Donanmanın kuruluş yıldönümünde Kırım’daki Rus filosuna kaynağı bilinmeyen saldırı

Kiev saldırıyı düzenlediği iddiasını yalanladı.

Rus Deniz Kuvvetleri personeli dün saldırıyı uğrayan Sivastopol’daki Rus donanma üssü önünde görülüyor (AFP)
Rus Deniz Kuvvetleri personeli dün saldırıyı uğrayan Sivastopol’daki Rus donanma üssü önünde görülüyor (AFP)
TT

Donanmanın kuruluş yıldönümünde Kırım’daki Rus filosuna kaynağı bilinmeyen saldırı

Rus Deniz Kuvvetleri personeli dün saldırıyı uğrayan Sivastopol’daki Rus donanma üssü önünde görülüyor (AFP)
Rus Deniz Kuvvetleri personeli dün saldırıyı uğrayan Sivastopol’daki Rus donanma üssü önünde görülüyor (AFP)

Rusya, Karadeniz’deki Kırım Yarımadası’nda bulunan donanma merkezine silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile saldırı düzenlendiğini ve 6 kişinin yaralandığını bildirdi. Kiev, saldırıyı kendisinin düzenlediği iddiasını yalanladı. Kaynağı bilinmeyen bu saldırı, Ukranyna’nın güneyindeki Mykolaiv kenti yetkililerinin savaşın başından bu yana en şiddetli saldırılarla karşı karşıya kaldıklarını bildirdiği bir süreçte gerçekleşti.
Sivastopol Valisi Mihail Razvozhaev, dün (pazar) Telegram hesabında paylaştığı mesajda, “Ukraynalı vatanseverler, bu sabah, Rus Donanma Bayramı’nı bozmaya karar verdi” ifadesini kullandı. Razvozhaev mesajında Sivastopol’da bulunan donanma merkezine pazar günü SİHA ile yapılan saldırıda 6 kişinin yaralandığını belirterek, “Rus Donanma Bayramı’yla ilgili tüm kutlamalar güvenlik sebebiyle iptal edildi” bilgisini paylaştı. Razvozhaev ayrıca Sivastopol sakinlerine “mümkünse evlerini terk etmeme” çağrısı yaptı.
Ukrayna yetkilileri benzeri görülmemiş bu saldırıyla herhangi bir ilgileri olmadığını belirterek, Rus tarafının suçlamalarını “saf provokasyon” olarak niteledi. Odessa Bölgesel Askeri İdaresi Sözcüsü Sergey Bratçuk, açıklamasında, “İşgal altındaki Ukrayna’ya bağlı Kırım'ın kurtuluşu daha etkili başka bir yolla gerçekleşecek” diye konuştu.

En şiddetli saldırı
Ukrayna’nın güneyindeki yetkililer, Mykolaiv kentinin dün savaşın başladığı Şubat ayından bu yana muhtemelen en şiddetli Rus saldırısına uğradığını ve 2 kişinin öldüğünü bildirdi. Mykolaiv Belediye Başkanı Oleksandr Senkevich, cumartesiyi pazara bağlayan gece boyunca iki kez “güçlü patlama seslerinin” duyulduğunu belirtti. Mykolaiv Valisi Vitaliy Kim ise en az iki sivilin hayatını kaybettiğini aktardı. Saldırı ayrıca doğudaki Harkiv ve kuzeydoğudaki Sumi’yi de hedef aldı.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, cumartesi günü, Donetsk sakinlerine “Rus teröründen ve bombardımanından kaçınmak için” bölgeyi boşaltma çağrısı yaptı. Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk bölgesinin büyük bir bölümü Rus kontrolü altında. Zelenskiy, yayınladığı video mesajda, hükümetin bölgede zorunlu tahliye kararı aldığını belirterek, “Terör, savaşın bu aşamasında Rusya’nın ana silahıdır” dedi.
Ukrayna Başbakan Yardımcısı İrina Vereşuk, Donbas bölgesinin iki idari bölgesinden biri olan Donetsk’teki sakinlerin tamamının zorunlu tahliye edileceğini bildirdi. Vereşuk, tahliye kararına gerekçe olarak, gaz şebekelerinin imha edilmesi nedeniyle önümüzdeki kış bölgede ısınma imkanının olmayacağını ifade etti. Ukraynalı yetkililer, Donetsk’te Rus işgali altında yaşamayan en az 200 bin sivil olduğunu değerlendiriyor.

İşkence ve idamların örtbas edilmesi
Donetsk bölgesinde Rus işgali altındaki bir yerde esir tutulan Ukraynalı askerlerin kaldığı bir kışlanın bombalandı ve yaklaşık 50 kişi hayatını kaybetti. Zelenskiy saldırıyı “ kasıtlı Rus savaş suçu” olarak niteledi. Ukrayna İnsan Hakları Sorumlusu Dmitro Lubinets, cumartesi günü yaptığı açıklamada, Mayıs ayında ülkenin güneydoğusundaki Mariupol'deki Azovstal fabrikasını savunan Ukrayna askerlerinin teslim olması konusunda Ruslarla müzakereleri yöneten Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları İzleme Misyonu ile Uluslararası Kızılhaç Örgütü’nden, Olinevka'ya gitmelerini talep etti. O dönem haftalar süren kuşatma ve direnişin ardından yaklaşık 2 bin 500 Ukrayna askeri teslim oldu. Moskova teslim olan askerlerin Olinevka’da tutulacağını açıkladı. Zelenskiy, cuma akşamı yaptığı açıklamada, “Azovstal savunucuları ayrıldığında Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Kızılhaç Örgütü askerlerimizin hayatlarının ve sağlıklarının garantörü olarak çalıştı” dedi. Zelenskiy, BM ve Uluslararası Kızılhaç Örgütü’nden ‘harekete geçmesini’ talep etti.

Rusya saldırıyı Ukrayna yaptı
Rus Soruşturma Komitesi, Olinevka’nın cuma günü saldırıya uğradığını aktardı. Komite, Ukrayna güçlerinin Amerikan HIMARS füze sistemini ve ABD’den gelen yüksek hassasiyetli füze mermilerini kullanarak Azov Taburu üyelerinin tutulduğu cezaevine bizzat ateş açtığını belirtti. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı bu suçlamaları reddederek, Rus güçlerin veya ayrılıkçıların bu suçlamalarla “tutuklulara yönelik işkence ve idamları örtbas etmek” istediklerini kaydetti. Ukrayna istihbaratı, saldırıyı “Rus Wagner Grubu paralı askerlerinin gerçekleştirdiğini” duyurdu. Wagner unsurları özellikle Suriye ve Afrika’da suç işlemekle suçlanıyor.
Ukrayna İnsan Hakları Sorumlusu Dmitro Lubinets, cumartesi günü devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Rusya’nın servis ettiği ve eldeki tek kanıt olan video üzerine yapılan analizin, kışlada yaşanan patlamanın bombalamanın ardından değil, kışlanın içinde gerçekleştiğini gösterdiğini dile getirdi.



Ukraynalı komutan, askerlerini cephede açlığa terk ettiği gerekçesiyle görevden alındı

Ukrayna askerleri (AP)
Ukrayna askerleri (AP)
TT

Ukraynalı komutan, askerlerini cephede açlığa terk ettiği gerekçesiyle görevden alındı

Ukrayna askerleri (AP)
Ukrayna askerleri (AP)

Ukrayna, bir askeri birliğin komutanını görevden aldığını duyurdu. Karar, cephede aylar boyunca yeterli yiyecek ve su sağlanmadan bırakılan askerlerin aşırı zayıflamış hâllerini gösteren fotoğrafların yayılmasının ardından ülke genelinde büyük tepkiye yol açtı.

Söz konusu birliğe bağlı bir askerin eşi olduğu düşünülen kadın, sakalları uzamış ve ciddi kilo kaybı yaşamış, kaburgaları belirginleşmiş üç askerin fotoğraflarını paylaştı.

Birliğin 25 Ağustos’tan bu yana ülkenin kuzeydoğusundaki Harkiv bölgesinde konuşlu olduğu belirtilirken, ikmalin “Allah’ın izniyle” ulaştığını yazan Anastasiya Silçuk, askerlerin yaklaşık 10 ila 15 günde bir yiyecek ve suya erişebildiğini ifade etti.

Silçuk, askerlerin yağmur suyunu içmek ve kış aylarında kar eritmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Gelişme, askeri muhabirler ve Ukraynalı kamuoyu figürleri arasında büyük öfkeye yol açtı. Muhabir Anna Kalyujna sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Komutanlığımızın ordumuzu bu denli utanç verici bir duruma düşüreceğini asla hayal etmezdim. Askerlerimiz Rus esaretinden dönmüş gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, dün yaptığı açıklamada birliğin komutanının görevden alındığını ve “durumun gerçek boyutlarını gizlemekle” suçlandığını bildirdi.

Açıklamada, “Bazı mevziler kaybedildi ve askerlerin ikmaline ilişkin değerlendirmelerde hatalar yapıldı” denilerek, “Bir noktada gıda tedariki sorunu tespit edildiği” belirtildi.

Birliğin, Ukrayna’nın kuzeydoğusundaki Kupyansk bölgesinde Oskil Nehri çevresinde çatışmalara katıldığı ifade edildi.

Ukrayna, söz konusu cephedeki birliklere ikmalin, Rus ateşi altındaki su yolunu aşmak için insansız hava araçları (İHA) ve botlar aracılığıyla ulaştırıldığını açıkladı.

Ukrayna ordusu dün yaptığı açıklamada, birliğe gıda ulaştırıldığını duyururken, “Koşullar elverdiği takdirde birlikler derhal tahliye edilecek” bilgisini paylaştı.

Birliğin yeni komutanı Taras Maksimov’un göreve atanmasının ardından askerlerle çevrim içi bir görüşme gerçekleştirdiği ve askerlere, hava koşulları izin verir vermez görevden çekme sözü verdiği bildirildi.

Ukrayna medyasında yayımlanan görüşmede bir askerin, “Bizi buradan çekin, o zaman her şey yoluna girecek” dediği aktarıldı.


İran müzakereler için kapıyı yeniden açtı

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan fotoğrafta, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir destroyer görülüyor.
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan fotoğrafta, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir destroyer görülüyor.
TT

İran müzakereler için kapıyı yeniden açtı

ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan fotoğrafta, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir destroyer görülüyor.
ABD Merkez Komutanlığı tarafından yayınlanan fotoğrafta, Hürmüz Boğazı yakınlarında seyreden bir destroyer görülüyor.

İran, Pakistan üzerinden müzakere kapısını yeniden araladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman’ın başkenti Maskat ve Rusya’nın başkenti Moskova’yı da kapsayan turu kapsamında İslamabad’a giderken, Washington’un Hürmüz Boğazı’nda İran’ın kapasitesini hedef almaya yönelik planları değerlendirdiği ve deniz ablukasının “küresel ölçekte sürdüğü” mesajını verdiği bildirildi.

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’in, İran temsilcileriyle görüşmek üzere Pakistan’a gideceğini açıkladı.

New York Times’ın İranlı yetkililere dayandırdığı habere göre, Arakçi’nin ABD’nin barış anlaşması önerisine yazılı yanıt taşıdığı belirtildi. Buna karşılık, Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Tesnim Haber Ajansı, ABD ile doğrudan müzakere yürütüldüğü iddialarını yalanlayarak, ziyaretin Pakistan ile savaşın sona erdirilmesine yönelik istişare amacı taşıdığını duyurdu.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın söz konusu tura katılmaması, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in de heyet dışında kalmasına yol açtı. Ancak Vance’in, Arakçi’nin görüşmelerinde ilerleme sağlanması halinde sürece dahil olmaya hazır olduğu ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığına göre, bir anlaşmaya varılamaması durumunda ABD’nin planları arasında İran’a ait hızlı botların, mayın döşeme gemilerinin, kıyı savunma füzelerinin ve kalan askeri kapasitenin yanı sıra çift kullanımlı altyapının hedef alınması da yer alıyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, yeni mayın döşeme faaliyetlerinin ateşkesi ihlal edeceğini belirterek, İran limanlarına yönelik ablukanın şu ana kadar 34 gemiyi kapsadığını ve küresel ölçekte sürdüğünü vurguladı.


Sri Lanka'da vurgun: Avustralya'ya ödenecek borç çalındı

Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
TT

Sri Lanka'da vurgun: Avustralya'ya ödenecek borç çalındı

Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)
Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandığı 1948'den bu yana en büyük ekonomik ve toplumsal krizini yaşayan Sri Lanka'da 2022'de hükümet karşıtı birçok protesto düzenlenmişti (AFP)

Bilgisayar korsanları, Sri Lanka Maliye Bakanlığı'nın sistemine girerek 2,5 milyon dolar çaldı.

BBC'nin aktardığına göre çalınan fonlar, Avustralya'ya yapılan borç ödemesinin bir parçasıydı. Yetkililer, ayrıntılar ancak ortaya çıkmaya başlasa da paranın ocak ayında çalındığını düşünüyor.

Sri Lanka yönetimi, Avustralya'nın borç ödemesinde sorun yaşandığına ilişkin şikayette bulunmasından sonra hırsızlık yapıldığını fark etmiş.

Maliye Bakanlığı Sekreteri Harshana Suriyapperuma, perşembe günü yaptığı açıklamada, "Sri Lanka ödemeleri zamanında yapmış olsa da, siber suçlular müdahale ederek parayı amaçlanan alıcı yerine başka banka hesaplarına aktardı" dedi.

Suriyapperuma, Maliye Bakanlığı'na bağlı Kamu Borç Yönetimi Ofisi'ndeki 4 üst düzey yetkilinin görevden uzaklaştırıldığını ve olayla ilgili inceleme başlatıldığını bildirdi.

Sekreter, ödeme bilgilerinin yer aldığı e-postaların tutulduğu sunucuya yapılan saldırılar sonucu paranın çalındığını düşündüklerini belirtti.

Avustralya'nın Sri Lanka Yüksek Komiseri Matthew Duckworth, X'teki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Sri Lanka yetkilileri olayla ilgili inceleme yürütüyor ve soruşturmaya destek veren Avustralyalı yetkililerle işbirliği içinde çalışıyor.

AFP'nin aktardığına göre bu, Sri Lanka'da bir devlet kurumundan bilgisayar korsanları tarafından çalınan en büyük miktar. Bilgisayar korsanlarının hırsızlığı, Güney Asya ülkesinin ciddi bir ekonomik krizden çıkmaya çalıştığı dönemde gerçekleşti.

Nisan 2022'de 83 milyar doları aşan borç yükü nedeniyle temerrüde düşen ülkede gıda, yakıt, ilaç kıtlığı ve elektrik kesintileri yaşanmıştı.

Kriz geniş çaplı protestolara yol açmış ve dönemin Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa istifa ederek ülkeden ayrılmıştı.

Ülke, 2023'te IMF'yle 2,9 milyar dolarlık kurtarma paketi anlaşması imzalamış ve borç yapılandırma sürecini tamamladığını açıklamıştı.

IMF'den bu ayın başında yapılan açıklamada Sri Lanka'ya yönelik Genişletilmiş Fon Kolaylığı (EFF) kapsamında 700 milyon dolar finansman sağlanacağı duyurulmuştu.

Independent Türkçe, BBC, ABC