Lübnan’da elektrik krizine çözüm arayışları sürüyor

Lübnan’ın yine ‘tamamen karanlıkta kalma’ ihtimali oluştu Enerji Bakanı Feyyad, ham petrol anlaşmasını yenilemek için Irak’la temas kurdu

Lübnan Başbakanı Mikati ile Iraklı mevkidaşı Kazimi’nin Ekim 2021’de ‘petrol tedarikiyle’ ilgili görüşmesinden bir kare. (Getty Images)
Lübnan Başbakanı Mikati ile Iraklı mevkidaşı Kazimi’nin Ekim 2021’de ‘petrol tedarikiyle’ ilgili görüşmesinden bir kare. (Getty Images)
TT

Lübnan’da elektrik krizine çözüm arayışları sürüyor

Lübnan Başbakanı Mikati ile Iraklı mevkidaşı Kazimi’nin Ekim 2021’de ‘petrol tedarikiyle’ ilgili görüşmesinden bir kare. (Getty Images)
Lübnan Başbakanı Mikati ile Iraklı mevkidaşı Kazimi’nin Ekim 2021’de ‘petrol tedarikiyle’ ilgili görüşmesinden bir kare. (Getty Images)

Lübnan yönetimi, elektrik kesintisi nedeniyle ülkenin yeniden ‘tamamen karanlıkta kalmasının’ önüne geçmek için çözüm yolu bulmaya odaklandı. Ekonomik krizle boğuşan Lübnan, geçen yıl temmuz ayında hizmet ve ticari ürün karşılığında, elektrik üretiminde kullanılmak üzere 1 milyon ton petrol ithalatı için Irak ile anlaşma imzalamıştı. Söz konusu anlaşmanın süresi eylül ayında bitiyor. Lübnan Enerji Bakanı Velid Feyyad, anlaşmayı bir yıl süreliğine uzatmak için Iraklı taraflarla müzakerelere başladı.  
Lübnan’ın günlük bazda yaklaşık olarak 3 bin megavat saat elektrik üretimine ihtiyacı var. Lübnan’da iki elektrik kaynağı bulunuyor, tüketimin cüzi bir kısmı hidroelektrik santrallerinden karşılanırken, diğer kısmı akaryakıtla (fuel oil) çalışan santraller tarafından üretiliyor. Irak hükümeti ile yapılan anlaşma uyarınca ithal edilen ham petrol serbest piyasada ayda 40 bin ton fuel oil ile değiştirilerek, elektrik santrallerinin ihtiyacı karşılanıyordu, ancak bu anlaşma eylül ayında sona eriyor.  
Lübnanlı kaynaklar, Irak ile olan sözleşmenin uzatılmaması veya yakıt için başka bir alternatifin güvence altına alınması durumunda, Lübnan’ın eylül ayından itibaren ‘neredeyse tamamen karanlıkta’ kalacağını bildirdi. Şarku’l Avsat’a açıklamada bulunan kaynaklar, Lübnan'da döviz likidite sorunu nedeniyle elektrik santrallerine akaryakıt temin etmekte zorluk yaşandığını bu yüzden, ülke genelinde uzun süredir günlük enerji kesintilerinin 20 saati bulabildiğini aktardı. Lübnan Elektrik Kurumu’nun hizmet veremediği saatlerde vatandaşlar ücret mukabilinde, jeneratörlerle üretilen elektriği kullanıyor.  
Lübnan Enerji Bakanı Velid Feyyad son bir ay içinde soruna çözüm bulmak ve ‘hizmet karşılığı ham petrol ithali’ anlaşmasını uzatmak için Irak’ı iki kez ziyaret etti. LBC televizyonuna açıklamada bulunan Feyyad, “Irak tarafı akaryakıt dosyası konusunda olumluydu, Lübnan-Irak arasındaki anlaşmayı uzatabileceğimize inanıyoruz. Yakında Iraklı yetkililer birden fazla dosyayı görüşmek üzere ülkemizi ziyaret edecekler. Irak hükümeti ile bir anlaşmaya varmaya çalışıyoruz, sonuçların olumsuz olması için bir sebep göremiyorum.’’ dedi.  
Ham petrol ithalatı ile ilgili müzakerelerin önünde iki temel engel bulunuyor, birincisi Irak’ta istikrarsızlığa yol açan siyasi ve güvenlik gelişmeler, ikincisi ise Lübnan’ın son bir yılda ithal ettiği 1 milyon ton petrolün karşılığını ödemek için bir mekanizma belirlenememiş olması. Velid Feyyad Irak’a gerçekleştirdiği bir önceki ziyarette, Irak Maliye Bakanı ve Merkez Bankası Müdürü ile bir araya gelerek, ‘geri ödeme mekanizmasını’ tartışmıştı. Lübnan, Ürdün’den 250 megawat elektrik aktarımı, ayrıca Mısır’dan Suriye üzerinden doğalgaz getirme planları yapmış, ancak yürürlüğe koyamamıştı.  
Çünkü söz konusu projeleri destekleyecek olan Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) elektrik sektöründe talep ettiği reformlar gerçekleştirilmedi. Amerika Birleşik Devletleri ise Mısır ve Ürdün’e, Suriye üzerinden sağlayacakları enerji ile ilgili “Sezar Yaptırım Yasası’ndan” muafiyet belgesini vermek için IMF’nin finansmanı onaylamasını şart koştu.   
İran geçtiğimiz ayın sonunda Lübnan’a akaryakıt sağlamaya hazır olduğunu duyurdu. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Batı Asya ve Kuzey Afrika Genel Koordinatörü Muhammed Sadık Fazli, Tahran’ın, yakıt tedarikinin tartışılması için Lübnanlı yetkilileri Tahran’da ağırlamaya hazır olduğunu duyurdu. Daha öncesinde Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah, Lübnan hükümetinin kabul etmesi koşuluyla İran yakıtını Lübnan elektrik santrallerine ücretsiz olarak getirmeye hazır olduğunu açıklamıştı. Enerji Bakanı Feyyad, İran’ın akaryakıt hibesini değerlendireceklerini, istenen fuel oil türünü bildirdiklerini ve bu zor aşamada İran’ın desteğinden memnun olduklarını belirtti. İran tarafının ise, söz konusu hibenin ayrıntılarını değerlendirmek üzere bir heyet oluşturacağını söyledi.  



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.