Mısır’da ulusal diyalog tartışmaları devam ediyor

Raşvan: Diyaloga katılım için herhangi bir kırmızı çizgi bulunmuyor.

Ulusal Diyalog Genel Koordinatörü Ziya Raşvan, ikinci oturumun ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. (Ulusal Diyalog’un Facebook’taki resmi sayfası)
Ulusal Diyalog Genel Koordinatörü Ziya Raşvan, ikinci oturumun ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. (Ulusal Diyalog’un Facebook’taki resmi sayfası)
TT

Mısır’da ulusal diyalog tartışmaları devam ediyor

Ulusal Diyalog Genel Koordinatörü Ziya Raşvan, ikinci oturumun ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. (Ulusal Diyalog’un Facebook’taki resmi sayfası)
Ulusal Diyalog Genel Koordinatörü Ziya Raşvan, ikinci oturumun ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. (Ulusal Diyalog’un Facebook’taki resmi sayfası)

Mısır Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti, gündemin belirlenmesinin yanı sıra sosyal ve ekonomik alanları ele alan alt komitelerin oluşturulmasına ilişkin tartışmaları tamamlamak üzere üçüncü toplantısını bugün Kahire’de düzenleniyor. Heyet, toplantının kapılarının herkese açık olduğunu ve kırmızı çizgi olmadığına yönelik vurgusunu bir kez daha yaptı.
Ulusal Diyalog Genel Koordinatörü Ziya Raşvan perşembe akşamı televizyonda yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Mütevelli Heyeti, toplantı sırasında gündemin belirlenmesinin yanı sıra sosyal ve ekonomik alanlarda alt komitelerin oluşturulmasının ve her komitenin neler yapacağını özetlemek için raportör ve raportör yardımcılarının seçilmesini önerecek. Toplantının kapıları herkese açık. Belgeler ve bilgilerle desteklenen her karar taslağı, vizyon veya görüş, diyalogun son aşamalarına katılacak olan Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’ye sunulacak.”
Raşvan, Mısır Cumhurbaşkanı’nın diyalogdan çıkacak fikirlere güvendiğini belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bütün fikirler sunulacak. Hiçbir şey gizlenmeyecek. Oturumlar halka açık olacak ve canlı yayınlanacak. Zira ulusal diyalog için yürütme tüzükleri gereğince medyanın mevcudiyeti zorunlu. Oylama yaklaşımı bazı görüşleri içermiyor. Bu nedenle herhangi bir fikir veya öneriye oy verilmemesi konusunda bir görüş birliği var. Ulusal diyalog, bazı iddia sahiplerinin ve olayları çarpıtanların inandığından daha ciddidir.”
Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti önceki oturumlarında, yürütme tüzüğü ve işleyiş kuralları üzerinde anlaşmaya vardı ve siyasi alan için üç alt komite oluşturdu. Söz konusu komiteler, insan hakları komitesi, parti sistemi ve seçim komitesi ve belediye komitesinden oluşturuldu.
Raşvan konuya dair şunları söyledi:
“Diyalog doğrudan Mısırlıların isteklerine yöneliyor. Bu bağlamda, İnsan Hakları ve Düşünce ve İfade Özgürlüğü Komisyonu, muhalefet güçlerinin diyaloga katılmasını sağlayacak. Yurt dışında Mısır’a dönmek ve toplum içinde gerçekleşen etkinliğe katılmak isteyen çok sayıda kişi var. Mesajlarını sözlü değil, yazılı olarak gönderiyorlar. Mısır, şiddet uygulayanlar, kışkırtanlar ve anayasayı tanımayanlar dışında tüm halka diyaloga katılmaları için kollarını açıyor. Uusal diyalogda herhangi bir kırmızı çizgi yok.”
Ulusal diyalog oturumları 5 Temmuz’da başladı. İkinci oturum, 19 Temmuz’da Mısır Ulusal Eğitim Akademisi’nin merkezinde, Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti’nin 17 üyesinin huzurunda yapıldı. Mütevelli Heyet, komitelerinin çalışma ve faaliyetlerine ilişkin yönetmeliğin 18’inci maddesinin yanı sıra diyalogun gündemi, oturumları ve faaliyetleri ile ilgili olarak üyelerin önerileri ele aldı. Oturumun siyasi alanda üç konunun belirlenmesi ile sonuçlandı. Bu üç konu, siyasi hakların kullanılmasının yanı sıra mecliste temsil, siyasi partiler, yerel idareler ve son olarak insan hakları ve kamu özgürlükleri yer alıyordu. Ayrıca iki komite oluşturuldu. Her komitede sosyal ve ekonomik alanlar için özel öneriler ortaya koyan 4 üye bulunuyordu.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.