Süper Lig tarihinin 'en'leri

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)
TT

Süper Lig tarihinin 'en'leri

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)

Eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig'in 64 yıllık geçmişinde birçok rekora imza atıldı.
Geride kalan 64 sezon baz alınarak yapılan değerlendirmede, lig tarihinde, bir sezonda ve bir maçta ortaya çıkan "en"ler şöyle:
- Lig tarihinde
En çok şampiyon olan takım: Galatasaray (22)
En çok ikinci olan takım: Fenerbahçe (23)
En çok lider olan takım: Galatasaray (563 lig haftası)
En gollü maç: 1991-1992 sezonunda Fenerbahçe-Gaziantepspor (8-4)
En farklı skorlu galibiyet: 1989-1990 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor (10-0)
En farklı skorlu deplasman galibiyeti: 1992-1993 sezonunda MKE Ankaragücü-Galatasaray (0-8)
En çok maç oynayan takımlar: Fenerbahçe ve Galatasaray (2122)
En az maç oynayan takım: Kırıkkalespor (30)
En çok galibiyet alan takım: Fenerbahçe (1206)
En az galibiyet alan takım: Kahramanmaraşspor (4)
En çok yenilen takım: MKE Ankaragücü (679)
En çok berabere kalan takım: Beşiktaş (578)
En çok gol atan takım: Fenerbahçe (3758)
En az gol atan takım: Kırıkkalespor (21)
En çok gol yiyen takım: MKE Ankaragücü (2284)
En az gol yiyen takım: Kırıkkalespor (64)
En uzun süre yenilmeyen takım: Beşiktaş (48 maç, 1990-1991 sezonunun 26. haftasından, 1992-1993 sezonunun 13. haftasına kadar)
En uzun süre gol atan takımlar: 39 maç (Sarıyer, 1987-1988 sezonunun 26. haftasından, 1988-1989 sezonunun 28. haftasına kadar. Galatasaray, 1997-1998 sezonunun 2. haftasından, 1998-1999 sezonunun 6. haftasına kadar)
En uzun süre gol yemeyen takımlar: 12 maç (Fenerbahçe, 1967-1968 sezonunda 15-26. haftalar. Trabzonspor, 1978-1979 sezonunda 5-16. haftalar)
En çok gol kralı çıkaran takım: Galatasaray (17)
En çok gol kralı olan futbolcu: Metin Oktay (6)
En uzun süre gol yemeyen kaleci: 1978-1979 sezonunda Trabzonsporlu Şenol Güneş (1112 dakika)
En uzun sezon: 1962-1963 sezonu (42 maç)
En iyi performans: 1988-1989 sezonunda 36 maçta 29 galibiyet, 6 beraberlik, 1 yenilgiyle Fenerbahçe.
En kötü performans: 1996-1997 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet, 5 beraberlik, 27 yenilgiyle Zeytinburnuspor. 2011-2012 sezonunda aynı performansla MKE Ankaragücü.
En çok seyircili maç: 2013-2014 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray maçı. (76 bin 127 kişi)
En çok gol atılan hafta: 2021-2022 sezonunda 27. hafta (44 gol)
En az gol atılan hafta: 1981-1982 sezonu 29. hafta (4 gol)
Üst üste en çok kazanan takım: Beşiktaş (13 maç, 1959-1960 sezonunda 10-22. haftalar)
Üst üste en çok yenilen takım: 2011-2012 sezonunda MKE Ankaragücü (15 maç, 20-34. haftalar)
Üst üste deplasmanda en çok maç kazanan takım: Fenerbahçe (2010-2011 sezonunun 18. haftasıyla, 2011-2012 sezonunun 6. haftası arasında 12 maç)
En çok takımı yer alan il: İstanbul (16)
En uzun süre kazanamayan takım: Adana Demirspor (29 hafta, 1994-1995 sezonunda 6-34. haftalar)
En çok gol atılan sezon: 2020-2021 (1136 gol)
En az gol atılan sezon: 1973-1974 (405 gol)
Gol ortalaması en yüksek sezon: 2000-2001 (Maç başına 3,32 gol)
Gol ortalaması en düşük sezon: 1973-1974 (Maç başına 1,69 gol)
En çok şampiyonluk gören teknik adam: Fatih Terim (8)
En uzun süre çalışan yabancı teknik direktör: Yugoslav Abdullah Gegic (Çeşitli takımlarda yaklaşık 9 yıl)
Aralıksız en uzun süre görev yapan yabancı teknik adam: İngiliz Gordon Milne (Beşiktaş'ın başında 6,5 sezon)
En uzun süre kendi sahasında yenilmeyen takım: Trabzonspor (90 maç, 1975-1976 sezonunun 10. haftasından, 1981-1982 sezonunun 6. haftasına kadar)
En uzun süre deplasmanda yenilmeyen takım: Galatasaray (40 maç, 1997-1998 sezonunun 19. haftasından, 1999-2000 sezonunun 31. haftasına kadar)
Ligi yenilgisiz kapatan takımlar: 1985-1986 sezonunda Galatasaray, 1991-1992 sezonunda Beşiktaş.
Yenilgisiz şampiyon olan takım: 1991-1992 sezonunda Beşiktaş.
En çok yenilen şampiyon: 8 yenilgi ile 2020-2021 sezonunda Beşiktaş.
En çok gol yiyen şampiyon: 2020-2021 sezonunda 44 golle Beşiktaş.
En az gol yiyen şampiyon: 1969-1970 sezonunda Fenerbahçe (6)
En çok puanla şampiyon olan takım: 1988-1989 sezonunda 93 puanla Fenerbahçe.
En az puanla şampiyon olan takım: 1979-1980 ve 1980-1981 sezonlarında 39'ar puanla Trabzonspor.
En erken şampiyonluğu ilan eden takım: Biteme 3 hafta kala, 1967-1968, 1969-1970 ve 2013-2014 sezonlarında Fenerbahçe, 2021-2022 sezonunda da Trabzonspor
Puanı silinen ilk takım: 1981'de Beşiktaş karşısında sahadan çekilen Mersin İdmanyurdu.
En gollü beraberlikler: 1967-1968 sezonunda Beşiktaş-Galatasaray, 1982-1983 sezonunda Fenerbahçe-Galatasaray, 1995-1996 sezonunda Samsunspor-İstanbulspor, 2000-2001 sezonunda Adanaspor-Kocaelispor, 2001-2002 sezonunda Gençlerbirliği-Diyarbakırspor, Kocaelispor-MKE Ankaragücü, 2006-2007 sezonunda Antalyaspor-Beşiktaş, Kayserispor-Antalyaspor, 2014-2015 sezonunda Trabzonspor-Gaziantepspor, 2018-2019 sezonunda Yeni Malatyaspor-Sivasspor, 2021-2022 sezonunda Konyaspor-Kasımpaşa (4-4)
En nötr sonucu alan takım: 1969-1970 sezonunda 30 maçta 10 galibiyet, 10 beraberlik, 10 yenilgi alan, 26 gol atıp, aynı sayıda gol yiyen Beşiktaş.
En erken gol: 10. saniyede Gaziantep FK futbolcusu Muhammet Demir (2021-2022 sezonunun 16. haftasında Medipol Başakşehir'e)
Gol atan en genç futbolcu: Kayserispor formasıyla Emre Demir. (2019-2020 sezonunda, 9 Kasım 2019 tarihindeki Gençlerbirliği-Kayserispor maçında fileleri havalandıran Emre Demir, 15 Ocak 2004 doğumlu. Emre Demir, 15 yaş, 9 ay ve 25 günlükken topu filelere gönderdi.)
En iyi sezon başlangıcı: 2009-2010 sezonundaki ilk 8 maçını da kazanan Fenerbahçe.
En iyi ilk yarı performansı: 2005-2006 sezonunda 17 maçta 14 galibiyet, 3 beraberlikle Fenerbahçe.
En iyi ikinci yarı performansı: 2010-2011 sezonunda 17 maçta 16 galibiyet, 1 beraberlikle Fenerbahçe.
En çok küme düşen takım: Samsunspor (7)
Ligden düşmeyen takımlar: Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un yanı sıra 7. sezonunu yaşayacak Alanyaspor, 5. sezonunu geçirecek Gaziantep FK ile 3. sezonunda mücadele verecek Hatayspor.
Lige en çok katılan takımlar: Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, geride kalan 64 sezonun tamamında yer aldı.
Lige en az katılan takımlar: Petrolofisi, Bucaspor, Siirtspor, Kahramanmaraşspor ve Kırıkkalespor (Birer kez)
Üst üste en çok maçta gol atan futbolcu: 9 maç (Metin Oktay, 1962-1963, Galatasaray), (Saffet Sancaklı, 1995-1996, Kocaelispor)
En çok gol atan futbolcu: FETÖ firarisi Hakan Şükür (249)
En çok oynayan futbolcu: Umut Bulut (515)
En çok maç yöneten hakem: Cüneyt Çakır (385)
En çok maça çıkan teknik adam: Samet Aybaba (621)
Şampiyonluk yaşayan en genç teknik direktör: Tomislav Kaloperovic (31 Ocak 1932 doğumlu Yugoslav teknik adam, Galatasaray'ın başında 25 Mayıs 1969'da şampiyonluğa ulaşırken 37 yaşından 3 ay 25 gün almıştı)
Şampiyonluk yaşayan en yaşlı teknik adam: Fatih Terim (4 Eylül 1953 doğumlu Terim, 2018-2019 sezonunda 19 Mayıs 2019'da Galatasaray'la mutlu sona ulaştığında 66 yaşını tamamlamasına 3 ay 20 gün kalmıştı.)

- Bir sezonda
En çok galip gelen takım: 1959-1960 sezonunda Beşiktaş, 1988-1989 sezonunda Fenerbahçe (29). Beşiktaş ayrıca, iki aşamalı oynanan 1962-1963 sezonunda da toplamda 29 galibiyet aldı.
En az galip gelen takım: 1981-1982 sezonunda Diyarbakırspor, 1992-1993 sezonunda Konyaspor, 1996-1997 sezonunda Zeytinburnuspor, 2000-2001 sezonunda Adanaspor, 2011-2012 sezonunda MKE Ankaragücü (2)
En çok gol atan takım: 1962-1963 sezonunda iki aşamalı ligde 42 maçta 105 gol atan Galatasaray ile 1988-1989 sezonunda 36 maçta 103 gol atan Fenerbahçe.
En az gol atan takım: 1971-1972 sezonunda Samsunspor, 1972-1973 sezonunda Beşiktaş (14)
En az gol yiyen takım: 1969-1970 sezonunda 30 maçta 6 gol yiyen Fenerbahçe.
En çok gol yiyen takım: 2000-2001 sezonunda 34 maçta 91 gol yiyen Adanaspor.
En az berabere kalan takım: 1995-1996 sezonunda Eskişehirspor, 1991-1992 ve 2004-2005 sezonlarında Fenerbahçe (2)
En çok berabere kalan takım: 1982-1983 sezonunda MKE Ankaragücü (18)
En iyi averaja sahip takım: 1988-1989 sezonunda artı 76 ile Fenerbahçe.
En kötü averaja sahip takım: 1996-1997 sezonunda eksi 60 ile Zeytinburnuspor.
En çok gol atan futbolcu: Tanju Çolak (1987-1988 sezonunda 39 gol)
En az golle gol kralı olan futbolcu: Metin Oktay (1959 sezonunda 11 gol)
En çok gol atan yabancı futbolcu: Mbaye Diagne (2018-2019 sezonunda 30 gol)
Evindeki bütün maçları kazanan takımlar: 2000-2001 sezonunda Fenerbahçe, 2001-2002 sezonunda Galatasaray (17)
En az gol atarak şampiyon olan takım: Trabzonspor (1979-1980 sezonunda 25 golle)
"Dört büyükler"i yenen takımlar: 1987-1988 sezonunda Malatyaspor, 2001-2002 sezonunda MKE Ankaragücü, 2006-2007 sezonunda Bursaspor, 2012-2013 sezonunda Kasımpaşa, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonunda Medipol Başakşehir.
Dört derbi maçı da hiç gol yemeden kazanan takım: 2002-2003 sezonunda Beşiktaş.
Dört derbi maçı da hiç gol atamadan kaybeden takım: 2014-2015 sezonunda Beşiktaş.
Dört derbi maçı da kaybeden takımlar: 1991-1992 sezonunda Galatasaray, 2014-2015 sezonunda Beşiktaş.
En fazla puan farkıyla şampiyon olan takım: 1987-1988 sezonunda 2. sıradaki Beşiktaş'a 12 puan fark atan Galatasaray.
"Dört büyükler" dışında en çok puan toplayan takım: 2009-2010 sezonunda Bursaspor (75 puan)
"Dört büyükler" dışında en fazla galibiyet alan takımlar: 2007-2008 sezonunda Sivasspor, 2009-2010 sezonunda Bursaspor (23 galibiyet)

- Bir maçta
En çok gol atan futbolcu: 1992-1993 sezonunda Fenerbahçe-Karşıyaka (7-1) maçında 6 gol atan Tanju Çolak.
En çok gol atan yabancı futbolcular: Galatasaraylı Mario Jardel (2000-2011 sezonunda Erzurumspor'a), Fenerbahçeli Alex de Souza (2010-2011 sezonunda MKE Ankaragücü'ne), Adana Demirsporlu Mario Balotelli (2021-2022 sezonunda Göztepe'ye) (5 gol)
En çok penaltı atan takım: 1986-1987 sezonunda Fenerbahçe-Eskişehirspor maçında Fenerbahçe (4)
En çok penaltı atan futbolcu: 1986-1987 sezonunda Fenerbahçeli Zafer Tüzün, Eskişehirspor'a karşı 4 atışı da gole çevirdi.
En fazla kırmızı kart gören takım: 2003-2004 sezonunda Beşiktaş-Samsunspor maçında 5 kırmızı kartla Beşiktaş.



Tottenham, Premier Lig’de kalma savaşı verirken, Mohamed Salah ve Pep Guardiola veda etmeye hazırlanıyor

Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
TT

Tottenham, Premier Lig’de kalma savaşı verirken, Mohamed Salah ve Pep Guardiola veda etmeye hazırlanıyor

Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)
Liverpool’un oyuncusu Muhammed Salah (Fotoğraf: Peter Byrne/PA Wire/DPA)

Tottenham Hotspur’ın gelecek sezon Premier Lig’de yer almayı garantileyebilmesi için pazar günü Everton karşısında yenilmemesi gerekiyor. Öte yandan Pep Guardiola ve Muhammed Salah da duygusal vedalara hazırlanıyor.

Liverpool ile Bournemouth, Şampiyonlar Ligi bileti alma yolunda kritik maçlara çıkarken; Brighton, Brentford, Chelsea ve Sunderland için de Avrupa kupalarına katılım mücadelesi sürüyor.

Spurs için “itibar” meselesi

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Tottenham taraftarları geçen yıl bu dönem, Manchester United’ı yenerek 17 yıl aradan sonra gelen Avrupa Ligi şampiyonluğunun sevincini yaşıyordu.

Teknik direktör Roberto De Zerbi ise Everton karşılaşmasının, kazanılan kupadan çok daha önemli olduğunu savundu. De Zerbi, Premier Lig’de kalmanın kulübün geleceği açısından hayati olduğunu söyledi.

“Kupadan ve primlerden daha önemli şeyler var” diyen İtalyan teknik adam, şöyle konuştu:

“Kulübün geleceği, kulübün tarihi, oyuncuların gururu, ailelerinin gururu söz konusu. Hepimizin itibarı söz konusu.”

Tottenham’a ligde kalmak için bir puan yeterli olacak. Bu sonuç aynı zamanda, çok daha iyi averaja sahip olan Spurs’ün West Ham’ın altına düşmesini engelleyecek.

Ancak Tottenham bu sezon sahasında oynadığı 18 lig maçının 10’unu kaybetti. Bir yenilgi halinde ise, Leeds’i mağlup etmesi durumunda Nuno Espirito Santo’nun çalıştırdığı West Ham için umut doğacak.

Avrupa kupaları yarışı kızıştı

Liverpool, Muhammed Salah’ın Anfield’daki veda maçında ilk beş sırayı garantileyerek kötü geçen sezonu daha büyük bir hayal kırıklığıyla tamamlamamayı hedefliyor.

İlk beşte yer almak, gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılım anlamına geliyor. Bu da başarısız geçen şampiyonluk savunmasının ardından önemli bir teselli olacak.

Mısırlı yıldız Salah, geçtiğimiz hafta Aston Villa’ya 4-2 kaybedilen maçın ardından teknik direktör Arne Slot yönetimindeki performansı eleştirmişti.

Salah, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Liverpool’un rakiplerin korktuğu o yüksek tempolu hücum futboluna geri dönmesini ve yeniden kupalar kazanan bir takım olmasını istiyorum.”

33 yaşındaki futbolcu, özellikle Jürgen Klopp dönemindeki oyun anlayışına gönderme yaparak, “Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi’ne katılmak asgari hedeftir ve bunu başarmak için elimden gelen her şeyi yapacağım” dedi.

Brentford’u konuk edecek Liverpool, altıncı sıradaki Bournemouth’un üç puan önünde bulunuyor ve averaj avantajına sahip.

Liverpool’un Aston Villa’yı geride bırakarak ilk beşe yükselmesi halinde, altıncı sıra da Şampiyonlar Ligi bileti için yeterli olabilir.

Mevcut durumda ise ligi altıncı ve yedinci sırada bitiren ekipler Avrupa Ligi’ne, sekizinci sıradaki takım ise Konferans Ligi’ne katılacak.

Brighton, Manchester United karşısında galip gelmesi halinde en az Avrupa Ligi’ni garantileyecek.

Sunderland ise Chelsea’yi ağırlayacağı maçta, yarım asırdan uzun süre sonra ilk kez Avrupa kupalarına katılma şansı için mücadele edecek.

Premier Lig’in yıldız isimleri veda ediyor

Mohamed Salah’ın açıklamaları, Arne Slot’u önemli bir kararın eşiğine getirdi. Hamstring sakatlığından kısa süre önce dönen 33 yaşındaki yıldızın ilk 11’de başlayıp başlamayacağı merak konusu oldu.

Zaten taraftarların tepkisini çeken Hollandalı teknik adamın, “Mısır Kralı” lakaplı Salah’a Anfield’da son kez forma şansı vermemesi halinde büyük eleştiri alabileceği belirtiliyor.

Geleceğiyle ilgili spekülasyonların arttığı bir dönemde Slot’un, Salah ile yaşadığı olası kişisel sorunların sezonu iyi bir şekilde tamamlama hedefinin önüne geçmesine izin vermemesi gerektiği ifade ediliyor.

Liverpool, Salah’ın ilk 11’de başlamadığı 2026 yılındaki dokuz lig maçının hiçbirini kazanamadı.

Etihad Stadı’nda ise Pep Guardiola’nın görkemli bir vedaya hazırlanması bekleniyor. İspanyol teknik adam, Manchester City’nin başında geçirdiği 10 yılda altı Premier Lig şampiyonluğu ve kulüp tarihinin ilk Şampiyonlar Ligi kupası dahil toplam 20 kupa kazandı.

Guardiola, cuma günü ayrılığını açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, “Bu hayatımın deneyimiydi” ifadelerini kullandı.


İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
TT

İki dev, Piramitler'in gölgesinde çarpışacak: Usyk-Veerhoeven

Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)
Profesyonel kariyerinde çıktığı 24 maçı da kazanan Oleksandr Usyk, karnesinde 66 galibiyet ve 10 mağlubiyet bulunan kick boks efsanesi Rico Veroeven'la kozlarını Mısır'da paylaşacak (DAZN)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Oleksandr Usyk-Rico Verhoeven maçını inceliyoruz.

Boksta bazen kemerlerden daha büyük hikayeler vardır. Bazen insanlar sadece kimin kazanacağını değil, neden dövüştüğünü de merak eder. 

İşte bu hafta gözler tam da böyle bir gecede olacak. Ağırsıklet boksunun zirvesindeki Oleksandr Usyk, bu kez sıradan bir rakiple değil, kick boks dünyasının yaşayan efsanelerinden Rico Verhoeven'la karşı karşıya geliyor. 

Üstelik maçın sahnesi de sıradan bir arena değil. Mısır'daki Giza Piramitleri'nin gölgesinde kurulacak ring, sporun yıllardır kaybetmeye başladığı o büyük gösteri hissini yeniden hatırlatıyor.

Modern spor dünyasında artık her şey çok hızlı tüketiliyor. Bir maç oynanıyor, birkaç saat konuşuluyor ve ertesi gün unutuluyor. 

Ama bazı karşılaşmalar daha ilk duyurulduğu anda farklı bir yere oturuyor. Usyk'le Verhoeven arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir organizasyon.

Çünkü burada sadece iki dövüşçü karşılaşmıyor. İki farklı dövüş kültürü çarpışıyor.

Bir tarafta boksun belki de en zeki ağırsıkletlerinden biri var. Usyk, kariyeri boyunca yalnızca güçlü yumruklarıyla değil, ring zekasıyla da öne çıktı. 

Rakiplerini adım adım çözen, maç içinde sürekli düşünen ve tempoyu kontrol eden bir boksör. Üstelik bunu çoğu zaman deplasmanda yaptı. 

İngiltere'de, Polonya'da, Suudi Arabistan'da… Nerede büyük maç varsa oraya gitti. Bu yüzden ona artık sadece şampiyon değil, "yol savaşçısı" deniyor.

Diğer taraftaysa bambaşka bir karakter var. Rico Verhoeven, kick boks dünyasında uzun yıllardır yenilmeyen bir isim. 

Özellikle ağırsıklette fiziksel gücü ve sertliğiyle tanınıyor. Ancak mesele şu: Kick boksla profesyonel boks aynı spor değil. Dışarıdan bakıldığında benzer görünseler de aralarında ciddi farklar var. 

Kick boksta tekmeler, diz darbeleri ve çok daha farklı mesafe oyunları bulunuyor. Bokstaysa her şey yumruklara, ayak hareketine ve savunma disiplinine dayanıyor.

Bu yüzden birçok kişi Verhoeven'a şans tanımıyor.

Bahis oranları da bunu açık şekilde gösteriyor. Usyk'in kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. 

Açıkçası bunun mantıklı sebepleri var. Çünkü Usyk sadece bir şampiyon değil, aynı zamanda modern ağırsıklet boksunun teknik seviyesini yukarı taşıyan isimlerden biri. Tyson Fury gibi dev bir rakibi yenmiş bir boksörden söz ediyoruz.

Oleksandr Usyk son yılların en özel ağırsıkletlerinden biri olarak görülüyor. Ancak onu farklı yapan şey yalnızca namağlup olması değil. 

Usyk, profesyonel boksta iki farklı sıklette tartışmasız dünya şampiyonu olmayı başardı. Önce kruvazör sıklette tüm kemerleri topladı, ardından ağırsıklete çıkıp bunu yeniden yaptı.

Bu, modern boksta çok az dövüşçünün başarabileceği bir iş.

Rico Verhoeven ise kick boks dünyasının son 10 yılına damga vurmuş isimlerden biri. 

Uzun yıllardır ağırsıklet kick boksta zirvede yer alıyor ve birçok kişi tarafından spor tarihinin en dominant kick boksçularından biri kabul ediliyor. Özellikle GLORY organizasyonundaki başarıları onu sporun küresel yüzlerinden biri haline getirdi.

Verhoeven'ın en büyük özelliklerinden biri yalnızca sert vurması değil. Ağırsıklet olmasına rağmen şaşırtıcı derecede hareketli bir dövüşçü olması ve kondisyonunu maç boyunca koruyabilmesi onu rakiplerinden ayırıyor. 

Yıllardır farklı stillerdeki rakiplere karşı kazanmayı başarması da tesadüf değil. Ancak şimdi kariyerinin en büyük riskini alıyor. Çünkü kickboksta efsane olmak başka, profesyonel boksta Usyk gibi bir isimle ringe çıkmak bambaşka bir meydan okuma.

Ama sporun güzel yanı da burada başlıyor. Çünkü bazen mantık başka şey söyler, ring başka.

Verhoeven'ın şansı düşük olabilir ama tamamen yok değil. Özellikle ağırsıklette tek bir yumruk her şeyi değiştirebilir. 

Üstelik Hollandalı dövüşçü fiziksel olarak Usyk'ten daha. Kendi açıklamalarında da buna dikkat çekiyor. 

"Bir kez temiz vurursam bunu hissedecek" derken aslında ağırsıklet dövüşlerinin en temel gerçeğini hatırlatıyor: Bu kilolarda küçük hata büyük bedel doğurur.

Fakat bu maçın asıl önemli tarafı yalnızca sonuç değil. Böyle geceler insanlara dövüş sporlarını neden sevdiklerini yeniden hatırlatıyor.

Usyk'in bu maçı kabul etme nedeni de biraz buna dayanıyor gibi görünüyor. Uzun yıllardır sürekli zorunlu rakiplerle, federasyon baskılarıyla ve kemer hesaplarıyla uğraştı. 

Şimdiyse ilk kez gerçekten istediği maçı yaptığını söylüyor. "Bir kez olsun ihtiyaç duyulanı değil, istediğimi yapmak istedim" derken aslında profesyonel sporun görünmeyen tarafını anlatıyor.

Çünkü günümüzde büyük sporcular bile bazen kendi kariyerlerinin patronu olamıyor. Organizasyonlar, federasyonlar, yayıncılar ve para dengesi sporun önüne geçebiliyor. 

Bu nedenle Usyk'in Verhoeven gibi sıradışı bir rakibi seçmesi bazı boks otoritelerini rahatsız etti. Özellikle Dünya Boks Konseyi'nin (WBC) kemeri bu maçta ortaya koyması tartışma yarattı. 

Boks dünyasında herkes bu eşleşmeden memnun değil. Eski ağırsıklet Dave Allen, karşılaşmanın WBC kemeri için onaylanmasını yanlış bulurken, maçın resmi unvan mücadelesi değil bir gösteri dövüşü olması gerektiğini savundu.

Aslında bu fikri anlamak zor değil. Çünkü Verhoeven profesyonel boksta sadece bir maça çıktı. Bu yüzden "Dünya şampiyonluğu için yeterince deneyimli mi?" sorusu doğal olarak soruluyor.

Ama spor tarihi biraz da çılgın fikirlerle yazılmadı mı?

Örneğin karma dövüş sanatları dünyasından gelen Francis Ngannou, Tyson Fury karşısında kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdi. 

Cumartesi gecesi ortaya çıkacak görüntü büyük ihtimalle uzun süre unutulmayacak. Piramitlerin önünde iki dev adamın karşı karşıya gelmesi bile başlı başına etkileyici.

Belki Usyk beklendiği gibi rahat kazanacak. Belki Verhoeven herkesi şaşırtacak. Ama sonuç ne olursa olsun böyle organizasyonlar spora canlılık katıyor.

Kaynaklar: ESPN, Ring, DAZN


Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
TT

Pep Guardiola, Manchester City'den ayrılık kararını resmen duyurdu

İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)
İspanyol teknik adam Pep Guardiola, Manchester City’den ayrılıyor. (Reuters)

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City, İspanyol teknik adam Pep Guardiola’nın sezon sonunda görevinden ayrılacağını açıkladı.

Manchester City’nin pazar günü Premier Lig’de Aston Villa ile oynayacağı karşılaşmanın, Guardiola’nın kulüpteki 10 yıllık teknik direktörlük kariyerinin son maçı olacağı belirtildi.

Açıklama, son günlerde yoğunlaşan ayrılık iddialarının ardından geldi ve İngiliz futbol tarihinin en başarılı teknik direktörlük dönemlerinden biri böylece sona ermiş oldu.

2016 yılında göreve başlayan 55 yaşındaki Guardiola, Manchester City’nin başında toplam 20 kupa kazandı. Bu başarılar arasında altı Premier Lig şampiyonluğu ile UEFA Şampiyonlar Ligi zaferi de yer aldı.

Ayrılığına ilişkin konuşan Guardiola, “Neden ayrıldığımı sormayın. Belirli bir sebep yok ama içten içe bunun benim zamanım olduğunu biliyorum” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre Guardiola, “Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. Eğer öyle olsaydı burada kalırdım. Kalıcı olacak şey hisler, insanlar, anılar ve Manchester City’ye duyduğum sevgi olacak” dedi.