Mısır ordusu: Her türlü tehdide karşı hazırız

Mısır Savunma Bakanı: Silahlı Kuvvetler, ülkenin güvenliğini hedef alan herkesi engelleme yeteneğine sahip

Mısır Savunma Bakanı, liderlik pozisyonlarına atanan silahlı kuvvetlerin üyeleri ile yaptığı toplantı sırasında (Mısır Askeri Sözcülüğü)
Mısır Savunma Bakanı, liderlik pozisyonlarına atanan silahlı kuvvetlerin üyeleri ile yaptığı toplantı sırasında (Mısır Askeri Sözcülüğü)
TT

Mısır ordusu: Her türlü tehdide karşı hazırız

Mısır Savunma Bakanı, liderlik pozisyonlarına atanan silahlı kuvvetlerin üyeleri ile yaptığı toplantı sırasında (Mısır Askeri Sözcülüğü)
Mısır Savunma Bakanı, liderlik pozisyonlarına atanan silahlı kuvvetlerin üyeleri ile yaptığı toplantı sırasında (Mısır Askeri Sözcülüğü)

Mısır Silahlı Kuvvetleri yaptığı açıklamada “ülkenin güvenliğini baltalamaya çalışanları engelleme yeteneğine sahip olduğunu” vurguladı.
Mısır Savunma Bakanı Orgeneral Muhammed Zeki, Mısır ordusunun, ‘askeri yapısı, muharebe yetenekleri ve tüm alanlardaki gelişmiş silahlarıyla, ülkenin güvenliğine zarar vermek isteyen tüm düşmanlarını önleyebilecek güce sahip’ olduğunu söyledi.
Zeki bu açıklamasını, Mısır Genelkurmay Başkanı Usame Rüşdi Asker’in yanı sıra silahlı kuvvetlerde üst düzey pozisyonlara atanan bir dizi subayın katıldığı toplantı sırasında yaptı.
Mısır Silahlı Kuvvetleri Sözcülüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu açıklama, Genelkurmay Başkanlığı’nın ‘silahlı kuvvetlerle ilgili bir bazı konularda iletişim kurmak için düzenlenen toplantısı’ sırasında yapıldı.
Toplantı sırasında, Mısır Silahlı Kuvvetleri’nin rolleri ve görevlerini eksiksiz olarak yerine getirilmesine katkıda bulunmak için zorluklarla yüzleşme yolları ele alındı.
Zeki, konuşma sırasında Mısır Cumhurbaşkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Abdulfettah es-Sisi’nin çeşitli görevlere getirilen subay ve askerlere tebriklerini gönderdiği bir konuşma yaptı. Ordu sözcülüğüne göre, Savunma Bakanı, vatanı savunmak ve ulusal güvenliği korumanın öncelik olduğunu, sürekli savaşa hazır olmak ve zorluklara göğüs gerebilecek bir güç inşa etmenin önemli olduğunu söyledi. Ayrıca, yeni komutanların görevlerini en iyi şekilde yerine getirmelerine yardımcı olmak için askeri ve sivil bilgi alanlarında araştırmaya devam etmelerini ve bilgilenmelerini, askeri disipline ve Mısır ordusunun ilke ve ideallerine bağlı kalmalarını tavsiye etti.
Zeki, komutan ve subaylarla fikir alışverişinde bulunarak onların görüş ve sorularını dinledi. Mısırlı Bakan, askerlere tüm bölgesel ve küresel olaylardan ve bunların Mısır ulusal güvenliği üzerindeki yansımalarından tam olarak haberdar olmaları için bilimsel ve entelektüel seviyelerini yükseltmeye devam etme çağrısında bulundu.
Savunma Bakanı, yeni Hicri yılı vesilesiyle Cumhurbaşkanı Sisi'ye tebrik mesajı gönderdiğini söyledi.
Mısır Savunma Bakanı, “İnsanlığın elçisi, uluslar inşa etmek için benzersiz bir model oluşturdu. İlerleme ve gelişme yolunda bir rehber oldu. Mısır silahlı kuvvetleri, anavatanı korumak ve tarihini, ihtişamını ve halkının yeteneklerini muhafaza etmek için kendilerine verilen görevleri yerine getirecektir” dedi.
Mısır Silahlı Kuvvetleri, yeni Hicri yılın yıldönümünü çok sayıda lider, subay ve askerin katılımıyla düzenlenen bir törenle kutladı.
Mısır Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tümgeneral Velid Hamuda İvad şunları söyledi: “Silahlı kuvvetler, vatanın güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü koruyan ilke ve değerler uğruna üstlendiği görev ve sorumluluklarla Hz. Muhammed'in örnekliğini takip ettiler ve dürüstlük ve samimiyet örneği sergilediler. Sevgili Peygamberimizin hicretinin hatırası, bugün ihtiyacımız olan birçok değer ve anlamı, tarafsızlık ve disiplinle ve milletin menfaatini hayatımızın her alanında gözeterek taşımaktadır.”



Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
TT

Seyfülislam Kaddafi öldürüldü... Libya’da kanlı olaylar dizisi

Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı
Dibeybe’ye yakın bir tugay, suikastla ilgisi olduğunu yalanladı

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam’a yakın kaynaklar, dün akşam Zintan kentinde yaşanan silahlı çatışmalar sırasında Seyfülislam’ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Kentte meydana gelen olayların ardından ölümünün koşullarına ilişkin çelişkili bilgiler bulunduğu belirtildi.

rgtbhyjuk

Seyfülislam Kaddafi’nin üvey kardeşi Muhammed Kaddafi, kendisine ait olduğu belirtilen Facebook hesabından yaptığı paylaşımla, dün akşam yaşanan ölümü doğruladı. Muhammed Kaddafi paylaşımında, “Kardeşin kaybı çok acı. Bu musibetin ağırlığını kelimeler tarif etmekte yetersiz kalıyor. Onu Allah’a emanet ediyor, rahmetiyle kuşatmasını ve bize sabır ve metanet vermesini diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhammed Kaddafi ayrıca, “Kardeşimin kaybından duyduğumuz üzüntüyü ailemiz ve sevdiklerimizle paylaşırken, Allah’tan vatanımızı her kaybın ardından telafi etmesini, tüm Libyalılara sabır ve teselli vermesini, bu anların ayrışma ve çekişmeye değil, sağduyuya ve merhamete vesile olmasını diliyoruz” dedi.

Seyfülislam’ın çatışmalar sırasında öldürüldüğü yönündeki anlatımlar ağırlık kazanırken, Muhammed Kaddafi, kardeşinin ‘ani bir felç sonucu’ hayatını kaybettiğini öne sürdü.

Şarku’l Avsat’a konuşan Libyalı bir siyasetçi, Seyfülislam’ın ölümünün “Libya’da yeni bir kan dökülmesi sürecinin önünü açacağı, kaosu artıracağı ve ulusal uzlaşmaya dair tüm umutları sona erdireceği” değerlendirmesinde bulundu.

Seyfülislam’ın avukatı Halid ez-Zaidi de Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ölümü doğruladı ancak ayrıntı vermedi.

Öte yandan, Seyfülislam’ın Libya Siyasi Diyalog Forumu’ndaki temsilcisi Abdullah Osman, Seyfülislam’ın dün akşam ülkenin batısında yaşanan kanlı çatışmaların ardından hayatını kaybettiğini teyit etti.

Bu gelişme, zaten karmaşık olan Libya siyasi tablosunda ani ve köklü bir değişime işaret ediyor. Zira Seyfülislam Kaddafi, temsilcileri aracılığıyla, Başkanlık Konseyi tarafından yürütülen ‘ulusal uzlaşı’ sürecinin etkili aktörlerinden biri olarak görülüyordu.

rbhyju

Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı 444. Muharebe Tugayı, Zintan kentinde yaşanan çatışmalar ve Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğüne ilişkin haberlerle herhangi bir bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları ‘kesin bir dille’ yalanladı.

Tugaydan yapılan açıklamada, “444. Muharebe Tugayı’nın Zintan kenti içinde ya da coğrafi çevresinde herhangi bir askeri varlığı veya saha konuşlanması bulunmamaktadır. Ayrıca Seyfülislam Kaddafi’nin takibine yönelik tugaya verilmiş herhangi bir talimat ya da emir söz konusu değildir. Bu tür bir görev, askeri ya da güvenlik sorumluluklarımız arasında yer almamaktadır” denildi.

Açıklamada, tugayın Zintan’da yaşananlarla ilgisi olmadığı vurgulanarak, “Orada meydana gelen çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı herhangi bir bağımız yoktur” ifadesi kullanıldı.

444. Muharebe Tugayı, medya kuruluşları ve sosyal medya kullanıcılarına da çağrıda bulunarak, bilgilerin aktarımında titiz davranılmasını, resmî açıklamalara dayanılmasını ve ‘kafa karışıklığı yaratmayı, kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan söylentilere’ itibar edilmemesini istedi.

Seyfülislam Kaddafi, Muammer Kaddafi’nin ikinci oğluydu ve iktidara geri dönme arayışında olan tek oğul olarak öne çıkıyordu. Ancak 2011’deki ‘devrim’ sırasında, aralarında ülkenin ulusal güvenlik danışmanlığı görevini yürüten Mutasım Billah’ın da bulunduğu üç kardeşi gibi hayatını kaybetti.

ujuj

Kaddafi rejiminin son sözcüsü Musa İbrahim de Seyfülislam Kaddafi’nin ölümünü duyurarak, “Onu haince öldürdüler. O, tüm halkı için birleşik, egemen ve güvenli bir Libya istiyordu. Bir umudu ve geleceği katlettiler, kin ve nefreti ektiler” ifadelerini kullandı.

Musa İbrahim, bunun arkasındaki amacın ‘daha fazla kan dökülmesi, Libya’nın bölünmesi ve ulusal birlik yönündeki her türlü projenin yok edilmesi’ olduğunu savundu.

Açıklamasında, “Seyfülislam’la iki gün önce konuşmuştum; onun gündeminde sadece huzurlu bir Libya ve güvende yaşayan Libyalılar vardı. Filistin ve ümmetin davalarına destek için yazdı ve açıklamalar yaptı. Buna karşın, ülkeyi yöneten ve yabancılar tarafından iktidara getirilenler sessiz kaldı” diyen Musa İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı: “Onun en güçlü aday ve ülke genelinde en geniş tabana sahip isim olduğunu biliyorlardı.”

Seyfülislam Kaddafi, Trablus’un 160 kilometre güneybatısında bulunan Zintan kentinde, sıkı güvenlik önlemleri altında yaşamını sürdürüyordu. Yaklaşık 10 yıl boyunca kamuoyunun karşısına çıkmayan Seyfülislam, 2021’de yapılması planlanan seçimler için adaylık başvurusu yapana kadar gözlerden uzak kaldı. Bu süreçte Zintan ile Libya’nın güneyindeki bazı kentler arasında gidip geldiği belirtildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch – HRW), geçtiğimiz haziran ayında Libya’daki adalet sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunmuş ve yetkililerden ‘Seyfülislam’ın tutuklanarak Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) teslim edilmesini’ talep etmişti.

Seyfülislam’ın öldürüldüğüne ilişkin haberlerin ardından, Zintan ve ülkenin kuzeybatısındaki Beni Velid kentlerinde silahlı ve sivil kalabalıkların toplandığı bildirildi. Bu gelişmeler, 444. Muharebe Tugayı’nın suikasta karıştığı yönündeki suçlamalar eşliğinde yaşandı.

Çatışmalar sırasında, Seyfülislam Kaddafi’nin yakın koruması Tuğgeneral el-Acmi el-Uteyri’nin yaralandığına dair bilgiler de kamuoyuna yansıdı. Öte yandan, Zintan’daki bazı yerel güçlerin Seyfülislam’a yönelik tutumunda dikkat çekici bir değişim yaşandı. 12 Ocak’ta, ‘kendisine atfedilen suçların zaman aşımına uğramadığı’ gerekçesiyle adalete teslim edilmesi yönünde çağrılar yapıldığı ve bunun kentte bölünmeye yol açtığı belirtildi.

Zintan kentini kontrol eden silahlı gruplardan biri olan Ebu Bekir es-Sıddık Tugayı, Doğu Libya Parlamentosu tarafından çıkarılan genel af yasası uyarınca Seyfülislam’ı Haziran 2017’de serbest bırakmıştı. Tugayın, Seyfülislam’ı yaklaşık 10 yıl boyunca gözetimi altında tuttuğu, 2021’de seçimlere adaylık başvurusunda bulunmasıyla birlikte kamuoyunun karşısına çıktığı kaydedildi.


Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
TT

Şam ile SDG arasındaki anlaşma, Haseke'den başlayarak uygulanmaya başlandı...

Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)
Suriye güvenlik güçlerine bağlı unsurlar dün Haseke kentine girdi (Reuters)

Suriye hükümeti güvenlik güçleri dün, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile varılan ve Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin Suriye devletine entegrasyonunu öngören ateşkes anlaşması kapsamında, kuzeydoğudaki Haseke kentine konuşlandı.

Gazeteciler, öğleden sonra İçişleri Bakanlığı'na ait 20'den fazla araçtan oluşan bir konvoyun Haseke'ye doğru hareket etmeye başladığını gözlemledi. Bir güvenlik kaynağı da Suriye TV'ye "güvenlik güçleri Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab (Kobani) şehrinin güneyindeki Şeyh bölgesine girdi ve kademeli olarak tüm bölgeye yayılacak" dedi.

Askeri uzman ve siyasi analist İsmat el-Absi, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, anlaşma gereği Haseke ve Kamışlı'ya konuşlandırılacak iç güvenlik güçlerinin "sadece şehir merkezlerinde olacağını, tüm mahallelere yayılmayacağını" belirtti. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere de konuşlandırma yapılacağını belirten el-Absi, bunun "bölgedeki güvenlik, askeri ve idari kurumların yeniden birleştirilmesi sürecinde kalıcı bir adım olduğunu ve sadece kısa vadeli bir güvenlik önlemi olmadığını" ifade etti.


Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
TT

Netanyahu, Wittkoff'a Filistin Yönetimi'nin Gazze'nin yönetiminde yer almayacağını ifade etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Kudüs'te ABD elçisi Steve Wittkoff'a, Filistin Yönetimi'nin savaştan sonra Gazze Şeridi'nin yönetiminde "hiçbir şekilde" yer almayacağını söyledi.

Netanyahu'nun ofisi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Başbakan, Filistin Yönetimi'nin (Gazze) sektörünün yönetimine hiçbir şekilde katılmayacağını açıkça belirtti" ifadeleri yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği Gazze ateşkes planına göre, savaş sonrasında Filistin Yönetimi'nin rolü belirsizliğini koruyor.