Mısır: 7 ay yetecek buğday stoku var

Kahire’den gelecek olan sevkiyat bekleniyor.

Mısır Tedarik Bakanlığı Facebook sayfası
Mısır Tedarik Bakanlığı Facebook sayfası
TT

Mısır: 7 ay yetecek buğday stoku var

Mısır Tedarik Bakanlığı Facebook sayfası
Mısır Tedarik Bakanlığı Facebook sayfası

Ukrayna’da devam eden savaş nedeniyle tarımda alternatif kaynaklar arayışında olan Mısır, ülkede yedi ay yetecek buğday stoku olduğunu açıkladı.  Daha önce yapılan açıklamalar buğday sevkiyatlarından birinin Ukrayna limanlarında mahsur kaldığı yönündeydi.
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli buğday stokunun yedi ay yeterli olacağını belirttiği basın açıklamasında. “Mısır’ın küresel krize karşı aldığı önlemler başarılı. Uluslararası kurumlar, Mısır’ın bu krizden en çok zarar gören ülkelerden biri olduğunu görüşünde” dedi.
Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanı Ali Musaylihi ise Sputnik’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Mısır, Ukrayna’dan yapılması planlanan sevkiyatlar yerine başta Romanya ve Fransa olmak üzere birçok ülkeden buğday ithal etti. Ukrayna’dan dört sevkiyatın iptal edilmesi gerçek değildir. Savaştan önce yapılan bir ihale vardı ancak onaylanmadı. Bu nedenle sevkiyata ait detaylar tam olarak belirlenmedi ve prosedürler tamamlanmadı. Ukraynalı yetkililer, ihaleye dahil olan dört sevkiyatı tedarik edemeyeceklerini bildirdi. İşlemleri tamamlanan sadece 63 bin tonluk bir sevkiyat oldu. Bu sevkiyat limanda bekliyor. Limanlar açıldığında Mısır’a gelecek.”
Savaşın neden olduğu tahıl krizini azaltmak için Türkiye, Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler (BM) bir tahıl koridoru üzerinde anlaşmaya vardı. Anlaşma ile Ukrayna’nın hasat ettiği buğdayın yeniden ihraç edilmesi bekleniyor. Kaynaklar, Mısır’ın geçtiğimiz aralık ayında Ukrayna’dan 240 bin ton buğday tedarik etme sözleşmesinin iptal edildiğini aktarmıştı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, anlaşmanın iptal edildiğine dair yaptığı açıklamada konunun Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Kahire’ye yaptığı ziyaret ile ilgili olmadığını belirtti. Russia Today’ın haberine göre Peskov, “Mısır’ın diğer ülkelerle olan ilişkisi kendi meseledir. Rusya bu konuyla ilgili değildir” dedi.
Mısır, Rusya-Ukrayna krizinin başlamasıyla birlikte buğday tedarik edebileceği alternatif ülke aramaya başladı. Mısırlı yetkililerin açıklamalarına göre Fransa, Romanya, Rusya ve Almanya'dan 660 bin ton buğday ithal edildi.
Buğday ihraç edilen ülkelerin çeşitlendirilmesine ilişkin çalışmalara rağmen Parlamento Kurulu Başkanı Atıf Mağaveri, ‘bu çalışmaların geçici çözümler olduğunu ve ithalatın sınırlandırılması gerektiğini’ belirtti. Mağaveri, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte “Mısır, buğday ekilen alanların artırılması konusunu ciddi bir şekilde ele almalı. Buğday konusunda yabancı ülkelerin kararına bağlı kalamayız. Bu durum, silahlardan daha tehlikeli” ifadesini kullandı. Mağaveri, hükümetin daha önce kemirgenlerin ve böceklerin neden olduğu zarara karşı attığı adımlara da dikkat çekti.
Resmi verilere göre Mısır, ulusal proje kapsamında 2014 yılında 1,2 milyon ton olan buğday silolarının kapasitesini 2021 yılının sonuna kadar 3,4 milyon tona çıkarmayı başardı. Kapasitenin bu yıl yaklaşık 3,6 milyon tona çıkması bekleniyor.  



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.