Suriye’nin doğusundaki el-Hol Kampı’ndan kaçış girişimi engellendi

El Hol Kampı’ndaki çocukların arşiv fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
El Hol Kampı’ndaki çocukların arşiv fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
TT

Suriye’nin doğusundaki el-Hol Kampı’ndan kaçış girişimi engellendi

El Hol Kampı’ndaki çocukların arşiv fotoğrafı (Şarku’l Avsat)
El Hol Kampı’ndaki çocukların arşiv fotoğrafı (Şarku’l Avsat)

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'ne bağlı İç Güvenlik Güçleri'nin (Asayiş) internet sitesinde yayınlanan yeni bir videoda, Haseke vilayetinin doğusunda yer alan el-Hol Kampı’ndan aralarında çocukların da bulunduğu bir grup çarşaflı kadının ahşap ve inşaat malzemeleri yüklü bir kamyonun römorkuna gizlenerek kaçmaya çalıştığı görüldü. Bunun, kalabalık kampta yaşayan DEAŞ militanlarının ailelerini kaçırmaya yönelik son girişimi olduğu belirtildi.
Kamp yönetiminden bir güvenlik kaynağı, güvenlik güçlerinin, inşaat malzemeleri taşıyan bir kamyonla DEAŞ'lıların ailelerini kaçırma girişiminde bulundukları ihbarını aldığını söyledi. Kaynak Şarku’l Avsat ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Salı günü öğleden sonra kamptan bir kamyon çıktı. İçerisinde 39'u çocuk ve 17'si kadın olan 56 örgüt üyesi yakalanana kadar takip edildi” ifadelerini kullandı. Kaynak, kamyon şoförünün, güvenlik güçlerinin başarıyla önlediği kaçakçılık operasyonuna katılan uyuyan hücrelerle işbirliği yaptığından şüphelenildiğine dikkati çekti. Kaynak, bu yılın başında Haseke’nin güneyindeki hapishanedeki kanlı saldırıya benzer el-Hol Kampı’nın kontrolünü ele geçirmeyi amaçlayan geniş çaplı saldırı planlayan aktif hücreler hakkında istihbarat bilgileri ve araştırmaları olduğunu belirtti.
Haseke kentinin yaklaşık 45 kilometre doğusunda bulunan kampta sık sık kaçış olayları yaşanıyor ve kampta çoğu kadın ve çocuk 56 bin kişi bulunuyor. Ayrıca kamp, 54 Batı ve Arap uyruklu 10 bin kişilik örgüt üyelerinin göçmen aileleri için özel bir bölüme de ev sahipliği yapıyor.
Kuzey ve Doğu Suriye İç Güvenlik Güçleri Sözcüsü Ali el Hasan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mart 2020'den bu yana engellenen ve belgelenen kaçış girişimlerinin 728'i aştığına işaret etti. Hasan, kampın genel kontrol ve teftiş noktalarını arttırdıklarını, kampın etrafında gece ve gündüz olmak üzere devriyeler yapılarak giriş ve çıkışların kontrol edildiğini ve kampın 9 bölüme ayrıldığını söyledi.
Kaçış olaylarının artması sonrası güvenlik önlemleri ve prosedürlerine değinen Hasan, kamp alanının çok büyük olduğu ve engebeli çöl arazileriyle çevrili olduğu göz önüne alındığında, “Gözlem noktalarını, nöbet noktalarını ve devriyelerimizin kamp içinde ve dışında sayısını artırdık” dedi. Açıklamasında insan kaçakçılığı yapan kişilerin tutuklandığını ve aralarında DEAŞ’lı kadınların da bulunduğunun tespit edildiğini sözlerine ekleyen Hasan, bu kişilerin örgütün kamp içindeki uyuyan hücreleri ile yurt dışında kaçakçılık yapan örgüt ailelerine yardım sağlayan diğer gruplar arasında arabuluculuk rolü üstlendiğini aktardı. El Hol Kampı Sorumlusu Hemrin Hasan, kamp sorununun uluslararası bir sorun olduğunu ve ilgili ülkelerin çözüm sağlamak için sert önlemler alması gerektiğini belirterek, şimdiye kadar bu hükümetlerin herhangi bir teklif sunmadıklarını ve toplumlarına tehdit oluşturan aşırılıkçı bir ideolojiyi taşıdıkları gerekçesiyle vatandaşlarını kabul etmeyi reddettiklerini kaydetti. Hemrin, herhangi bir çözüm sunulmadan ailelerin Suriye'nin doğusunda Irak sınırına yakın olan bu yerde kalmasına karşı uyarıda bulundu. Nüfusunun yüzde 65'ini oluşturan ve ebeveynlerinin kararlarına kurban giden bu kamptaki çocukların kurtarılması için uluslararası topluma çağrıda bulunan Hemrin, ailelerinin bu çocukların üzerlerindeki etkisi konusunda uyardı. Ayrıca, DEAŞ ailelerinin sadece Suriye için değil tüm dünya ülkeleri için tehlike arz eden saatli bir bomba olduğunu vurguladı.



Suriye güvenlik güçlerinin elinde "değerli bir hazineden" daha fazlası

Suriye güvenlik görevlisi, pazar günü geri çekildikten sonra Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Halep'te kullanılan bir tüneli inceliyor (Reuters)
Suriye güvenlik görevlisi, pazar günü geri çekildikten sonra Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Halep'te kullanılan bir tüneli inceliyor (Reuters)
TT

Suriye güvenlik güçlerinin elinde "değerli bir hazineden" daha fazlası

Suriye güvenlik görevlisi, pazar günü geri çekildikten sonra Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Halep'te kullanılan bir tüneli inceliyor (Reuters)
Suriye güvenlik görevlisi, pazar günü geri çekildikten sonra Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından Halep'te kullanılan bir tüneli inceliyor (Reuters)

Suriye İçişleri Bakanlığı, Humus, Lazkiye ve Şam kırsalında son dönemde gerçekleştirilen güvenlik operasyonlarının sonuçlarını açıkladı. En dikkat çekici olanı, geçen ay Humus'taki İmam Ali Bin Ebu Talib Camii'ne düzenlenen bombalı saldırıya karıştıkları belirtilen iki DEAŞ üyesinin yakalanması; ayrıca eski rejimin en önde gelen sadıklarından Mikdad Fatiha liderliğindeki "Sahil Kalkanı Tugayı"na bağlı "Teğmen Abbas" hücresinin üç liderinin ve Şam'ın el-Wurud mahallesinde "sabotaj operasyonları" planladığı belirtilen silahlı bir grubun yakalanmasıdır.

Halep cephesinde, ordunun harekat komutanlığı, Meskene ve Deyr Hafer yakınlarındaki Halep'in doğu kırsalında Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) konuşlanma noktalarına daha fazla silahlı grubun geldiğinin tespit edildiği açıklandı. SDG ise bu iddiayı yalanlayarak “asılsız suçlamalar” olarak nitelendirdi.


Suriye ordusu: Halep kırsalında SDG’nin konuşlanma noktalarına silahlı grupların ulaştığını tespit ettik

Halep’in kuzeyinden SDG savaşçılarını taşıyan araçların etrafında toplandı (AFP)
Halep’in kuzeyinden SDG savaşçılarını taşıyan araçların etrafında toplandı (AFP)
TT

Suriye ordusu: Halep kırsalında SDG’nin konuşlanma noktalarına silahlı grupların ulaştığını tespit ettik

Halep’in kuzeyinden SDG savaşçılarını taşıyan araçların etrafında toplandı (AFP)
Halep’in kuzeyinden SDG savaşçılarını taşıyan araçların etrafında toplandı (AFP)

Suriye ordusuna bağlı Operasyonlar Heyeti, bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, Halep’in doğu kırsalında Meskene ve Deyr Hafir yakınlarında, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) konuşlanma noktalarına ilave silahlı grupların takviye edildiğini tespit ettiklerini duyurdu.

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’ya konuşan Operasyonlar Heyeti, “Sahadaki durumu doğrudan ve anlık biçimde inceliyor ve değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklamada, SDG’nin silahlı gruplar sevk etmesinin gerilimi tırmandığını belirtilerek, bu grupların gerçekleştireceği herhangi bir askerî hareketin “sert bir karşılıkla” yanıtlanacağı uyarısında bulunuldu.


Hadramut’un kanaat önderleri: Suudi Arabistan’ın tutumu tarihidir ve yeni bir istikrar döneminin temelini atmaktadır

Mukalla halkının Suudi Arabistan Krallığı’na teşekkür için düzenlendiği dayanışma gösterisinden bir kare (Şarku’l Avsat)
Mukalla halkının Suudi Arabistan Krallığı’na teşekkür için düzenlendiği dayanışma gösterisinden bir kare (Şarku’l Avsat)
TT

Hadramut’un kanaat önderleri: Suudi Arabistan’ın tutumu tarihidir ve yeni bir istikrar döneminin temelini atmaktadır

Mukalla halkının Suudi Arabistan Krallığı’na teşekkür için düzenlendiği dayanışma gösterisinden bir kare (Şarku’l Avsat)
Mukalla halkının Suudi Arabistan Krallığı’na teşekkür için düzenlendiği dayanışma gösterisinden bir kare (Şarku’l Avsat)

Hadramut’un ileri gelenleri ve kanaat önderleri, Suudi Arabistan’ın vilayetin yanında duruşunun son derece hassas bir aşamada belirleyici bir güven unsuru oluşturduğunu ve Hadramut’un güvenliği ile istikrarını tehdit eden tehlikeli senaryoların önüne geçilmesine katkı sağladığını vurguladı.

Şarku’l Avsat gazetesine konuşan Hadramut’un ileri gelenleri, Suudi rolünün yalnızca mevcut krizin geçici yönetimiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda yeni bir istikrar ve kalkınma safhasının zeminini oluşturduğunu ifade etti. Bu değerlendirmeler, güneydeki siyasi tabloyu yeniden düzenlemesi beklenen “Güney-Güney Diyaloğu” konferansına yönelik beklentilerin arttığı bir dönemde yapıldı.

Aynı kaynaklar, Hadramut’un “kritik bir eşikte” bulunduğunu belirterek, vilayetin çıkarlarını, tarihsel ağırlığını ve siyasal etkisini yansıtacak tek bir ses ve ortak bir vizyon etrafında birleşilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu yaklaşımın, önümüzdeki her türlü siyasi süreçte Hadramut’un etkin temsilini güvence altına alacağı kaydedildi.

“Tarihe altın harflerle geçecek bir tutum”

Hadramut Ulusal Konseyi Genel Sekreteri Şeyh İsam el-Kesiri, Suudi Arabistan’ın Hadramut’a yönelik son tutumunu “tarihe altın harflerle yazılacak bir duruş” olarak nitelendirdi. Kesiri, 3 Aralık (Aralık) olayları sırasında Suudi liderliğinin sergilediği kararlılığın Hadramut’un çöküşünü engellediğini ve vilayetin diğer bölgelerin yeniden kazanılmasındaki rolüne dikkat çekti.

sgthy
Şeyh İsam el-Kesiri (Şarku’l Avsat)

Kesiri, Hadramut’un krizi geride bıraktığını ancak artık ilerleme ve kalkınmanın hatlarını çizen yeni bir yola girdiğini ifade ederek, Yemen siyasi liderliğinin çağrısı ve Suudi Arabistan’ın desteğiyle başlatılan diyalog sürecinin “güvenli ve istikrarlı bir geleceğin göstergesi” olduğunu belirtti. Kesiri “Krallık’taki kardeşlerimizin son dönemdeki kardeşçe duruşunun sonuçlarını, Hadramut’un güvenli geleceğinde açıkça göreceğiz” dedi.

Nehd kabilelerinin önde gelen ismi ve Hadramut Ulusal Konseyi bünyesindeki Bilgeler Heyeti Başkanı Hakem Abdullah en-Nehdi ise Suudi Arabistan’ı Hadramut için “Allah’tan sonra ilk dayanak” olarak tanımladı. İki taraf arasındaki ilişkinin coğrafi, inançsal, toplumsal ve kabilesel bağların doğal bir uzantısı olduğunu vurguladı.

fgthy
Nehd kabilelerinin referans ismi Hakem Abdullah en-Nehdi (Şarku’l Avsat)

En-Nehdi, Suudi Arabistan’ın Hadramut’taki çabalarının sahada somut biçimde hissedildiğini; gerek mali destek gerekse son kriz sırasında sergilenen kararlı tutumla bunun açıkça görüldüğünü söyledi. En-Nehdi, “Krallığın desteği olmasaydı, denizde boğulan biri gibi olurduk” ifadesini kullandı.

Suudi liderliğin Kral Selman bin Abdülaziz, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman  sunduğu desteğin Hadramut halkının hafızasında kalıcı olacağını belirten en-Nehdi, “Hadramut, Krallık için doğal bir stratejik derinliktir; onun güvenliği Suudi Arabistan’ın güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi. En-Nehdi, Hadramut’un geleceğine dair iyimser olduğunu dile getirerek, vilayet halkını kalkınma, dayanışma, ayrışmanın reddi ve yolsuzlukla mücadele çağrısında bulundu.

“Beklentilerin ötesinde bir duruş”

Hadramut Kabileleri Referans Konseyi Başkanlık Üyesi Şeyh Sultan et-Temimi de Suudi tutumunun “beklentilerin üzerinde” olduğunu ve kan ile tarih bağlarının derinliğini yansıttığını söyledi. Temimi, “Güney Diyaloğu”nu yalnızca Hadramut için değil, Yemen’in tamamı için “kurtuluş simidi” olarak tanımladı.

sdfe
Şeyh Sultan et-Temimi (Şarku’l Avsat)

Yemen’in bugün mutlaka değerlendirilmesi gereken tarihi bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirten Temimi, bu fırsatın yolunun diyalogdan geçtiğini vurguladı. “Bu diyaloğun başarılı olacağına inanıyoruz; çünkü hamisi Suudi Arabistan’dır. Krallığın kriz çözümünde zengin ve başarılı bir sicili bulunmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.