Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde YPG’yi SİHA’larla hedef alıyor

Suriye’nin kuzeybatısında Suriye Milli Ordusu’na ait bir nokta (AFP)
Suriye’nin kuzeybatısında Suriye Milli Ordusu’na ait bir nokta (AFP)
TT

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde YPG’yi SİHA’larla hedef alıyor

Suriye’nin kuzeybatısında Suriye Milli Ordusu’na ait bir nokta (AFP)
Suriye’nin kuzeybatısında Suriye Milli Ordusu’na ait bir nokta (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı Tel Tamr Askeri Konseyi üyelerinden birinin, Tel Cuma Aşuriye köyünde Türkiye’ye ait silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile düzenlenen saldırı sonucu öldüğü iddia edildi.
Fırat’ın doğusundaki bölgeler, son üç hafta içinde, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi arasındaki Tahran Zirvesi’nin ardından, Suriye’nin kuzeyinde SDG’nin omurgasını oluşturan YPG lider ve unsurlarını öldüren Türk SİHA’larının yoğunlaşmasına tanık oldu.
Gözlemciler, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde SDG’ye karşı bir askeri operasyon yürütmesine izin verecek uluslararası onay sağlayamamasının ardından şu anda SDG’yi tüketmek ve zayıflatmak için yeni bir strateji izlediğine inanıyor.
Rusya, İran ve Suriye rejiminin yanı sıra ABD ve Avrupa ülkeleri, geçtiğimiz Mayıs ayında söz konusu askeri operasyonu reddettiklerine dair açıklamalar yaptı.
Gözlemciler, Türk gerginliğinin Tahran zirvesinden sonra geldiğine inanıyorlar.
Bu, Türkiye’nin sınırlarının güneyindeki Suriye topraklarının 30 kilometre derinliklerinde güvenli alanlar oluşturmaya yönelik askeri operasyon başlatmak yerine liderlerini hedef alarak SDG’yi zayıflatmak için Rusya ve İran’dan yeşil ışık almış olabileceğini gösteriyor.
Türkiye, 24 Temmuz’da SDG’nin Ayn el-Arab sorumlusu Kendal Ermeni kod adlı Şahin Tekintanğaç’ı düzenlediği özel operasyonla etkisiz hale getirdiğini duyurdu.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 1 Ağustos’ta ise SDG’nin Ayn el Arab yürütme konseyi üyesi Erhan Arman’ın düzenlenen özel operasyonla etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Ayrıca, Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusundaki ‘Öz Yönetim’e bağlı Asayiş güçlerine mensup 3’ü kadın 4 unsur, Ayn İsa kasabasının güneyinde Tel Saman kampı yakınlarında araç içinde seyir halindeyken öldürüldü.
Rakka kırsalındaki Tel Abyad ve Ayn İsa bölgelerinde SDG’ye bağlı  3 unsur öldürüldü.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türk SİHA’larının Temmuz ayında önde gelen liderler de dahil olmak üzere en az 10 SDG unsurunu hedef aldığını ileri sürdü.
Bu, yılın başından bu yana kuzey ve kuzeydoğudaki etki alanlarında düzenlenen 43 SİHA saldırısı arasında yer alıyor. Bu saldırıların 35 unsurun ölümüne ve yaklaşık 80 kişinin yaralanmasına neden olduğu iddia edildi.
Türk kuvvetleri ve Ankara destekli Suriye Milli Ordusu’na bağlı gruplar Haseke kırsalında SDG’ye bağlı mevzileri hedef aldı.
Öte yandan, Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki teröristlere yönelik önleyici operasyonlara devam ediyor. Barış Pınarı bölgesine yönelik saldırı hazırlığı yapan 2 PKK/YPG’li terörist etkisiz hale getirildi” ifadelerine yer verildi.



Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: İran’ın Körfez’e saldırısı çok yanlış bir strateji

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün (Salı) yaptığı açıklamada, İran’ın ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık Körfez ülkelerine saldırmasını “son derece yanlış bir strateji” olarak nitelendirdiğini ve bunun bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını söyledi.

TRT Haber Özel Yayın'ında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Dışişleri Bakanı Fidan, “İran’ın bu bölgeleri rastgele bombalaması çok yanlış bir strateji” dedi. Fidan Tahran’ın stratejisini “Ben batarsam, bölgeyi de batırırım” olarak tanımladı.

Bakan Fidan, İran saldırılarına maruz kalan ülkelerin bu saldırılar devam ettiği sürece sessiz kalamayabileceğine ve çatışmanın kapsamının genişlemesinin endişe verici bir durum olduğuna dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı, İran’da rejim değişikliğinin “bölge için tehlikeler” oluşturabileceğini belirtti. Fidan, yeni İran liderliğinin seçilip göreve gelmesi halinde, ABD ve İsrail ile savaşın sona erdirilmesi için bir fırsat sunabileceğini söyledi. Herhangi bir uzlaşmanın, savaşın uzamasından daha iyi olacağını vurgulayan Fidan, yeni İran liderliğinin çatışmayı sonlandırma yönünde “irade” göstermesini umut etti.


Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.


Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran’ın bir nükleer anlaşmaya varmak için uzlaşmaya hazır göründüğünü belirterek, görüşmelerin kapsamının Tahran’ın balistik füze programını içerecek şekilde genişletilmesinin yalnızca “başka bir savaşa” yol açacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times gazetesine aktardığı röportajda Fidan, “Amerikalıların İran’ın uranyum zenginleştirmesine açık ve net sınırlar içinde müsamaha göstermeye hazır olması olumlu” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, “İranlılar artık Amerikalılarla bir anlaşmaya varmaları gerektiğini biliyor. Amerikalılar da İranlıların belirli sınırları olduğunu biliyor. Onları zorlamaya çalışmanın bir anlamı yok” dedi.

Washington, İran’dan saflık oranı yüzde 60’a ulaşan zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini talep ediyor. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin mali yaptırımların kaldırılmasını talep etmeyi ve zenginleştirme dâhil olmak üzere “nükleer haklarında” ısrarcı olmayı sürdüreceğini söyledi.

Fidan, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın “gerçekten gerçek bir anlaşma yapmak istediğine” inandığını ve 2015’te ABD ve diğer ülkelerle imzalanan anlaşmada olduğu gibi zenginleştirme seviyelerine sınırlamalar ve sıkı bir denetim mekanizmasını kabul edebileceğini belirtti.

ABD’li ve İranlı diplomatlar, geçen hafta Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’ta bir araya gelerek diplomatik çabaları yeniden canlandırma amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede bir filo konuşlandırmasının ardından yeni bir askeri harekât ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yapıldı.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran’ın müzakerelere yeniden başlamaya hazırlandığı bir süreçte Ortadoğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderme seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray ise mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine yanıt vermedi.