, Teksas Valisi Greg Abbott tarafından yapılan açıklamada, listeye e-ticaret platformu Temu ve pil şirketi Cattle'ın da dahil olduğu ifade edildi.

Abbott'ın yasağı, çalışanların devlet cihazlarında ve ağlarında bu şirketlerin “cihazlarını, yapay zekasını ve yazılımlarını” kullanmasını engelliyor.

Abbott'un yasağı, Çinli drone üreticisi UETech ve Çinli yapay zeka şirketi iFlytek'in ürünlerini de kapsamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, uzun süredir devam eden ticaret ve teknoloji savaşında ekim ayında bir atılım gerçekleştirdi.


Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
TT

Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)

Suriye TV’ye konuşan bilgi sahibi bir kaynak, Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS), Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi’yi Suriye hükümetiyle askeri çatışma yoluna gitmemesi konusunda uyardığını ve bu seçeneğin Suriyeli Kürtler açısından ‘felaket’ olacağını vurguladığını açıkladı.

Kaynak, ENKS’nin bu seçeneği desteklemediğini SDG liderine açıkça ilettiğini, taraflar arasında pazar günü Haseke’de yapılan toplantıda son siyasi gelişmelerin ele alındığını belirtti.

Toplantıda ENKS, Suriye hükümetiyle askeri çatışmaya başvurulmasını reddettiğini yineleyerek, 18 Ocak 2026 tarihli anlaşmanın başarıya ulaşması için yerel, bölgesel ve uluslararası tüm çabaların SDG tarafından desteklenmesi ve anlaşmazlıkların müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynağa göre ENKS, ülkedeki doğu bölgelerinde gelinen noktadan SDG ile PYD’yi sorumlu tutarak, Kürtleri ilgilendiren hayati kararların bu iki yapı tarafından tek taraflı alınmasının mevcut duruma yol açtığını ifade etti.

xscdfvgh
Kamışlı'da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milislerinin resmedildiği duvar resminin önünden geçen bir adam (Arşiv – AFP)

Kaynak, Mazlum Abdi’nin toplantı sırasında Şam ile varılan anlaşmanın başarıya ulaşmasını desteklediğini, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi amacıyla Washington, Paris ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) çabalarına destek verdiğini söyledi.

Diğer yandan Abdi’ye göre, ateşkesin korunması ve anlaşma maddelerinin uygulanmasında ilerleme sağlanması amacıyla Şam ile günün her saatinde temas sürdürülüyor.

Abdi, anlaşmanın bazı ayrıntılarının netleştirilmesi ve doğru şekilde anlaşılmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, bunun Suriye’deki Kürt bölgelerinde SDG’nin elde ettiği kazanımların korunmasını güvence altına alacağını ifade etti. Kaynağa göre bu bölgeler Afrin ve Ayn el-Arab’dan (Kobani) Haseke’ye kadar uzanıyor.

Abdi dün Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna verdiği röportajda, Suriye hükümetiyle varılan ateşkes anlaşmasının ABD himayesinde gerçekleştiğini belirterek, Şam ile diyaloğun sürdüğünü ve başka ayrıntıların da görüşüleceğini söyledi.

Abdi, bu sürenin sona ermesinin ardından entegrasyon yönünde ciddi adımlar atılacağını ve anlaşma kapsamında Suriye ordusunun bölgeye girmeyeceğini dile getirdi.

Tüm tarafların askerileşmeden uzak, siyasi çözümler istediğini belirten Abdi, uluslararası gözetim altında Suriye hükümetiyle diyalog ve müzakere kanallarının halen açık olduğunu kaydetti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakanlığı cumartesi günü, geçtiğimiz salı günü ilan edilen ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeni mutabakatlara varılmasının ardından yürürlüğe giren kuzeydoğu Suriye’deki ateşkesin süresinin uzatıldığını duyurdu. SDG, söz konusu mutabakatlara bağlı kalacağını açıklamıştı.

Bakanlık, resmi hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun tüm operasyon bölgelerinde ateşkesin 24 Ocak tarihinden itibaren 15 gün süreyle uzatılacağını bildirdi.