Tunus Cumhurbaşkanı’dan ‘ulusal ekonomiyi sabote etmekten’ sorumlu olanların hesap vermesi çağrısı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (DPA)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (DPA)
TT

Tunus Cumhurbaşkanı’dan ‘ulusal ekonomiyi sabote etmekten’ sorumlu olanların hesap vermesi çağrısı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (DPA)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said. (DPA)

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said dün Kartaca Sarayı’nda İçişleri Bakanı Tevfik Şerafeddin, Maliye Bakanı Maliye Bakanı Siham Nemsiyye ve Gümrük Genel Müdürü Nejat el-Cevadi ile bir araya geldi.
Toplantıda başta gümrük suçları ve bunlara bir an önce son verilmesi gerekmesi olmak üzere birçok önemli konu ele alındı. Tunus resmi haber ajansı TAP’a göre Cumhurbaşkanı, birkaç limandaki ihlaller halen devam etmesi sebebiyle istisnasız tüm yolsuzluk eylemleri için davaların açılması gerektiğini vurguladı. Bu suçların, ulusal ekonominin sabote edilmesi, halkın ve devletin haklarının gaspı olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Said’in toplantıda gündeme getirdiği en önemli konular arasında bir kaçakçı ağının yaklaşık 700 konteyneri kaçırmasına yönelik bir dosyaları vardı. Milli ekonomiyi kemiren bu kişilerin dosyaları kadar tehlikeli olan banka ile ilgili dosyaların da açılıp yargıya aktarılması uzun zaman aldı.
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre İçişleri Bakanı Tevfik Şerafeddin, Maliye Bakanı Maliye Bakanı Siham Nemsiyye karayolu taşıma sistemi kapsamında askıda kalan, ekonomi ve mali yargı yönetiminin yanı sıra Bizerte Asliye Mahkemesi tarafından cezai soruşturmalara tabi olan konteynerlerin dosya takibi kapsamında Bizerte ticari limanını ziyaret etti. Kendilerine, Gümrük Genel Müdür, Ulusal Muhafız Komutanı eşlik etti. Mevcut arama çalışmalarının konusu olan 23 konteyner ve söz konusu limanda ciddi kaçakçılık şüphesine konu olan 650 konteyner hakkında arama ve teftiş işlemlerinin tamamlanmasındaki gecikmeye neden olan zorluklar hakkında bilgi alındı.
Bu bağlamda söz konusu konteynerlerin açılmaya devam edilmesi, gerekli incelemelerin yapılması ve bunlarla ilgili ihlallerin gündeme getirilmesi ve araştırmaların sürdürülmesine yönelik prosedürlerin hızlandırılması amacıyla bir çalışma toplantısı düzenlendi. Ülke ekonomisinin ve kamu parasının korunmasının önemini vurgulanırken, ihlaller yapanların ve bunları örtbas edenlerin takibinin yapıldığı ve hukukun her şeyin üstünde olduğu vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Said Kartaca Saray’ında Başbakan Necla Budin Ramazan’ı da kabul etti. Toplantı, özellikle okula dönüşe hazırlık, okul ve üniversite alanlarının hazırlanması olmak üzere çeşitli sektörlerde hükümet çalışmalarının ilerlemesiyle ilgili konuları görüşmeye odaklandı. Bu bağlamda, ‘mevcut aşama, yönetim ile vatandaşlar arasında güven inşa etme aşaması olduğu için ve devletin yardım elinin olmamasından şikayet edenlerin bile devletin çabalarını desteklemek için katkıda bulunmalarının sonucunun farkında oldukları için vatandaşların bu çalışmaya dahil edilmesi imkanını’ vurguladılar.
Diğer yandan, Cumhurbaşkanı Kays Said ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan basın açıklamasına göre görüşmede başta ekonomi olmak üzere Tunus-Fransız ilişkileri ve iki ülke arasındaki işbirliği gibi birçok önemli konuya değinildi.
Bu görüşme sırasında iki Cumhurbaşkanı devletlerarası birçok konuyu, zorluklarla mücadele yolları ve ancak tüm insanlığı bir araya getiren yeni yaklaşımlarla üstünden gelinebilecek yeni durumlara karşı mücadele yollarını ele aldılar.



UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."


Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
TT

Irak İçişleri Bakanı: Suriye'de olup bitenleri yakından takip ediyoruz ve Suriye ile olan sınırımız en yoğun şekilde tahkim edilmiş sınır

Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)
Irak'taki el-Kaim ile Suriye'deki el-Bukamal arasındaki sınır geçişinin Irak tarafı (AFP)

Irak İçişleri Bakanı Abdülemir el-Şemmari dün yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriye'deki gelişmeleri günlük olarak takip ettiğini ve özellikle Suriye ile olan uluslararası sınırları boyunca tahkimatlar kurulduğunu söyledi.

Irak Haber Ajansı, el-Şemmari'nin şu sözlerini aktardı: "Tüm Irak sınırları güvenli... ve Suriye ile olan sınırımız en güvenli ve tahkim edilmiş olanıdır."

Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)Irak ordusuna ait, Suriye ile 600 kilometrelik sınırda bulunan bir gözlem kulesi (AFP)

Bakan açıklamasında, tahkimat çalışmalarının sınır boyunca 620 kilometre uzunluğunda bir hendek kazılmasını ve sınır noktalarına gece gündüz çalışan termal kameraların yerleştirilmesini içerdiğini belirtti.

Sınırda konuşlandırılan birliklerin yeterli olduğunu, hepsinin gerekli teçhizat ve personelle donatıldığını ve herhangi bir acil durumda müdahale etmeye hazır yedek birliklerin bulunduğunu da belirten yetkili, "Irak sınırına yaklaşan herkesin ateşle karşılanacağı" uyarısında bulundu.