Batılı ülkeleri suçlayan Rusya, Ukrayna'daki hedeflerinden vazgeçmeyeceğini yineledi

Rusya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitry Polyanskiy, Moskova'nın Ukrayna'nın doğusunda kurtarmayı hedeflediği bölgeden vazgeçmeyeceğini, Batılı ülkelerin Ukrayna'ya verdiği uzun menzilli silahların sadece "provokasyonları" artıracağını söyledi.

AA
AA
TT

Batılı ülkeleri suçlayan Rusya, Ukrayna'daki hedeflerinden vazgeçmeyeceğini yineledi

AA
AA

Dmitry Polyanskiy, New York'taki BM Genel Merkezi'nde Ukrayna'daki duruma ilişkin düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunda, "Ukrayna Hava Kuvvetleri'nin ülkesindeki sivil tesisleri hedef aldığını ve daha sonra Rus birlikleri tarafından yapılmış gibi sunmaya çalışarak provokasyona yol açtıklarını" iddia etti.
Polyanskiy, "Rus Silahlı Kuvvetleri, Luhanks Halk Cumhuriyeti topraklarını tamamen kurtardı. Donbas halkı bölgenin tüm topraklarının kontrolünü yeniden kazanacak. Ne zaman gerçekleştiği sadece bir zaman meselesidir." ifadelerini kullandı.
Rus Büyükelçi, "ABD yapımı Yüksek Hareketli Topçu Roket Sistemi (HIMARS) ve Çoklu Fırlatma Roket Sistemi (MLRS) roketleri bugün erken saatlerde Donbas'ta Elenovka yakınlarındaki bir gözaltı merkezine isabet ederek 50'den fazla Ukraynalı savaş suçlusunu öldürdü ancak bu korkutma taktiği, yalnızca Ukraynalı askerleri teslim olmaya teşvik edecektir." dedi.
Kiev'e teslim edilen silahları ve Ukrayna topraklarında kalan paralı askerleri "meşru askeri hedefler" olarak vurmaya devam edeceklerini söyleyen Polyanskiy, "Ukrayna rejimi, Batılı eğitmenlerin yönlendirmesi ve gözetiminde kullandığı son teknoloji çoklu roketatarları almaya başladığına göre, Batılı devletlerin doğrudan çatışmaya dahil olduğu bir noktaya yaklaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Tahıl koridoru anlaşması ve Odessa saldırısına atıf yaptı
Rusya'nın Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitry Polyanskiy, İstanbul'daki tahıl koridoru anlaşmasına ve hemen sonrasındaki Odessa saldırısına şu sözlerle atıf yaptı:
"26 Temmuz'da Ukrayna, Rusya, Türkiye ve BM temsilcilerinden oluşan Müşterek Koordinasyon Merkezi, Ukrayna limanlarından tahılın güvenli taşınmasını kolaylaştırmak için çalışmalarına başladı. İstanbul anlaşmalarının bir an önce tam anlamıyla uygulanmaya başlamasını temenni ederiz. Bu arada, Odessa Limanı'na askeri mal ve tesislerin yerleştirilmesi, tahıl anlaşmasının başarılı bir şekilde uygulanmasını pek destekleyemez. 23 Temmuz'da ABD tarafından teslim edilen bir Ukrayna askeri gemisini ve bir Harpoon gemi savar füze deposunu ortadan kaldırdığımızda olduğu gibi, bu tür kargoları ve tesisleri yok etmeye devam edeceğiz. İmzaladığımız anlaşmada hiçbir şey, Ukrayna'nın silahsızlandırılması hedefimize ilerlememizi engellemiyor."
Rus Büyükelçi, Batılı devletleri, "Avrupa'nın tam merkezinde yasa dışı silah kaçakçılığı için bölgesel bir merkez yaratmakla" ve "ikiyüzlülükle" suçlayarak, Ukrayna'ya yapılan silah yardımlarının "Rusya'nın hedeflerine ulaşmasını engelleyemeyeceği" mesajını verdi.



Vatandaşın hayatta kalma protestoları ile rejimin hayatta kalması arasında İran

İran hükümetleri, rejim etrafındaki çıkar ağının bir parçası olan tüccar sınıfını kızdırmaktan ve kepenklerin kapanmasından her zaman çekinmiştir (Reuters)
İran hükümetleri, rejim etrafındaki çıkar ağının bir parçası olan tüccar sınıfını kızdırmaktan ve kepenklerin kapanmasından her zaman çekinmiştir (Reuters)
TT

Vatandaşın hayatta kalma protestoları ile rejimin hayatta kalması arasında İran

İran hükümetleri, rejim etrafındaki çıkar ağının bir parçası olan tüccar sınıfını kızdırmaktan ve kepenklerin kapanmasından her zaman çekinmiştir (Reuters)
İran hükümetleri, rejim etrafındaki çıkar ağının bir parçası olan tüccar sınıfını kızdırmaktan ve kepenklerin kapanmasından her zaman çekinmiştir (Reuters)

Hüda Rauf

İran, yeni yıla (2026) diyalogla başlıyor. Tahran, krizler yoğunlaştığında diyalog diline başvurmaya alışkın. Şimdi de protestocular ve İsrail ile diyalog yürütüyor ve iki mücadeleyle karşı karşıya bulunuyor; birincisi, vatandaşların protestolar yoluyla yürüttüğü “vatandaşın hayatta kalma” mücadelesi, ikincisi ise rejimin kendisinin hayatta kalma mücadelesi ve bu konuda İsrail ile iletişim kuruyor.

 

İran iç söylemi iç uyumu koruma ve İsrail ile gerilimden kaçınma ihtiyacını vurgularken, Tahran'da son protestolar ve grevler patlak verdi ve diğer şehirlere yayıldı. Genç kız Mahsa Amini'nin ölümünün ardından yaşanan protestolara benzer, potansiyel etkileri konusundaki endişeleri artırdı.

Son protestolar, yükselen döviz kuru, zayıflayan satın alma gücü ve istikrarsız ekonomik duruma karşı patlak verdi. Hemşireler, öğretmenler, emekliler ve işçiler de dahil olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerini etkileyen ve ciddi şekilde zayıflayan satın alma gücü, yüksek enflasyon ve düşük ücretlerden kaynaklanan birikmiş geçim baskısı artık pazarlara da ulaştı. Gerilimlerin merkez üssü, başkent Tahran'ın can damarı olan Kapalı Çarşı’ydı. Nedeni de döviz ve altın fiyatlarındaki dalgalanmalar ile buna bağlı olarak diğer malların fiyatlarındaki artıştı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, protesto hakkını kabul ederek, protestocuların liderleriyle görüşmeyi teklif etti. Buna ilave olarak Merkez Bankası Başkanı istifa etti, ancak hoşnutsuzluk devam ediyor.

Ekonomik duruma yönelik protestolar, İran'ın stratejik nüfuzunun yaşadığı gerilemeyle mücadele ettiği, İsrail ile gerilimlerden kaçınmaya çalıştığı ve ABD Başkanı Donald Trump'ı diplomatik sürece dönmeye ikna etmeye çalıştığı kritik bir dönemde sürüyor. Buna rağmen Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, İran'ın nükleer veya füze yeteneklerini geliştirmesi durumunda olası ikinci bir askeri çatışma turuna ilişkin tehditleri artıyor. Bu tehditlerin ardından, toplumun yeni bir kesiminin de katıldığı protestolar patlak verdi; bu kesim düşük ücretli işçiler, hemşireler veya güvencesiz mesleklerde çalışanlar değil, pazar esnafıydı. Dükkan ve pazarlar kapalı kalmaya devam etti. İran hükümetleri, İran Devrimi'nde önemli bir rol oynadıkları ve rejimi çevreleyen çıkar ağının bir parçası oldukları için tüccar sınıfını kızdırmaktan ve kepenklerin kapanmasından her zaman çekinmiştir.

Süregelen protestolar, sertlik yanlıları ile hükümet arasındaki tartışmayı daha da alevlendirdi. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, bilhassa politikalarına karşı pusuda bekleyen kurumların varlığı göz önüne alındığında, ekonomik durumu düzeltmekten sorumlu olmadığını düşünüyor. Bu arada, radikal kanat, meclis aracılığıyla yeni bütçe tasarısının önüne ciddi engeller koydu. Meclis’teki Bütçe Birleştirme Komitesi, gelecek yıl için devlet gelir ve giderlerinin çerçevesini belirlemesi gereken bu tasarıyı oy çokluğuyla reddetti. Ardından, bütçe tasarısı meclis genel kuruluna gönderildi ama kurul hükümetin önerdiği bütçenin vatandaşların satın alma gücünü destekleyemeyeceğine ve yaşam standartlarını iyileştiremeyeceğine inanıyor. Üyeler, enflasyonun etkileri, kaynak tahsisinde şeffaflık eksikliği ve ücretlilere sunulan yetersiz korumalar konusundaki endişelerini dile getirdiler.

Ekonomik durumun kötüleşmesi, zaten ekonomik, mali ve askeri yaptırımlar altında yaşayan İran rejimi için yeni bir durum olmasa da bölgesel ve küresel bağlamın yanı sıra, pazarın protestolara katılımı, rejim için bir meydan okuma oluşturuyor. Durum, “snapback” mekanizmasının devreye girmesinin ardından BM yaptırımlarının yeniden uygulanması ve İsrail'in askeri saldırısı tehdidiyle daha da kötüleşti. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre bu kez protestolar, ekonomik gerilemenin çeşitli nedenlerini de ortaya koydu; hükümetin yeni bütçesi potansiyel bir vergi artışını içeriyor ve hükümet, vatandaşların satın alma gücündeki erimeyi önleyemiyor.

İran ekonomisi yaptırımlardan, ekonomik ve mali politikalardaki dengesizlikten muzdarip. Enflasyon yaklaşık yüzde 42'ye ulaştı ve bazı temel gıda maddelerinin fiyatları yüzde 72 arttı. Ayrıca, çeşitli şirketleri desteklemesi gereken hükümetin döviz rezervlerini adil bir şekilde dağıtmadığı konusunda tekrarlanan şikayetler var. Döviz rezervlerinin özellikle bazı kuruluşlara yönlendirildiğinden ve bunun da örneğin bazı ilaç ve sağlık şirketlerinde belirli ilaçlarda kıtlığa yol açtığından şikayet ediliyor.

 Piyasalardaki mevcut protestolar, enflasyon, artan geçim ve istihdam maliyetleri nedeniyle toplumun çeşitli kesimlerinin geçim kaynakları üzerindeki ciddi baskıyı yansıtıyor. Bu durum, İran'daki ekonomik hoşnutsuzluğun belirli sosyal sınıfları aştığını ve enerji sektörü, para politikaları ve ücretlerdeki yapısal dengesizliklerden kaynaklanan genel bir krize dönüştüğünü gösteriyor. Hem ülke içindeki hem de dışarıdaki bu sıkıntılı ortamda, İran rejimi içeride protesto liderleriyle görüşürken, dışarıda da İsrail ile şu an için çatışmadan kaçınma ve aralarındaki gerilimleri geçici olarak yönetme konusunda gizli mesaj alışverişinde bulunuyor.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir.


Trump ile yaşadığı anlaşmazlığa rağmen Musk, ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti'ye yeniden fon sağlamaya başladı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da milyarder Elon Musk ile konuşuyor. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da milyarder Elon Musk ile konuşuyor. (AFP)
TT

Trump ile yaşadığı anlaşmazlığa rağmen Musk, ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti'ye yeniden fon sağlamaya başladı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da milyarder Elon Musk ile konuşuyor. (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da milyarder Elon Musk ile konuşuyor. (AFP)

Elon Musk, geçtiğimiz yıl ABD Başkanı Donald Trump ile yaşadığı sert anlaşmazlığın ardından Cumhuriyetçi Parti’yi sert sözlerle eleştirerek partiyi ‘ABD’yi iflasa sürükleyen yozlaşmış bir güç’ olarak nitelendirmişti.

Ancak Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre, teknoloji devi şimdi servetini yeniden Cumhuriyetçi politikacıların seçim kampanyalarını desteklemek için kullanacağını açıkladı. Bu kez hedef, 2026 ara seçimleri.

Musk dün yaptığı açıklamada, “Radikal sol kazanırsa ABD tehlikede. Sınırsız göç ve dolandırıcılığa kapı açacaklar. ABD artık bildiğimiz gibi olmayacak” dedi.

Musk’ın bu sözleri, bir muhafazakâr influencerın Musk’ın “Cumhuriyetçileri desteklemek için sahip olduğu her şeyi yatırdığı” yönündeki paylaşımını doğrular nitelikte bulundu.

dfrgthy
Elon Musk, oğluyla birlikte Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te ABD Başkanı Donald Trump'ın yanında (AFP)

Geçtiğimiz aralık ayında yapılan haberlerde, Musk’ın Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile uzlaşma yemeğinin ardından Cumhuriyetçi Kongre üyelerine ‘büyük bağışlar’ yapmaya başladığı bildirildi.

Bu adım, Musk’ın geçtiğimiz temmuz ayında, hükümet borçlanmasını destekleyen partiler arası uzlaşmayı kırmayı amaçlayan Amerika Partisi’ne milyarlarca dolar yatırma vaadiyle çelişiyor.

O dönemde Musk şu açıklamayı yapmıştı: “Ülkemizi israf ve yolsuzlukla iflasa sürükleme söz konusu olduğunda tek partili bir sistemde yaşıyoruz, demokrasi değil… Bugün Amerika Partisi özgürlüğünüzü size geri vermek için kuruldu.”

Ancak bu planlar kısa süre sonra sekteye uğradı; milyarder, yeni bir parti kurmanın zorluklarıyla karşılaştı.

Ağustos ayında Wall Street Journal, Vance’ın Musk’ı üçüncü bir tarafı işin içine katma planlarından vazgeçirmeyi başardığını ve bunun sonucunda Musk’ın planlanan bir telefon görüşmesini iptal ettiğini bildirdi.

Pazartesi günü Washington Post, Vance’ın Trump ile Musk arasındaki ilişkiyi düzeltmek için aylardır yürüttüğü gizli çabaların detaylarını yayımladı, ancak uzlaşmanın hâlâ kırılgan olduğu belirtildi.

Dünyanın en zengin insanı olan ve serveti 726 milyar dolar olarak tahmin edilen Elon Musk, 2024 seçimlerinde Trump ve diğer Cumhuriyetçi adaylara 290 milyon dolardan fazla bağış yaptı.

İki isim arasındaki ilişki, Musk’ın Trump’ın Jeffrey Epstein ile olduğu iddia edilen bağlantılarını örtbas ettiğini ileri sürmesi üzerine haziran ayında ciddi şekilde gerildi. Trump ise karşılık olarak Musk’ın tüm devlet sözleşmelerini iptal etmekle tehdit etti.

Eylül ayında ikili, Utah eyaletindeki bir üniversitede düzenlenen etkinlik sırasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Charlie Kirk için düzenlenen anma töreninde bir araya geldi, sohbet etti ve tokalaştı.


İran, gelişmiş silah sistemlerini yabancı hükümetlere kripto para karşılığında satmayı teklif etti

Tahran'ın merkezindeki bir sokakta, İran'a ait bir balistik füze, Devrim Muhafızları'nın eski dış operasyonlar başkanı Kasım Süleymani ve geçen haziran ayında İsrail saldırısında öldürülen füze programı başkanı Emir Ali Hacızade'nin resimlerinin bulunduğu bir pankartın yanında sergileniyor (Reuters)
Tahran'ın merkezindeki bir sokakta, İran'a ait bir balistik füze, Devrim Muhafızları'nın eski dış operasyonlar başkanı Kasım Süleymani ve geçen haziran ayında İsrail saldırısında öldürülen füze programı başkanı Emir Ali Hacızade'nin resimlerinin bulunduğu bir pankartın yanında sergileniyor (Reuters)
TT

İran, gelişmiş silah sistemlerini yabancı hükümetlere kripto para karşılığında satmayı teklif etti

Tahran'ın merkezindeki bir sokakta, İran'a ait bir balistik füze, Devrim Muhafızları'nın eski dış operasyonlar başkanı Kasım Süleymani ve geçen haziran ayında İsrail saldırısında öldürülen füze programı başkanı Emir Ali Hacızade'nin resimlerinin bulunduğu bir pankartın yanında sergileniyor (Reuters)
Tahran'ın merkezindeki bir sokakta, İran'a ait bir balistik füze, Devrim Muhafızları'nın eski dış operasyonlar başkanı Kasım Süleymani ve geçen haziran ayında İsrail saldırısında öldürülen füze programı başkanı Emir Ali Hacızade'nin resimlerinin bulunduğu bir pankartın yanında sergileniyor (Reuters)

Financial Times gazetesi dün, İran'ın Batı yaptırımlarını aşmak amacıyla, gelişmiş silah sistemlerini kripto para karşılığında çeşitli yabancı ülkelere satmayı teklif ettiğini bildirdi.

Gazete, bu ülkelerden birinin İran'dan askeri teçhizat için kripto para birimini ödeme şekli olarak kabul etmeye hazır olduğunu zaten ifade ettiğini belirtti.

df
Tahran'daki askeri geçit töreninde görülen İran balistik füzeleri (Arşiv- Reuters)

Financial Times, kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran'ın savunma satış ajansının 35 ülkeyle ticari ilişkisi olduğunu ve silah listesinde Emad balistik füzeleri, Şahid insansız hava araçları (İHA) ve savaş gemilerinin bulunduğunu belirtti.

Gazete, ABD ve Avrupa yaptırımlarıyla karşı karşıya kalan birçok ülkenin, hassas emtiaların ticaretini desteklemek için kripto para birimleri ve diğer alternatif finansal kanalları kullanmaya çalıştığını belirtti.

Financial Times, Batı güçlerinin Tahran'ın nükleer programını kısıtlaması için baskıyı artırmaya çalıştığını ifade etti.