Kiev ile Uluslararası Af Örgütü arasındaki güven krizi, istifa ile sonuçlandı

Raporda, Kiev'in sivilleri tehlikeye attığı ifade ediliyor… Zelenskiy: Rapor Rusya’nın devlet terörüne müsamaha gösteriyor

Uluslararası Af Örgütü Ukrayna Yöneticisi Oksana Pokalchuk (Af Örgütü’ne Ait İnternet Sitesinden)
Uluslararası Af Örgütü Ukrayna Yöneticisi Oksana Pokalchuk (Af Örgütü’ne Ait İnternet Sitesinden)
TT

Kiev ile Uluslararası Af Örgütü arasındaki güven krizi, istifa ile sonuçlandı

Uluslararası Af Örgütü Ukrayna Yöneticisi Oksana Pokalchuk (Af Örgütü’ne Ait İnternet Sitesinden)
Uluslararası Af Örgütü Ukrayna Yöneticisi Oksana Pokalchuk (Af Örgütü’ne Ait İnternet Sitesinden)

Uluslararası Af Örgütü ile Kiev arasında, Ukrayna hükümetinin üst düzey yöneticilerinin kınamalarına ve Uluslararası Af Örgütü Ukrayna Yöneticisi Oksana Pokalchuk’un istifasına yol açan bir güven krizi patlak verdi.
Geçtiğimiz Perşembe günü Uluslararası Af Örgütü tarafından yayınlanan bir rapor, Ukrayna’yı, Rus işgali sırasında yerleşim bölgelerine askeri güç konuşlandırarak sivilleri tehlikeye atmakla itham etti. Kiev, söz konusu raporu Rus propagandası ve yanlış bilgi yaymak olarak nitelendirdi.
Raporda, araştırmacıların, Nisan ve Temmuz ayları arasında doğu ve güney Ukrayna'daki çeşitli bölgelere yaptığı ziyaretler sırasında, Ukrayna kuvvetlerinin bazı yerleşim bölgelerinde askeri operasyonlar için üsler ve sistemler kurduğuna tanık oldukları belirtildi.
Pokalchuk, Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Uluslararası Af Örgütü'nden istifa ettiğimi duyuruyorum” diyerek 4 Ağustos'ta yayınlanan raporun Rus medya propagandasına hizmet ettiğini söyledi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, çalışmalarında belirli bir güvenilirliğe sahip olan Uluslararası İnsan Hakları Örgütü’nü Rus devlet terörüne müsamaha göstermekle suçladı.
Zelenskiy, Uluslararası Af Örgütü'nün sorumluluğu, saldırgandan kurbanın sırtına yıktığını belirterek, kurbanı saldırganla eşitlediğini, dolayısıyla terör devletini aklamaya çalıştığını ifade etti.
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba da örgütün yaptığı ‘haksız’ suçlamalara karşı öfkesini dile getirdi.
Uluslararası Af Örgütü, cuma günü yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunu, Rus işgaline karşı direnişi sırasında, yerleşim bölgelerine askeri altyapı konuşlandırmak suretiyle sivilleri tehlikeye atmakla suçlayan raporunun tüm sorumluluğunu üstlendiğini doğruladı.
Söz konusu rapor, birçok üst düzey Ukraynalı yetkilinin öfkesine neden oldu.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, raporda, “Ukrayna kuvvetlerinin yerleşim bölgelerinde faaliyet göstererek sivilleri tehlikeye attığını ve savaş yasalarını ihlal ettiğini belgeledik” dedi. Örgüt, Ukrayna hükümetine, güçlerinin sivillerin yoğun olduğu bölgelerden uzakta konuşlandırması veya evvela bu bölgelerden tüm sivillerin tahliye edilmesinin sağlanması çağrısında bulundu.
Oksana Pokalchuk, “İşgalciler tarafından işgal edilerek paramparça olan bir ülkede yaşamıyorsanız, muhtemelen bir savunma ordusunu mahkûm etmenin nasıl bir şey olduğunu anlamıyorsunuzdur” dedi. Pokalchuk, Uluslararası Af Örgütü yönetimini raporun taraflı olduğuna ve Ukrayna Savunma Bakanlığı'nın görüşlerinin dikkate alınmadığına ikna etmeye çalıştığını ancak başarısız olduğunu da sözlerine ekledi. Ancak örgüt, bulgular ile ilgili olarak 29 Temmuz'da Ukrayna Savunma Bakanlığı yetkilileriyle temasa geçildiğini, buna rağmen raporun yayınlanmasından önce herhangi bir yanıt alınamadığını açıkladı.
Pokalchuk ise Af Örgütü'nün, Savunma Bakanlığı'nın cevap vermesi için çok az zaman verdiğini belirterek, “Sonuç olarak örgüt, istemeden de olsa Rus iddialarına destek gibi görünen bir açıklama yaptı. Sivilleri korumaya çalışan bu araştırma, Rus propagandasının bir aracı haline geldi” ifadelerini kullandı.
Af Örgütü, yaptığı açıklamada, Ukrayna ile ilgili söz konusu saptamaların,  sivil nüfusa yönelik ayrım gözetmeyen Rus saldırılarını hiçbir şekilde haklı çıkarmayacağını ifade etti.
Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Anna Malyar , “Ukrayna silahlı kuvvetlerinin savaş sırasındaki faaliyetlerine ilişkin hazırlanan bir raporda düşmanın eylemlerinin analizinin yapılmaması, askeri bir tecavüzcünün eylemlerine atıfta bulunmadan kurbanın eylemlerini incelemek gibidir” dedi.
Ukrayna cumhurbaşkanlığı danışmanı Mikhailo Podolyak, Uluslararası Af Örgütü'nü, Rus dezenformasyon ve propaganda kampanyasına katılmakla suçladı. Podolyak, Reuters'e yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın savaş yasalarına ve uluslararası insani hukuka tam anlamıyla uyduğunu ve sivilleri cepheden tahliye etmek için tüm önlemleri aldığını söyledi.
Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba, raporun yayınlanması sebebiyle öfkeli olduğunu dile getirerek, Uluslararası Af Örgütü'nü gerçekleri çarpıtmaktan dönmeye davet etti.
Oksana Pokalchuk, Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Af Örgütü ekibinin raporu yayınlamama taleplerini görmezden geldiğini belirterek, “Dün her şeyin düzeltilebileceğine ve metnin başka bir metinle değiştirilebileceğine dair umudum vardı ama bugün bunun olmayacağını net olarak anladım” dedi.
Örgüt, dört aylık bir soruşturmanın ardından hazırladığı raporda, Ukrayna ordusunu, okul ve hastanelerde askeri üsler konuşlandırmak ve sivil yerleşim bölgelerinden saldırılar düzenlemek ile suçladı. Raporda, söz konusu durumun, uluslararası insan hakları hukukunun ihlalini oluşturan bir taktik olduğu belirtildi.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, cuma günü yaptığı açıklamada, raporun sonuçlarının, katı standartlara ve tüm çalışmalarda ortak soruşturma prosedürüne tabi olan geniş çaplı incelemeler sırasında elde edilen kanıtlara dayandığını vurguladı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba ise yaptığı açıklamada, zalim ve kurban arasında yanlış bir denge kurulduğunu ifade etti.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.