İran’la nükleer müzakereler Viyana’da yeniden başladı

Tahran’ın öne sürdüğü şartlardan taviz vermemesi sonuç alınmasını zorlaştırıyor.    

AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Kamboçya’da bir araya geldiler. (AP)  
AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Kamboçya’da bir araya geldiler. (AP)  
TT

İran’la nükleer müzakereler Viyana’da yeniden başladı

AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Kamboçya’da bir araya geldiler. (AP)  
AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve ABD Dışişleri Bakanı Blinken, Kamboçya’da bir araya geldiler. (AP)  

Avrupa Birliği Siyasi Direktörü ve ‘nükleer müzakereler’ koordinatörü Enrique Mora, Amerikan ve İran heyetleri arasında ‘2015 nükleer anlaşmasının’ canlandırılmasına yönelik dolaylı müzakerelerde mesaj alışverişini yeniden başlattı. Ancak Tahran’ın daha önce öne sürdüğü şartlara bağlı kalması, ‘nükleer müzakerelerde’ hızlı bir sonuç alınmasını zorlaştırmaya devam ediyor. Avrupa Birliği koordinatörü Mora, 22015 nükleer anlaşmasının’ yeniden canlandırılması yönündeki çabalar kapsamında, Viyana’daki Coburg Palace otelinde, Rus temsilci Mihail Ulyanov ve Çin'in temsilcisi Wang Kun ile bir araya geldi. Mora daha sonra İran’ın müzakere heyetinin başkanı Ali Bakıri Kani ile bir görüşme gerçekleştirdi.  
Tahran ve Washington, çözüme kavuşturulamayan bazı konular nedeniyle mart ayında askıya alınan ‘nükleer müzakerelerde’ hızlı bir ilerleme sağlanması ihtimalini dışladı. İran'ın baş müzakerecisi Ali Bakıri Kani, Viyana’ya gitmeden önce Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Müzakereleri ilerletmek için Viyana’ya gidiyoruz. Bu bir fırsat, anlaşmanın kurtarılması için top şimdi ABD’nin sahasında. Washington’ın olgunca bir tutum sergilemesi ve sorumlu bir şekilde davranması gerekir” ifadelerini kullandı. Diğer yandan ABD’nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin, AB Yüksek Temsilcisi Borrell’in tavsiyeleri doğrultusunda müzakereleri sürdürmek için iyi niyet sergilediğini belirtti. Ancak ‘beklentilerinin sınırlı ve kontrol altında’ olduğunu vurguladı.  
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nin (ASEAN) Kamboçya’daki toplantısı sırasında Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile görüştü. Görüşmelerin odağında İran’ın nükleer dosyası vardı. Blinken ve Borrell, Viyana’daki yeni ‘nükleer müzakere’ turunu değerlendirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price yaptığı açıklamada, Blinken'ın Borrell'in İran’la yapılan nükleer müzakerelerindeki rolüne övgüde bulunduğunu ve ABD'nin ‘nükleer müzakerelere geri dönme arzusunda kararlı olduğunu aktardığını’ kaydetti.  

Josep Borrell 20 Haziran'da, nükleer anlaşmanın taraflarına görüşmelerdeki çıkmazın üstesinden gelmek için uzlaşmacı çözümler içeren yeni bir ‘anlaşma taslağı’ göndermişti. Borrell geçen hafta yaptığı açıklamada, taraflarca ‘önemli ek tavizler verilmesi ihtimalinin tükendiğini’ vurguladı.  
Borrell 5 Temmuz’da yaptığı açıklamada ise ‘anlaşma sağlanmasına yönelik siyasi marjın daralmakta olduğu’ konusunda uyarıda bulunmuştu.  
İran tarafından yapılan açıklamalara göre en son Katar’da olduğu gibi, ABD-İran müzakere heyetleri arasında ‘askıdaki bekleyen konuların’ çözümü için AB koordinatörlüğünde dolaylı görüşmeler yapılması bekleniyordu. Ancak Rusya ve Çin’in temsilcilerinin Viyana’da görüşmelere katılması dikkat çekti. Rusya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Mihail Ulyanov ikili görüşmeler kapsamında Bakıri ile bir araya geldi. Ulyanov, Twitter’dan yaptığı açıklamada, Bakıri ile nihai anlaşmaya ilişkin çözüme kavuşturulması gereken sorunların aşılması için yol ve yöntemleri ele alan yapıcı bir görüşme yaptıklarını söyledi.  
Fransız haber ajansı AFP, Viyana’daki Avrupalı bir diplomatın, “Tarafların ilerleme iradesini gösteren bu toplantıyı memnuniyetle karşılıyoruz. Bu olumlu, ancak şu anda hiçbir sonucun garantisi yok” sözlerini aktardı. Wall Street Journal gazetesinde İran’ın ‘Devrim Muhafızları Ordusu’nun ‘terör listesinden’ çıkarılması talebinden vazgeçtiği iddia edildi. Devrim Muhafızları’na bağlı Fars haber ajansı, İran’ın nükleer müzakere heyetinde yer alan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran’ın Devrim Muhafızları’nın (DMO) ABD’nin ‘yabancı terör örgütleri listesinden’ çıkarılması şartından vazgeçtiği yönündeki iddiaların ‘güvenilirlikten yoksun’ olduğunu vurguladı. Tahran, DMO’nun ‘terör listesinden’ çıkarılması talebinin yanı sıra olası bir anlaşma sonrası herhangi bir ABD başkanının anlaşmadan çekilmeyeceğiyle ilgili de güvence istiyor. Aynı zamanda tüm ekonomik yaptırımların kaldırılmasını ve söz konusu yaptırımların yeniden uygulanmayacağının taahhüt edilmesini talep ediyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın, İran’da bildirilmemiş alanlarda rastlanan ‘nükleer bulgularla’ ilgili soruşturmasının sonlandırılması da İran’ın istekleri arasında yer alıyor.  
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby salı günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden’ın, nükleer müzakereler kapsamında Devrim Muhafızları Ordusu’nun ‘terör listesinden çıkarılması’ talebini reddettiğini söyledi. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, Devrim Muhafızları Ordusu konusunun müzakerelerdeki ‘temel mesele’ olmadığını söyledi. İslami, UAEA’nın soruşturmayı sonlandırmaması durumunda, gözetleme kameralarının yeniden yerleştirilmesine izin vermeyeceklerin belirtti. İranlı yetkililer, Tahran'ın Devrim Muhafızları üzerindeki kısıtlamaları kademeli olarak kaldıracak bir anlaşmaya girmeye açık olduğuna dair imalarda bulundu. Reuters haber ajansı, İranlı yetkililerin ‘Borrell’in son taslağından memnun olmadığını’ ileri sürdü. Reuters’ın haberine göre üst düzey İranlı bir yetkili açıklamasında “İran yeterince esneklik gösterdi. İimdi karar vermek Biden'a kalmış durumda. Bizim Viyana’da tartışılmasını istediğimiz kendi görüşlerimiz var. Bunların arasında Devrim Muhafızları’na yönelik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması da bulunuyor” dedi. Bir başka İranlı yetkili de "Anlaşmayı yeniden canlandırmak istiyorlarsa Washington, İran’a ekonomik faydalar sağlanacağının güvencesini vermeli. Sadece Biden'ın görev süresinin sonuna kadar sürecek bir güvence değil” dedi. Geçen ay bazı Batılı yetkililer, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in, ‘nükleer anlaşmaya’ dönme konusundaki istekliliğine şüpheyle yaklaşmıştı.  
  
Umutsuz bir girişim 
Tel Aviv'deki üst düzey İsrailli kaynaklar, Viyana’da yeniden başlayan ‘nükleer müzakerelerin’ bir sonuç doğurmayacağı öngörüsünde bulundular. İsrail Hayom gazetesine konuşan kaynaklar, müzakerelerin yeniden başlamasının ‘İran ve Avrupa'nın taştan su çıkarmaya yönelik umutsuz bir girişimi olduğunu ve bir ilerleme kaydedilemeyeceğini’ söylediler. Avrupa ülkelerinin görüşmelere düşük seviyede temsilciler göndermesini örnek gösteren kaynaklar “İranlılar, yüksek nükleer yetenekler ve teknolojik uzmanlık kazanmak için, oyalama taktiğine başvuruyorlar ve zaman kazanmaya çalışıyorlar. Daha geçtiğimiz haftalarda gelişmiş modern santrifüjleri çalışmaya başlattılar” ifadelerini kullandılar. ‘İran’ın şantajda’ bulunduğunu öne süren İsrailli kaynaklar, Batılı ülkelere bu ‘şantaj yaklaşımının sürmesine’ izin vermemeleri yönünde çağrıda bulundu.  
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) son raporunda, İran Natanz nükleer tesislerinde üç grup gelişmiş IR6 santrifüjünün kurulumunun tamamlandığı belirtildi. UAEA Başkanı Rafael Grossi geçen hafta yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programının hızlı bir şekilde ilerlediğini ve bu ülkedeki hassas nükleer faaliyetleri konusunda bilgi edinemediklerini duyurdu. Tahran yönetimi geçen sene Natanz nükleer tesisine yönelik İsrail’i sorumlu tuttuğu saldırıya misilleme olarak uranyum zenginleştirme oranını yüzde 20’den yüzde 60’a çıkardığını açıklamıştı. Nükleer bir silah üretmek için yüzde 90 oranında uranyum zenginleştirilmesi gerekiyor. Batılı güçler, İran’ın nükleer silah edinmenin eşiğinde olduğu konusunda uyarıyor. Geçtiğimiz haftalarda bazı üst düzey İranlı yetkililer, ülkelerinin nükleer silah üretmek için gerekli teknik kapasiteye sahip olduğunu ancak bu yönde bir siyasi karar alınmadığını ileri sürmüştü. İran medyasında çıkan haberlere göre bazı milletvekilleri İran Dini Lideri Ali Hamaney’den, ‘nükleer silah üretmenin haram olduğu yönündeki’ fetvasını gözden geçirmesini talep etti.  
İran’ın gerginliği artırma eğilimine rağmen muhafazakar İbrahim Reisi hükümeti, ekonomik kriz koşulları nedeniyle ‘nükleer anlaşmanın canlandırılması’ yönünde çaba sarf etmesi için kamuoyu baskısına maruz kalıyor. İran’ın Dünya-yi İktisad gazetesi, Viyana’da nükleer müzakerelerin yeniden başlamasının iç piyasalarda bir rahatlamaya neden olduğunu haberleştirdi. Eski reformist Milletvekili Mustafa Kevakebiyan, nükleer anlaşma fırsatının sona ermek üzere olduğunu söyleyerek hükümeti Avrupalı yetkili Josep Borrell'in önerisini kabul etmeye çağırdı. 
  Kevakebiyan Twitter'dan yayınladığı mesajda şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Reisi, nükleer anlaşma fırsatı sona ermek üzere ve insanlar aşırı sıkıntı içindeler. Diğer tarafların kabul ettiği Borrell’in taslağı, Mürşid Ali Hamaney’in izni ve yönetimin görüş birliğiyle kabul edilmelidir. Anlaşmada herhangi bir gecikme, hükümetin zayıflığının ve acizliğinin bir işareti olacaktır.” 



Barış Kurulu alay konusu oldu: Neredeyse yarısı ABD'ye giremiyor

Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
TT

Barış Kurulu alay konusu oldu: Neredeyse yarısı ABD'ye giremiyor

Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'e alternatif oluşturmayı amaçlayan Barış Kurulu'nun açılışında en az 18 ülke sahnede temsil edildi (Reuters)

Maira Butt 

ABD Başkanı Donald Trump'ın "Barış Kurulu"ndaki ülkelerin neredeyse yarısının, Trump'ın seyahat yasağı kapsamında ABD'ye girişinin yasaklandığı ortaya çıktıktan sonra kurul yine alay konusu oldu.

Trump, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda perşembe günü düzenlenen büyük bir törenle Birleşmiş Milletler alternatifini açıklamıştı.

Çeşitli ülkelerin temsilcilerini sahneye davet ederek hepsiyle "arkadaş" olduğunu söylemişti.

Bu ülkeler arasında Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Bahreyn, Bulgaristan, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kosova, Moğolistan, Fas, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan vardı.

Hiçbir Avrupa ülkesinin yer almaması dikkat çekerken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in davet edildiği haberleri dolaşıyordu.

Diğer yandan Amerikalı lider göçü ve ABD'ye girişi kısıtlamak için bu yılın başlarında daha da sıkı bir seyahat yasağı getirmişti. Yönetim, 75 ülkeden gelen kişiler için göçmen vizesi işlemlerini süresiz askıya almıştı ve bunların çoğu Barış Kurulu'nda.

Ermenistan, Azerbaycan, Ürdün, Kosova, Moğolistan, Fas, Pakistan ve Özbekistan'ın göçmen vizelerine ilişkin kısıtlamalara tabi tutulması, Trump'ın "şimdiye kadar oluşturulmuş en önemli organlardan biri olma şansına sahip" dediği girişimin etkinliği hakkında soru işaretleri doğuruyor.

Trump'ın, ABD arabuluculuğunda İsrail'le Hamas arasında yapılan ateşkes anlaşmasına dahil olmasıyla ortaya çıkan kurulun müstakbel üyelerinin, katılmak için 1 milyar dolar katkı sunması bekleniyor.

Damat Jared Kushner, Yeni Gazze'nin veri merkezi, lüks daireler ve "kıyı turizmi" içeren tuhaf yeni resimlerini kurulun açılış töreninde gözler önüne sermişti.

Sunumda, lüks daireler ve veri merkezlerinin CGI'yla oluşturulmuş görüntüleri ve 100 binden fazla konut ve 75 tıbbi tesis inşa etme planları vardı.

Eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair'in, Trump'ın başkanlık edeceği kurulun üyesi olması tartışmalara yol açtı.

ABD Başkanı toplantıda "Amerika büyüdüğünde, tüm dünya büyür" demişti. 

Bu kurul, şimdiye kadar oluşturulmuş en önemli organlardan biri olma şansına sahip ve onun başkanlığını yapmak benim için büyük bir onur.

(AFP)(AFP)

Trump şöyle açıklamıştı: 

Barış kurulu aslında dünyanın en üst düzey liderlerinden oluşuyor. Geçen ekimde Gazze'deki çatışmanın kalıcı olarak sonlandırılmasına yönelik bir plan yayımladık ve vizyonumuzun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından oybirliğiyle kabul edildiğini memnuniyetle belirtmek isterim.

Amerikalı lider, barış kurulunun Gazze'nin askerden arındırılmasını sağlayacağını söylemişti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio da bunun aynı zamanda bir "eylem kurulu" olacağını eklemişti.

Yeni planlar, savaşla harap olan bölgenin bir "riviera"ya dönüştürüldüğünü gösteren, Trump ve Tesla milyarderi Elon Musk'ın da yer aldığı ve yapay zekayla üretilerek geçen yıl yayımlanan videoyu yansıtıyor gibi görünüyordu.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Venezuela'da Maduro'nun serbest bırakılması çağrısında bulunan büyük bir gösteri düzenlendi

Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
TT

Venezuela'da Maduro'nun serbest bırakılması çağrısında bulunan büyük bir gösteri düzenlendi

Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)
Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, Maduro'nun fotoğraflarını ve serbest bırakılmasını talep eden pankartlar taşıdı (AFP)

Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun binlerce destekçisi, 1958'deki askeri diktatörlüğün yıkılışının yıldönümü olan dün, ABD askeri operasyonu sonucu 3 Ocak'ta Karakas'ta tutuklanmasının ardından serbest bırakılmasını talep eden gösteri düzenledi.

Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, serbest bırakılmasını talep etmek için gösteri düzenledi (AFP)Venezuela’nın devrik Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun destekçileri, serbest bırakılmasını talep etmek için gösteri düzenledi (AFP)

Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanı, eski başkan yardımcısı Delcy Rodríguez, Washington ile yakınlaşma arayışında iken, hükümet 2013'ten beri ülkeyi yöneten Maduro'nun geri dönmesini talep etmeye devam ediyor.

Karakas şehir merkezindeki Ollier Meydanı yakınlarında, Maduro ve eşi Cilia Flores'i kastederek "Onları geri istiyoruz" yazılı büyük bir pankart asıldı.

Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello dün Karakas'taki gösteride konuşuyor (AFP)Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello dün Karakas'taki gösteride konuşuyor (AFP)

Gösteri sırasında İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, devlet televizyonunda yayınlanan konuşmasında, "Bugünlerdeki en büyük zaferimiz, Başkan Maduro ve Cilia'nın geri dönüşü olacaktır" ifadelerini kullandı.

Geçici cumhurbaşkanının "ilerlemeye devam etmek için iktidar partisinden tam destek aldığını" vurguladı.


NATO, doğu sınırlarına otomatik savunma sistemleri konuşlandırmayı planlıyor

ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
TT

NATO, doğu sınırlarına otomatik savunma sistemleri konuşlandırmayı planlıyor

ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)
ABD Deniz Piyadeleri Norveç'te NATO eğitim tatbikatına katılıyor (Reuters)

NATO'dan üst düzey bir yetkili, ittifakın doğu sınırları boyunca silah ve mühimmat stoklarını önemli ölçüde genişletmeyi ve otomatik teknoloji kullanarak yeni bir savunma bölgesi oluşturmayı planladığını söyledi.

General Thomas Lowen, yarın yayınlanacak olan Alman gazetesi Die Welt'e verdiği demeçte, bu önlemlerin Rusya'ya karşı caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Yeni bir "katmanlı" savunma konsepti kapsamında NATO, yüksek teknoloji sistemleri kullanarak saldırganı erken aşamada yavaşlatmayı veya durdurmayı hedefleyecek.

NATO'nun Rusya ve Belarus ile olan sınırlarında, düşmanın ilerlemeden önce aşması gereken uzaktan kumandalı veya yarı otomatik sistemler kullanılarak yoğun bir gözetim bölgesi kurulacak.

İzmir'deki NATO Müttefik Kara Komutanlığı Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Lowen, gazeteye verdiği demeçte, doğu sınırındaki gözetimin, karada, havada, uzayda ve dijital alanda veri toplayan sistemlere dayanacağını söyledi.

Lowen, bilgilerin NATO müttefiklerine gerçek zamanlı olarak sunulacağını ve radar, akustik ve optik sensörler gibi sabit ve mobil sistemlerin yanı sıra uydu, insansız hava araçları (İHA) ve keşif uçaklarından elde edilen verilerin de kullanılabileceğini ifade etti.

NATO, sınır boyunca Lowen'in "sıcak bölge" olarak adlandırdığı, saldırganları erken aşamada durdurmak veya yavaşlatmak için tasarlanmış bir bölge kurmayı planlıyor. Şarku’l Avsat2ın edindiği bilgiye göre bu bölge, silahlı insansız hava araçları (İHA), yarı otonom savaş araçları, otomatik sistemler ve otomatik hava savunma yeteneklerini içerebilir.