Rusya ve Ukrayna ‘güç eşitliği ikilemi’ ile karşı karşıya

Pentagon duyurdu: ABD’den Ukrayna’ya Rusya'nın zaferini engellemek için 1 milyar dolarlık yeni askeri yardım paketi

Rusya ve Ukrayna ‘güç eşitliği ikilemi’ ile karşı karşıya
TT

Rusya ve Ukrayna ‘güç eşitliği ikilemi’ ile karşı karşıya

Rusya ve Ukrayna ‘güç eşitliği ikilemi’ ile karşı karşıya

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Savunma Politikalarından Sorumlu Müsteşarı Colin Kahl,  ABD ve müttefikleri tarafından Ukrayna’ya sağlanan askeri yardımın, Ukraynalıların Rusya ile savaşın gidişatını değiştirmesini sağladığını ve Washington'ın ne olursa olsun bu yardımı sürdürmeye kararlı olduğunu vurguladı.
Pazartesi akşamı Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında, Rusya ordusunun, Ukrayna işgalinin başlamasından bu yana toplam 70 ila 80 bin civarı askerinin öldüğünü ya da yaralandığını belirten Kahl, Ukrayna kuvvetlerine tedarik edilen ABD yapımı yüksek performanslı topçu roket sistemleri (HIMARS) ve diğer sistemlerin, yazın başlarından bugüne kadar Rusya ordusunun Donbas’taki cephelerde ilerleme kaydetmesini engellemede büyük rol oynadığını açıkladı.
Savunma Bakanlığı'nın stoklarından sağlanan ve ABD’nin Ukrayna’ya yaptığı askeri yardımların en büyüğü olan 1 milyar dolarlık yeni yardım paketini duyuran Kahl, ABD'nin Başkan Joe Biden’ın göreve başlamasından bu yana Ukrayna'ya sağladığı askeri yardımın, Rusya işgalinin başlangıcından beri yapılan 9,1 milyar dolarlık yardımla birlikte toplam 9,8 milyar dolara yükseldiğini açıkladı.
Yardım paketinin, HIMARS füze sistemleri için ek mühimmat olarak 75 bin 155 mm topçu mermisi, 20 adet 120 mm havan topu, 20 bin top mermisi, Norveç gelişmiş karadan havaya füze sistemleri (NASAMS), bin adet FGM-148 Javelin anti tank füzesi, yüzlerce AT4 tanksavar sistemi, 50 adet zırhlı tıbbi tedavi aracı, anti-personel silahı, C-4 patlayıcı ve tıbbi malzeme içerdiğini açıklayan Kahl, Tüm bu mühimmat, Ukraynalıların Rusya ordusunun ülkenin doğusundaki taarruzunu püskürtmesine yardımcı olmanın yanı sıra güneydeki ve başka yerlerdeki gelişmeler karşısında da yardımcı olacak kritik öneme sahip imkanlar olduğunu da sözlerine ekledi.
ABD’li yetkili, Rus güçlerinin Ukrayna’nın güneyindeki mevzilerini güçlendirdiği bilgisi çerçevesinde güneydeki gelişmelere de değindi.
New York Times (NYT) gazetesi, bağımsız analistlerin Rus güçleri saflarındaki ağır kayıpların onları askeri birlikleri yeniden yapılandırmaya zorlayacağını düşündüklerini aktardı. Aynı analistler, Moskova’nın askeri birliklerini yeniden organize etse de, önümüzdeki aylarda lojistik sorunlarla karşılaşmaya devam edeceğini söylediler. NYT’nin haberine göre belirleyici olan birkaç savaşla geçen bir yaz boyunca, hem Ukrayna ordusu hem de Rusya ordusu güçlerini nasıl yönlendirecekleri konusunda bir ikilemle karşı karşıya kaldılar. Orduların komutanları karşı tarafın nerede, ne zaman ve nasıl hareket edebileceğini tahmin etmek zorunda bırakıldılar.
Ukrayna’nın doğusundaki Slovyansk kentinin dışında savaşan Ukrayna Ulusal Muhafızları’nın bir komutanı, Ukrayna güçlerinin ‘ülkenin doğusundaki savaşta karşı tarafla güç eşitliğine ulaştığını düşünüyor. Ukrayna Ulusal Muhafızlarının Dnipro-1 biriminin komutanı Yuri Beriza, uzun mesafelerden Rus hedeflerini isabetli bir şekilde vurabilen HIMARS füze sistemlerinin yaklaşık bir aydır savaş sahasında kararlılıkla kalmalarını sağladığını belirterek “HIMARS füzelerinin ateşlendiğini ilk defa duyduğumda kulaklarıma müzik gibi geldi. Ukraynalı askerlerin en güzel müziği oldu” ifadelerini kullandı.
ABD’li yetkililer HIMARS füze sisteminin bir fark yarattığına dikkat çekerken, bazı analistler, Rusya'nın Ukrayna’nın doğusunda yavaşlayan ilerlemesinin, dağılmakta olan güçlerini yeniden düzenleme ve konuşlandırma ihtiyacıyla ilgili olduğunu, dikkat dağınıklığı veya Ukrayna'nın silahlarıyla büyük bir ilgisinin olmadığını söylüyorlar. Kahl da Rusya’nın Ukrayna işgalinin başlangıcından bu yana Rus güçlerinin uğradığı kayıpların boyutuna atıfta bulunduğunda bunu vurguladı.
Batılı askeri analistler, Moskova'nın geçtiğimiz baharda Kiev’i ele geçirememesinden bu yana odak noktası olan Donbas bölgesinde Rus güçlerinin yönünü değiştirdiğinden ve topçu bombardımanlarını azalttığından söz ettiler. Rusya'nın o tarihten beri, Ukrayna'daki savaşı, doğuda ve güneyde olmak üzere iki cepheye bölündü. Ukrayna ise güneyde bir karşı saldırı başlatırken doğuda Rusya’nın ilerlemesini durdurmaya ya da en azından yavaşlatmaya çalışıyor.
Ukrayna açısından bakıldığında, Ruslar şu an Dnipro Nehri’nin batı kıyısındaki Herson bölgesinde kontrol ettikleri topraklara karşı savunmasız durumdalar. Geçtiğimiz haftalarda, Ukrayna ordusu ikmal için kullanılan iki köprüyü bombaladı ve Cumartesi günü tekrar saldırdı. İşgalin başlarında düşen Herson’da Rus güçlerini kuşatmakla tehdit etti.
NYT’nin haberine göre Ukraynalı emekli albay ve askeri uzman Sergei Grabsky, yerel basına verdiği demeçte, Rusya'nın Slovyansk'ın kuzeyindeki cepheden Herson bölgesinin güneyine yaklaşık 10 bin paraşütçü aktardığını söyledi.
Ukrayna askerleri geçtiğimiz hafta Slovyansk'ın kuzeyine ilerledi. Bu ilerleme sırasında aylarca şiddetli çatışmalara sahne olan Dovgenke köyünün Rusya işgalinden kurtarıldığı doğrulandı. Grabsky, Rus güçlerinin ‘Donbas'ta sıkışıp kaldığını, şimdi de güneyde yeni bir sorunla karşı karşıya kaldıklarını’ belirtti.
Rus yetkililerin ilgi odağının Donbas'a kaymasının nedeni olarak kabul edilen Rusya'nın geçtiğimiz kış başkent Kiev çevresinden çekilmesinde olanların aksine, güneydeki yeniden konuşlanma kademeli ve sessiz bir şekilde gerçekleşti.
Analistler, Rusya'nın güneydeki güçlerine büyük takviyeler gönderdiğinden dönüşümün de büyük olduğunu söylerken merkezi ABD’nin Virginia eyaleti Arlington ilçesinde bulunan CNA Kamu Araştırma Enstitüsü’nün Rusya araştırmaları direktörü Michael Kaufman'a göre Rusya büyük bir mobil yedek kuvvet oluşturuyor gibi görünüyor.
Kaufman, değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Ukrayna’nın planlarından tam olarak emin olmadıkları için böyle yapıyor olabilirler, ama güneyde bir tür saldırı bekliyorlar. Rus güçleri halen doğudaki savaş cephelerini test ediyor, kuzeydoğudaki Ukrayna kuvvetlerine baskı yapıyor ve güneyde en azından sınırlı bir saldırı başlatıyorlar. Bu yüzden artık aktif bir savaş sahasını net bir şekilde görüyorsunuz."



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.