Japonya, dünyada en yüksek haftalık Kovid-19 vaka sayısını kaydetti

Endonezya’da güçlendirici doz aşı kampanyasından bir kare (EPA)
Endonezya’da güçlendirici doz aşı kampanyasından bir kare (EPA)
TT

Japonya, dünyada en yüksek haftalık Kovid-19 vaka sayısını kaydetti

Endonezya’da güçlendirici doz aşı kampanyasından bir kare (EPA)
Endonezya’da güçlendirici doz aşı kampanyasından bir kare (EPA)

Avrupa’nın bazı bölgelerinde 48 saat içerisinde kaydedilen Kovid-19 vaka sayısı azalırken, Japonya’daki vaka sayıları bir düşüş döneminden sonra tekrar yükselmeye başladı.
Roma’da kaydedilen resmi rakamlar, İtalya genelinde 65 bin 99 yeni vaka ve virüse bağlı 190 yeni can kaybını gösterdi. Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre ise, İtalya’da toplam vaka sayısı 21 milyon 124 bin 644’e, can kaybı ise 172 bine ulaştı. Fransa 56 bin 58 yeni vaka ve salgına bağlı 101 yeni can kaybı kaydederken, Avusturya salgınla ilgili 25 bin 283 yeni enfeksiyon ve 49 can kaybı kaydetti. Alman Robert Koch Enstitüsü ise dün (Perşembe) sabah, virüsün Almanya’daki haftalık enfeksiyon oranında önceki güne kıyasla bir düşüş olduğunu duyurdu. Enstitü, 7 günlük bir süre içinde 100 bin kişi başına düşen enfeksiyon sayısı Almanya'da 3 bin 451’e düştü bu oran önceki gün 9 bin 47 olarak kaydedilmişti.
Diğer taraftan, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Japon yayın kurumu NHK tarafından aktarılanlara göre, Japonya’nın geçen hafta dünya genelinde en fazla yeni vaka sayısını kaydettiğini aktardı.
WHO tarafından dün yayınlanan ve 25-31 Temmuz haftasında kaydedilen enfeksiyon sayılarına ilişkin en son verileri içeren bir raporda, Japonya’nın ikinci kez haftalık bazda dünyadaki en fazla vakayı kaydettiği ve bu vakaların dünya genelinde kaydedilen vakaların yüzde 20’sini temsil ettiği belirtildi.
Küresel olarak, 25-31 Temmuz arasında önceki haftaya göre yüzde 9 düşüşle, 6 milyon 565 bin 679 yeni vaka kaydedildi. ABD, aynı hafta 923 bin 366 yeni vaka ile ikinci sırada yer alırken, onu 564 bin 437 vaka ile Güney Kore izledi.



Rusya, İran-İsrail gerilimini azaltmaya yönelik bir adım attı

İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
TT

Rusya, İran-İsrail gerilimini azaltmaya yönelik bir adım attı

İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)

Moskova, İran-İsrail gerilimini azaltmak için diplomatik çabalarını yoğunlaştırırken, bir yandan da İranlı yetkililerin yeni protestoları önlemek için sıkı güvenlik önlemleri aldığı bir dönemde, ABD'nin olası gerilim artırma endişelerini gidermeye çalışıyor.

Kremlin dün yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu telefonla ayrı ayrı arayarak arabuluculuk rolünü sürdürme ve durumun doğrudan bir çatışmaya dönüşmesini önlemek için siyasi ve diplomatik çabaları yoğunlaştırma teklifinde bulunduğunu duyurdu.

Bu gelişme, İsrail'in Mossad istihbarat teşkilatının direktörü David Barnea'nın ABD başkanlık özel temsilcisi Steve Wittkoff ile görüşmek üzere Washington'a gelmesinin sonrasında yaşandı.

Trump dün, İran hükümetine protestoculara yönelik çarşamba günü planlanan 800 infazın tamamını iptal ettiği için teşekkür etti.

Beyaz Saray, Tahran'a yönelik uyarıların geçerliliğini koruduğunu, ABD ordusunun ise olası gelişmelere karşı bölgedeki hazırlığını güçlendirmeye devam ettiğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığına göre İsrailli yetkililer, açıklanan ertelemeye rağmen, ABD'nin birkaç gün içinde İran'a karşı askeri bir harekat düzenlemesini bekliyor.

Bu durum, Başkan Trump'ın protestoların bastırılmasıyla bağlantılı ölümlerin azaldığını belirten açıklamalarının ardından ABD'nin saldırı düzenleyeceği yönündeki endişelerin azalmasıyla eş zamanlı olarak geliyor; Beyaz Saray ise "tüm seçenekler masada" diyerek, gerilimi azaltma ve baskıyı sürdürme arasında değişen çeşitli olasılıklara açık bir ortam yarattı.


Trump: Venezüela petrolü şu anda Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor

Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
TT

Trump: Venezüela petrolü şu anda Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor

Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, “Venezuela'nın petrolünün şu anda ABD'ye taşındığını” vurgulayarak, “Venezuela'nın petrolünü elde etmek için kimseye danışmaya gerek duymadığını” belirtti.

Venezuela'nın 303 milyar varil ile dünyanın en büyük petrol rezervine sahip olduğu biliniyor. Ancak, on yıllardır süren kötü yönetim ve yetersiz yatırımlar nedeniyle üretim günlük 900 bin varilin altına düştü.


Beyaz Saray, Avrupa'nın Grönland'daki takviye birliklerinin önemini küçümsüyor

Trump, perşembe günü kendisine Nobel Barış Ödülü'nü takdim eden Venezuelalı muhalefet lideri Maria Machado ile görüştü (EPA)
Trump, perşembe günü kendisine Nobel Barış Ödülü'nü takdim eden Venezuelalı muhalefet lideri Maria Machado ile görüştü (EPA)
TT

Beyaz Saray, Avrupa'nın Grönland'daki takviye birliklerinin önemini küçümsüyor

Trump, perşembe günü kendisine Nobel Barış Ödülü'nü takdim eden Venezuelalı muhalefet lideri Maria Machado ile görüştü (EPA)
Trump, perşembe günü kendisine Nobel Barış Ödülü'nü takdim eden Venezuelalı muhalefet lideri Maria Machado ile görüştü (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün, Grönland'ı ilhak etme planını desteklemeyen ülkelere gümrük vergisi uygulayabileceğini açıkladı. Trump, "Grönland'a ulusal güvenlik gerekçeleriyle ihtiyacımız olduğu için Grönland ile ilgili planı desteklemeyen ülkelere gümrük vergisi uygulayabilirim" ifadelerini kullandı.

NATO içinde ABD'nin geleneksel müttefiki olan Danimarka, Grönland'a yeterince önem vermediği yönündeki Amerikan eleştirilerine yanıt olarak, Grönland'daki askeri varlığını güçlendireceğini açıkladı. Öte yandan Beyaz Saray, Avrupa güçlerinin Grönland'a konuşlandırılmasının Başkan Trump'ın Arktik adasını kontrol etme planları üzerinde hiçbir etkisi olmadığını duyurdu.

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt bir basın toplantısında şunları söyledi: "Avrupa'nın asker konuşlandırmasının, başkanın karar alma sürecini etkilediğine veya Grönland'ı ilhak etme hedefini etkileyeceğine inanmıyorum."