Süper Lig tarihinin 'en'leri

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)
TT

Süper Lig tarihinin 'en'leri

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)

Eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig'in 64 yıllık geçmişinde birçok rekora imza atıldı.
Geride kalan 64 sezon baz alınarak yapılan değerlendirmede, lig tarihinde, bir sezonda ve bir maçta ortaya çıkan "en"ler şöyle:
- Lig tarihinde
En çok şampiyon olan takım: Galatasaray (22)
En çok ikinci olan takım: Fenerbahçe (23)
En çok lider olan takım: Galatasaray (563 lig haftası)
En gollü maç: 1991-1992 sezonunda Fenerbahçe-Gaziantepspor (8-4)
En farklı skorlu galibiyet: 1989-1990 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor (10-0)
En farklı skorlu deplasman galibiyeti: 1992-1993 sezonunda MKE Ankaragücü-Galatasaray (0-8)
En çok maç oynayan takımlar: Fenerbahçe ve Galatasaray (2122)
En az maç oynayan takım: Kırıkkalespor (30)
En çok galibiyet alan takım: Fenerbahçe (1206)
En az galibiyet alan takım: Kahramanmaraşspor (4)
En çok yenilen takım: MKE Ankaragücü (679)
En çok berabere kalan takım: Beşiktaş (578)
En çok gol atan takım: Fenerbahçe (3758)
En az gol atan takım: Kırıkkalespor (21)
En çok gol yiyen takım: MKE Ankaragücü (2284)
En az gol yiyen takım: Kırıkkalespor (64)
En uzun süre yenilmeyen takım: Beşiktaş (48 maç, 1990-1991 sezonunun 26. haftasından, 1992-1993 sezonunun 13. haftasına kadar)
En uzun süre gol atan takımlar: 39 maç (Sarıyer, 1987-1988 sezonunun 26. haftasından, 1988-1989 sezonunun 28. haftasına kadar. Galatasaray, 1997-1998 sezonunun 2. haftasından, 1998-1999 sezonunun 6. haftasına kadar)
En uzun süre gol yemeyen takımlar: 12 maç (Fenerbahçe, 1967-1968 sezonunda 15-26. haftalar. Trabzonspor, 1978-1979 sezonunda 5-16. haftalar)
En çok gol kralı çıkaran takım: Galatasaray (17)
En çok gol kralı olan futbolcu: Metin Oktay (6)
En uzun süre gol yemeyen kaleci: 1978-1979 sezonunda Trabzonsporlu Şenol Güneş (1112 dakika)
En uzun sezon: 1962-1963 sezonu (42 maç)
En iyi performans: 1988-1989 sezonunda 36 maçta 29 galibiyet, 6 beraberlik, 1 yenilgiyle Fenerbahçe.
En kötü performans: 1996-1997 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet, 5 beraberlik, 27 yenilgiyle Zeytinburnuspor. 2011-2012 sezonunda aynı performansla MKE Ankaragücü.
En çok seyircili maç: 2013-2014 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray maçı. (76 bin 127 kişi)
En çok gol atılan hafta: 2021-2022 sezonunda 27. hafta (44 gol)
En az gol atılan hafta: 1981-1982 sezonu 29. hafta (4 gol)
Üst üste en çok kazanan takım: Beşiktaş (13 maç, 1959-1960 sezonunda 10-22. haftalar)
Üst üste en çok yenilen takım: 2011-2012 sezonunda MKE Ankaragücü (15 maç, 20-34. haftalar)
Üst üste deplasmanda en çok maç kazanan takım: Fenerbahçe (2010-2011 sezonunun 18. haftasıyla, 2011-2012 sezonunun 6. haftası arasında 12 maç)
En çok takımı yer alan il: İstanbul (16)
En uzun süre kazanamayan takım: Adana Demirspor (29 hafta, 1994-1995 sezonunda 6-34. haftalar)
En çok gol atılan sezon: 2020-2021 (1136 gol)
En az gol atılan sezon: 1973-1974 (405 gol)
Gol ortalaması en yüksek sezon: 2000-2001 (Maç başına 3,32 gol)
Gol ortalaması en düşük sezon: 1973-1974 (Maç başına 1,69 gol)
En çok şampiyonluk gören teknik adam: Fatih Terim (8)
En uzun süre çalışan yabancı teknik direktör: Yugoslav Abdullah Gegic (Çeşitli takımlarda yaklaşık 9 yıl)
Aralıksız en uzun süre görev yapan yabancı teknik adam: İngiliz Gordon Milne (Beşiktaş'ın başında 6,5 sezon)
En uzun süre kendi sahasında yenilmeyen takım: Trabzonspor (90 maç, 1975-1976 sezonunun 10. haftasından, 1981-1982 sezonunun 6. haftasına kadar)
En uzun süre deplasmanda yenilmeyen takım: Galatasaray (40 maç, 1997-1998 sezonunun 19. haftasından, 1999-2000 sezonunun 31. haftasına kadar)
Ligi yenilgisiz kapatan takımlar: 1985-1986 sezonunda Galatasaray, 1991-1992 sezonunda Beşiktaş.
Yenilgisiz şampiyon olan takım: 1991-1992 sezonunda Beşiktaş.
En çok yenilen şampiyon: 8 yenilgi ile 2020-2021 sezonunda Beşiktaş.
En çok gol yiyen şampiyon: 2020-2021 sezonunda 44 golle Beşiktaş.
En az gol yiyen şampiyon: 1969-1970 sezonunda Fenerbahçe (6)
En çok puanla şampiyon olan takım: 1988-1989 sezonunda 93 puanla Fenerbahçe.
En az puanla şampiyon olan takım: 1979-1980 ve 1980-1981 sezonlarında 39'ar puanla Trabzonspor.
En erken şampiyonluğu ilan eden takım: Biteme 3 hafta kala, 1967-1968, 1969-1970 ve 2013-2014 sezonlarında Fenerbahçe, 2021-2022 sezonunda da Trabzonspor
Puanı silinen ilk takım: 1981'de Beşiktaş karşısında sahadan çekilen Mersin İdmanyurdu.
En gollü beraberlikler: 1967-1968 sezonunda Beşiktaş-Galatasaray, 1982-1983 sezonunda Fenerbahçe-Galatasaray, 1995-1996 sezonunda Samsunspor-İstanbulspor, 2000-2001 sezonunda Adanaspor-Kocaelispor, 2001-2002 sezonunda Gençlerbirliği-Diyarbakırspor, Kocaelispor-MKE Ankaragücü, 2006-2007 sezonunda Antalyaspor-Beşiktaş, Kayserispor-Antalyaspor, 2014-2015 sezonunda Trabzonspor-Gaziantepspor, 2018-2019 sezonunda Yeni Malatyaspor-Sivasspor, 2021-2022 sezonunda Konyaspor-Kasımpaşa (4-4)
En nötr sonucu alan takım: 1969-1970 sezonunda 30 maçta 10 galibiyet, 10 beraberlik, 10 yenilgi alan, 26 gol atıp, aynı sayıda gol yiyen Beşiktaş.
En erken gol: 10. saniyede Gaziantep FK futbolcusu Muhammet Demir (2021-2022 sezonunun 16. haftasında Medipol Başakşehir'e)
Gol atan en genç futbolcu: Kayserispor formasıyla Emre Demir. (2019-2020 sezonunda, 9 Kasım 2019 tarihindeki Gençlerbirliği-Kayserispor maçında fileleri havalandıran Emre Demir, 15 Ocak 2004 doğumlu. Emre Demir, 15 yaş, 9 ay ve 25 günlükken topu filelere gönderdi.)
En iyi sezon başlangıcı: 2009-2010 sezonundaki ilk 8 maçını da kazanan Fenerbahçe.
En iyi ilk yarı performansı: 2005-2006 sezonunda 17 maçta 14 galibiyet, 3 beraberlikle Fenerbahçe.
En iyi ikinci yarı performansı: 2010-2011 sezonunda 17 maçta 16 galibiyet, 1 beraberlikle Fenerbahçe.
En çok küme düşen takım: Samsunspor (7)
Ligden düşmeyen takımlar: Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un yanı sıra 7. sezonunu yaşayacak Alanyaspor, 5. sezonunu geçirecek Gaziantep FK ile 3. sezonunda mücadele verecek Hatayspor.
Lige en çok katılan takımlar: Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, geride kalan 64 sezonun tamamında yer aldı.
Lige en az katılan takımlar: Petrolofisi, Bucaspor, Siirtspor, Kahramanmaraşspor ve Kırıkkalespor (Birer kez)
Üst üste en çok maçta gol atan futbolcu: 9 maç (Metin Oktay, 1962-1963, Galatasaray), (Saffet Sancaklı, 1995-1996, Kocaelispor)
En çok gol atan futbolcu: FETÖ firarisi Hakan Şükür (249)
En çok oynayan futbolcu: Umut Bulut (515)
En çok maç yöneten hakem: Cüneyt Çakır (385)
En çok maça çıkan teknik adam: Samet Aybaba (621)
Şampiyonluk yaşayan en genç teknik direktör: Tomislav Kaloperovic (31 Ocak 1932 doğumlu Yugoslav teknik adam, Galatasaray'ın başında 25 Mayıs 1969'da şampiyonluğa ulaşırken 37 yaşından 3 ay 25 gün almıştı)
Şampiyonluk yaşayan en yaşlı teknik adam: Fatih Terim (4 Eylül 1953 doğumlu Terim, 2018-2019 sezonunda 19 Mayıs 2019'da Galatasaray'la mutlu sona ulaştığında 66 yaşını tamamlamasına 3 ay 20 gün kalmıştı.)

- Bir sezonda
En çok galip gelen takım: 1959-1960 sezonunda Beşiktaş, 1988-1989 sezonunda Fenerbahçe (29). Beşiktaş ayrıca, iki aşamalı oynanan 1962-1963 sezonunda da toplamda 29 galibiyet aldı.
En az galip gelen takım: 1981-1982 sezonunda Diyarbakırspor, 1992-1993 sezonunda Konyaspor, 1996-1997 sezonunda Zeytinburnuspor, 2000-2001 sezonunda Adanaspor, 2011-2012 sezonunda MKE Ankaragücü (2)
En çok gol atan takım: 1962-1963 sezonunda iki aşamalı ligde 42 maçta 105 gol atan Galatasaray ile 1988-1989 sezonunda 36 maçta 103 gol atan Fenerbahçe.
En az gol atan takım: 1971-1972 sezonunda Samsunspor, 1972-1973 sezonunda Beşiktaş (14)
En az gol yiyen takım: 1969-1970 sezonunda 30 maçta 6 gol yiyen Fenerbahçe.
En çok gol yiyen takım: 2000-2001 sezonunda 34 maçta 91 gol yiyen Adanaspor.
En az berabere kalan takım: 1995-1996 sezonunda Eskişehirspor, 1991-1992 ve 2004-2005 sezonlarında Fenerbahçe (2)
En çok berabere kalan takım: 1982-1983 sezonunda MKE Ankaragücü (18)
En iyi averaja sahip takım: 1988-1989 sezonunda artı 76 ile Fenerbahçe.
En kötü averaja sahip takım: 1996-1997 sezonunda eksi 60 ile Zeytinburnuspor.
En çok gol atan futbolcu: Tanju Çolak (1987-1988 sezonunda 39 gol)
En az golle gol kralı olan futbolcu: Metin Oktay (1959 sezonunda 11 gol)
En çok gol atan yabancı futbolcu: Mbaye Diagne (2018-2019 sezonunda 30 gol)
Evindeki bütün maçları kazanan takımlar: 2000-2001 sezonunda Fenerbahçe, 2001-2002 sezonunda Galatasaray (17)
En az gol atarak şampiyon olan takım: Trabzonspor (1979-1980 sezonunda 25 golle)
"Dört büyükler"i yenen takımlar: 1987-1988 sezonunda Malatyaspor, 2001-2002 sezonunda MKE Ankaragücü, 2006-2007 sezonunda Bursaspor, 2012-2013 sezonunda Kasımpaşa, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonunda Medipol Başakşehir.
Dört derbi maçı da hiç gol yemeden kazanan takım: 2002-2003 sezonunda Beşiktaş.
Dört derbi maçı da hiç gol atamadan kaybeden takım: 2014-2015 sezonunda Beşiktaş.
Dört derbi maçı da kaybeden takımlar: 1991-1992 sezonunda Galatasaray, 2014-2015 sezonunda Beşiktaş.
En fazla puan farkıyla şampiyon olan takım: 1987-1988 sezonunda 2. sıradaki Beşiktaş'a 12 puan fark atan Galatasaray.
"Dört büyükler" dışında en çok puan toplayan takım: 2009-2010 sezonunda Bursaspor (75 puan)
"Dört büyükler" dışında en fazla galibiyet alan takımlar: 2007-2008 sezonunda Sivasspor, 2009-2010 sezonunda Bursaspor (23 galibiyet)

- Bir maçta
En çok gol atan futbolcu: 1992-1993 sezonunda Fenerbahçe-Karşıyaka (7-1) maçında 6 gol atan Tanju Çolak.
En çok gol atan yabancı futbolcular: Galatasaraylı Mario Jardel (2000-2011 sezonunda Erzurumspor'a), Fenerbahçeli Alex de Souza (2010-2011 sezonunda MKE Ankaragücü'ne), Adana Demirsporlu Mario Balotelli (2021-2022 sezonunda Göztepe'ye) (5 gol)
En çok penaltı atan takım: 1986-1987 sezonunda Fenerbahçe-Eskişehirspor maçında Fenerbahçe (4)
En çok penaltı atan futbolcu: 1986-1987 sezonunda Fenerbahçeli Zafer Tüzün, Eskişehirspor'a karşı 4 atışı da gole çevirdi.
En fazla kırmızı kart gören takım: 2003-2004 sezonunda Beşiktaş-Samsunspor maçında 5 kırmızı kartla Beşiktaş.



Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.


Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.


Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
TT

Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)

Fransız futbolcu Kylian Mbappe, Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle özür dilemesine rağmen bugün (Çarşamba) Çin sosyal medyasında yükselen öfke dalgasını yatıştırmakta zorlandı. Açıklamaları, dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin’de birçok ticari anlaşmasını kaybetmesine yol açtı.

1976 yılında hayatını kaybeden Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong hakkında şaka yapılması, ülkede hakaret olarak değerlendiriliyor ve toplumsal açıdan hâlâ tabu kabul ediliyor.

Çinli birçok marka Mbappe ile iş birliğini sonlandırırken, Çin devlet televizyonu da İspanya La Liga maçlarının yayınını durdurdu.

Real Madrid’in yıldızı Mbappe, salı günü yaptığı açıklamada, internette kendisiyle ilgili dolaşan en komik görselin, yüzünün dijital düzenlemeyle başka bir kişinin fotoğrafına yerleştirildiği görüntü olduğunu söylemişti. Mbappe, söz konusu kişi için “Bir adam, sanırım Çinli bir diktatör” ifadesini kullanmıştı. Bu sözlerin Mao Zedong’a gönderme yaptığı değerlendirildi.

Mbappe’nin ilk açıklaması, sıkı denetim altındaki Çin sosyal medya platformlarında yeniden paylaşılmadı ya da paylaşımlardan kaldırıldı. Çin’in resmî medya kuruluşları da Mao’nun adını anmaktan kaçınarak futbolcunun “Çin hakkında uygunsuz açıklamalarda bulunduğunu” belirtmekle yetindi. Buna rağmen Mbappe, bugün (Çarşamba) Çinli kullanıcıların yoğun eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.

Weibo platformundaki kullanıcılardan biri, “Açıklamaları Çin’e ve Çin halkına hakaret niteliğindeydi. Bu nedenle çevrilemez” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, bir milyondan fazla takipçisi bulunan Mbappe’nin Xiaohongshu platformundaki hesabı donduruldu. Böylece futbolcunun yeni takipçiler kazanması engellendi. Weibo’da da benzer bir kısıtlama uygulandı. Platformda, “Bu kullanıcıyı takip etmek, yasaları veya Weibo Topluluk Kuralları’nı ihlal etmesi nedeniyle engellenmiştir” uyarısı yayımlandı.

Çin medyasında yer alan haberlere göre Dior ve Hublot gibi uluslararası markalar da Mbappe ile bağlantılı içerikleri Weibo hesaplarından kaldırdı. Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre  Dior ve Hublot’nun Weibo hesaplarında futbolcunun Çince adını kullanarak yaptığı aramalarda da herhangi bir sonuca ulaşılamadı.

Tepkiler internetle sınırlı kalmadı. AFP’nin Pekin’deki Sanlitun alışveriş bölgesinde bulunan Adidas’ın amiral mağazasında yaptığı incelemede, Real Madrid formalarının satışta olduğu ancak Mbappe’nin adını taşıyan formaların bulunmadığı görüldü.

Buna karşın, futbolcuyla bağlantılı bazı ürünler hâlâ satışta. Resmî olmayan formalar, örgü bereler ve şapkalar, Taobao adlı e-ticaret platformunda bulunabiliyor.

Çin’in resmî medyası daha önce Mbappe’yi “futbol fenomeni” ve “yetenek” olarak nitelendirmişti. Ülkede geniş bir hayran kitlesine sahip olan Fransız futbolcunun fotoğrafları reklam panolarında, elektrolit içeren içeceklerin ambalajlarında ve sosyal medya platformlarında sıkça görülüyor.

Mbappe, Çin’de zaman zaman “Guigui” lakabıyla da anılıyor. “Kaplumbağa” anlamına gelen bu lakap, futbolcunun Ninja Kaplumbağalar filmindeki karakterlerden birine benzetilmesinden kaynaklanıyor.