BAE’nin Washington Büyükelçiliği: Cemal Kaşıkçı’nın bir dönem avukatlığını yapan Gafur, kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bulundu

Gafur, ABD’deki banka hesaplarında kimliği belirsiz üçüncü şahıs ile uluslararası finansal işlemler yaptı

ABD ve BAE, BAE uyruklu ABD’li Avukat Asım Gafur’un davası hakkında birlikte paylaşıyor (WAM)
ABD ve BAE, BAE uyruklu ABD’li Avukat Asım Gafur’un davası hakkında birlikte paylaşıyor (WAM)
TT

BAE’nin Washington Büyükelçiliği: Cemal Kaşıkçı’nın bir dönem avukatlığını yapan Gafur, kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bulundu

ABD ve BAE, BAE uyruklu ABD’li Avukat Asım Gafur’un davası hakkında birlikte paylaşıyor (WAM)
ABD ve BAE, BAE uyruklu ABD’li Avukat Asım Gafur’un davası hakkında birlikte paylaşıyor (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Washington Büyükelçiliği, kara para aklama ve vergi kaçakçılığı ile suçlanan BAE uyruklu ABD’li avukat Asım Gafur’un davasında BAE ve ABD’nin bilgi paylaşımı yaptığını açıkladı.
Büyükelçilik, BAE’nin ABD Adalet Bakanlığı, Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Gelir İdaresi Başkanlığı Suç Araştırmaları Bölümü ile birlikte çalıştığını belirtti. Abu Dabi’deki ABD Büyükelçiliği, ABD Adalet Bakanlığı adına Cemal Kaşıkçı’nın bir dönem avukatlığını yapan Gafur’un 2020’de işlediği suçlar nedeniyle soruşturma başlattı.
Şarku’l Avsat’ın ulaştığı bilgilerde, BAE’deki bir mahkemenin Gafur’un 25 Mayıs 2022’de kara para aklama ve vergi kaçakçılığı nedeniyle suçlandığı kaydedildi.
ABD Büyükelçiliği dava hakkında şu açıklamada bulundu:
“BAE’nin ABD makamları ile paylaştığı bilgilere göre, Gafur BAE’deki bankalar aracılığı ile en az 4,9 milyon dolarlık uluslararası para transferi yapmakla ve vergi kaçırmakla suçlanmıştır. Transferler, paranın kaynağını yetkilerden gizlemek için birden fazla banka hesabı ile yapılmıştır. Bu hesaplardan bir tanesi 2013 yılının başlarında açıldı. Diğeri, şüpheli bir hareket nedeniyle 2020 yılında kapatıldı.”
Yapılan açıklamada Gafur’un banka transferi sırasında BAE’de olmadığı, transferlerin kimliği belirsiz üçüncü bir şahıs tarafından yapıldığı kaydedildi. Üçüncü şahıs, BAE’de bulunan bankamatikler ile hesaplara para yatırdı.
Soruşturmada yasadışı kaynaklardan elde edilen fonların miktarını ve kaynağını gizlemek için hesapların Gafur adına açıldığı belirtildi. BAE, ABD dahil olmak üzere çeşitli ülkelerde hesapları takip ederek para transferlerine ilişkin hareketlerin ayrıntılarını paylaştı.
BAE Büyükelçiliği, bahsedilen kanıtların BAE Federal Kara Para Aklamanın Önlenmesi Dairesi, Terörizmin Finansmanı ile Mücadele Birimi, Yasadışı Örgütlerin Finansmanı ve federal yasalar uyarınca BAE Asliye Mahkemesi’ne sunulduğunu belirtti.
Gafur, gözaltına alınmasından bu yana yasal prosedürlere tabi tutuldu. Gafur’un BAE’deki avukatları, Gafur ile çalışmaya devam ediyor. Gafur, bugün gerçekleşecek duruşmada hakkında verilecek karara ve işlediği suçlara itiraz edeceğini belirtti. Gafur ve BAE’deki avukatlarına iletişim kurmaları için imkanlar tanındı. Dava temyize gidene kadar kefalet talebi reddedildi. Gafur, ailesi ve elçilik yetkilileri ile düzenli olarak iletişim kuruyor.
Büyükelçilik, incelenen davanın BAE ve ABD’nin sınır ötesi mali suçlarla mücadele etmek için işbirliği ilişkisini yansıttığını açıkladı. Büyükelçilik, “Başkan Biden, mali suçlar ve yasadışı mali transferler ile mücadele politikalarının güçlendirilmesinde BAE’nin çabalarını takdir ediyor” açıklamasında bulundu.



Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurgulayarak, aynı zamanda bölgedeki barışın sağlanabilmesi için Gazze Şeridi’nde ateşkese varılmasının, göçün engellenmesinin ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulmasının gerekliliğini belirtti.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl’ın, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın 11. gözden geçirme konferansı sırasında yaptığı konuşmada yer aldı ve aynı zamanda bölgesel gelişmelerle ilgili BM tartışmalarına da yansıdı.

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın, yayılmanın engellenmesi için temel bir yapı taşı olduğunu ve bu anlaşmanın üç temel ilkesi arasında denge sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ilkeler; silahların imhası, yayılmanın engellenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımıdır. Ayrıca, nükleer silah sahiplerini, bu silahların kullanımının engellenmesinin tek yolunun tam bir imha ile sağlanacağına dair yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, taraf devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurgulayarak, bu kullanımların ek kısıtlamalar olmadan yapılması gerektiğini, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile şeffaflık ve iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel düzeyde ise Suudi Arabistan, İran’ın sivil ve medeni hedeflere yönelik saldırılarını kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına atıfta bulundu. İran’a, nükleer programının barışçıl olduğunu temin etmek için UAEA ile tam iş birliği yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterilmesi ve iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail'in bu anlaşmaya katılmaması durumunun, kitlesel imha silahları içermeyen bir bölge oluşturulmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Filistin topraklarındaki durumu ele alırken, Suudi Arabistan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının tehlikesini belirtti ve Kudüs ile kutsal yerlerdeki tarihsel ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddetti. Ayrıca, yasa dışı yerleşimlerin barışı zedelediğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ateşkese varılması, göçün engellenmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu, tüm bu taleplerin uluslararası meşruiyet kararlarına dayandığını belirtti.


Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.