Pelosi'nin beklenen Tayvan ziyareti öncesinde bölgede askeri hareketlilik artıyor

Tayvan, olası ziyaret nedeniyle ordusunu teyakkuza geçirdi...

Pelosi'nin beklenen Tayvan ziyareti sırasında kalması beklenen Grand Hyatt Hotel'in önünde bir gazeteci (EPA)
Pelosi'nin beklenen Tayvan ziyareti sırasında kalması beklenen Grand Hyatt Hotel'in önünde bir gazeteci (EPA)
TT

Pelosi'nin beklenen Tayvan ziyareti öncesinde bölgede askeri hareketlilik artıyor

Pelosi'nin beklenen Tayvan ziyareti sırasında kalması beklenen Grand Hyatt Hotel'in önünde bir gazeteci (EPA)
Pelosi'nin beklenen Tayvan ziyareti sırasında kalması beklenen Grand Hyatt Hotel'in önünde bir gazeteci (EPA)

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'nin beklenen Tayvan ziyareti öncesinde Çin, ABD ve Tayvan silahlı kuvvetlerinin bölgedeki hareketliliğinin arttığı bildirildi.
Tayvan medyasındaki haberlere göre, Tayvan ordusu, yayımladığı emirde, bütün kuvvetler için yerel saatle 08.00'den perşembe 12.00'ye kadar Çin tarafından gelebilecek tehditlere karşı teyakkuz durumu ilan etti.
"Liberty Times" gazetesi, Tayvan askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, Pelosi'nin uçağının, Ada'nın doğusundan Tayvan hava sahasına girerek yerel saatle 22.20'de (TSİ 17.20) Taipei'deki Songşan Havaalanı'na inmesinin beklendiğini ileri sürdü.
Gazete, bu sebeple Tayvan'ın doğusundaki Taitung Hava Üssü'nde bulunan 4 "Mirage-2000" savaş uçağına destek olarak 8 jetin daha gönderildiğini aktardı.
"United Daily News" gazetesi, askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, ordu kuvvetlerinden Tayvan Boğazı'nda keşif faaliyetlerini artırmalarını çatışma olasılığına karşı muharebeye hazırlık süresini kısaltmalarını istedi.
Tayvan Savunma Bakanlığı, henüz konuyla ilgili açıklama yapmadı.

- Çin'in 2 uçak gemisi limanlarından ayrıldı
Çin Komünist Partisi'nin yayın organı Global Times, Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması'nın aktif görevdeki 2 uçak gemisinin de limanlarından ayrılarak denize açıldığını bildirdi.
Gazete, ülkenin kuzeyinde, Sarı Deniz kıyısındaki Çingdao şehrinde demirli Liaoning uçak gemisinin önceki gün, güneyde Haynan Adası'ndaki Sanya şehrinde demirli Şandong uçak gemisinin de dün limanlarından ayrıldığını aktardı.
Tayvan'a daha yakın konumda bulunan Liaoning uçak gemisine "Tip 075" sınıfı bir amfibi hücum gemisinin eşlik ettiğini bildiren gazete, faaliyetin Pelosi'nin olası ziyaretine denk geldiğine dikkati çekti.
Tayvan'ın karşı kıyısındaki Fucien eyaletinde, kara yollarında hareket Çin askeri konvoylarının sıra halinde plajlardan geçen tankların görüntüleri sosyal medyada yayıldı.

- ABD uçak gemisi Tayvan'ın güneyinde
Pelosi'nin Ada'yı ziyaret edeceği iddialarının ardından geçen hafta başında harp filosuyla Singapur'dan ayrılarak kuzeydoğu yönünde hareket ederek Güney Çin Denizi'ne gelen Ronald Reagan savaş gemisinin Tayvan'ın güneydoğusunda seyrettiği bildirildi.
ABD Donanma Enstitüsüne bağlı USNI News haber sitesi, Pasifik'teki 7. Filo'ya bağlı görev yapan geminin, dün, Filipinler'deki San Bernadino Boğazı'nı geçerek Filipinler Denizi'ne açıldığını kaydetti.
Site, gemiye, amfibi deniz piyadelerini taşıyan bir amfibi hücum gemisi Tripoli'nin eşlik ettiği bilgisini paylaştı.

- Tayvan'ı ziyaret edeceği iddiası gerilime sebep olmuştu
Pelosi'nin gezi kapsamında Tayvan'ı ziyaret edeceğine ilişkin söylentiler, ABD-Çin ilişkilerinde gerilime sebep olmuştu.
Çin Savunma Bakanlığı, bu hafta içinde yaptığı açıklamada, Pelosi'nin ziyaretinin gerçekleşmesi halinde askeri karşılık verebileceği uyarısında bulunmuş ve "Pelosi Tayvan'ı ziyaret ederse, Çin ordusu boş durmayacak." ifadesini kullanmıştı.
Dışişleri Bakanlığı da olası ziyaretle ilgili, "Her tür olasılığa hazırlıklıyız. Eğer ABD tarafı ziyarette ısrar ederse, egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü korumak için güçlü ve kararlı tedbirler alacağız." değerlendirmesinde bulunmuştu.
Meclis Başkanı'nın resmi internet sitesinde ziyaret programına ilişkin yayımlanan açıklamada, Singapur, Malezya, Güney Kore ve Japonya'yı kapsayan gezinin durakları arasında Tayvan'a yer verilmemişti.

- Nisanda planlanan ziyaret iptal edilmişti
82 yaşındaki Pelosi'nin nisanda Tayvan'a yapmayı planladığı ziyaret, Kovid-19'a yakalandığı gerekçesiyle iptal edilmişti.
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, o günlerde Pelosi'nin Tayvan'ı ziyaretinin "tek Çin" ilkesinin tanımladığı "kırmızı çizginin aşılması" anlamına geleceği uyarısında bulunmuştu.
Ziyaretin gerçekleşmesi halinde Pelosi, 25 yıl aradan sonra Ada'yı ziyaret eden ilk ABD Temsilciler Meclisi Başkanı olacak. Daha önce, 1997'de Newt Gingrich, bu görevi yürütürken Tayvan'ı ziyaret etmişti.



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.