Rusya Zaporijya Nükleer Santrali ile ilgili ihtilafı BMGK’ye taşıyor

Kiev uluslararası koruma talep ederken Moskova, Kiev’i tehlikeli tesisleri kasten bombalamakla suçladı

Ukrayna polisi tarafından paylaşılan, Rusya ordusunun dün Dnepropetrovsk’ta hedef aldığı bir evin enkazının fotoğrafı (Reuters)
Ukrayna polisi tarafından paylaşılan, Rusya ordusunun dün Dnepropetrovsk’ta hedef aldığı bir evin enkazının fotoğrafı (Reuters)
TT

Rusya Zaporijya Nükleer Santrali ile ilgili ihtilafı BMGK’ye taşıyor

Ukrayna polisi tarafından paylaşılan, Rusya ordusunun dün Dnepropetrovsk’ta hedef aldığı bir evin enkazının fotoğrafı (Reuters)
Ukrayna polisi tarafından paylaşılan, Rusya ordusunun dün Dnepropetrovsk’ta hedef aldığı bir evin enkazının fotoğrafı (Reuters)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Zaporijya Nükleer Santrali’nin sık sık saldırılara uğraması nedeniyle ‘bir nükleer felaket tehlikesi’ uyarısının ardından nükleer santralin durumuyla ilgili son gelişmeleri tartışmak üzere özel bir oturum düzenleyecek. Öte yandan Rusya ve Ukrayna, Zaporijya Nükleer Santrali’ndeki durumla ilgili bir birlerinisuçlamaya devam ediyorlar.
Rusya’nın BM misyonundan bir kaynak, Rus haber ajansı RIA Novosti’ye yaptığı açıklamada, Rusya’nın BMGK’danUkrayna'nın Zaporijya Nükleer Santrali’ne yönelik saldırıları ve bir felaketin yaşanması olasılığı çerçevesinde 11 Ağustos'ta konuyla ilgili bir oturum talep ettiğini söyledi. Rusya’nın BM misyonunun, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi’den oturum öncesinde bir rapor sunmasını istediği öğrenildi.
UAEA Başkanı Grossi dün, ‘gerçek bir nükleer felaket riski’ uyarısında bulunarak her iki tarafı da itidalli olmaya çağırdı. Öte yandan G7 ülkeleri Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere, Avrupa Birliği (AB) ve ABD Dışişleri Bakanları ortak açıklamasında, Rusya'nın Zaporijya Nükleer Santrali ve bütün nükleer faaliyetlerinin tüm kontrolünü derhal Ukrayna'ya devretmesi çağrısında bulunulsa da Rusya’nın bunu yapması beklenmiyor.

Uçurumun kenarı”
BM daha önce, UAEA uzmanlarının durumu yerinde incelemek amacıyla Zaporijya Nükleer Santrali’ne bir ziyaret düzenlemeye çalıştığını duyurmuştu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, UAEA heyetinin Zaporijya Nükleer Santrali’ni ziyaret etmesini sağlamalı” denildi. 
Rusya Dışişleri Bakanlığı Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Dairesi Başkan Yardımcısı Igor Vishnevitsky, yaptığı açıklamada, “Şimdi birçok mesele, BM Genel Sekreterliğine ve Genel Sekreter António Guterres'e bağlı. Çünkü bu ziyaret için destek sözü vermekle kalmayıp ziyaretin gerçekleşmesini sağlamalı. Bu konuda ona mümkün olan her şekilde yardım edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın UAEA ile yakın iş birliğine ve nükleer santrali denetlemeye hazır olduğunu söyleyen Vishnevitsky, “Bir noktada teftişi kabul etmeye hazırdık ve her şey yapıldı, ama BM Genel Sekreterliği Güvenlik Departmanı buna izin vermedi. UAEA, bu departmanın tavsiyelerine aykırı hareket edemez. Görev gerçekleşmese de programa kadar tüm lojistik hazırlıklar tamamlandı. UAEA Başkanı Rafael Grossi de dahil olmak üzere herkes için büyük bir sürpriz oldu” şeklinde konuştu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı daha önce BM Genel Sekreterliği Güvenlik Departmanı'nın Gorssi’nin Zaporijya Nükleer Santrali'ne yaptığı ziyareti onaylamadığını, bunun da Kiev'in nükleer santralin bulunduğu bölgede provokasyonlar düzenlemesine izin verdiği açıklamasında bulunmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ‘Kiev’in nükleer santrale yönelik saldırıları’ ile ilgili durum çerçevesinde dünyanın ‘uçurumun kenarında yürüdüğünü’söyledi. Zaharova, açıklamasında, “İnsan kaynaklı felaketlerin sonuçları da dahil olmak üzere nükleer enerji sorunlarıyla ilgilenen BM Genel Sekreterliği, tüm dünyanın bir uçurumun kenarında olduğunu anlaması gerekiyor gibi görünüyor. Bunlar, bilim adamlarının dünyanın yararı, kalkınması ve alternatif enerji kaynakları arayışı için yaptıkları deneyler değil, Kiev yönetiminin tamamen yasadışı faaliyetlerinin bir parçası olarak suç teşkil eden eylemleridir. Bu yıkıcı eylemlerin sonuçları belirli bir coğrafi alanla sınırlı olmayacak” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Kiev, Ukrayna'daki nükleer tesisler ve hassas bölgelerin uçuşa yasak bölge ilan edilmesini talep etti. Ukraynalı yetkililer, uluslararası izleme kurumlarının bu bölgelerdeki durumun takibine dahil edilmeleri gerektiğine işaret ettiler. Rus çevreleri ise bu talebi, Kiev'in nükleer tesisler dosyasını ‘uluslararasılaştırma’ girişimi olarak gördüler. Rus kaynaklar, Kiev'i savaşa müdahale etmeleri için müttefik güçleri çekmeyi başaramayınca, uluslararası tarafları sahaya askeri birlikler göndermeye ikna etmeye çalışmakla suçladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, daha önce Ukrayna'nın uçuşa yasak bölge çağrısını ‘saçmalık’ olarak nitelendirmişti.

Ukrayna’nın suçlaması
Kiev ile Moskova’nın birbirlerine yönelttikleri suçlamalara gelince Ukrayna dün, Rusya'nın nükleer santralin bulunduğu yeri, yakındaki bir kasabayı hedef almak için kullandığını ve füzeli saldırıda en az 13 kişinin ölümüne, çok sayıda kişinin ciddi şekilde yaralanmasına neden olduğunu açıkladı. Ukrayna'nın Rusya tarafından hedef alındığını söylediği Marganets kasabası, Moskova'nın geçmişte Ukrayna güçlerinin Mart ayından bu yana Rusya tarafından kontrol edilen Zaporijya Nükleer Santrali’nde saklanan Rus güçlerini bombalamak için kullandığını iddia ettiği yer.
Ukrayna’nın orta kesimlerinde yer alan Dnipropetrovskbölgesinin valisi Valentin Ryzhnichenko, Rusya'nın Marganets’e 80 adet Grad füzesinin kullanıldığı bir saldırı gerçekleştirdiğini söyledi. Dnipro Nehri’nin diğer yakasında yer alan kasabada 20'den fazla binanın hasar gördüğünü de belirten Vali Ryzhnichenko, saldırıda bir elektrik hattının zarar gördüğünü ve birkaç bin kişinin elektriksiz kaldığını kaydetti. Ryzhnichenko, bir otel, iki okul, bir konser salonu, ana belediye binası ve diğer idari binaların bombalandığını ifade etti. Ukraynalı yetkililer tarafından dağıtılan resimlerde, bombalanmış ve camları kırılmış gibi görünen molozlarla dolu bir okul koridoru ve füzenin isabet ettiği bir apartman yer aldı.
Reuters’ın aktardığına göre Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofis Başkanı Andriy Yermak, Rusya’yı Zaporijya Nükleer Santrali’nden Ukrayna’nın çeşitli noktalarına saldırılar gerçekleştirmekle suçladı. Yermak, Rusya’nın, Ukrayna’nın buradan yapılan bir saldırıya tehlikeli olabileceğinden ötürü karşılık veremeyeceğini bildiğini de sözlerine ekledi. Yermak, Telegram hesabından yaptığı paylaşımda, Marganets'e yapılan saldırıya işaret ederek “İnsanların oturdukları apartmanların üzerine 80 adet füze ateşlendi” yazdı.
Ukrayna, araçlar ve ağır silahlarla desteklenen yaklaşık 500 Rus askerinin Ukraynalı teknisyenlerin çalışmaya devam ettiği nükleer santralde konuşlandığını duyurdu. Buna karşın Rusya, güçlerinin sorumlu davrandığını ve tesisin güvenliğini sağlamak için elinden gelen her şeyi yaptığını öne sürdü.

Rusya’dan kömür ithalatına yasak
Diğer taraftan, AB ve İngiltere tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırım paketleri kapsamında alınan Rusya’dan kömürü ithalatını yasaklama kararı dün itibarıyla yürürlüğe girdi. 
Batılı ülkeler tarafından alınan karara göre İngiltere ve AB, Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonu temelinde uygulanan yaptırımların bir parçası olarak 10 Ağustos'tan itibaren AB’nin en büyük kömür tedarikçilerinden biri olan Rusya’dan kömürü ithalatına son verdi. 
Rusya Enerji Bakanlığı'na göre Rusya 2021 yılında, AB’ye 48,7 milyon ton kömür ve kömürden elde edilen hammadde sattı. Bu da Rusya’nın toplam kömür ihracatının yüzde 21,8'ini oluşturuyor. Rusya, 2020 yılında ise toplam kömür ihracatının yüzde 22'sini AB’ye gerçekleştirdi.



Türkiye: Fransa’nın Kıbrıs’a asker konuşlandırması bölgesel istikrarı zedeler

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 9 Mart'ta Kıbrıs ziyaretinin başlangıcında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılıyor (Reuters)
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 9 Mart'ta Kıbrıs ziyaretinin başlangıcında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılıyor (Reuters)
TT

Türkiye: Fransa’nın Kıbrıs’a asker konuşlandırması bölgesel istikrarı zedeler

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 9 Mart'ta Kıbrıs ziyaretinin başlangıcında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılıyor (Reuters)
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 9 Mart'ta Kıbrıs ziyaretinin başlangıcında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılıyor (Reuters)

Türkiye, Fransa’nın Kıbrıs’a asker konuşlandırmasının bölgesel istikrarı zayıflatacağı uyarısında bulundu. Türk güvenlik kaynakları, adanın güvenlik ve istikrarına ilişkin düzenlemelerin uluslararası anlaşmalarla belirlendiğini ve Türkiye’nin adanın ikiye bölünmüş yapısında garantör ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Ada, kuzeyde Türk, güneyde ise Yunan kesimi olmak üzere ikiye ayrılmış durumda.

Haziran ayında, uluslararası alanda tanınan ve Avrupa Birliği üyesi olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde Fransa’nın asker konuşlandırmasına ilişkin bir anlaşma imzalanması beklentisi bulunuyor.

Türk Savunma Bakanlığı’na bağlı kaynak, perşembe günü düzenlenen basın bilgilendirmesinde, Fransa’nın Güney Kıbrıs’ta asker konuşlandırma gerekçesinin net olmadığını, ancak bu tür adımların mevcut hassas dengeyi bozarak gerilimi artırabileceğini ifade etti.

“Uluslararası hukuka aykırı”

Türkiye’nin uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini vurgulayan kaynak, bölgede barış ve istikrarın korunmasının öncelikli hedef olduğunu belirtti.

Türkiye, 1974’ten bu yana Kıbrıs’ın kuzeyinde asker bulunduruyor ve Fransa’nın Güney Kıbrıs’ta asker konuşlandırmasının 1960 tarihli ve BM tarafından da kabul edilen “Garanti Antlaşması”na aykırı olduğunu savunuyor. Bu anlaşma kapsamında Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık adanın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü garanti altına almakla yükümlü.

dsdsvds
Kuzey Kıbrıs'taki Türk askerleri (Türkiye Savunma Bakanlığı)

Antlaşmaya göre Kıbrıs Cumhuriyeti herhangi bir siyasi veya ekonomik birlik oluşturamaz ve adanın bölünmesini ya da başka bir devletle birleşmesini destekleyen faaliyetleri engellemek zorundadır. Türkiye, bu çerçevede Yunan tarafının tek başına hareket edemeyeceğini, Türk tarafıyla anlaşma yapılması gerektiğini savunuyor.

Türk askeri kaynak, Fransa’nın girişiminin yalnızca Türkiye ve “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”nin haklarını ihlal etmediğini, aynı zamanda Güney Kıbrıs için de gelecekte güvenlik riskleri doğurabileceğini belirterek, bölgesel istikrarı bozacak adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Fransa’nın tutumu

Fransa’nın, Avrupa Birliği Antlaşması’nın 42. maddesinde yer alan “karşılıklı savunma” hükmü kapsamında ve AB liderlerinin 24 Nisan’da Lefkoşa’daki zirvede aldığı kararlar doğrultusunda bu adımı değerlendirdiği belirtiliyor.

gretrtg
24 Nisan'da Lefkoşa'da düzenlenen AB liderler zirvesinden bir kare (EPA)

Bu yaklaşımın NATO’nun 5. maddesindeki kolektif savunma ilkesine de benzerlik taşıdığı ifade ediliyor.

Hükümete yakın Sabah'ta gazetesinde yayımlanan bir makalede, köşe yazarı Melih Altınok, Avrupa Birliği ve Kıbrıs'ın ortak savunma maddesini yeniden canlandırarak, garantör güçlerden ve NATO'dan bağımsız olarak Kıbrıs'ın geleceğini şekillendirmeye çalıştığını savundu. Beklenen anlaşmayla ilgili dolaşan haberlere göre, anlaşma Fransız askeri personelinin Kıbrıs'a konuşlandırılması, Lefkoşa ve Paris arasında savunma sanayinde artırılmış işbirliği, askeri teknoloji değişimi, ortak eğitim faaliyetleri ve askeri tesisler için lojistik destek gibi maddeler içeriyor.

Tepkiler

Uluslararası alanda tanınmayan “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”, Güney Kıbrıs’ın Fransız askerlerini adaya davet etme planını “provokatif ve kabul edilemez” olarak nitelendirdi ve bunun adadaki barışı zedeleyeceğini savundu.

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ise Fransa ile yapılması planlanan anlaşmanın savunma ilişkilerini güçlendirmeye yönelik olduğunu açıkladı.

gthyjuk
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nicos Christodoulides (EPA)

Türk uzmanlar, adada yabancı askeri varlığın tamamen yeni olmadığını, ABD, Yunanistan ve Fransa ile mevcut savunma iş birliklerinin zaten sürdüğünü belirtiyor.

Türk askeri kaynak ayrıca, söz konusu anlaşmanın bölgesel iş birliği ve diyalog çabalarını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Milliyet gazetesi ise bu tür girişimlerin bölgedeki güç dengelerini değiştirmeyeceğini, Türkiye’nin askeri kapasitesi ve jeostratejik konumunun belirleyici olmaya devam edeceğini yazdı. Gazete ayrıca, dış aktörlerin sürece dahil edilmesinin gerilimi artırabileceği uyarısında bulundu.


Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Zelenskiy, Cidde’de gerçekleştirdikleri görüşmede başta Ortadoğu’daki gelişmeler ve Ukrayna krizi olmak üzere güncel bölgesel ve küresel meseleleri ele aldı. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki ikili ilişkiler, iş birliği alanları ve bu alanların geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada toplantıyı “son derece verimli” olarak nitelendirdi. X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ülkesinin Suudi Arabistan ile güvenlik, enerji ve gıda alanlarında bir anlaşma üzerinde çalıştığını belirtti.

dfvbfd
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy arasında Cuma günü Cidde'de gerçekleşen görüşmeden bir kare (SPA)

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı Musad el-Ayban katıldı.

Ukrayna heyetinde ise Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ve Genelkurmay Başkanı Andriy Hnatov yer aldı.

frgtnytn
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, cuma günü Cidde’ye varışında (Mekke Bölgesi Emirliği)

Zelenskiy, cuma günü erken saatlerde Cidde’ye ulaşmış ve Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Cidde Belediye Başkanı Salih et-Turki, iki ülkenin büyükelçileri ve yetkililer tarafından karşılanmıştı.

Öte yandan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Çekya Başbakanı Andrej Babiš’ten ikili ilişkilere dair yazılı bir mesaj aldı. Mesaj, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan tarafından, Cidde’de Çekya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Petr Fiala ile yapılan görüşme sırasında teslim alındı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”