Cezayir’de sivil aktivistler siyasi diyalogdan ümitsiz

Cezayir: Tebbun’un açıklamalarının ardından Hirak aktivistleri hayal kırıklığı yaşadı

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cezayir’de sivil aktivistler siyasi diyalogdan ümitsiz

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Cezayir'de kültür sektörünün önde gelen isimlerinde birinin yolsuzluk suçlamasından beraat etmesinin ardından sokak protestolarını organize eden Hirak hareketindeki aktivistler, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'nun “birleşme” ile ilgili açıklamalarından sonra büyük hayal kırıklığı dile getirdi.
Cezayirli yetkililer 5 Temmuz’da ülkenin 60. Bağımsızlık yıldönümü vesilesiyle Hirak mensubu 40 kişiyi serbest bıraktı. Ancak geçtiğimiz haftalarda birkaç aktivist tutuklandı ve yargılandı. Bir yılı aşkın bir süredir sessiz olan Hirak aktivistleri, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un açıklamalarının ardından yaşadıkları hayal kırıklığını dile getirdi. Geçtiğimiz Pazar akşamı aktivistler Tebbun’un, sayısı 250’yi aşan mahkumların Cumhurbaşkanı’nın aylardır slogan haline getirdiği “yeniden birleşme politikası” dışında tuttuğunu bildirdi. Tebbun Tv röportajında, bahsi geçen kişilerin düşünce mahkumu olmadığını dile getirerek, izledikleri yolun küfür ve hakaret olduğunu kaydetti.
Yurtdışında ikamet eden muhaliflerin çoğunluğu İslamcı olup bazıları İslami Kuruluş Cephesi’nin liderlerinden. Bunlardan en önde gelenleri ise ABD’deki Enver Haddam, İsviçre’de ikamet edeb Murad Dhina ve İngiltere’de yaşayan İslami eğilimli Reşad Hareketi’nin lideri Muhammed el-Arabi Zeytut.
Dhina ve Zeytut, terörist listesinde yer alıyor. Tebbun, 1995 merhamet ve 2006 uzlaşma yasasının bir uzantısı olacak “yeniden birleşme” yasası sözü verdi.
Diğer yandan Cezayir'deki bir mahkeme, savcılığın tanınmış film yapımcısı Samira Hadj Djilani yönelttiği “görevi kötüye kullanma, kara para aklama, kamu fonlarını zimmete geçirme ve yasadışı yollarla yurtdışına sermaye transferi" suçlamalarını geçersiz kıldı. Suçlamalar, 1830’da Fransız işgalinden önce Cezayir’i yöneten son Osmanlı Hüseyin Dayı’nın hayatı hakkındaki filmde  yolsuzluk şüpheleriyle ilgili. Filmin yapımcılığını Djlani üstlenmişti.
Film, yaklaşık üç yıl önce Hüseyin Dayı rolünün Fransız aktör Gerard Depardieu verildiğini gösteren videoları ardından tartışmalara yol açtı. Djlan’ın film için Depardieu’yu seçmesi büyük eleştirilere maruz kalmasına yol açtı. Jandarma, filme harcanan parayla ilgili soruşturma yürüttü ve kara para aklama ve kamu parasının israfı şüphesi bulunduğuna karar verdi. Yapımcının suçlamalardan beraat etmesiyle, ülke yasalarının öngördüğü bir şekilde yargılama öncesi gözaltında geçirdiği süre için maddi tazminat alması gerekiyor.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.