İsrail ordusu İslami Cihad komutanına suikastın detaylarını ‘sızdırdı’

Filistin İslami Cihad komutanı Caberi’nin 170 saniye süren ‘komplike’ suikastına dair İsrail tarafından detaylar bazına sızdırıldı

İsrail'in Cuma günü Gazze'ye düzenlediği hava saldırısı sonrası bir binadan dumanlar yükseldi (EPA)
İsrail'in Cuma günü Gazze'ye düzenlediği hava saldırısı sonrası bir binadan dumanlar yükseldi (EPA)
TT

İsrail ordusu İslami Cihad komutanına suikastın detaylarını ‘sızdırdı’

İsrail'in Cuma günü Gazze'ye düzenlediği hava saldırısı sonrası bir binadan dumanlar yükseldi (EPA)
İsrail'in Cuma günü Gazze'ye düzenlediği hava saldırısı sonrası bir binadan dumanlar yükseldi (EPA)

Üst düzey İsrail askeri kaynakları, İslami Cihad’a bağlı Kudüs Seriyyeleri’nin Gazze Şeridi'nin kuzey bölgesi lideri Teysir el-Caberi’nin suikastı süreci hakkında basına bilgi sızdırdı.
İsrail'in geçtiğimiz Cuma günü Gazze Şeridi'ne yönelik saldırısının başlangıcında düzenlenen suikast kapsamında hedef alınan daire ve içindekileri vurmak için akıllı bombalar dahil olmak üzere iki yeni silah kullanımına değinildi.
Kaynaklar, Caberi’nin söz konusu dairede bulunduğuna dair doğru istihbarat bilgisinin Perşembe akşamı saat sekizde ulaştığını, haberin doğrulanması üzerine tasfiye hazırlıklarına başlandığını aktardı. Kendisinin günlerdir Gazze’de bulunan 14 katlı 28 daireli bir apartmanın altıncı katında bulunduğu üzerine duruldu. Binanın ve dairelerin haritasını çıkaran İsrail istihbaratı, suikast planını yüzey kalınlığı, betondaki demir miktarı, inşaatta kullanılan taşların kalitesi gibi veriler üzerine kurdu. 
Kaynaklara göre Caberi’nin beraberindeki bir yardımcısı ile birlikte dairede bulunduğu doğrulandı. Bunun üzerine kaynakların bildirdiğine göre ‘bina sakinlerine çok az zarar vereceği öngörülen’ yeni tip silahların kullanılmasına karar verildi. Yetkililerden biri şu açıklamalarda bulundu:
“Genellikle, sivilleri binayı birkaç dakika önceden terk etmeleri konusunda uyarmak için bir taktik kullanırız. Ancak bu durumda operasyonun açığa çıkmaması ve hedefin kaçmaması için uyarı verilmedi. Bir savaş uçağı, kaygan teknolojik özelliği bulunan bir ton ağırlığında patlayıcı taşıyan, düz bir çizgi üzerinde değil, Hava Kuvvetleri Tasfiye Birimi tarafından belirlenen açılar üzerinde seyreden ağır füze gönderdi. Bu füze, Caberi’nin bulunduğu dairenin bir üstündeki yedinci katta yer alan daireye gönderildi. Böylece tavanın Caberi’nin dairesinin üzerine çökertilmesi hedeflendi. Aynı zamanda Caberi’yi ve beraberindekileri hedef alacak beş adet akıllı bomba fırlatıldı. Kendisi böylece tasfiye edildi. Beraberinde binanın 15 sakini yaralandı. Suikast 170 saniye sürdü.”
İsrail askeri operasyonlarında aynı zamanda piyasaya yeni çıkacak silahlar test edilmiş oluyor. 2021'de İsrail'in silah ve güvenlik uzmanlığı satışından elde ettiği gelir, 2020'ye göre yüzde 18, 2019’a göre yüzde 30 oranında bir artışla 11,3 milyar dolara ulaştı. 
Diğer yandan Dışişleri Bakanı Yair Lapid ve Savunma Bakanı Benny Gantz, Filistin İslami Cihad Hareketi ile yapılan ateşkes anlaşmasının, İsrail'i tehdit eden liderlerinin suikasta uğramayacağını garanti etmediğini belirtti. Gantz, Filistin İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale’nin suikasta uğrama olasılığına açıkça değindi. Bu konuda İbrani medyasına röportajlar veren Gantz, İsrail'in Mısır himayesinde varılan ateşkes anlaşmaları çerçevesinde iki tutuklu Bessam es-Saadi ve Halil Avavide’yi serbest bırakma taahhüdünde bulunmadığını açıkça belirtti. Cihad liderlerinin bu kişilerin serbest bırakılmalarının ateşkes şartlarından olduğuna dair açıklamaları ve bu konuda Mısır tarafından yapılan açıklamalara ilişkin cevabında ise “İsrail hükümeti bu konuda Mısır tarafıyla görüşmelere devam edecek” ifadelerini kullandı. Mısır tarafıyla diyaloğun devam ettiğini, bu dosyanın çözülme olasılığını incelemek için hareket etmek istediklerini de sözlerine ekledi. Saadi’yi tutuklama kararının isabetli olduğunu, ‘teröristleri’ serbest bırakma vaadinden haberi olmadığını belirten Gantz, “Serbest bırakılmayacaklarına dair bir vaat vermek istemiyorum. İnsanları sırf bunun için hapiste tutmuyoruz. Hamas'ın elindeki İsrailli mahkumların geri dönüşü çok önemli bir konu, uzun vadeli bir vizyon için çözümün bir parçası olmalı” vurgusunda bulundu.



Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
TT

Suriye Ordusu: Irak'tan Tanf Üssü'ne yönelik İHA saldırısını püskürttük

Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)
Suriye'nin güneydoğusundaki Tanf Üssü (Arşiv- AP)

Suriye ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki el-Tanf askeri üssünü hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) saldırısını püskürttüğünü duyurdu.

SANA’nın haberine göre Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, İHA’nın Irak topraklarından havalandığını ve askeri üssü hedef almaya çalıştığını belirterek, “bölgede konuşlanmış Suriye güçlerinin dikkati sayesinde hedeflerine ulaşamadıklarını” kaydetti.


Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
TT

Bağdat ve Washington, "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştıracak"

Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)
Musul yakınlarındaki bir askeri üste bulunan ABD askeri (Arşiv- Reuters)

Bağdat ve Washington, Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana Irak güçlerini ve Amerikan çıkarlarını hedef alan "terörist saldırılarla" mücadelede "işbirliğini yoğunlaştırmak" konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Dün akşam ayrı ayrı yayınlanan açıklamalarda, Irak hükümetinin Güvenlik Medya Birimi ve Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği, "Irak ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki stratejik ortaklık çerçevesinde, ortak bir üst düzey koordinasyon komitesi kurulmasına karar verildi" ifadelerini kullandı.

Komite, «terör saldırılarını önlemek için iş birliğini yoğunlaştırmaya ve Irak topraklarının Irak halkına, Irak güvenlik güçlerine, tesislerine ve stratejik varlıklarına, ayrıca ABD vatandaşlarına, diplomatik misyonlara ve uluslararası koalisyona yönelik herhangi bir saldırı için üs olarak kullanılmamasını sağlamaya» karar verdi. Taraflar, “Irak topraklarının, hava sahasının ve karasularının Irak'ı veya komşu ülkeleri tehdit etmek için kullanılmamasını sağlamada Irak'a destek vereceklerini” teyit ettiler.

Buna ilave olarak, Irak Savunma Bakanlığı, Basra vilayetinin Deyr ilçesindeki Mecnun petrol sahası içinde bir insansız hava aracının (İHA) düştüğünü, ancak patlamadığını ve düşüşünün herhangi bir maddi hasara veya can kaybına yol açmadığını duyurdu.

Bakanlığın yaptığı açıklamada, "Olay yerinde bulunan güçler derhal Basra Harekat Komutanlığı ve El-Neşve Polis Karakolunu bilgilendirdi. Uçağın uygun prosedürlere göre kaldırılması için olay yerine mühendislik ekipleri ve Patlayıcı Maddeler Kontrol Dairesi ekipleri sevk edildi" denildi.

Erbil Havalimanı yakınlarında patlama sesi

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün, Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonun “DEAŞ” ile mücadele eden birliklerinin bulunduğu Erbil Uluslararası Havalimanı yakınlarında bir patlama sesi duyulduğunu bildirdi. Bir görgü tanığı ajansa, havalimanı çevresinde duman yükseldiğini gördüğünü söyledi.

Ortadoğu'da savaşın başlamasından bu yana, hava savunma sistemleri, büyük bir ABD konsolosluğunun da bulunduğu Erbil semalarında İHA’ları durdururken, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplar her gün Irak ve bölgedeki “düşman üslerine” saldırılar düzenlediklerini duyuruyor.


Filistinliler Doğu Kudüs'teki "zorla tahliyeleri" kınadı

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
TT

Filistinliler Doğu Kudüs'teki "zorla tahliyeleri" kınadı

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)
İsrail güçleri, Batı Şeria'nın Nablus kentinde bir evin yıkılmasının ardından arama operasyonu düzenledi (EPA)

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Doğu Kudüs’te “İsrail işgal makamlarının zorla tahliye operasyonlarını tırmandırmasını” kınayarak, uluslararası toplumu bunu durdurmak için “daha kararlı adımlar atmaya” çağırdı.

İsrail makamları çarşamba günü, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Silvan kasabasındaki Batn el-Hava mahallesinde 11 Filistinli aileyi yerleşimcilerin yararına tahliye etme kararlarını uyguladı. İnsan hakları örgütü “B'Tselem” ve “Fransız Basın Ajansı” bu durumu doğruladı. İsraillilerin Filistinlilerin yerine yerleşmesine izin vermeyi amaçlayan operasyonlar giderek artıyor.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, «Resmi Haber Ajansı (WAFA)» tarafından yayınlanan açıklamada, «İsrail işgal makamlarının işgal altındaki Kudüs şehrinde halkımıza yönelik zorla tahliye operasyonlarını tırmandırmasını ve son olarak Silvan’ın Batn el-Hava bölgesinde 15 ailenin evlerinden sürülmesini» kınadı. Ayrıca, “işgal belediyesinin, Kalandiya kasabasındaki yedi ev için temyiz edilemez acil yıkım emirleri çıkarmasını” da kınadı.

Bakanlık, uluslararası toplumu «halkımıza yönelik zorla tahliyenin devam etmesini önlemek için diplomatik baskı araçlarını devreye sokmak ve sahadaki uluslararası varlığı güçlendirmek de dahil olmak üzere, daha kararlı ve kesin adımlar atmaya» çağırdı.

İsrail makamları, Doğu Kudüs’ün Eski Şehir’in güneyinde yer alan Silvan mahallesindeki evlerin boşaltılmasına ilişkin kararlarında, 1970 yılında çıkarılan ve 1948’de İsrail’in kurulmasından önce sahip oldukları mülkleri kaybeden Yahudilerin bu mülkleri geri almalarına izin veren bir yasaya dayanmaktadır.

Ayrıca, 19. yüzyıl ve Osmanlı dönemine ait belgelere de dayanıyor. Bu belgeler, Yemen kökenli Yahudilerin bu topraklarda yaşadığını ve 1929 ile 1936 yılları arasında meydana gelen Filistin devrimleri sırasında burayı terk ettiklerini gösteriyor.

İsrail makamları son yıllarda bölgeden birçok aileyi tahliye ederken, diğer aileler kendilerine yönelik çıkarılan kararların uygulanmasını beklemektedir. 1980’lerde başlayan Silvan’daki yerleşimcilerin varlığı yasadışı kabul edilmektedir. Bu mahalle, İsrail’in 1967’de işgal ettiği ve daha sonra uluslararası toplumun tanımadığı bir adımla ilhak ettiği Doğu Kudüs’ün bir parçasıdır.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Silvan'da, yaklaşık 50 bin Filistinli arasında yüzlerce yerleşimci yaşıyor. Bu kişilerin evleri, çatı ve pencerelere asılan İsrail bayraklarından veya evlere yerleştirilen güvenlik kameralarından ayırt edilebiliyor. Ayrıca, tel örgülerle çevrili bir spor sahası gibi gelişmiş tesisler de bu evlerin yakınında bulunuyor.

Uluslararası hukuka göre, işgalci güçler işgal altındaki topraklardan nüfusu başka bir yere nakledemez veya bu nüfusu başka vatandaşlarla değiştiremez. Filistinliler, Doğu Kudüs’ün gelecekteki devletlerinin başkenti olması konusunda ısrarcıdır.

Filistinlilerin haklarını savunan İsrail merkezli sivil toplum kuruluşu Ir Amim, dün yaptığı açıklamada, "Silvan'daki zorla tahliyeler ve yıkımlar" durdurulmazsa, "1967'den bu yana Doğu Kudüs'ten en büyük tahliye dalgalarından birine yol açacağı ve 2 binden fazla Filistinliyi etkileyeceği" konusunda uyardı.