Doha, Çad hükümetinin isyancılarla yaptığı barış anlaşmasına ev sahipliği yaptı

42 isyancı hareket, ülke içinde ve dışında silahlı mücadeleyi kalıcı olarak bırakma sözü verdi

Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
TT

Doha, Çad hükümetinin isyancılarla yaptığı barış anlaşmasına ev sahipliği yaptı

Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)

Çad'da çatışan taraflar, dün (Pazartesi) Katar'ın başkenti Doha'da barış anlaşmasına vardılar.
Hâlihazırda Çad’da iktidarda olan Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Muhammed İdris Deby İtno, Katar'ın ev sahipliğinde, yaklaşık 40 isyancı grupla anlaşma imzaladı. Söz konusu anlaşma, geniş kapsamlı ulusal diyaloğun başlamasından kısa bir süre önce gerçekleşti. Bu durum, sivil yönetimin tekrar ülkeyi yönetmesinin yolunu açacak.
Taraflar arasında varılan anlaşma, 20 Ağustos'ta başkent Encemine’da, beş aydan bu yana bölgesel ve uluslararası katılımla gerçekleştirilen müzakerelerin bir sonucu olarak ulusal bir diyalog başlatmayı amaçlıyor.
Şarku’l Avsat’ın Katar Haber Ajansı'ndan aktardığı habere göre, imza törenine Katar Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman el-Sani ve çeşitli ülkelerden dışişleri bakanlarının yanı sıra Afrika Birliği temsilcileri, bölgesel ve uluslararası kuruluşların yetkilileri katıldı.
Anlaşma, Çad geçici hükümeti adına, Çad Dışişleri Bakanı Şerif Muhammed Zeyn ile Çad'daki siyasi ve askeri hareketlerin temsilcileri arasında imzalandı. Yapılan açıklamada, “Bu anlaşma, Çad’ın başkenti Encemine’de kapsamlı ulusal uzlaşı sağlamayı amaçlayan kapsamlı ulusal diyaloğun başlamasının yolunu açıyor” ifadelerine yer verildi.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Doha’da Barış Anlaşması'nın imzalanması münasebetiyle Emirlik Divanında, Çad Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Korgeneral Muhammed İdris Deby ve muhaliflerin temsilcileriyle bir araya geldi.
Katar Emiri, burada yaptığı konuşmada, söz konusu anlaşmanın, Çad'da kapsamlı ulusal uzlaşının yolunu açan ilk adım olduğunu belirterek, ulusal çıkarları öncelemelerinden ötürü Çad hükümeti ile muhaliflere teşekkür etti. Şeyh Temim, Çad'daki tüm tarafları ülkelerinde istikrar ve güvenliği sağlamak için bu anlaşmaya katılmaya çağırdı.
Katar Dışişleri bakanı, imza töreninde yaptığı konuşmada, tüm tarafları geçmişte yaşananları bir kenara bırakarak geleceğe odaklanmaya çağırdı. Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman “Bu durum, tüm tarafları Çad halkının güvenlik, istikrar, birlik içinde yaşama ve arzu edilen gelişmeyi sağlama hakkı ile birlikte, güçlü bir ruh ve sağlam bir inançla geleceğe atılmaya zorunlu kılmaktadır” dedi.
Bakan, konuşmasında “Katar Devleti, bugün kutladığımız barış anlaşmasının Çad halkı için istikrar ve refah yolunda önemli bir dönüm noktası olmasını ve Çad’ın güvenlik, kalkınma ve refah hedeflerine ulaşmasını şiddetle arzulamaktadır. Herkes, Encemine’de yapılacak müzakereler ve ulusal diyalog sonucunda arzu edilen barışa ulaşmanın zorluğunun farkında” ifadelerini kullandı.
Katar Dışişleri bakanı, Uluslararası toplumu, diyaloğu başarılı kılmak ve Çad halkı için arzu edilen barışı elde etmek adına ulusal uzlaşmayı sağlamak için bu tarihi fırsatı değerlendirmeye ve bu noktadaki çabaları yoğunlaştırmaya çağırdı.
Katar Dışişleri Bakanı, kendi güvenlik ve istikrarlarının yanı sıra uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden çatışmalara sahne olan ülkeleri, diyalog yoluyla barışın temellerini atmayı amaçlayan girişimlere katılmaya davet etti. Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman, bu tür girişimlerin halkların güvenlik, istikrar ve insana yakışır şekilde bir hayat yaşama ideallerini gerçekleştirdiğini belirterek “dünyanın birçok bölgesinde bu barışa ihtiyacımız var” dedi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Doha'daki imza töreni sırasında bir video yayınında yaptığı konuşmada, anlaşmayı Çad halkı için önemli bir an olarak nitelendirerek tüm tarafların başarılı olması için diyaloğun ‘kapsayıcı’ olması gerektiğini vurguladı.
Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat, müzakerelerin bölünmeleri önleme açısından kıymetli olduğunu belirterek övgüde bulundu.
Çad hükümeti ve silahlı gruplar arasındaki müzakereler, birkaç darbeye tanık olan 16 milyon nüfuslu ülkede on yıllardır süren huzursuzluğu sona erdirmek amacıyla Katar'ın himayesinde 13 Mart'ta başladı.
Çad’ı otuz yıldan fazla bir süredir demir yumrukla yöneten eski devlet başkanı İdris Debi’nin 2021’de kuzeyde isyancılarla savaşan güçleri teftiş ederken öldürülmesinin ardından oğlu Muhammed İdris Debi 15 generalden oluşan Askeri Geçiş Konseyi’nin başkanı oldu. Konsey Siyasi muhalefet ve isyancı hareketlerle kapsayıcı bir ulusal diyalogun ardından 18 ay içinde özgür ve demokratik seçimler düzenleme sözü verdi.
Muhammed İdris Deby İtno, taraflar ile anlaşma yapmak üzere Doha'ya gelmeyi kabul etti. Ancak Çad'daki Değişim ve Uyum Cephesi (FACT) lideri Muhammed Mehdi Ali, Libya’da kalarak anlaşmayı imzalamama kararı aldı.
Değişim ve Uyum Cephesi, Çad’daki ana isyancı gruplardan biri. Ayrıca 19 Nisan 2021'de Mareşal İdris Deby Itno'nun ölümüne yol açan ve Libya'dan başlatılan saldırının arkasında duruyor. Yaptıkları açıklamada, her yerde ve her zaman diyaloğa hazır olduklarını vurgulayarak tutukluların serbest bırakılmasını dâhil bazı taleplerinin dinlenmediği nedeniyle anlaşmaya katılmadıklarını belirttiler.
İkinci büyük isyancı grup olan ‘Cumhuriyetin Kurtuluşu için Askeri Komuta Konseyi’ de “Mücadele ettiğimiz ilkeler, hedeflerini bilmediğimiz bir diyaloğa katılmamıza izin vermiyor” diyerek anlaşmayı imzalamayı reddettiğini açıkladı.
Doha'da temsil edilen 47 gruptan yaklaşık 42'si Pazartesi günü Askeri Konsey ile anlaşmayı imzaladı. Askeri yetkililer, 20 Ağustos'ta Encemine’ye gidecek olan isyancı liderlere ateşkes ve güvenlik garantisi veriyor. Diyalog tarafları, Ekim’de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin organizasyonu konusunda on sekiz aylık sürenin sonuna kadar birlikte karar alacaklar.
Askeri Geçiş Konseyi Başkanı, Afrika Birliği ve Avrupa Birliği'nin seçimin yapılacağı tarihin ertelenmemesi taleplerine rağmen belirlenen tarihte seçimlerin yapılması konusunda güven vermiyor.
G5 Sahel ülkelerinden biri olan Çad, Fransa liderliğindeki Batılıların Orta ve Batı Afrika'daki cihatçılarla mücadele amacıyla yürüttüğü kampanyanın kilit ortaklarından biri.



Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
TT

Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)

Financial Times, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) üst düzey yöneticilerinin, yıllık ana toplantının geleneksel olarak gerçekleştirildiği İsviçre Alpleri’ndeki Davos’un etkinliği artık karşılayamayacağı endişesiyle yer değiştirme olasılığını incelediğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times’tan aktardığına göre, BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı ve WEF’in geçici eş başkanı Larry Fink, zirvenin kalıcı olarak Davos’tan taşınması veya alternatif mekanların dönüşümlü olarak kullanılması seçeneklerini gayri resmi şekilde ele aldı. Görüşülen potansiyel lokasyonlar arasında Detroit ve Dublin de bulunuyor.

Fink, forumun aşırı elitist ve gerçeklikten kopuk olduğu yönündeki geniş çaplı eleştiriler sonrası, organizasyonu yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Fink, “Forumun erişilebilirliği, yalnızca siyasi liderler ve iş dünyası yöneticileri ile sınırlı olmamalı” dedi.

Fink, pazartesi günü yayımladığı bir yazıda, “WEF, yeni bir şey yapmaya başlamalı: Modern dünyanın gerçekten inşa edildiği yerlerde bulunmak ve dinlemek. Davos, evet. Ama aynı zamanda Detroit, Dublin ve Jakarta ile Buenos Aires gibi şehirler de düşünülmeli” ifadelerini kullandı.

WEF yönetimi Davos’un, yaklaşık altmış yıldır yıllık toplantılara ev sahipliği yapan operasyonel merkez olarak önemini vurgulamaya devam etse de, içeriden gelen bilgiler, söz konusu mekânın artan lojistik ve stratejik zorluklarla karşı karşıya olduğuna dair farkındalığın da bulunduğunu ortaya koyuyor.

Hafta boyunca etkinliklere katılmak için Davos’a girmeye çalışırken trafik sıkışıklığında 3 buçuk saat bekleyen üst düzey bir yetkili, WEF’in kapasitesini aştığını belirtti.

Toplantının yeriyle ilgili tartışmalar, forumun başlangıçtaki kimliğini aşarak Avrupa yönetim elitleri için bir kulüp olma rolünden çok daha geniş bir yapıya dönüşmesiyle gündeme geliyor. Beş gün süren WEF, düzenli olarak on binlerce katılımcıyı çekiyor; bunlar arasında resmi davetliler, devlet başkanları, iş dünyası ve sivil toplumdan yöneticiler bulunuyor.

Görüşmelere aşina bir kaynak, “Forum artık başarısının kurbanı haline geldi” dedi.

WEF yetkilileri, konaklama yetersizliği, güvenlik maliyetleri ve fiziksel altyapının sınırlılığı gibi sorunların, mevcut dönemde rekor katılımın kaydedildiği göz önüne alındığında ciddi problemler oluşturduğunu kabul ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımının, zirvenin lojistik zorluklarını daha da artırması bekleniyor.

Bir kaynak, “İsviçre hükümeti için WEF’in ülkeyle güçlü ilişkilerini sürdürmesi önemli. Forumun Avrupa’da kalması, birçok üst düzey yetkili için öncelik teşkil ediyor” dedi.

Bu tartışmalar, forumun üst yönetiminde yapılan değişikliklerle de örtüşüyor. Ağustos ayında Larry Fink ve Roche’un Başkan Yardımcısı Andre Hofmann, yönetim kurulunun geçici eş başkanlık görevine getirilmişti.


Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu, Davos'ta HUMAIN için milyar dolarlık finansman sağladığını duyurdu

Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan merkezli HUMAIN şirketinin logosu (Şarku’l Avsat)

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında, Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu (Infra), fonun portföyündeki şirketlerden biri olan HUMAIN ile stratejik finansman için 1,2 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir çerçeve anlaşması imzaladığını duyurdu. Anlaşma, ülkedeki yapay zekâ ve dijital altyapı projelerinin genişletilmesini desteklemeyi hedefliyor.

Fonun CEO’su İsmail bin Muhammed es-Sellum, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, bu adımın ‘fonun, hızlı talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir devamı’ olduğunu belirterek, “gelişmiş altyapının, Vizyon 2030 hedeflerinin gerçekleştirilmesinde temel bir şart” olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mayıs’ta HUMAIN’i yapay zekâ çözümleri ve teknolojilerinin geliştirilmesi ile sektör ekosistemine yatırım yapmak amacıyla kurmuştu.

fde
Suudi Arabistan Ulusal Altyapı Fonu CEO'su İsmail bin Muhammed es-Sellum (Şarku’l Avsat)

HUMAIN tarafından yayımlanan resmî açıklamaya göre anlaşma, şirketin yapay zekâ veri merkezlerini geliştirmek için bağlayıcı olmayan finansman şartlarını belirliyor. Proje kapsamında, ileri düzey grafik işlem birimleri kullanılarak yapay zekâ modellerinin eğitimi ve uygulanmasına hizmet edecek, toplam kapasitesi 250 megavat olan ultra ölçekli veri merkezleri kurulacak ve bu merkezler hem yerel hem bölgesel hem de küresel müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak.

Açıklamada, Infra ve HUMAIN’in, yapay zekâ veri merkezlerine yatırım yapacak bir platform oluşturmayı da araştırmayı kabul ettiği belirtildi. Platform, iki tarafın merkezinde yapılandırılacak ve kurumsal yatırımcıların katılımına imkân sağlayacak; bu adım, HUMAIN’in sektördeki stratejisini genişletme hedefini destekleyecek.

HUMAIN CEO’su Tarık Emin’in açıklamasına göre, “İleri düzey hesaplama kapasitesine talep giderek artıyor ve bu anlaşma, şirketi hızlı ve geniş çapta yanıt verebilecek konuma taşıyor.” Emin, amaçlarının, şirketlerin artan karmaşık hesaplama ihtiyaçlarını karşılayabilecek dünya standartlarında yapay zekâ veri merkezleri altyapısı sunmak olduğunu ifade etti.

Finansman açığını kapatmak

Sellum, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ulusal Altyapı Fonu’nun rolünü, stratejik etkiye sahip bazı altyapı projelerinin karşılaşabileceği finansman ve yapısal boşlukları doldurmak olarak tanımladı. Bu rol, ticari finansmanın tek başına ihtiyaçları karşılamaya yetmediği aşamalarda öne çıkıyor. Sellum, fonun rolünün projelere doğrudan finansman sağlamakla sınırlı olmadığını, asıl amacının bu projeleri yatırım yapılabilir hale getirmek olduğunu vurguladı. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği güçlendirirken doğrudan devlet finansmanına olan bağımlılığı da azaltıyor.

Altyapı varlıklarının kapsamının genişletilmesi

Sellum, HUMAIN ile yapılan çerçeve anlaşmasını, fonun hızla talep gören yeni altyapı varlık sınıflarını destekleme rolünün bir uzantısı olarak nitelendirdi. Özellikle dijital altyapı ve yapay zekâ veri merkezleri öncelikli alanda yer alıyor.

Sellum’a göre bu tür varlıklar, ‘yüksek ve uzun vadeli sermaye yatırımlarına ihtiyaç duyan, ayrıca genellikle geleneksel finansman koşulları tamamlanmadan önce erken aşamalarda finansman gerektiren’ özellikler taşıyor.

Bu bakış açısıyla, fonun bu aşamadaki müdahalesi, ‘pazar olgunluğunu artırmak, uygun finansal yapıyı belirlemek ve kurumsal yatırımcıların daha geniş ve sürdürülebilir katılımını sağlamak’ amacını taşıyor.

Kapsamlı yaklaşım

Bu adımın yapay zekâ sektörüne özel bir odaklanmayı mı işaret ettiği sorusuna yanıt olarak Sellum, fonun belirli sektörleri hedeflemediğini, aksine altyapı projelerinin ekonomik büyümeyi destekleme ve güçlendirme etkisine odaklandığını söyledi. Sellum, “Bugün yapay zekâ, enerji, su, iletişim ve veri merkezlerini kapsayan birbirine bağlı bir altyapı ekosistemine dayanıyor. Bu projeler sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşmada ve yatırımları çekmede kritik bir unsur haline geldiğinde, fonun müdahalesi de rolünün doğal bir uzantısı oluyor” dedi.

Esnek finansman çözümleri

Geleneksel ticari finansmanla kıyaslandığında Sellum, fonun sağladığı katma değerin, yatırım yapılan varlığın doğasına uygun bir finansman yapısı sunmak olduğunu vurguladı. Sellum, “Yeni altyapı projelerinde ya da operasyonel ve finansal modellerinde dönüşüm geçiren projelerde, riskler dengesiz veya getiriler uzun vadeli olabilir; bu durum geleneksel ticari finansman şartlarıyla uyumlu değildir. Bu bağlamda fon, özel sektörün katılımını teşvik eden, riskleri hafifleten ve projelerin finansal sürdürülebilirliğini destekleyen esnek finansman çözümleri sunar; hem piyasa dengesini bozmaz hem de ticari finansmanı ikame etmez” dedi.

Yapay zekâ veri merkezleri için yatırım platformu

Sellum, yapay zekâ veri merkezleri için bir yatırım platformu oluşturma çalışmasının, ‘fonun bu tür varlıkları ayrı projeler olarak değil, entegre bir çerçevede ele alma yönelimini yansıttığını’ belirtti. Buna ek olarak, bu yaklaşımın “varlıkları bir araya getirmeyi, standartları tekleştirmeyi ve kurumsal yatırımcılardan uzun vadeli sermaye çekmeyi mümkün kılan, tekrarlanabilir ve ölçeklendirilebilir bir model inşa etmeyi amaçladığını; bu sayede finansmanın verimliliği ve yatırımın sürdürülebilirliği artırılmış olur” dedi.

Finansal sürdürülebilirlik ve özel sektör katılımı

Daha geniş bir çerçevede Sellum bu yaklaşımı Vizyon 2030 hedefleriyle ilişkilendiriyor. Ona göre, “ilerlemiş altyapının geliştirilmesi, dijital altyapı da dahil olmak üzere, bu hedeflerin gerçekleşmesi için temel bir şart.” Bu bağlamda, fonun rolü, bu altyapının finansal olarak sürdürülebilir bir şekilde hızlandırılmasını sağlamak ve özel sektör katılımını güçlendirmek olarak öne çıkıyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Filistin Başbakanı Gazze'deki gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Prens Faysal bin Farhan, dün Davos'ta Dr. Muhammed Mustafa ile yaptığı görüşmede (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri ve bunlara yönelik çabaları görüşmek üzere Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa ile bir araya geldi.

Görüşme, dün İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Yıllık Toplantısı'nın oturum aralarında gerçekleşti ve ikili ilişkiler gözden geçirilerek, ortak iş birliği alanları ele alındı.

Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı dün Mısırlı mevkidaşı Dr. Bedr Abdulati ile bir araya gelerek bölgedeki son gelişmeleri ve ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

asdfe
Prens Faysal bin Ferhan ile Dr. Bedr Abdulati’nin dün Davos'ta gerçekleştirdiği görüşmeden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Prens Faisal bin Ferhan dün ayrıca, Hollanda Dışişleri Bakanı David van Welhole ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve bu ilişkileri çeşitli alanlarda güçlendirme ve geliştirme yollarını gözden geçirdi. Ayrıca, en önemli bölgesel ve uluslararası konulardaki son gelişmeleri ve bu konularda yapılan çalışmaları da ele aldılar.