Suriye'de rejim güçlerinin ablukasındaki Rukban Kampı için "yardım" çağrısı

Sosyal medyada Rukban kampına destek veren bir fotoğraf
Sosyal medyada Rukban kampına destek veren bir fotoğraf
TT

Suriye'de rejim güçlerinin ablukasındaki Rukban Kampı için "yardım" çağrısı

Sosyal medyada Rukban kampına destek veren bir fotoğraf
Sosyal medyada Rukban kampına destek veren bir fotoğraf

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) ile Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), ülkenin doğusunda Beşşar Esed rejimi güçlerince ablukada bulunan ve büyük su sıkıntısının yaşandığı Rukban Kampı için acil yardım çağrısı yaptı.
SMDK’dan yapılan yazılı açıklamada, "Rukban Kampı'nda yaşayanlar iki ölüm tehlikesinin pençesinde. Gıda, ilaç ve su eksikliğinden kaynaklanan ölüm tehlikesi ve kamp dışında rejim bölgelerinde tutuklanma tehlikesi." ifadeleri yer aldı.
Birleşmiş Milletler'e (BM) kampa karşı sorumluluklarının yerine getirmesi çağrısı yapılan açıklamada, kamp sakinlerinden abluka altına alan Esed rejimine karşı sert bir tutum benimsemeleri istendi.
SNHR’nin açıklamasında ayrıca, özellikle sıcaklıkların arttığı temmuz ve ağustos aylarında kampa tahsis edilen içme suyunun yarı yarıya indirilmesinin çocuk, kadın ve kamp sakinlerinin hayatını tehlikeye atacak bir adım olduğu belirtildi.
Ürdün'ün başkenti Amman'daki BM’nin insani ofisine, kamp sakinlerine ivedilikle içme suyunun temin edilmesi çağrısında bulunulan açıklamada, kamp sakinlerini alıkoyan Esed rejimi de kınandı.

- Rukban Kampı’nda son durum
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Sözcüsü Jens Laerke, AA muhabirine 31 Mart 2022'de yaptığı açıklamada, Eylül 2019'dan bu yana bölgeye insani yardım konvoyunun ulaşmadığını söylemişti.
Laerke, Rukban'daki yaklaşık 10 bin 500 kişinin hala zor koşullarda ikamet ettiği ve insani durumlarından endişe duyulduğunu dile getirmişti.
Laerke, Ekim 2019'dan bu yana 20 bin 700'den fazla kişinin Rukban Kampı’nda ayrıldığı ve bunların 20 bin 353'ünün Humus ilindeki toplu sığınma evlerine yerleştirildiğini aktarmıştı.
Rejim ordusu ile İran destekli yabancı terörist gruplardan oluşan rejim güçleri, Ürdün sınırında 11 bine yakın sivilin yaşadığı Rukban Kampı’na akaryakıt, un, gıda, ilaç, odun ve çocuk sütü gibi temel yaşam malzemelerin girişini engelliyor.
Yerinden edilenlerin günlük ekmek ihtiyacını karşılamak için kamptaki fırınlar, hayvan yemi olan kepek maddesini kullanıyor.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.