Süper Lig tarihinin 'en'leri

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)
TT

Süper Lig tarihinin 'en'leri

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)

Eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig'in 64 yıllık geçmişinde birçok rekora imza atıldı.
Geride kalan 64 sezon baz alınarak yapılan değerlendirmede, lig tarihinde, bir sezonda ve bir maçta ortaya çıkan "en"ler şöyle:
- Lig tarihinde
En çok şampiyon olan takım: Galatasaray (22)
En çok ikinci olan takım: Fenerbahçe (23)
En çok lider olan takım: Galatasaray (563 lig haftası)
En gollü maç: 1991-1992 sezonunda Fenerbahçe-Gaziantepspor (8-4)
En farklı skorlu galibiyet: 1989-1990 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor (10-0)
En farklı skorlu deplasman galibiyeti: 1992-1993 sezonunda MKE Ankaragücü-Galatasaray (0-8)
En çok maç oynayan takımlar: Fenerbahçe ve Galatasaray (2122)
En az maç oynayan takım: Kırıkkalespor (30)
En çok galibiyet alan takım: Fenerbahçe (1206)
En az galibiyet alan takım: Kahramanmaraşspor (4)
En çok yenilen takım: MKE Ankaragücü (679)
En çok berabere kalan takım: Beşiktaş (578)
En çok gol atan takım: Fenerbahçe (3758)
En az gol atan takım: Kırıkkalespor (21)
En çok gol yiyen takım: MKE Ankaragücü (2284)
En az gol yiyen takım: Kırıkkalespor (64)
En uzun süre yenilmeyen takım: Beşiktaş (48 maç, 1990-1991 sezonunun 26. haftasından, 1992-1993 sezonunun 13. haftasına kadar)
En uzun süre gol atan takımlar: 39 maç (Sarıyer, 1987-1988 sezonunun 26. haftasından, 1988-1989 sezonunun 28. haftasına kadar. Galatasaray, 1997-1998 sezonunun 2. haftasından, 1998-1999 sezonunun 6. haftasına kadar)
En uzun süre gol yemeyen takımlar: 12 maç (Fenerbahçe, 1967-1968 sezonunda 15-26. haftalar. Trabzonspor, 1978-1979 sezonunda 5-16. haftalar)
En çok gol kralı çıkaran takım: Galatasaray (17)
En çok gol kralı olan futbolcu: Metin Oktay (6)
En uzun süre gol yemeyen kaleci: 1978-1979 sezonunda Trabzonsporlu Şenol Güneş (1112 dakika)
En uzun sezon: 1962-1963 sezonu (42 maç)
En iyi performans: 1988-1989 sezonunda 36 maçta 29 galibiyet, 6 beraberlik, 1 yenilgiyle Fenerbahçe.
En kötü performans: 1996-1997 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet, 5 beraberlik, 27 yenilgiyle Zeytinburnuspor. 2011-2012 sezonunda aynı performansla MKE Ankaragücü.
En çok seyircili maç: 2013-2014 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray maçı. (76 bin 127 kişi)
En çok gol atılan hafta: 2021-2022 sezonunda 27. hafta (44 gol)
En az gol atılan hafta: 1981-1982 sezonu 29. hafta (4 gol)
Üst üste en çok kazanan takım: Beşiktaş (13 maç, 1959-1960 sezonunda 10-22. haftalar)
Üst üste en çok yenilen takım: 2011-2012 sezonunda MKE Ankaragücü (15 maç, 20-34. haftalar)
Üst üste deplasmanda en çok maç kazanan takım: Fenerbahçe (2010-2011 sezonunun 18. haftasıyla, 2011-2012 sezonunun 6. haftası arasında 12 maç)
En çok takımı yer alan il: İstanbul (16)
En uzun süre kazanamayan takım: Adana Demirspor (29 hafta, 1994-1995 sezonunda 6-34. haftalar)
En çok gol atılan sezon: 2020-2021 (1136 gol)
En az gol atılan sezon: 1973-1974 (405 gol)
Gol ortalaması en yüksek sezon: 2000-2001 (Maç başına 3,32 gol)
Gol ortalaması en düşük sezon: 1973-1974 (Maç başına 1,69 gol)
En çok şampiyonluk gören teknik adam: Fatih Terim (8)
En uzun süre çalışan yabancı teknik direktör: Yugoslav Abdullah Gegic (Çeşitli takımlarda yaklaşık 9 yıl)
Aralıksız en uzun süre görev yapan yabancı teknik adam: İngiliz Gordon Milne (Beşiktaş'ın başında 6,5 sezon)
En uzun süre kendi sahasında yenilmeyen takım: Trabzonspor (90 maç, 1975-1976 sezonunun 10. haftasından, 1981-1982 sezonunun 6. haftasına kadar)
En uzun süre deplasmanda yenilmeyen takım: Galatasaray (40 maç, 1997-1998 sezonunun 19. haftasından, 1999-2000 sezonunun 31. haftasına kadar)
Ligi yenilgisiz kapatan takımlar: 1985-1986 sezonunda Galatasaray, 1991-1992 sezonunda Beşiktaş.
Yenilgisiz şampiyon olan takım: 1991-1992 sezonunda Beşiktaş.
En çok yenilen şampiyon: 8 yenilgi ile 2020-2021 sezonunda Beşiktaş.
En çok gol yiyen şampiyon: 2020-2021 sezonunda 44 golle Beşiktaş.
En az gol yiyen şampiyon: 1969-1970 sezonunda Fenerbahçe (6)
En çok puanla şampiyon olan takım: 1988-1989 sezonunda 93 puanla Fenerbahçe.
En az puanla şampiyon olan takım: 1979-1980 ve 1980-1981 sezonlarında 39'ar puanla Trabzonspor.
En erken şampiyonluğu ilan eden takım: Biteme 3 hafta kala, 1967-1968, 1969-1970 ve 2013-2014 sezonlarında Fenerbahçe, 2021-2022 sezonunda da Trabzonspor
Puanı silinen ilk takım: 1981'de Beşiktaş karşısında sahadan çekilen Mersin İdmanyurdu.
En gollü beraberlikler: 1967-1968 sezonunda Beşiktaş-Galatasaray, 1982-1983 sezonunda Fenerbahçe-Galatasaray, 1995-1996 sezonunda Samsunspor-İstanbulspor, 2000-2001 sezonunda Adanaspor-Kocaelispor, 2001-2002 sezonunda Gençlerbirliği-Diyarbakırspor, Kocaelispor-MKE Ankaragücü, 2006-2007 sezonunda Antalyaspor-Beşiktaş, Kayserispor-Antalyaspor, 2014-2015 sezonunda Trabzonspor-Gaziantepspor, 2018-2019 sezonunda Yeni Malatyaspor-Sivasspor, 2021-2022 sezonunda Konyaspor-Kasımpaşa (4-4)
En nötr sonucu alan takım: 1969-1970 sezonunda 30 maçta 10 galibiyet, 10 beraberlik, 10 yenilgi alan, 26 gol atıp, aynı sayıda gol yiyen Beşiktaş.
En erken gol: 10. saniyede Gaziantep FK futbolcusu Muhammet Demir (2021-2022 sezonunun 16. haftasında Medipol Başakşehir'e)
Gol atan en genç futbolcu: Kayserispor formasıyla Emre Demir. (2019-2020 sezonunda, 9 Kasım 2019 tarihindeki Gençlerbirliği-Kayserispor maçında fileleri havalandıran Emre Demir, 15 Ocak 2004 doğumlu. Emre Demir, 15 yaş, 9 ay ve 25 günlükken topu filelere gönderdi.)
En iyi sezon başlangıcı: 2009-2010 sezonundaki ilk 8 maçını da kazanan Fenerbahçe.
En iyi ilk yarı performansı: 2005-2006 sezonunda 17 maçta 14 galibiyet, 3 beraberlikle Fenerbahçe.
En iyi ikinci yarı performansı: 2010-2011 sezonunda 17 maçta 16 galibiyet, 1 beraberlikle Fenerbahçe.
En çok küme düşen takım: Samsunspor (7)
Ligden düşmeyen takımlar: Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un yanı sıra 7. sezonunu yaşayacak Alanyaspor, 5. sezonunu geçirecek Gaziantep FK ile 3. sezonunda mücadele verecek Hatayspor.
Lige en çok katılan takımlar: Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, geride kalan 64 sezonun tamamında yer aldı.
Lige en az katılan takımlar: Petrolofisi, Bucaspor, Siirtspor, Kahramanmaraşspor ve Kırıkkalespor (Birer kez)
Üst üste en çok maçta gol atan futbolcu: 9 maç (Metin Oktay, 1962-1963, Galatasaray), (Saffet Sancaklı, 1995-1996, Kocaelispor)
En çok gol atan futbolcu: FETÖ firarisi Hakan Şükür (249)
En çok oynayan futbolcu: Umut Bulut (515)
En çok maç yöneten hakem: Cüneyt Çakır (385)
En çok maça çıkan teknik adam: Samet Aybaba (621)
Şampiyonluk yaşayan en genç teknik direktör: Tomislav Kaloperovic (31 Ocak 1932 doğumlu Yugoslav teknik adam, Galatasaray'ın başında 25 Mayıs 1969'da şampiyonluğa ulaşırken 37 yaşından 3 ay 25 gün almıştı)
Şampiyonluk yaşayan en yaşlı teknik adam: Fatih Terim (4 Eylül 1953 doğumlu Terim, 2018-2019 sezonunda 19 Mayıs 2019'da Galatasaray'la mutlu sona ulaştığında 66 yaşını tamamlamasına 3 ay 20 gün kalmıştı.)

- Bir sezonda
En çok galip gelen takım: 1959-1960 sezonunda Beşiktaş, 1988-1989 sezonunda Fenerbahçe (29). Beşiktaş ayrıca, iki aşamalı oynanan 1962-1963 sezonunda da toplamda 29 galibiyet aldı.
En az galip gelen takım: 1981-1982 sezonunda Diyarbakırspor, 1992-1993 sezonunda Konyaspor, 1996-1997 sezonunda Zeytinburnuspor, 2000-2001 sezonunda Adanaspor, 2011-2012 sezonunda MKE Ankaragücü (2)
En çok gol atan takım: 1962-1963 sezonunda iki aşamalı ligde 42 maçta 105 gol atan Galatasaray ile 1988-1989 sezonunda 36 maçta 103 gol atan Fenerbahçe.
En az gol atan takım: 1971-1972 sezonunda Samsunspor, 1972-1973 sezonunda Beşiktaş (14)
En az gol yiyen takım: 1969-1970 sezonunda 30 maçta 6 gol yiyen Fenerbahçe.
En çok gol yiyen takım: 2000-2001 sezonunda 34 maçta 91 gol yiyen Adanaspor.
En az berabere kalan takım: 1995-1996 sezonunda Eskişehirspor, 1991-1992 ve 2004-2005 sezonlarında Fenerbahçe (2)
En çok berabere kalan takım: 1982-1983 sezonunda MKE Ankaragücü (18)
En iyi averaja sahip takım: 1988-1989 sezonunda artı 76 ile Fenerbahçe.
En kötü averaja sahip takım: 1996-1997 sezonunda eksi 60 ile Zeytinburnuspor.
En çok gol atan futbolcu: Tanju Çolak (1987-1988 sezonunda 39 gol)
En az golle gol kralı olan futbolcu: Metin Oktay (1959 sezonunda 11 gol)
En çok gol atan yabancı futbolcu: Mbaye Diagne (2018-2019 sezonunda 30 gol)
Evindeki bütün maçları kazanan takımlar: 2000-2001 sezonunda Fenerbahçe, 2001-2002 sezonunda Galatasaray (17)
En az gol atarak şampiyon olan takım: Trabzonspor (1979-1980 sezonunda 25 golle)
"Dört büyükler"i yenen takımlar: 1987-1988 sezonunda Malatyaspor, 2001-2002 sezonunda MKE Ankaragücü, 2006-2007 sezonunda Bursaspor, 2012-2013 sezonunda Kasımpaşa, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonunda Medipol Başakşehir.
Dört derbi maçı da hiç gol yemeden kazanan takım: 2002-2003 sezonunda Beşiktaş.
Dört derbi maçı da hiç gol atamadan kaybeden takım: 2014-2015 sezonunda Beşiktaş.
Dört derbi maçı da kaybeden takımlar: 1991-1992 sezonunda Galatasaray, 2014-2015 sezonunda Beşiktaş.
En fazla puan farkıyla şampiyon olan takım: 1987-1988 sezonunda 2. sıradaki Beşiktaş'a 12 puan fark atan Galatasaray.
"Dört büyükler" dışında en çok puan toplayan takım: 2009-2010 sezonunda Bursaspor (75 puan)
"Dört büyükler" dışında en fazla galibiyet alan takımlar: 2007-2008 sezonunda Sivasspor, 2009-2010 sezonunda Bursaspor (23 galibiyet)

- Bir maçta
En çok gol atan futbolcu: 1992-1993 sezonunda Fenerbahçe-Karşıyaka (7-1) maçında 6 gol atan Tanju Çolak.
En çok gol atan yabancı futbolcular: Galatasaraylı Mario Jardel (2000-2011 sezonunda Erzurumspor'a), Fenerbahçeli Alex de Souza (2010-2011 sezonunda MKE Ankaragücü'ne), Adana Demirsporlu Mario Balotelli (2021-2022 sezonunda Göztepe'ye) (5 gol)
En çok penaltı atan takım: 1986-1987 sezonunda Fenerbahçe-Eskişehirspor maçında Fenerbahçe (4)
En çok penaltı atan futbolcu: 1986-1987 sezonunda Fenerbahçeli Zafer Tüzün, Eskişehirspor'a karşı 4 atışı da gole çevirdi.
En fazla kırmızı kart gören takım: 2003-2004 sezonunda Beşiktaş-Samsunspor maçında 5 kırmızı kartla Beşiktaş.



MMA'i milyonlara sevdiren Conor McGregor yeniden sahnede

McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
TT

MMA'i milyonlara sevdiren Conor McGregor yeniden sahnede

McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)
McGregor, UFC tarihinin ilk çifte şampiyonu (Zuffa LLC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Conor McGregor'ın oktagona dönüşünü ve karma dövüş sanatları (MMA) dünyasında bıraktığı etkiyi inceliyoruz.

12 Temmuz'da gerçekleşecek UFC 329, klasik bir dövüş gecesinden çok daha fazla anlam taşıyor. 5 yıl aradan sonra oktagona dönen Conor McGregor, bu kez sadece Max Holloway karşısında kazanmak için değil, kendi hikayesinin yeni bir bölümünü yazmak için kafese girecek.

Kazandığı kemerler, nakavtları ve kaybettiği maçlar McGregor'ın hikayesini anlatmaya yetmez. İrlandalı yıldız, MMA tarihinin en tartışmalı, en büyük ve en etkili figürlerinden biri olarak bu sporu değiştiren isimlerin başında geliyor.

Bugün UFC milyarlarca dolarlık küresel bir organizasyon. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişi MMA takip ediyor, dövüşçüler daha yüksek gelirler elde ediyor ve UFC artık ana akım spor dünyasının önemli parçalarından biri.

Bu dönüşümün tek sebebi elbette McGregor değildi ancak onun yarattığı etki, organizasyonun büyüme hikayesinin merkezinde yer alıyor.

McGregor'ın UFC kariyeri 2013'te başladı. Dublin'den çıkan eski bir tesisatçı çırağı, kısa sürede sadece yeteneğiyle değil, kişiliğiyle de tüm dünyanın dikkatini çekti.

2015'te Jose Aldo'yu yalnızca 13 saniyede nakavt ederek tüysıklet şampiyonu olduğunda artık sadece bir dövüşçü değildi. O gece McGregor, UFC'nin yeni yüzü haline geldi.

Bir yıl sonra Eddie Alvarez'i yenerek hafifsıklet kemerini de kazandı ve UFC tarihinde aynı anda iki farklı sıklette şampiyon olan ilk dövüşçü oldu.

Ancak McGregor'ın asıl farkı kazandığı kemerlerden çok, dövüşleri birer spor müsabakasından büyük olaylara dönüştürme yeteneğiydi.

Eski UFC şampiyonu Georges St-Pierre, McGregor'ın bu özelliğini şöyle anlatıyor:

Conor McGregor gibi biri yoktu. Bir dövüşün etrafında duygu yaratma konusunda en iyisiydi. İnsanlar onu ya sevip kazanmasını istiyor ya da ondan nefret edip kaybetmesini bekliyordu.

St-Pierre'in dikkat çektiği nokta, McGregor'ın sadece iyi bir dövüşçü olmadığıydı. O, insanların ilgisini mücadele başlamadan önce toplamayı başaran bir spor yıldızıydı.

McGregor'ın mirasının en önemli kısmı belki de bu.

Ondan önce UFC'nin büyük yıldızları vardı. Georges St-Pierre, Anderson Silva ve Brock Lesnar organizasyonun büyümesinde önemli roller oynadı. Ancak McGregor dönemiyle birlikte UFC'nin finansal ölçekte ulaştığı seviyeler değişti.

McGregor'ın Jose Aldo'yla karşılaştığı UFC 194, organizasyonun düzenli şekilde milyonlarca izleyiciye ulaşabildiği yeni dönemin başlangıcı oldu. İrlandalı yıldızın yer aldığı dövüşler arka arkaya devasa izlenme rakamlarına ulaştı.

Khabib Nurmagomedov'la yaptığı UFC 229 karşılaşması ise 2,4 milyon öde ve izle satışıyla organizasyon tarihinin en büyük etkinliği oldu.

McGregor'ın etkisi sadece televizyon gelirleriyle sınırlı kalmadı. Büyük arenalar, yüksek bilet satışları ve küresel sponsorluklar da bu dönemde büyüdü.

UFC'nin 2016'da WME-IMG tarafından yaklaşık 4 milyar dolar karşılığında satın alınması da bu yükseliş döneminin en önemli sonuçlarından biriydi.

McGregor'ın popülerliği, UFC'nin yalnızca bir dövüş organizasyonu değil, küresel bir spor markası olarak görülmesine büyük katkı sağladı.

McGregor'ın etkisini anlatan en önemli noktalardan biri de rakiplerinin ve diğer şampiyonların bile onun yarattığı değişimi kabul etmesi.

Jon Jones, McGregor'ın UFC'ye katkısı hakkında şunları söyledi:

Conor McGregor bu spor için çok şey yaptı. Sporu ana akıma taşıdı ve hepimizin daha fazla para kazanmasını sağladı. Bazen insanların onun tüm dövüşçüler için yaptıklarını unuttuğunu düşünüyorum. Herkese nelerin mümkün olduğunu gösterdi.

Yani McGregor yalnızca kendi kazancını artıran bir sporcu olmadı. Dövüşçülerin marka oluşturabileceğini, sosyal medyanın kullanılabileceğini ve bir MMA sporcusunun geleneksel spor yıldızlarıyla aynı seviyede tanınabileceğini gösterdi.

2017'de Floyd Mayweather'la yaptığı boks maçı bunun en büyük örneğiydi. Profesyonel boksta hiç mücadele etmemiş bir MMA dövüşçüsü, dünyanın en büyük boks yıldızlarından biriyle karşılaşarak milyarlarca dolarlık bir etkinliğin parçası oldu.

Elbette McGregor'ın kariyeri yalnızca başarı hikayesinden oluşmuyor.

2018'de Khabib Nurmagomedov karşısında aldığı mağlubiyet, kariyerinin en önemli kırılma noktalarından biriydi. Sonrasında gelen uzun aralar, sakatlıklar ve kafes dışındaki tartışmalar nedeniyle eski üstünlüğünü yeniden kurup kuramayacağı sürekli tartışıldı.

Üstelik istatistiklere bakıldığında McGregor, UFC tarihinin en başarılı şampiyonu değil. İki farklı sıklette kemer kazanmasına rağmen hiçbir kemerini savunmadı. Uzun şampiyonluk dönemleri yaşayan Jon Jones, Georges St-Pierre veya Anderson Silva gibi isimlerle kıyaslandığında sportif başarı açısından tartışmalar devam ediyor.

Ancak McGregor'ın hikayesi zaten sadece sportif başarı üzerinden değerlendirilemez.

Bazı sporcular kupalarıyla, bazıları rekorlarıyla, bazıları ise değiştirdikleri kültürle hatırlanır. McGregor üçüncü kategoriye giren isimlerden biri.

Max Holloway karşılaşması bu yüzden yalnızca bir geri dönüş maçı değil.

McGregor artık eski dönemindeki yenilmez görüntüyle kafese çıkmayacak. 5 yıllık aranın ardından, yaşının ilerlediği ve kariyerinin son bölümüne girdiği bir dönemde yeniden kendisini kanıtlama fırsatı yakalayacak.

Kazansa da kaybetse de Conor McGregor'ın UFC tarihindeki yeri değişmeyecek.

Çünkü o, sadece kemer kazanan bir dövüşçü olmadı. Bir dönemin yüzü oldu, UFC'nin ekonomik sınırlarını genişletti ve MMA'in dünya çapında daha büyük bir kitleye ulaşmasında en önemli rollerden birini oynadı.

UFC 329 gecesinde oktagona çıkacak kişi sadece eski bir şampiyon olmayacak. Aynı zamanda bu sporun nasıl değiştiğinin yaşayan sembollerinden biri olacak.

Kaynaklar: ESPN, LA Times, UFC


İspanya, Belçika'yı son dakikada yıkarak yarı finale yükseldi

Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
TT

İspanya, Belçika'yı son dakikada yıkarak yarı finale yükseldi

Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)
Merino gol sevincini yaşıyor. (Reuters)

İspanya, 2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde Belçika'yı son dakikalarda bulduğu golle 2-1 mağlup ederek yarı finale yükseldi.

Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda 70 bin taraftarın önünde oynanan karşılaşmada Avrupa şampiyonu İspanya'nın gollerini 30. dakikada Fabian Ruiz ve oyuna sonradan giren Mikel Merino 88. dakikada kaydetti. Belçika'nın tek golü ise 41. dakikada Charles De Ketelaere'den geldi.

Bu sonuçla İspanya, yarı finalde salı günü Dallas'ta Fas'ı 2-0 mağlup ederek adını son dört takım arasına yazdıran Fransa ile karşı karşıya gelecek.

İspanya, böylece 2010 yılında tarihinde ilk ve tek Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandığı turnuvadan bu yana ilk kez Dünya Kupası'nda yarı finale yükselme başarısı gösterdi.

Çeyrek final turu, cumartesi günü oynanacak İngiltere-Norveç ve son şampiyon Arjantin-İsviçre karşılaşmalarıyla tamamlanacak.

İspanya, son 16 turunda da komşusu Portekiz'i uzatma dakikalarında eleyebilmişti. Yedek kulübesinden oyuna giren Mikel Merino, ikinci yarının uzatma bölümünde attığı golle takımını çeyrek finale taşımıştı.

Merino, Belçika karşısında da benzer bir performans sergileyerek oyuna girdikten yalnızca iki dakika sonra fileleri havalandırdı ve İspanya'ya yarı final biletini getiren golü kaydetti.


Bono'nun eldivenleri yarı finale yetmedi... Mbappe ve Dembele ikilisi Fas’ın hayalini söndürdü

El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
TT

Bono'nun eldivenleri yarı finale yetmedi... Mbappe ve Dembele ikilisi Fas’ın hayalini söndürdü

El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)
El Aynaoui, Fransa'ya karşı kaçırdığı fırsattan duyduğu üzüntüyü dile getirdi (AFP)

Fas Dünya Kupası'nda Fransa'yla oynadığı karşılaşmanın ikinci yarısında kalesinde gördüğü iki golle kupaya çeyrek finalde veda etti.

Fas, bir önceki Dünya Kupası'nda yarı finale yükselen ilk Arap ve Afrika ülkesi olarak tarihe geçmiş, turnuvayı ise dördüncü sırada tamamlamıştı. Ancak bu kez aynı başarıyı tekrarlayamadı.

Karşılaşmanın 28. dakikasında Yasin Bounou, Kylian Mbappe'nin kullandığı penaltıyı kurtardı. Ancak Fas kalecisi, ikinci yarının 60. dakikasında Fransa kaptanının şutuna engel olamadı ve Fransa 1-0 öne geçti.

Bu golden altı dakika sonra Mbappe'nin pasında topla buluşan Ousmane Dembele, yerden yaptığı vuruşla fileleri havalandırarak farkı ikiye çıkardı.

Fransa, salı günü Dallas'ta oynanacak yarı finalde İspanya-Belçika karşılaşmasının galibi mücadele edecek.