Fas makamları kuraklıkla mücadele etmek için önlem paketi açıkladı

Larache yakınlarında çıkan yangınlardan bir kare (Reuters)
Larache yakınlarında çıkan yangınlardan bir kare (Reuters)
TT

Fas makamları kuraklıkla mücadele etmek için önlem paketi açıkladı

Larache yakınlarında çıkan yangınlardan bir kare (Reuters)
Larache yakınlarında çıkan yangınlardan bir kare (Reuters)

Fas'ta su dağıtımından sorumlu yetkililer, çeşitli şehir ve merkezlerdeki dağıtım şebekelerinin içme suyu hacmini azaltmak için önlem paketi açıkladı. Fas yaşamakta olduğu sıcak hava dalgası ve yetersiz yağış nedeniyle su kaynaklarında keskin düşüşe tanık oluyor.  Bunun yanı sıra artan içme suyu talebi ve birbirini takip eden kuraklık yılları su sorununu derinleştiriyor.
Khouribga'da (Kazablanka'nın güneydoğusunda) Ulusal Elektrik ve İçme Suyu Bölge Müdürlüğü,  Settat ve Berrechid (Kazablanka'nın güneydoğusunda) bölgelerinin merkezindeki dağıtım şebekelerinde içme suyu akışını azaltma kararı aldığını açıkladı. Buna göre söz konusu bölgelerde sular her gün akşam saat 10’dan ertesi gün sabah saat 7'ye kadar düşük seviyede akacak.  Uygulama yarın (Pazartesi) başlayacak. Bölge müdürlüğünden yapılan açıklamada, bu durumun baraj enjeksiyonlarının azalmasına ve su yataklarının seviyesinin düşmesine katkı sağladığı kaydedildi. Böylece içme suyu kullanımını rasyonelleştirmek için toplu bir seferberlik başlatılmış olacak.
Khouribga'daki Ulusal Elektrik ve İçme Suyu Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bölge müdürlüğü, Settat ve Berrechid bölgelerine bağlı il ve merkezler dağıtım şebekelerinden geçen içme suyu miktarını her gün gece ondan, ertesi gün sabah yediye kadar azaltacak. Uygulama önümüzdeki Pazartesi başlayacak. Vatandaşlar içme suyu tüketimini rasyonelleştirmek ve sorumlu ve makul bir şekilde su tüketmek için çalışmalı.”
Fas Teçhizat ve Su Bakanı Nizar Baraka, geçen Mayıs ayının sonunda Fas'ın üç yıllık kuraklık durumunda vatandaşlar için su güvenliğini sağlama sorunuyla karşı karşıya olduğu konusunda uyarmıştı. Baraka, iklim değişiklikleri ve mevcut su kaynaklarının aşırı tükenmesi sonucunda su kıtlığının Fas için açık bir sorun haline geldiğini belirtti.
Fas'ta ülkedeki su yatağının aşırı tüketime maruz kaldığına dair bir kanaat var; bazı bölgelerde su yatakları, yılda üç metre azalıyor. Bu durumu düzeltmek için yetkililer, bu sorunun yaşandığı bölgelerde aşırı su kullanımından kaçınmak için birtakım önlemler açıkladılar. Su yataklarının azalmasına ek olarak, su kaynaklarında ulusal düzeyde bir eşitsizlik var. Bu eşitsizliğin bir sonucu olarak kişi başına düşen yıllık ortalama su payı bazı bölgelerde 1000 metreküpe ulaşırken, bazı bölgelerde 100 metreküpü geçmemektedir.
Hükümet kaynaklarına göre Fas, 149 baraj aracılığıyla yıllık yaklaşık 19 milyar metreküp su depolama kapasitesine sahip. Ek yirmi barajla bu kapasitenin 24 milyar metreküpe çıkması bekleniyor.
Kaynaklar tarım sektöründe kullanılan arıtılmış su oranının yüzde 90 civarında olduğu Ürdün'ü örnek göstererek Fas'ın da atık su arıtma kapasitesini mevcut 700 milyon metreküpün üzerine çıkarması gerektiğini kaydettiler. Bu da kırsal alanlarda şu anda  yüzde 10'u geçmeyen sıvı dezenfeksiyon ağının geliştirilmesi yoluyla yapılmaktadır.
Fas hükümeti, günlük yaşamda su israfıyla mücadele etmeye ve Faslı aileleri su israfının yüksek maliyetlerine karşı duyarlı hale getirmeye çalışıyor. Hükümet verilerine göre, tek bir tuvalet sızıntısı yılda 220 bin litre suyun israf olmasına yol açabilir. Arabayı her hafta bol miktarda suyla yıkamak, yıllık su faturasında 2 bin 300 dirhemden (230 Euro) fazla bir maliyetle yılda 260 bin litre su israfına yol açabilir.
Bilinçlendirme kampanyasının bir parçası olarak, içme suyunun nasıl sağlanacağına dair basit prosedürlerin dile getirildiği hükümet açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Musluklara yalnızca birkaç dirheme mal olan havalandırıcıların takılması su tüketiminde yüzde 50'ye kadar tasarruf sağlıyor. Bulaşıkları günlük olarak musluktan akıtmak yerine bir kapta yıkamak su tüketiminde yüzde 80'e varan tasarruf sağlıyor. Herhangi bir yerde su sızıntısı olmadığından emin olmak için musluğun doğru takıldığını kontrol etmek gerekiyor. Ayrıca yerel makamlar (belediyeler) ve idarelerin yanı sıra tarım, sanayi ve turizm faaliyetlerinde su tasarrufu için yapılan iyi uygulamalar, farkındalığı artırmak ve ortak ulusal mülkiyeti, yani suyu korumak için canlı örnekler olarak hizmet edecekler.”
 



Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü

Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
TT

Eski Libya lideri Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam evinde uğradığı saldırıda öldürüldü

Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)
Seyfülislam Kaddafi (Arşiv fotoğrafı - Reuters)

Kaddafi ailesine yakın bir kaynak, bugün(Salı) yaptığı açıklamada, Seyfülislam Kaddafi’nin ülkenin batısında, Zintan kenti yakınlarında 4 kişi tarafından öldürüldüğünü doğruladı.

Kaynak ayrıca, “Suçlular, Seyfülislam  evinin bahçesinde yaralandıktan sonra hızla kaçtı” ifadelerini kullanarak, öldürülmesinin gün ortasında başlayan çatışmaların ardından gerçekleştiğini belirtti.

Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi danışmanı Abdullah Osman, Facebook sayfasında kısa bir paylaşım yaparak Kaddafi’nin öldüğünü doğruladı, ancak olayın detaylarını veya faili açıklamadı.

Öte yandan Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi ekibi, merhum Libyalı liderin oğlunu resmi olarak anarak, “Seyfülislam cenazesinin çıkarılması için düzenlemeler yapılıyor” ifadelerini kullandı.

Dibeybe güçlerinden yalanlama

Ulusal Birlik Hükûmeti’ne bağlı 444. Tugay, Seyfülislam  Kaddafi suikastıyla hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı ve Zintan’da meydana gelen çatışmalarla bağlantısı bulunmadığını belirtti.

Tugay açıklamasında, “Zintan şehir merkezinde veya çevresinde hiçbir askeri güç veya saha varlığı bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Açıklamada ayrıca, “Tugay, Zintan’daki olaylarla ilgilenmemektedir ve çatışmalarla doğrudan ya da dolaylı hiçbir bağlantısı yoktur” denildi.

Libya’daki bazı kaynaklar, Seyfülislam  Kaddafi’nin, Zintan’a bağlı El-Hamada bölgesinde iki silahlı grup arasındaki çatışmalar sırasında, bir grubun kendisini evinde yakalama girişimi neticesinde öldürüldüğünü duyurdu.

Seyfülislam Kaddafi kimdir?

Seyfülislam , Eski Libya lideri Muammer Kaddafi’nin oğludur. 5 Haziran 1972’de doğan Seyfülislam , 2011 öncesi Libya’da önemli rol oynadı. Resmî bir hükümet pozisyonu olmasa da sistem içinde etkili bir lider olarak dış ilişkiler ve iç meselelerde müzakereler yürüttü.

2015 yılında kendisine verilen idam cezası iptal edildi ve Libya Yüksek Mahkemesi, Seyfülislam’ın yeniden yargılanmasına karar verdi. Daha önce, 17 Şubat 2011 olaylarında isyana teşvik, soykırım, yetkiyi kötüye kullanma, göstericilerin öldürülmesi için emirler verme, kamu malına zarar verme ve protestoları bastırmak için paralı askerler getirme suçlamalarıyla yokluğunda idam cezasına çarptırılmıştı.

Seyfülislam  Kaddafi, 2011’den beri kendisini tutan bir milis grubu tarafından Zintan’da hapsedilmişti ve Haziran 2017’de serbest bırakılmıştı.


Şara: Suriye devleti Kürtlerin haklarını güvence altına alma konusunda kararlı

Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
TT

Şara: Suriye devleti Kürtlerin haklarını güvence altına alma konusunda kararlı

Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)
Bugün Şam’daki Halk Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt Ulusal Konseyi heyetini kabul etti. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın bugün (Salı) Kürt Ulusal Konseyi heyeti ile bir araya geldiğini ve devletin, Suriye Anayasası çerçevesinde Kürt vatandaşların haklarını güvence altına alma taahhüdünü yinelediğini açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, Kürt heyetin 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini memnuniyetle karşıladığı ve bunun hakların güçlendirilmesi ile kültürel ve sosyal özgünlüklerin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildiği belirtildi. Bu kararname, Suriye’de ikamet eden tüm Kürt kökenli vatandaşlara vatandaşlık verilmesini öngörüyor.


Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açıldığı ilk günde Gazze’den 12 kişi Mısır’a geçti

Gazze Şeridi ile Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında, tıbbi tedavi görmek üzere Mısır’a geçen Filistinlileri taşıyan ambulanslar, dün sınır hattında ilerledi. (AFP)
Gazze Şeridi ile Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında, tıbbi tedavi görmek üzere Mısır’a geçen Filistinlileri taşıyan ambulanslar, dün sınır hattında ilerledi. (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açıldığı ilk günde Gazze’den 12 kişi Mısır’a geçti

Gazze Şeridi ile Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında, tıbbi tedavi görmek üzere Mısır’a geçen Filistinlileri taşıyan ambulanslar, dün sınır hattında ilerledi. (AFP)
Gazze Şeridi ile Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında, tıbbi tedavi görmek üzere Mısır’a geçen Filistinlileri taşıyan ambulanslar, dün sınır hattında ilerledi. (AFP)

Gazze Şeridi’nden 12 kişi, yaklaşık iki yıllık kapanmanın ardından Refah Sınır Kapısı’nın yeniden faaliyete geçmesinin ilk gününde, Mısır’a giriş yaptı. Sınırdaki kaynaklar, bugün (Salı) Fransız Haber Ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, geçiş yapanların yaralılar ve refakatçilerden oluştuğunu bildirdi.

Beş yaralı ve yedi refakatçinin sınır kapısından Mısır’a geçtiğini belirten kaynaklar Gazze’den Mısır’a kabul edilecek hasta sayısının günlük en fazla 50 kişi olarak belirlendiğini, her hastaya iki refakatçi eşlik edebileceğini aktardı.

Mısır medyası, pazartesi günü Gazze Şeridi’nden gelen Filistinli yaralıların Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında kabul edilmeye başlandığını duyurmuştu. El-Kahire el-İhbariye televizyon kanalı, Sağlık Bakanlığı’na dayandırdığı haberinde, Kahire yönetiminin Gazze’den gelecek hastalar için 150 hastane, 300 ambulans, 12 bin doktor ve 30 hızlı müdahale ekibi hazırladığını bildirdi.

Gazze’deki en büyük sağlık kuruluşu olan Şifa Tıp Kompleksi’nin Müdürü Muhammed Ebu Selmiye ise yaklaşık 20 bin hastanın, bunların 4 bin 500’ünün çocuk olduğunu ve acil tıbbi bakıma ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze’ye geri dönenlerin sayısına ilişkin ise henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

“Bir umut penceresi”

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda yer alan Refah Sınır Kapısı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için neredeyse dünyaya açılan tek çıkış noktası olma özelliğini taşıyor. Kapı, savaşın başlamasından bu yana uzun süre kapalı kalmıştı.

Kapının yeniden açılması, ABD’nin arabuluculuğunda sağlanan ve Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında öngörülen temel adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.